View 2026102614125516836 flipbook.
Ülkemizin deprem gerçeği ve etkisini giderek artıran iklim değişikliğinin yol açtığı afetler, şehirlerimizi daha dirençli, güvenli ve yaşanabilir hâle getirme zorunluluğu hem kamu yönetimine hem de toplumumuza daha büyük sorumlu- luklar getiriyor. Bu bakış açısıyla, krizlere ve afetlere karşı kentlerimizi hazırlamayı, ülkemizin varoluşsal politikaları- nın başında görüyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak, insa- nımızın can ve mal güvenliğini korumak için tüm imkân- larımızı seferber ediyoruz. Şehirlerimizi yeniden ihya ve inşa ederken, vizyonumuzu yalnızca binaları yenilemekle sınırlandırmıyoruz. Amacımız; medeniyetimizin kadim izlerini modern şehircilik anlayışıyla harmanlayan, iklim dostu, akıllı ve kimlikli yaşam alanları oluşturmaktır. İklim değişikliğiyle mücadeleyi gerek ulusal gerekse ulus- lararası düzeyde de en güçlü şekilde yürütüyoruz. Dönem Başkanı sıfatıyla ev sahipliği yaptığımız Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı (COP31), bu alanda- ki küresel kararlılığımızın en büyük göstergesidir. Türkiye’nin yeşil kalkınma devrimini ve iklim dirençli şehir- ler vizyonunu tüm dünyaya ilan etme imkânı bulduğumuz bu zirve sürecinde, dünyanın da iklim eylem planlarında yol gösterici ve yön verici olacak şekilde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Bu bakış açımızın gereği olarak, şehirlerimizin yarınını da öngörülemeyen tehditlerine karşı hazırlıyoruz. İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi kapsamında İzmir’de hayata geçirdiğimiz pilot uygulamadan elde ettiğimiz önemli tecrübeleri, tüm Anadolu’ya ve mega kentimiz İstanbul’a taşıyarak süreci ileri bir noktaya taşıdık. Kentsel dönüşüm vizyonumuzun sahadaki yansıması olarak, tarihi ve kültürel mirasımızın kalbi İstanbul’da 1 milyonuncu konutu teslim ettik. Türkiye ekonomisindeki belirleyici rolü dolayısıyla öncü şehir niteliğinde olan İstanbul başta olmak üzere, ülkemizin tüm şehirlerinde bütün vatandaşlarımızı güvenli evlere kavuşturuncaya dek yeni projeler geliştireceğiz. Üretim süreçlerimizin önemli aktörlerinden biri olan ve kuruluşunun 3. yılına giren Kentsel Dönüşüm Başkanlı- ğımız, büyük bir şehircilik vizyonunun yansıması olan faaliyetlerimizin en aktif yürütücü kuruluşlarından biri olmayı kısa sürede başarmıştır. Tüm kurumlarımızla güvenli yapılar ve güzel şehirler kurmak için var gücü- müzle çalışmaya devam ediyoruz. %IJƪƭIJŸůIJƭIJɥǡIJɥŊIJǁůIJƭIJɥfćƭƺŘɥ %ŠƭIJźħůŠɥfIJźǁůIJƭɥfljƭljǨƆƭljDz MURAT KURUM Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı
Dayanışma 6RV\DO'RQDW× Rezerv Alan Çevre Rezerv Alan < ] \ Õ O Õ Q ' | Q ú P < H ú L O $ O D Q $ ţ Ū Đ Ļ Ĵ ģ x Đ Ļ ģ Ĵ Đ ĺ Đ Şehircilik ( - Üstyapı Riskli Yapı Çevre Düzenleme , H Q @ : @ Q C w L w : @ S w Q w L : D Q H M C D % ´ M º ǵ º L , @ L T K @ ǵ S w Q L @ : @ Q w R w # H Y C D M - * % ' ) ' ( $ - ) ğ ' $ Ç # $ - ' - Sosyal Konut .HQW(VWHWLªL z Ă Ɣ Ă Ŷ Ŧ ů Ŧ ƌ ' Ğ ů Ğ Đ Ğ Ŭ ů ƚ LJ Ă Ɖ Ŧ ' | Q ü P $ O D Q × Konut Stoku Deprem ñí<HUL Estetik Ņ Ã μ Ņ Ã Ņ ½ ¶ ³ º ½ º Ã T Đ ű Ŷ ù Į % $ 4 ; ¾ Ý ¨ å
HAKKI ALP Kentsel Dönüşüm Başkanı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı olarak, şehirlerimizi afetlere karşı dirençli hâle getirmek ve vatandaş- larımıza güvenle yaşayacakları yuvalar sunmak için çıktığımız bu yolda, kurumumuzun üçüncü kuruluş yıl dönümünü kutluyor olmanın gururu- nu yaşıyoruz. Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana, ülkemizin yapı stokunu yenilemek ve riskli alanları güven- li yaşam merkezlerine dönüştürmek için âdeta zamanla yarışıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, sahada yürüttüğümüz çalışmaların meyvelerini toplamak ve milletimizin yüzündeki tebessüme ortak olmak, bizler için en büyük mutluluktur. Üçüncü yaşımızı kutlarken, Kentsel Dönüşüm der- gimizin bu özel sayısını siz kıymetli okurlarımızla buluşturmanın heyecanı içindeyiz. Bu sayımızın kapağına taşıdığımız ve kentsel dönüşüm tarihimiz için bir dönüm noktası olan İstanbul’da 1 milyonuncu konut teslimi progra- mı, Başkanlık olarak yürüttüğümüz çalışmaların ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. İstanbul gibi stratejik bir metropolde bu büyük başarıya imza atmak, sadece rakamsal bir büyüklüğü değil, aynı zamanda kararlı ve tavizsiz bir iradeyi temsil etmektedir. Bir milyonuncu konutumuz, vatandaşlarımıza verdiği- miz güvenin, huzurun ve sağlam yarınların en somut simgesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve Sayın Bakanımızın vizyonu doğrultusunda, ülkemizin dört bir yanında güvenli şehirler inşa etme hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu yoğun ve özverili süreçte, elde edilen başarıların en büyük payı şüphesiz ki sahada omuz omuza görev yap- tığımız çalışma arkadaşlarımıza aittir. Kentsel dönüşüm seferberliğimizin her aşamasında, şantiyelerden ofislere kadar yurdun dört bir köşesinde gece gündüz demeden, büyük bir özveriyle ter döken, projelere hayat veren tüm mesai arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. On- ların bitmek tükenmek bilmeyen gayretleri ve fedakâr- lıkları sayesinde şehirlerimiz yeniden ayağa kalkıyor ve geleceğe güvenle yürüyor. Ülkemiz ve insanımız için güvenli şehirler kurmak, daha konforlu ve yaşanabilir yuvalar sunmak için aynı şevk ve heyecanla çalışmaya devam edeceğiz. GǏǡIJźůŠɥâćƭŘźůćƭɥ\ħŠźɥ ŸljDzɥŸljDzćɥ!ćůŘƺŘǨƆƭljDz
İstanbul’da 1.642 Aile Güvenli Evlerine Kavuştu İstanbul’da Konut ve Dönüşüm için Yeni Adımlar 08 Başkan Alp’ten, Kentsel Dönüşümde Seferberlik Vurgusu: 81 İlin Tamamı Afetlere Hazırlanıyor 26 10 Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Adına İmtiyaz Sahibi Hakkı ALP Yayın Kurulu Hicran ÇAKMAK Savaş KEÇECİ Sezayi KÖSE Bedri Sinan GÜL Oğuzhan YAYLACI Genel Yayın Yönetmeni Osman ALTINIŞIK Yazı İşleri Müdürü İsmail KOÇ Haber Müdürü F. Tuğçe SAĞDIÇ Editör Gül DEMİRDAŞ Fotoğraflar Emre YAVUZ Hukuk Müşaviri Pınar ÜSTÜNYER Grafik & Tasarım Aynasanat Baskı BBAS Ofset Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Cevizlik Mahallesi Muhasebeci Sokak No: 21/A Bakırköy / İstanbul Dağıtım PTT Kargo Yayın Türü Yaygın, Süreli Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği 0 312 216 55 00 Yazı ve Yönetim Bürosu İşçi Blokları Mahallesi Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi No: 51/B Çankaya / ANKARA 0 312 216 55 00 info@kdb.gov.tr 6 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Bin Yıllardır Duygular İlmek İlmek Dokunuyor Türk Halı Sanatı Toplumsal Hafıza Kum Tanelerinde Saklı 50 112 78 118 Ayakları Yere Basmayan TEKNOFEST’te “Ayakları Yere Basan” Hayaller 42 İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi Şehircilik Ütopyası Değil, Ezber Bozan Dönüşüm: Barcelona 7K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
\ƵǁćźģljůʚīćɥfƆźljǁɥ ǡIJɥ%ƑźǏƺǏŸɥ\ħŠźɥ âIJźŠɥīŘŸůćƭ NJŹŒNJƮģćƻŭćŻŘʠ/ƮīƇŌćŻɢʠ\ƶǂćŻģNJŰʒīćŭŠʠŭIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹʠħćŰŘƻŹćŰćƮŘŻŘŻʠ ƒŻIJŹŰŠʠģćƻŰŘŭŰćƮŘŻīćŻʠãćƮŘƶŘʠŠdzīIJŻʠŭćŹƫćŻǩćƶŘŻŘŻʠƶǐƮIJƶŠŻŠŻʠȩȧʠƮćŰŘŭʠ ȨȦȨȭʒǩIJʠNJdzćǂŘŰīŘŌŘŻŘʠćħŘŭŰćīŘɡʠ/ƮīƇŌćŻɢʠ\ƶǂćŻģNJŰʒīćʠȧȫʠģŠŻʠŭŠƮćŰŘŭʠ ŭƇŻNJǂNJŻʠŒćǩćǂćʠŋIJħŠƮŠŰIJĤIJŌŠŻŠʠǢIJʠŻǂćŰǩćʒīćʠīǐdzIJŻŰIJŻIJĤIJŭʠ¥ȩȧʠ ŠħŠŻʠŒćdzŘƮŰŘŭŰćƮŘŻʠƶǐƮīǐŌǐŻǐʠīIJʠģIJŰŠƮǂǂŠɡ 8 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Yarısı Bizden Kampanyasında Süre Uzatıldı İstanbul’da kentsel dönüşüm çalışmalarını destekleyen Yarısı Bizden kampanyası- nın süresi uzatıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yıl sonunda sona ermesi planlanan kampanyanın 31 Aralık 2027’ye kadar devam edeceğini duyurdu. Yarısı Bizden kampanyası kapsamında bu- güne kadar 108 bin 881 bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını belirten Erdoğan, 435 bin 683 bağımsız bölümün inşasına başlandığını açıkladı. Yıl sonuna kadar bu sayının 500 binin üzerine çıkarıl- masının hedeflendiğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: “İstanbullulara bir müjde daha vermek isti- yorum, bu yıl sonu bitmesi planlanan Yarısı Bizden projemizin süresini 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıyoruz. Gelecek yıl da kentsel dönüşümden yararlanmak isteyen vatandaşlarımız ‘Yarısı Bizden’ kampanya- mızdan faydalanabilecekler.” Süresinin uzatılmasıyla, İstanbul’da kentsel dönüşüm çalışmalarına katılan vatandaşla- rın 2027 yılı sonuna kadar kampanya des- teklerinden yararlanabilmesinin önü açıldı. İstanbul’a 15 Bin Kiralık Konut Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’daki sosyal konut ihtiyacına yönelik çalışmalara ilişkin de bilgi verdi. “Ev Sahibi Türkiye” sloganıyla 81 ilde yürütülen 500 bin sosyal konut üretimi- ni kapsayan projede kuraların çekildiğini ve anahtar teslimlerinin 2027 yılının Mart ayında başlamasının planlandığını belirten Erdoğan, İstanbul’da 15 bin kiralık konutun da vatandaş- ların kullanımına sunulacağını söyledi. İlk 1000 kiralık konutun kurasının Ekim ayında çekileceğini belirten Erdoğan, “Evleri piyasa rayiçlerinin altında kira bedelleriyle vatandaş- larımızın kullanımına sunacağız” dedi. COP31 için Hazırlıklar Sürüyor Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenle- necek COP31’e yönelik hazırlıklara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya EXPO ala- nında altyapı, ulaşım, güvenlik ve konaklama çalışmalarının sürdüğünü; TOKİ tarafından planlanan 38 kilometrelik yol çalışmasının ise tamamlandığını açıkladı. COP31 sonrasında da kullanılacak olan yatırım alanlarının Antalya’ya kalıcı katkı sağlayacağını vurgulayan Erdoğan, yenilenen EXPO alanının kentin yeni cazibe noktalarından biri olacağını kaydetti. 9K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
\Ƶǁćźģljůʚīćɥ ȧɩȬȪȨɥŠůIJɥ GǏǡIJźůŠɥ /ǡůIJƭŠźIJɥ fćǡljƺǁlj \ƶǂćŻģNJŰʒNJŻʠƮŠƶŭŰŠʠǩćƫŘʠƶǂƇŭNJŻNJʠǩIJŻŠŰIJŹIJŭʠǢIJʠǢćǂćŻīćƻŰćƮŘʠ ŋǐǢIJŻŰŠʠǩćƻćŹʠćŰćŻŰćƮŘǩŰćʠģNJŰNJƻǂNJƮŹćŭʠćŹćĤŘǩŰćʠgIJŻǂƶIJŰʠ %ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŰŘŌŘʠŭƇƇƮīŠŻćƶǩƇŻNJŻīćʠǩǐƮǐǂǐŰIJŻʠīƒŻǐƻǐŹʠ ƫƮƇŋƮćŹŘŻīćʠģŠƮʠćƻćŹćʠīćŒćʠǂćŹćŹŰćŻīŘɡʠíIJǩǂŠŻģNJƮŻNJɢʠ GćdzŠƇƶŹćŻƫćƻćʠǢIJʠsćŰǂIJƫIJʒīIJʠǩćƫŘŰćŻʠȧɡȬȫȨʠŭƇŻNJǂNJŻʠ ćŻćŒǂćƮŰćƮŘɢʠŭNJƮćʠŠŰIJʠŒćŭʠƶćŒŠģŠʠǢćǂćŻīćƻŰćƮćʠǂIJƶŰŠŹʠIJīŠŰīŠɡʠ 10 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Zeytinburnu, Gaziosmanpaşa ve Maltepe’de evleri kentsel dönüşüm süreciyle yenilenen vatandaş- lar, güvenli yuvalarına kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp’in katıldığı kura töreni ile üç ilçede yapımı tamamlanan 1.652 konutta güvenli bir yaşam başladı. Zeytinburnu’nda düzenlenen kura töreniyle, Zeytinburnu Merkezefendi Mahallesi’nde 524, Gaziosmanpaşa Yıldıztabya 6B Bölgesi’nde 655 ve Maltepe Esenkent Mahallesi İETT Blokları’nda 453 olmak üzere toplam 1.642 bağımsız bölümün hak sahipleri kura ile belirlendi. Bakan Kurum: “İstanbul’un Güvenli Geleceğine Üç Güçlü İmza Atıyoruz” Bakan Murat Kurum, vatandaşlara verdikleri sözü yerine getirmenin memnuniyeti içinde olduklarını belirterek, dönüşüm çalışmalarının ilçe sakinle- rinin taleplerine uygun olarak şekillendirildiği söyledi. Kurum, “İstanbul’un güvenli geleceğine üç güçlü imza atıyoruz. Kuralarını çektiğimiz Merkezefendi Mahallemizdeki dönüşüm zorlu bir süreçti, asla pes etmedik. Belediyemizle vatandaş- larımızla, Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızla el ele verdik. Merkezefendi, Maltepe ve Gaziosmanpa- şa’daki projelerimizde hak sahibi kardeşlerimizi hiçbir aşamada yalnız bırakmadık” ifadelerini kullandı. Türkiye genelinde bugüne kadar 2 milyon 761 bin bağımsız bölümün dönüşüm kapsamına alındığını ve her iki dönüşümden birinin İstanbul’da yapıldı- ğı hatırlatan Bakan Kurum, kentsel dönüşüme bir ‘beka meselesi’ olarak baktıklarını vurguladı. Yarısı Bizden Kampanyası 2027 Sonuna Kadar Uzatıldı İstanbul’daki dönüşümün hızlanmasında kritik öneme sahip olan ‘Yarısı Bizden’ kampanyasına da değinen Bakan Kurum, projeyle 544 bin bağımsız bölümde dönüşüm sürecinin başladığını açıkladı. Söz konusu kampanya ile İstanbul’da 2 milyondan fazla vatandaşın güvenli evlere kavuşacağının altı- nı çizen Bakan Kurum, sözlerini şöyle tamamladı: “Normalde bu sene bitecek kampanyanın süresini, hiçbir vatandaşımız bu destekten mahrum kal- masın diyerek 31 Aralık 2027’ye kadar uzatıyo- ruz. Bu, İstanbul için çok önemli. Bu vesileyle bir kez daha İstanbullu kardeşlerime seslenmek istiyorum; gelin, devletimizin sunduğu bu tarihi imkândan faydalanın.” 11K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
İstanbul’un Beykoz ilçesinde düzenlenen törenle hak sahiplerine tapuları dağıtıldı. Vatandaşların yıllar süren hasretini bitiren, Beykoz’u çok daha güvenli ve huzurlu bir geleceğe taşımayı hedef- leyen tapu dağıtımı törenine, Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp de katıldı. Bakan Murat Kurum’un, İstanbul’un gerçek gün- deminin deprem olduğunu hatırlattığı program kapsamında 25 mahalledeki 1.071 hak sahibi vatandaşa tapuları teslim edildi. Murat Kurum, “İstanbul’un depreme hazırlanması, bu ülke için bir beka ve varlık-yokluk meselesidir. Tüm İstan- bullulardan beklentim, bunlardan faydalanın. Dönüşümü siz talep edin” dedi. İstanbul Kentsel Dönüşümle Yenilenecek, Sosyal Konutlarla Güçlenecek Bakan Murat Kurum, yenilenme sürecinde devle- tin vatandaşların yanında durmaya devam ede- ceğini ifade ederek, şöyle konuştu: “Acelemiz var ve kararlıyız. İstanbul’umuzu kentsel dönüşümle yenileyeceğiz, sosyal konutlarla güçlendireceğiz.” IJǨŬƆDzʚljźɥȨȫɥrćŒćůůIJƵŠźīIJŬŠɥ ȧɩȦȭȧɥNćŬɥ¯ćŒŠģŠɥ ¼ćƪljůćƭŘźćɥfćǡljƺǁlj !IJǢƮIJɢʠμIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ%IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠ ćŭćŻŘʠsNJƮćǂʠgNJƮNJŹʒNJŻʠŭćǂŘŰŘŹŰćƮŘǩŰćʠ IJǩŭƇdzʒīćʠīǐdzIJŻŰIJŻIJŻʠǂćƫNJʠīćŌŘǂŘŹʠ ǂƒƮIJŻŠŻīIJʠǩŘŰŰćƮŘŻʠģIJŭŰIJǩŠƻŠʠƶƇŻŰćŻīŘɡʠ Devletin, İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandırmak için hayata geçirdiği destek kampanyalarına dikkat çeken Bakan Kurum, İstanbullulara çağrıda bulundu: “Yarısı Bizden kampanyamızı hayata geçirdik. Vatan- daşlarımızın dönüşüm süreçlerinde karşılaştıkları yükü azaltmak için hibe, kredi ve taşınma destekleri sağlıyoruz. Bununla da yetinmedik. İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projemizle dönüşüm çalışmalarımı- za yeni bir ivme kazandırdık. Vatandaşlarımıza ilk yıl ödemesiz, 3 milyon liraya kadar kredi imkânı sunarak konutlarını dönüştürme fırsatı sağlıyoruz. Deprem korkusunun olmadığı güvenli bir İstanbul’da yaşatmak için ne gerekiyorsa yapacağız.” “Yepyeni Şehirlerimiz Dimdik Ayakta” Yaşanılan hiçbir afette vatandaşları yalnız bırakma- dıklarını vurgulayan Kurum, asrın inşa seferberliğine dikkat çekerek, “Saatte 23 konut, günde 550 konut üreterek eşi benzeri olmayan bir hıza ulaştık. İnanın Türkiye’den başka hiçbir ülkenin başaramayacağı ye- niden diriliş sürecine imza attık. Şimdi gidin bir görün. Yepyeni şehirlerimiz dimdik ayakta, çocuklarımız, an- nelerimiz huzur içinde. Şunu hiçbir zaman unutmaya- lım. Bunu hep birlikte başardık. Bunu Türkiye başardı” şeklinde konuştu. 12 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Konuşmasında, 28 Nisan 1993 tarihinde Ümraniye’deki Hekimbaşı çöplüğünde metan gazının sıkışması sonucu meydana gelen patlamayı hatırlatan Bakan Kurum, “Hekimbaşı’nın bizim hafızamızdaki yeri hep başka oldu. 1993 yılının o karanlık gününü, o çöp patlamasında yitirdiğimiz 39 canı, o feryatları asla unutmadık. Hekim- başı’nda, sadece yeni yuva inşa etmiyoruz, yaptığımız her yeni eserle, 93’teki o çaresiz- liğin yerine güveni, huzuru geri getiriyoruz. Bugün sadece Ümraniye’de değil, yaptığımız her yeni yuvayla vatandaşlarımıza bu büyük devletin şefkat elini uzatıyoruz” dedi. “İstanbul’u Deprem Karşısında Sapasağlam Yapacağız” Bakan Kurum, konuşmasında depreme dirençli şehirlerin inşasında kentsel dö- ʗ!ćƭIJƵŠDzůŠŌŠźɥâIJƭŠźIJɥ GǏǡIJźŠɥǡIJɥNljDzljƭljɥ GIJǁŠƭŠǨƆƭljDzʘɥ nüşümün önemine dikkat çekti: “Hangi görevde olursak olalım hep ne dedik; ‘İstanbul sarsılırsa Türkiye sarsılır’, ‘İstanbul güçlenirse Türkiye güçlenir’. Bu nedenle kentsel dö- nüşüm, tam bağımsız Türkiye’nin teminatıdır. Bu yüzden, kimseye aldırmadan, İstanbul’u deprem karşısında bir kale gibi sapasağlam yapacağız. Her bir yavrumuzu, an- nemizi koruyana kadar gece gündüz demeden çalışacağız. Bunun için de birçok projeyi hayata geçiriyoruz. Yarısı Bizden kampanyamızı baş- lattık ve İstanbul’da bugüne kadar 316 bin yuvamızı sürece dahil ettik. 83 bin konut tamamlandı. 233 bin konutun da dönüşümüne devam ediyoruz.” !IJǢƮIJɢʠμIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ%IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠćŭćŻŘʠsNJƮćǂʠgNJƮNJŹɢʠ \ƶǂćŻģNJŰʒīćʠÊŹƮ毊ǩIJʠNIJŭŠŹģćƻŘʠsćŒćŰŰIJƶŠʠgIJŻǂƶIJŰʠ %ƒŻǐƻǐŹʠ¥ƮƇũIJƶŠʠŭćƫƶćŹŘŻīćʠŠŻƻćʠIJīŠŰIJŻʠȫȯȧʠŭƇŻNJǂNJŻʠ ŭNJƮćʠħIJŭŠŹʠǂƒƮIJŻŠŻIJʠŭćǂŘŰīŘɡʠćŭćŻŰŘŭʠŭƇƇƮīŠŻćƶǩƇŻNJŻīćʠ ÊŹƮ毊ǩIJʠIJŰIJīŠǩIJƶŠʠŠƻʠģŠƮŰŠŌŠʠŠŰIJʠŒćǩćǂćʠŋIJħŠƮŠŰIJŻʠƫƮƇũIJʠ ŭćƫƶćŹŘŻīćʠȫȯȧʠŭƇŻNJǂNJŻʠǩćƫŘŹŘʠǂćŹćŹŰćŻīŘɡʠ 13K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
ÊŹƮ毊ǩIJʠNIJŭŠŹģćƻŘʒŻīćʠŠŻƻćʠIJīŠŰIJŻʠŭƇŻNJǂŰćƮɢʠħIJŭŠŰIJŻʠŭNJƮćŻŘŻʠ ćƮīŘŻīćŻʠŒćŭʠƶćŒŠƫŰIJƮŠŻIJʠǂIJƶŰŠŹʠIJīŠŰīŠɡʠ°ćŌŰćŹʠǢIJʠŋǐǢIJŻŰŠʠǩIJŻŠʠ IJǢŰIJƮʠǢćǂćŻīćƻŰćƮīćŻʠǂćŹʠŻƇǂʠćŰīŘɡʠʠ Hak Sahiplerinden Ümraniye Hekimbaşı’ndaki Konutlara Tam Not İstanbul’un Ümraniye ilçesine bağlı He- kimbaşı’nın çehresini, kentsel dönüşüm değiştirdi. Ümraniye Belediyesi iş birliğiyle, Hekimbaşı Mahallesi’nde yer alan riskli yapı sınıfındaki konutlar yıkılarak, yerle- rine Türkiye Yüzyılı’na yaraşır, depreme dayanıklı 591 yeni konut ve 28 ticari birim inşa edildi. Yapım çalışmaları, Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü koordi- nasyonunda yürütüldü. Alandaki basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü 1 Nolu Dönüşüm Uygulamaları Daire Başkanı Enes Gürbüz, şunları aktardı: “İçerisinde bulunduğumuz Ümraniye Hekimbaşı projemiz, yerel yönetimlerimizle ser- gilediğimiz eşgüdümün en iyi örnek- lerinden biridir. Bu süreçte Ümraniye Belediye Başkanlığımız ile iş birliği içerisinde hak sahibi tespitlerimizi ve saha çalışmalarımızı yürüttük. Ba- kanlığımızca yapımı tamamlanan 591 konut ve 28 iş yerinin kura çekimleri- ni tamamladık.” Enes Gürbüz Haber Merkezi 14 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
İstanbul’un Dönüşümü Hız Kazandı Gürbüz, inşaat çalışmasının yüzyılın şehirleşme anlayışına uygun yapıldığını ifade etti. İstanbul genelinde “Yüzyılın Dönüşümü” kapsa- mında 2012 yılında 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesiyle başlayan kentsel dönüşüm seferberliği, 2023 yılında Kentsel Dönüşüm Baş- kanlığının ve Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğünün kurulmasıyla hız kazandı. Kentsel dönüşüm seferberliğini, İstanbul genelinde tüm hızıyla sürdürdüklerini vurgulayan Gürbüz, 438 proje alanında 291 bin bağımsız bölümün dönü- şüm çalışmalarını sürdürdüklerini, toplamda ise 1 milyon bağımsız bölümün dönüşümünün tamam- landığını ifade etti. İstanbul’un yapı stokunun yenilenmesinin büyük önem taşıdığını dile getiren Enes Gürbüz, kentteki dönüşüm çalışmalarının Yarısı Bizden gibi des- teklerle hızlandırıldığını ve riskli yapı stokunun eritilerek şehrin yarınlara hazırlandığını vurguladı. “Evler Çok Sağlam Yapılmış” Hak sahiplerinden Sevgi Karaçam, “Çok sağlam yapılmış, güzel evler. İnşallah Hekimbaşı tama- men yapılır da daha da güzelleşir buralar” şek- linde konuşurken, Münevver Ağbıyık da sağlam ve modern bir anlayışla inşa edilen konutundan memnun olduğunu ifade ederek, yapımda emeği geçen tüm çalışanlara teşekkür etti. Yaya Odaklı Çevre Düzenlemeleri Toplam rezerv yapı alanının 40 bin 271 metrekare olduğu proje alanında 286 hak sahibi bulunuyor. Konut alanı yaklaşık 25 bin metrekare olarak belirlendi, sosyal donatı alanlarına da geniş ölçüde yer ayrıldı. Çocuk oyun alanlarını içeren projede park alanı 4 bin 215, peyzaj alanı ise 3 bin 687 metrekare. Kapalı otoparkların da bulundu- ğu Ümraniye Hekimbaşı kentsel dönüşüm proje alanında yaya odaklı çevre düzenlemeleri dikkat çekiyor. Sevg Karaçam Münevver Ağbıyık 15K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
İstanbul’un Geleceğine Atılan 1 Milyonuncu İmza ½ǐƮŭŠǩIJʒīIJʠȨȦȧȨʠǩŘŰŘŻīćʠģćƻŰćǩćŻʠŭIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹʠħćŰŘƻŹćŰćƮŘʠ ȨȦȨȩʠǩŘŰŘŻīćʠgIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŰŘŌŘŻŘŻʠŭNJƮNJŰŹćƶŘǩŰćʠ ŠǢŹIJʠŭćdzćŻīŘɡʠȬʠμNJģćǂʠīIJƫƮIJŹŰIJƮŠŻŠŻʠćƮīŘŻīćŻʠģŠƮʠǩćŻīćŻʠćŊIJǂʠ ģƒŰŋIJƶŠŻīIJʠǩćƮćŰćƮʠƶćƮŘŰŘƮŭIJŻʠīŠŌIJƮʠǩćŻīćŻʠīIJƫƮIJŹʠƮŠƶŭŠŻŠŻʠ ŹIJƮŭIJdzŠŻīIJʠǩIJƮʠćŰćŻʠ\ƶǂćŻģNJŰʒīćʠȧʠŹŠŰǩƇŻʠŭƇŻNJǂNJŻʠīƒŻǐƻǐŹǐʠ ǂćŹćŹŰćŻīŘɡʠÜćǂćŻīćƻʠƇīćŭŰŘʠŊŠŻćŻƶŹćŻʠīIJƶǂIJŭŰIJƮŠǩŰIJʠŒćǩćǂʠ ģNJŰćŻʠħIJǢƮIJʠīƇƶǂNJʠƫƮƇũIJŰIJƮŰIJʠǩćƮŘŻŰćƮŘŻʠīŠƮIJŻħŰŠɢʠŋǐǢIJŻŰŠʠǢIJʠ ŒNJdzNJƮŰNJʠŭIJŻǂŰIJƮŠʠŠŻƻćʠIJīŠŰŠǩƇƮɡ 16 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Türkiye’de 2012 yılında başlayan kentsel dönüşüm sefer- berliği, 16 Ekim 2023’te kurulan Kentsel Dönüşüm Başkan- lığının koordinasyonunda hız kazandı. Dünyanın en aktif deprem kuşaklarından Alp-Himalaya kuşağı üzerinde yer alan ve nüfusunun yaklaşık yüzde 70’i deprem riski altında bulunan Türkiye için kentsel dönüşüm ertelenemez bir zorunluluk. Bu gerçekten hareketle ülkenin dört bir yanında yüzlerce şantiyede dönüşüm çalışmaları kesintisiz sürüyor. Kentsel dönüşüm seferberliğinin en önemli duraklarından biri şüphesiz 6 Şubat depremlerinin etkilediği afet bölgeleri. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve bağlı ku- ruluşların çalışmalarıyla 455 binin üzerinde konutun iki yıl gibi kısa bir sürede teslim edilmesiyle önemli bir eşik aşıldı. Asrın Felaketinden Dirençli Şehirlere: Yerinde Dönüşüm Vatandaşların doğup büyüdükleri sosyal çevreden kopmadan yaşamlarını sürdürmeleri ve şehirlerin hafızasını yaşatmak hedefiyle Kentsel Dönüşüm Başkanlığının koordinasyonunda 18 ilde “Yerinde Dönüşüm” modeli uygulanıyor. Başarıyla haya- ta geçirilen uygulama kapsamında vatandaşlara bütüncül ve kolaylaştırıcı bir finansman modeli de sunuluyor. Konutlar için 750 bin lira hibe ve 750 bin lira kredi olmak üzere toplam 1,5 milyon lira destek sağlanırken; iş yerleri için bu rakam 400 bin lira hibe ve 400 bin lira kredi olarak uygulanıyor. Faizsiz, 2 yılı ödemesiz ve 10 yıl vade imkânıyla sunulan destekler kapsamında her daire için 40 bin lira tutarında proje hazırlık ve ruhsat hibesi de veriliyor. Kolaylaştırıcı bu finansman modeliyle şu ana kadar 125 bin bağımsız bölüm ruhsatlandırıldı; 46 bin bağımsız bölümün yapımı tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi ve bu sayede bölgedeki göç tersine çevrildi. İstanbul Yenileniyor Afet bölgelerindeki ihya çalışmaları aralıksız sü- rerken, ülke ekonomisinin kalbi olan İstanbul da olası afet senaryolarına karşı büyük bir kararlılıkla hazırlanıyor. Yaklaşık 7,5 milyon bağımsız bölümün bulunduğu şehirde, zemin yapısı veya mühendislik eksiği nedeniyle risk taşıyan 1,5 milyon bağımsız bölümün dönüşümü yapılıyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, belediyeler ve özel sektörün oluşturduğu güçlü sinerjiyle kentte bugüne kadar 1 milyonun üzerinde bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı ve İstanbullular güvenli evlerine kavuştu. Hâlihazır- da yaklaşık 300 bin bağımsız bölümün inşasına ise hızla devam edilmektedir. 17K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
DÖNÜŞÜMDE ÇEVRE BİR VİZYON: İKLİM VE AFETLERE DAYANIKLI ŞEHİRLER PROJESİ Yarısı Bizden kampanyası ile binaların fiziksel yenilenmesinde tarihi bir ivme yakalanan İs- tanbul’da, “İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi” ile inşa uygulamalarında çevreci bir vizyon hayata geçiriliyor. Binalar yenilenerek depreme karşı güvenli yapı stoku oluşturu- lurken, İADŞP ile kentin iklim krizine karşı da direnç kazanması amaçlanıyor. Konut için Hibe 875.000 TL Konut için Kredi 875.000 TL Tahliye Desteği 125.000 TL Ticari Alanlar için Hibe + Kredi 437.500 Riskli yapı onayını alan tüm binalarda hak sahiplerinin bir mağduriyet yaşamadan kampanyadan yararlanması, dönüşüm çalışmalarına büyük bir hız kazandırdı. 70 mil- yar 500 milyon TL tutarında büyük bir kaynağın taahhüt edildiği kampanyada, riskli 275 bin bağımsız bölüm daha bu imkânlardan faydalanmak üzere dönüşüme alındı. İSTANBUL’UN DÖNÜŞÜMÜNE GÜÇLÜ BİR DESTEK “YARISI BİZDEN” İstanbul’da dönüşümü tamamlanan 1 milyon konutun yeniden inşa süresinde en önemli itici güç, Yarısı Bizden kam- panyası oldu. Güçlü bir teşvik uygulaması konumuna gelen Yarısı Bizden kampanyası sayesinde şehrin tüm ilçelerinde dönüşüm çalışmaları hız kazandı. Kampanya kapsamında hak sahiplerine konut başına 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira tahliye desteği olmak üzere toplam 1 milyon 875 bin liralık dev bir paket sunuluyor. Ticari alanlar için ise 437 bin 500’er liralık hibe ve kredi desteği sağlanıyor. Kredi geri ödeme- lerinin yapı ruhsatı alındıktan 2 yıl sonra başlaması, 10 yıllık vadede ilk yılın faizsiz olması ve sonraki yıllarda TÜFE oranının sadece yarısı kadar güncellenme yapılacak olması, ödeme kolaylığıyla vatandaşa güven veriyor. Proje Kapsamı ve Finansman Dünya Bankası iş birliğiyle sağlanan 317 milyon avro tutarındaki kaynakla yürütülen proje; İstan- bul’un yanı sıra İzmir, Manisa, Tekirdağ, Kocaeli ve Sakarya’da eş zamanlı olarak hayata geçiriliyor. Projede hak sahiplerine bağımsız bölüm başına 3 milyon liraya kadar kredi, aylık yüzde 0,69 sabit faiz ve ilk yılı geri ödemesiz 180 ay vadeli ödeme planı imkânları sunuluyor. Yeşil ve Sürdürülebilir Yapılar Kentsel dönüşümü düşük karbonlu bir kentleş- me fırsatına dönüştürme hedefi taşıyan projede, özellikle A ve B sınıfı Enerji Kimlik Belgesine (EKB) sahip olacak çevre dostu binalara ek faiz indirimleri yapılıyor. İzmir Narlıdere’deki Sıfır Enerjili Bina standartla- rındaki Dokuz Eylül Sitesi veya gri su hattına sahip 54 yeni proje, İADSP ile hayata geçirilecek “yeşil” uygulama örnekleri arasında yer alıyor. 18 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
\ƶǂćŻģNJŰʒNJʠƇŰćƶŘʠsćƮŹćƮćʠ īIJƫƮIJŹŠŻIJʠŭćƮƻŘŻʠŋǐħŰIJŻīŠƮŹIJʠ ħćŰŘƻŹćŰćƮŘʠǂǐŹʠŒŘdzŘǩŰćʠ ƶǐƮǐǩƇƮɡʠNJʠŭćƫƶćŹīćʠŭIJŻǂŠŻʠ gǐħǐŭħIJŭŹIJĤIJʠŠŰħIJƶŠŻIJʠģćŌŰŘʠ \ŻƒŻǐʠsćŒćŰŰIJƶŠʒŻīIJʠǩŘŭŘŹʠ ħćŰŘƻŹćŰćƮŘʠǂćŹćŹŰćŻćƮćŭɢʠ %ƇŌNJƻʠ°ŠǂIJƶŠʒŻīIJŭŠʠīIJƫƮIJŹIJʠ īćǩćŻŘŭƶŘdzʠģŰƇŭŰćƮʠǩŘŭŘŰīŘɡʠ°ŠǂIJʠ ƶćŭŠŻŰIJƮŠŻīIJŻʠŒćŭʠƶćŒŠģŠʠ/ƮƇŰʠ ŠŰIJŻɢʠīIJǢŰIJǂŠŻʠģŠƮʠģćģćŻŘŻʠ IJǢŰćīŘŻćʠǩćƫćŹćǩćĤćŌŘʠ ŭćīćƮʠǢćǂćŻīćƻćʠīIJƶǂIJŭʠ ƇŰīNJŌNJŻNJʠģIJŰŠƮǂŠƮŭIJŻɢʠƮŒćŻʠ ãIJŻŠćǩʠŠƶIJɢʠʏÜćǂćŻīćƻŰćƮŘŹŘdzʠ ħǐƮǐŭʠIJǢŰIJƮīIJʠģIJŭŰIJŹIJƶŠŻŰIJƮɢʠ ģŠƮʠćŻʠƒŻĤIJʠŭIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹIJʠ ŋIJħƶŠŻŰIJƮʐʠīIJīŠɡ Yeliz Yıldız Küçükçekmece’deki Doğuş Sitesi Yarısı Bizden Kampanyasıyla Yenileniyor 20 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
İstanbul’un Küçükçekmece ilçesine bağlı İnönü (Safra) Mahallesi Doğuş Sitesi’nde yer alan riskli yapı grubundaki 5 binanın, depreme dayanıklı bir şekilde yeniden üretilmek üzere yıkımı gerçekleşti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafın- dan yürütülen yıkım işlemlerini, Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü koor- dine etti. Yıkımda, hak sahibi vatandaşlar da hazır bulundu. Yapılar, Ortak Avlusu ve Peyzaj Alanıyla Bütünleşik Tasarlanacak Yıkımı yapılan site hakkında bilgi veren Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdür- lüğü Plan ve Proje Şube Müdürü Zeynep Ayan, “Yarısı Bizden kampanyası kapsa- mında Kentsel Dönüşüm Başkanlığımız tarafından sağlanan desteklerle, yapı ve alan bazında toplamda 74 bin bağımsız bölümün proje ve yapım süreçlerindeki dönüşüm çalışmalarına devam ediyoruz. Yine Yarısı Bizden kampanyası kapsamın- da hak sahiplerimizle uzlaşarak dönüşüm sürecini başlattığımız Küçükçekmece ilçemizde yer alan betonarme dayanım- lı C8, 11 katlı beş bloktan oluşan Doğuş Sitesi’nin yıkımını gerçekleştirdik. Yıkım çalışmalarının tamamlanmasının ardından projemizi kademeli olarak 7, 8 ve 9 katlar hâlinde, ortak avlusu ve peyzaj alanlarıyla bütünleşik şekilde hayata geçireceğiz. Dep- reme dayanıklı ve çağdaş yapı standart- larına uygun olarak tasarlanan bu kentsel dönüşüm projesiyle, hak sahiplerimize en yakın zamanda yeni evlerini teslim etmeyi hedefliyoruz” dedi. “Maliklerimizin Arkasında Bir Kamu Gücü Vardı” Sitedeki kentsel dönüşüm çalışmalarıy- la ilgili bilgi veren Avukat Ümit Aktaş ise süreci şöyle aktardı: “Doğuşkent’in kentsel dönüşüm sürecini 4 senedir yürütmeye çalışıyoruz. Özel müteahhitlerle bunu iler- letme fırsatımız olmadı. Tam umutlarımızı kaybetmişken, Yarısı Bizden kampanyası, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Ba- kanlığının özel düzenlemeleri ve alan bazlı dönüşümle ilgili çalışmalarıyla umutlarımız tekrar yeşerdi. Müracaatımızı bütün kat maliklerinin ortak imzasıyla yaptıktan sonra Bakanlığımız çok hızlı reaksiyon gösterdi. Derhal çalışmalara başladı, mülkiyet tespit- lerini yaptı. Maliklerin endişeleri ortadan kalktı. Çünkü maliklerimizin arkasında artık bir kamu gücü vardı. Geldiğimiz nokta, hayal edebileceğimiz noktanın çok çok üstünde. Şu anda eminim ki malikler dört gözle o günü bekliyorlar.” Ümt Aktaş 21K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
“Metrekareyi Sorun Etmemeliler” Yıkımı takip eden Doğuş Sitesi Yöneticisi Zeki Tağ, “Süreci malikler ve hiç kimse kaçırma- malı, başvuru yapmalılar. Metrekareyi sorun etmemeliler; güvenli ve kontrollü yaşam alanına sahip olacaklar” dedi. Site yöneti- cilerinden hak sahibi Karaca Kılıç, “Kentsel dönüşümün İstanbul gibi bir mega kentte çok önemli olduğu ve Bakanlığımızın yaptığı çalış- malarda kentsel dönüşüme önem verdiği açık. Vatandaşlar kentsel dönüşümden korkmasın- lar. Devletimize güvenemeyeceksek başkasına güvenemeyiz. Marmara Kentsel Dönüşüm Ge- nel Müdürlüğü bu konuda öncülük yapmıştır” şeklinde konuştu. “Devletle Birlikte Bu Süreci İlerlettiğimiz İçin Çok Mutluyuz” Gülten Kılıç, oturdukları binanın güvenli ol- madığını anlatarak, “Gece duayla, sabah ‘çok şükür’ diyerek kalkıyorduk. Kentsel dönüşüme, Yarısı Bizden kampanyasıyla başladığımız için, devletle birlikte bu süreci ilerlettiğimiz için daha çok mutluyuz, daha çok güvendeyiz” ifadelerini kullandı. “Kentsel dönüşüme Yarısı Bzden kampanyasıyla başladığımız çn, devletle brlkte bu sürec lerlettğmz çn çok mutluyuz.” Zek Tağ Erol Blen Gülten Kılıç Sitede 2 dairesi olan Erol Bilen ise süreçte dev- letin sağladığı desteği anlatırken şöyle konuştu: “Yani bir babanın oğluna yapamayacağı şeyleri yaptılar bize. Ben kendi evladıma bu şekilde bir şey yapamam. Bize ‘Anahtarlarınızı bırakın gidin. Anahtarlarınızı gelip aldığınız zaman öde- meye başlayacaksınız. Yarısını devlet ödeyecek, yarısını da siz taksitle ödeyeceksiniz’ dediler.” 22 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
“Çürük Evlerde Beklemesinler” Sitede 25 yıldır ikamet eden Orhan Yeniay, kentsel dönüşüm konusunda tereddüt eden vatandaşlara çağrı yaparak, “O çürük evlerde beklemesinler. Bir an önce kentsel dönüşü- me geçsinler çünkü süreç çok hızlı işliyor” diye konuştu. İsmet Aslan ise, “Biz burada yıkıntılar altında yatıyorduk, sabah kalkaca- ğımız meçhuldü. Onun için Allah devletimizi var etsin. Evlerimiz yapıldıktan sonra rahat uyuyacağımıza çok eminiz” dedi. Sakine Navruz da Yarısı Bizden kampanyasıyla projenin hızlı ilerleyeceğine emin olduğunu söyleyerek, “Biz de sağlıklı bir şekilde gelip evlerimize oturabileceğiz. Zaten kentsel dönüşümde Yarısı Bizden kampanyasın- dan faydalandığımız için ayrıca mutlu- yuz” ifadelerini kullandı. Kullanım Özelliklerine Göre 4 Yeni Blok Üretilecek 0,47 hektarlık alanda yer alan 5 blok- ta 162 bağımsız birim yer alıyor. Hak sahipleri ile uzlaşılarak başlatılan proje kapsamında modern ve depreme daya- nıklı 4 yeni blok üretilecek. Yeni bağımsız birimlerin yapım aşamasında hak sahip- lerinin dönüşümden önceki konut ve iş yerlerinin kullanım özellikleri dikkate alınacak. Proje, Emlak Konut GYO’ya Bağlı EPP’nin Paydaşlığında İlerliyor Kentsel dönüşümün en güzel örneklerin- den biri olması hedeflenen çalışma kap- samında, binaların kademeli bir biçimde zemin kat hariç 7-8-9 katlı olarak inşa edilmesi hedefleniyor. Projenin önemli bir paydaşı ise Emlak Konut’a bağlı Emlak Planlama İnşaat Proje Yönetimi AŞ (EPP) olacak. Toplam 8 bloklu olan Doğuş Site- si’nde kalan 3 blok için ise yıkım öncesi tahliye işlemleri devam ediyor. Tahliyeler tamamlandığında yıkımlar gerçekleştiri- lecek. Orhan Yenay 23K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
NJŹŒNJƮģćƻŭćŻŘʠãćƮīŘŹĤŘƶŘʠIJǢīIJǂʠãŘŰŹćdzɢʠ½g\ʒŻŠŻʠȫȦȦʠŠŻʠ°ƇƶǩćŰʠ gƇŻNJǂʠ¥ƮƇũIJƶŠʠŭćƫƶćŹŘŻīćʠ\dzŹŠƮʒīIJʠŠŻƻćʠIJīŠŰIJĤIJŭʠȨȧʠģŠŻʠŭƇŻNJǂNJŻʠŭNJƮćʠ ǂƒƮIJŻŠŻīIJɢʠƶƇƶǩćŰʠŭƇŻNJǂʠƶćǩŘƶŘŻīćŭŠʠćƮǂŘƻŰćʠNJǩŋNJŻʠŊŠǩćǂćʠIJǢʠƶćŒŠģŠʠ ƇŰŹćʠŠŹŭĐŻŘŻŘŻʠćƮǂćĤćŌŘŻŘɤʠćǩŻŘʠdzćŹćŻīćʠćƮǂćŻʠŭƇŻNJǂʠćƮdzŘʠŠŰIJʠŭŠƮćʠ ŊŠǩćǂŰćƮŘŻŘŻʠīǐƻIJĤIJŌŠŻŠʠƶƒǩŰIJīŠɡʠ Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan Sosyal Konut Vurgusu 24 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye genelinde 500 bin yeni konut üretimi programı kapsamında düzenlenen “Ev Sahibi Türkiye” İzmir Kura Çekiliş Töreni’nde, sosyal konut geliştirmenin önemine vurgu yaptı. Yılmaz, “Sosyal konutların sayısını artıralım ki insanımız hem daha ucuza ev sahibi olsun hem de konut arzı arttığı için kiralar düşsün, kiracı- larımız da daha rahat etsin” diye konuştu. Sosyal konutların ev sahipliğini artırmanın yanında konut piyasasında fiyatların düş- mesine de katkı sunduğunu söyleyen Yılmaz, “Kurada adı çıkmamış olanlar üzülmesinler, bu daha uzun soluklu yeni politikanın başlangıcı. Etap etap tüm toplumu ev sahibi yapıncaya kadar çabamızı sürdüreceğiz. İstatistiklere göre, Türkiye’de 100 kişiden 27’si kirada oturuyor. Diğerleri ya ev sahibi ya bir şekilde kira öde- miyor. Özellikle kiracıların ev sahibi olmalarını sağlamak ve yaşam standartlarını yükseltmek sosyal adaleti sağlama bakımından çok kıymet- li” ifadelerini kullandı. “İsraf Ekonomisi Değil, Tasarruf Ekonomisi” 500 bin sosyal konut üretiminde yeni bir an- layışın benimsendiğine işaret eden Yılmaz, şun- ları aktardı: “İyi bir hazırlık yaptık. Artık ‘2+1’ diyoruz. Çünkü sosyoloji, demografi değişti. Şu anda Türkiye’de ortalama hane sayısı 3 kişi. Hanelerin yüzde 20’sinde tek kişi yaşıyor. Buna uygun ölçekte bir planlama yaptık. Ayrıca ‘İsraf ekonomisi değil, tasarruf ekonomisi’ diyoruz. Kullanılmayan yapılar oluşturmak yerine daha etkili kullanılabilir yapılar inşa ettik. Fonksiyo- nel, iç yapısı güzel bir sosyal konut projesi ge- liştirdik. Enerjiyi verimli kullanan, depremlere dayanıklı bir yapı arz eden, sosyal donatılarıyla birlikte mahalle şehir kültürü üzerine katkıda bulunacak bir anlayışla bu projemizi geliştirdik.” “Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Kurduk, Mali Kaynaklarını Güçlendirdik” Türkiye’nin deprem gerçeğine ve afetlere de değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu gerçeklerin bilinciyle hareket edilmesi gerekti- ğini vurguladı. Yılmaz, şöyle devam etti: “İzmir ve Ege Bölgesi’nin de yoğun fay hatlarının oldu- ğu bir coğrafyada bulunduğunun farkındayız. Amacımız riskleri azaltmak, vatandaşlarımızın daha güvenli, sağlıklı koşullarda yaşamalarını sağlamak. Resmi veriler şehirdeki yapıların yaklaşık yüzde 60’ının 2001 deprem yönetme- liği öncesinde yapılmış olduğunu gösteriyor. Bu tablo güvenli konut üretimi ve kentsel dönü- şüm çalışmalarının ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor. Kentsel dönüşüm bir tercih değil, hayat kurtaran bir zorunluluktur. Kentsel dönüşüme her zaman büyük bir önem verdik. Yeni kanunlar çıkardık. Kentsel Dönüşüm Baş- kanlığı kurduk, mali kaynaklarını güçlendirdik. Kentsel dönüşümün hukuki olarak daha hızlı yapılabilmesinin önünü açan yeni düzenle- meler yaptık. Beklentimiz bundan istifade edilmesidir.” “90 Milyar Doların Üzerinde Kaynak Kullandık” İzmir’de 2020 yılında yaşanan deprem sonrası devletin tüm kurumlarının ilk andan itibaren harekete geçtiğini dile getiren Yılmaz, “TOKİ eliyle İzmir’de 5 bin 61 konut kısa bir süre için- de tamamlanarak hak sahibi vatandaşlarımıza teslim edilmiştir. 2023 Şubat depremleri tarihi- mizin en büyük afeti oldu. Bölgede 3 yıl içinde enkazlar kaldırıldı. Hukuki birçok ihtilaf çözül- dü. 455 bin yapı hak sahiplerine teslim edildi. Sadece konut değil, yollar inşa ettik. Yeniden tüneller, köprüler yaptık. Hastaneler, okullar, spor tesisleri inşa ettik. Organize sanayi bölge- lerini, küçük sanayi sitelerini yeniden yaptık. Altyapısıyla, üstyapısıyla bir bölgeyi ayağa kaldırdık. Çok daha dirençli bir şekilde geleceğe hazırlamış olduk. 90 milyar doların üzerinde bir kaynağı kullandık” şeklinde konuştu. 25K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Başkan Alp’ten, Kentsel Dönüşümde Seferberlik Vurgusu: 81 İlin Tamamı Afetlere Hazırlanıyor NIJƮʠãƒŻǐǩŰIJʠgIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠíŠƮǢIJƶŠʒŻīIJʠŭƇŻNJƻćŻʠgIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠ ćƻŭćŻŘʠNćŭŭŘʠŰƫɢʠNJŹŒNJƮģćƻŭćŻŘʠ/ƮīƇŌćŻʒŘŻʠǢIJʠćŭćŻʠgNJƮNJŹʒNJŻʠ ŭIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹǐʠģŠƮʠģIJŭćʠŹIJƶIJŰIJƶŠʠǢIJʠdzćƮNJƮIJǂʠƇŰćƮćŭʠǂćŻŘŹŰćīŘŌŘŻŘʠ ŒćǂŘƮŰćǂćƮćŭɢʠʏćƻŭćŻŰŘŭʠƇŰćƮćŭʠģǐǂǐŻʠIJŭŠģŠŹŠdzŰIJʠģNJʠŹŠŻǢćŰīIJʠ ħćŰŘƻŘǩƇƮNJdzɡʠȭʠŋǐŻǐʠćdzɢʠȨȪʠƶććǂŠʠīIJʠīćƮʠŋƒƮǐǩƇƮNJdzʐʠīŠǩIJʠŭƇŻNJƻǂNJɡʠ 26 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp; Kayseri Valiliği, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) ile birlikte düzenlenen “Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Zirve- si”ne katıldı. Kentsel dönüşüm çalışmalarında Cum- hurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Çevre, Şe- hircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un vizyon ve kararlılığını ilke edindiklerini ifade eden Hakkı Alp, “Sayın Cumhurbaşkanımızın sık sık ifade ettiği gibi, ‘Kentsel dönüşüm bir tercih değil, aslında bir zarurettir.’ Sayın Bakanımız da ‘Artık ülkemizde kentsel dönüşüm bir beka meselesidir’ diye tanım- lamıştır. Gerçekten biz Kentsel Dönüşüm Başkanlığı olarak bütün ekibimizle bu minvalde çalışıyoruz. 7 günü az, 24 saati de dar görüyoruz. Burada yapılan çalışmaların da kentsel dönüşüm süreçlerine katkı sağlayacağına inanıyorum” diye konuştu. Kentsel Dönüşümün İki Önemli Paydaşı: Vatandaşlar ve Belediyeler Türkiye’nin 81 ilinde kentsel dönüşüm çalışmaları- nın sürdürüldüğünü anlatan Başkan Alp, çalışmala- rın belediyelerin paydaşlığında ilerlediğini söyledi. Alp, “Kentsel dönüşüm projelerimizde, vatandaş- larımızı ve belediyelerimizi birer paydaş olarak görüyoruz. Onlardan gelen görüşleri dikkate alarak kanun ve mevzuat çalışmalarımızı yapmaya devam edeceğiz” dedi. Başkanlık olarak, kentsel dönüşümün hızlandırıl- ması için mevzuatta yeni düzenlemeler yaptıklarını vurgulayan Alp, 6306 sayılı Kanun ve Yönetmelik ile sahada uzlaşmayı daha aktif hâle getirecek iyileştir- meler ve değişikliklerin devreye alındığını duyurdu. Yarısı Bizden’e Büyük Teveccüh Yarısı Bizden projesiyle İstanbul’da dönüşüme hız kazandırdıklarını belirten Başkan Alp “Yarısı Bizden projesiyle, İstanbul’da vatandaşlarımıza doğrudan maddi yardımlar yaparak, kendilerinin de dönüşüme ortak olmalarını sağlayarak süreci hızlandırıp, ülke- mizde daha önce yapılmayan bir kampanya yapıyo- ruz. Şu an hâlihazırda sahada devam ediyor. Bu bizim için kıymetli. Vatandaşlarımızın teveccüh göstermesi de kıymetli” dedi. Alp, kentsel dönüşümü yalnızca ko- nut üretmek ve bina dönüştürmek olarak görmedik- lerini; deprem bölgesi ve İstanbul başta olmak üzere tüm binaları yeşil alanları ve sosyal donatılarıyla bir bütün olarak ürettiklerini kaydetti. Bakanlığın Tüm Birimleri Sahada Yaraları Sarıyor 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde yapımı de- vam eden 452 bin bağımsız birim olduğunu söyleyen Alp, şöyle devam etti: “Bunlardan 304 bini geçtiğimiz aylarda vatandaşlarımıza teslim edildi. Yıl sonuna 452 bin bağımsız birimin tamamı afetzede vatandaşları- mıza teslim edilecek. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Emlak Konut Genel Müdürlüğü, İLBANK gibi bütün başkanlıklarımız ve genel müdürlüklerimiz sahada bu yarayı sarmak için çaba sarf etti. Yine afetlere karşı önlem almak maksadıyla 81 ilimizin tamamında, özellikle göz bebeğimiz İstanbul’un 39 ilçesinde, olası afetle ilgili dönüşüm projelerimiz devam ediyor.” Belediyelere ve Paydaşlara Teşekkür Dönüşüm çalışmalarını büyük bir titizlikle yürüten Kayseri Büyükşehir Belediyesine ve ilçe belediyelerine teşekkür eden Başkan Alp, “Bütün kentsel dönüşüm projelerimizin hem Büyükşehir Belediyemiz hem ilçe belediyelerimizle hayata geçtiğini ve geçmeye devam ettiğini görüyoruz. Bu bizim için sevindirici. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı olarak tüm belediyemizin de yanındayız. Elimizden gelen ne varsa, iş birliği içinde gayret gösteriyoruz” diye konuştu. 27K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Türkiye’nin çevre ve şe- hircilik vizyonu doğrultusunda, afetlere karşı dirençli şehirler inşa etme hedefine dönük önemli stratejiler geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda inşa ve ihya süreçlerinin titizlikle yürütüldüğü Hatay’da “Krizden Kalkınmaya; Afet Yönetiminde Hatay Modeli ve Gele- cek Stratejileri” başlıklı bir panel düzenlendi. Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, Mustafa Kemal Üniver- sitesinde düzenlenen panelde, “Kentsel Dirençlilik gIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŘʠNćŭŭŘʠŰƫɢʠȬʠμNJģćǂʠīIJƫƮIJŹŰIJƮŠŻīIJŻʠćŌŘƮʠǩćƮćʠ ćŰćŻʠNćǂćǩʒīćɢʠʏgƮŠdzīIJŻʠgćŰŭŘŻŹćǩćɤʠŊIJǂʠãƒŻIJǂŠŹŠŻīIJʠNćǂćǩʠsƇīIJŰŠʠǢIJʠ GIJŰIJĤIJŭʠ°ǂƮćǂIJũŠŰIJƮŠʐʠ¥ćŻIJŰʠǢIJʠ!ćŰŘƻǂćǩŘʒŻćʠŭćǂŘŰīŘɡʠŰƫɢʠʏgIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹʠ ǩćƫŹćŭʠŠƶǂIJǩIJŻʠǂǐŹʠģIJŰIJīŠǩIJŰIJƮŠŹŠdzŠʠŭŘƮŹŘdzŘʠŒćŰŘǩŰćʠŭćƮƻŘŰŘǩƇƮNJdzʐʠīIJīŠɡʠ “Dönüşüm Yapmak İsteyen Tüm Belediyeleri ‘Kırmızı Halı’ ile Karşılıyoruz” ve Yeniden İnşa” üzerine kapsamlı bir değerlendirme yaptı. “Kentsel Dönüşüm Talebine Karşılık Bulamayan Belediyemiz Yoktur” Şehirlerin yeniden inşası noktasında belediyelerin dönüşüm taleplerinin ve yönlendirmelerinin dikkate alındığını söyleyen Başkan Alp, “Tüm belediyelerimiz için söylüyorum. Ülkemizdeki bütün belediyeleri, 28 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
kentsel dönüşüm yapmak isteyen tüm belediyeleri kırmızı halıyla karşılıyoruz. Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızdan ve Ba- kanlığımızdan herhangi bir talepte bulunup dönüşüm yapmakla ilgili karşılık görmeyen bir belediyemiz yoktur” şeklinde konuştu. Elâzığ Depreminden Sonra Yol Haritası Güncellendi Başkan Hakkı Alp, Türkiye’deki yapı sto- kunun yaklaşık 36 milyon bağımsız birim olduğunu ifade ederek, devletin risk altında bulunan yapılarla alakalı yaklaşımına parantez açtı. Alp, “Bunlardan 7,5 milyonu risk altında, 2 milyon bağımsız birim ise acil dönüştürülmesi gereken bağımsız birimler. Yine Bakanlığımızın ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızın Elâzığ depreminden sonra yayınladığı Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi’yle tüm illerde kentsel dönüşüm öncelikli alanların belirlenmesiyle ilgili önemli raporlar hazırlandı. Bunlara göre 81 ilimizden gelen kentsel dönüşüm talepleri veya belediyelerimizin yapmak istediği uygulamaları bu strateji belgelerine göre önceliklendiriyoruz ve yetkilendiriyo- ruz” dedi. Başkan Alp, 6 Şubat depremlerinin yarattığı yıkım ve acının tekrar yaşan- maması için çalıştıklarını vurgulayarak, şunları aktardı: “Hatay’da, Malatya’da, Adıyaman’da, Kahramanmaraş’ta çok büyük acı yaşadık. Hatay da bizim için çok kıymetli, inşallah bir katkımız olmuştur Hatay’a. Devlet, millet el ele vererek bu acılar giderildi ve yaralar sa- rıldı. Bu devletin ve milletin başarısıdır. Ancak bu acıyı tekrar yaşamamak adına bilim insanlarımızın bize verdiği bilgi- lere göre, Marmara’daki olası depreme hazırlık kapsamında Kentsel Dönüşüm Başkanlığı olarak ilçe belediyeleri ve bü- yükşehir belediyeleriyle birlikte İstan- bul’da olabildiğince hızlı bir dönüşüm yapmaya gayret ediyoruz.” 29K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, “Yüzyılın Dönüşümü” vizyonuyla yürütülen çalışmaları, İstanbul’da aşılan 1 milyonluk tarihi eşiği ve “va- tandaş odaklı” kentsel dönüşüm çalışmalarını de- ğerlendirdi. Dönüşümün sıradan bir inşa faaliyeti olmadığını söyleyen Başkan Alp, güvenli yapı stokunun geleceği ilgilendiren bir beka meselesi olduğunu vurguladı. Afet bölgelerinde yeniden inşa faaliyetleri ke- sintisiz sürerken, ülke ekonomisinin lokomotifi olan İstanbul, kentin dört bir yanında yürütülen dönüşüm çalışmalarıyla geleceğe hazırlanıyor. Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, hayata geçirilen uygulamaların eskiyen binaların yıkılıp yeniden inşa edilmesinin çok ötesinde bir nitelik taşıdığını vurgulayarak, dönüşümü doğrudan bir afet yönetimi stratejisi ve Türkiye’nin yarınlarını teminat altına alan bir ulusal güvenlik konusu olarak tanımlıyor. Bilimin ve Doğanın Merkezde Olduğu ‘İnsan Odaklı’ Dönüşüm Başkan Hakkı Alp, kentsel dönüşüm uygulamala- rındaki yenilikçi modellerin ardındaki yaklaşımı şöyle özetledi: “Başkanlık olarak en temel ilkemiz; kentsel dönüşümü dayatmacı bir anlayışla değil, yüzde yüz vatandaş odaklı, tam bir şeffaflık ve ‘uzlaşma’ kültürüyle hayata geçirmektir. Şehir- lerimizi masa başında değil; bilimsel analizlerle, zemin etütleriyle ve halkımızla kurduğumuz gö- nül bağıyla ayağa kaldırıyoruz. Dönüşüme sadece yapı güvenliği ekseninde bakmıyoruz. Kentsel dönüşüm; yapı güvenliğini, yeşil alanları, akıllı şehir teknolojilerini, sosyal yapının korunmasını ve altyapının güçlendirilmesini eş zamanlı ele alan kapsamlı bir şehir politikasıdır.” İstanbul’un Geleceğine Atılan Tarihi İmza İstanbul’un ekonomik ve kültürel açıdan sahip olduğu kilit role dikkat çeken Alp, yaklaşık 7,5 milyon bağımsız bölümün bulunduğu kentte, 1,5 milyon riskli yapının dönüşümü için kesitsiz çalıştıklarını vurguladı. Alp, “Ya- rısı Bizden gibi kolaylaştırıcı kampanyalarla vatandaşlarımızın mali yükünü hafifletiyo- ruz. Kentsel Dönüşüm Başkanlığımız ve özel sektör iş birliğiyle İstanbul’da 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. Bu, ülkemiz için tarihi bir başarıdır” dedi. Bugünün ihtiyaçlarını karşılarken yarınları da güvence altına alacak bir vizyonla hareket ettiklerini belirten Hakkı Alp, şöyle konuştu: “Amacımız; doğayla uyumlu, enerji verimliliği yüksek ve afetlere karşı dirençli yepyeni bir şehircilik modelini tüm Türkiye’ye yaymaktır. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı olarak tek bir riskli yapı kalmayıncaya, tüm vatandaşları- mız yastığa başını güvenle koyuncaya kadar çalışmalarımıza devam edeceğiz.” Başkan Hakkı Alp: Dönüşüm Sıradan Bir İnşa Faaliyeti Değil, Geleceğimizi İlgilendiren Bir Beka Meselesidir 30 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Projenin Kamuoyuna Duyurulması: Temmuz 2023 Geçerli Olduğu İl Sayısı: 18 Projenin Hedefi: Hak sahiplerinin mahallelerinden ayrılmadan, yaşadıkları yerde dönüşüm sağlamalarına imkân sunmak Bilgilendirme Araçları: Yüz Yüze Görüşülen Afetzede Sayısı: 150 Bin Konut: 750.000 TL Hibe + 750.000 TL Kredi Ahırlı Konut: 750.000 TL Hibe + 1.000.000 TL Kredi İş Yeri: 400.000 TL Hibe + 400.000 TL Kredi Proje ve ruhsat işlemleri için daire başına: 40.000 TL hibe desteği Geçerli Olduğu İller: 11 Deprem Şehri + Bingöl, Kayseri, Mardin, Tunceli, Niğde, Batman, Sivas. YERİNDE DÖNÜŞÜM 2 Gezici Tır 26 Bilgilendirme Ofisi YD Projesi Kapsamında Yapımına Başlanan Bağımsız Bölüm Sayısı: Teslim Edilen Bağımsız Bölüm Sayısı: Proje Kapsamında Aktarılan Kaynak: Ödemeler devam ediyor 122 bin 40 Bin 106 Milyar DESTEK TUTARLARI 31K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Kentsel Dönüşümün Can Suyu: Kira Yardımları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı eliyle gerçekleştirdiği kira yardımı ödemeleriyle, riskli binalardaki hak sahipleri, kiracılar ve sınırlı ayni hak sahiplerine destek sağ- lıyor. Vatandaşların, tahliye veya yıkım tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde kira yardımı alabil- mek için başvuruda bulunması gerekiyor. 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde, hak sahipleri ve yardımdan yararlan- maya hakkı olan diğer vatandaşlara toplam 4 milyar 739 milyon 242 bin 8 TL tutarında kira yardımı yapıldı. Kira Yardımından Kimler Yararlanabilir? • Malikler: Riskli yapıdaki konut veya iş yeri sahipleri (ikamet şartı aranmaksızın). • Kiracılar: Yapıda Yapı Kimlik Numarası alındığı tarihte ikamet ettiğini veya iş yeri işlettiğini belgeleyip yapıyı tahliye eden kiracılar ile riskli yapıdaki kamu lojmanla- rında ikamet edenler. • Sınırlı Ayni Hak Sahipleri: Riskli yapıda ikamet eden veya iş yeri bulunan sınırlı ayni hak sahipleri. gIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŰŘŌŘɢʠƮŠƶŭŰŠʠģŠŻćŰćƮīćʠƇǂNJƮćŻŰćƮćʠ ǩƒŻIJŰŠŭʠŭŠƮćʠǩćƮīŘŹŘʠƒīIJŹIJŰIJƮŠǩŰIJʠǢćǂćŻīćƻŰćƮŘŻʠƶǐƮIJħǂIJŭŠʠ ǩǐŭǐŻǐʠŒćŊŠȟIJǂŠǩƇƮɡʠ • Kamu Lojmanı Kiracıları: Riskli yapı olarak tespit edilen kamu lojmanlarında ikamet eden kiracılar. • Apartman Görevlileri (Kapıcılar): Riskli yapıda kapıcı olarak ikamet ettiğini belgele- yenler. • Mirasçılar (Varisler): Hak sahibinin vefat etmesi hâlinde mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında mirasçılar, tapusu vefat eden 1’inci, 2’nci veya 3’üncü derece kan ve kayın hısımlarına ait olan ve mirasçılığını belgeleyen başvuru sahipleri, kısıtlılar adına mahkemece atanan vasileri ile 18 yaşından küçük çocuklar adına veli veya vasileri. • Diğer Kullananlar: Malik, kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olmaksızın yapıyı kullanan gerçek veya tüzel kişiler (gecekondu sahip- leri). 32 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Güncel Destek Tutarları • İstanbul: Maliklere aylık 8 bin TL, kiracı- lara aylık ödeme tutarının iki katı kadar tek seferlik (defaten) 16 bin TL, sınırlı ayni hak sahiplerine aylık ödeme tutarının 5 katı kadar tek seferlik (defaten) 40 bin TL. • Ankara, Antalya, Bursa, İzmir: Maliklere aylık 6 bin 500 TL, kiracılara aylık ödeme tuta- rının iki katı kadar tek seferlik (defaten) 13 bin TL, sınırlı ayni hak sahiplerine aylık ödeme tutarının 5 katı kadar tek seferlik (defaten) 32 bin 500 TL. • (25 il): Adana, Aydın, Balıkesir, Denizli, Diyarba- kır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Kah- ramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon, Van. GÜNCEL DESTEK TUTARLARI Maliklere aylık 5 bin 500 TL, kiracılara aylık öde- me tutarının 2 katı kadar tek seferlik (defaten) 11 bin TL, sınırlı ayni hak sahiplerine aylık ödeme tutarının 5 katı kadar tek seferlik (defaten) 27 bin 500 TL. • (51 il): Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksa- ray, Amasya, Ardahan, Artvin, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Düzce, Edirne, Elâzığ, Erzincan, Giresun, Gümüşhane, Hakkâri, Iğdır, Isparta, Karabük, Kastamonu, Karaman, Kars, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kilis, Kütahya, Muş, Nevşehir, Niğde, Osmaniye, Rize, Siirt, Sinop, Si- vas, Şırnak, Tokat, Tunceli, Uşak, Yalova, Yozgat, Zonguldak. Maliklere aylık 4 bin 500 TL, kiracıla- ra aylık ödeme tutarının 2 katı kadar tek seferlik (defaten) 9 bin TL, sınırlı ayni hak sahiplerine aylık ödeme tutarının 5 katı kadar tek seferlik (defaten) 22 bin 500 TL. 51 il Malik: 4.500 TL (aylık) Kiracı: 9.000 TL (tek seferlik) Sınırlı ayni hak sahibi 22.500 TL (tek seferlik) 25 il Malik: 5.500 TL (aylık) Kiracı: 11.000 TL (tek seferlik) Sınırlı ayni hak sahibi 27.500 TL (tek seferlik) İstanbul Malik: 8.000 TL (aylık) Kiracı: 16.000 TL (tek seferlik) Sınırlı ayni hak sahibi 40.000 TL (tek seferlik) Ankara, Antalya, Bursa, İzmir Malik: 6.500 TL (aylık) Kiracı: 13.000 TL (tek seferlik) Sınırlı ayni hak sahibi 32.500 TL (tek seferlik) Bolu 33K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
½ǐƮŭŠǩIJɢʠŭIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹɢʠćŰǂǩćƫŘʠǢIJʠƻIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠćŰćŻŘŻīćŭŠʠŋǐħŰǐʠ ǢŠdzǩƇŻNJʠǢIJʠǂIJĤƮǐģIJƶŠǩŰIJʠģƒŰŋIJƶIJŰʠŭćŰŭŘŻŹćǩćʠŭćǂŭŘʠƶNJŻŹćǩćʠīIJǢćŹʠ IJīŠǩƇƮɡʠ!IJǢƮIJɢʠμIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ%IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠćŭćŻʠãćƮīŘŹĤŘƶŘʠ ŹIJƮʠNJŰNJǂʠǢIJʠģIJƮćģIJƮŠŻīIJŭŠʠŒIJǩIJǂɢʠ°NJƮŠǩIJʒŻŠŻʠģćƻŭIJŻǂŠʠμćŹʒīćʠ ŋIJƮħIJŭŰIJƻIJŻʠʏ\ŹćƮʠȨȦȨȬʐʠFNJćƮŘʒŻīćʠ½ǐƮŭŠǩIJʒŻŠŻʠǩćƫŘʠƶIJŭǂƒƮǐŻīIJŭŠʠ īIJŻIJǩŠŹŠŻŠʠƫćǩŰćƻǂŘɡʠNJŰNJǂɢʠʏ½ǐƮŭŠǩIJʠƇŰćƮćŭʠŒIJƮʠǂǐƮŰǐʠŠƻʠģŠƮŰŠŌŠŻIJʠǢIJʠ ǂIJŭŻŠŭʠƇƮǂćŭŰŘŌćʠŒćdzŘƮŘdzɡʠ\ƶǂŠǩƇƮNJdzʠŭŠʠǩćŻŘŹŘdzīćʠŋIJŰIJĤIJŌIJʠNJŹNJǂŰćʠ ģćŭćŻʠƻIJŒŠƮŰIJƮʠƇŰƶNJŻʐʠīŠǩIJʠŭƇŻNJƻǂNJɡ Haber: F. Tuğçe SAĞDIÇ ¼ǏƭŬŠǨIJɪɥ¯ljƭŠǨIJʚźŠźɥ âIJźŠīIJźɥ\Ÿćƭɥ¯ǏƭIJĤŠźIJɥ ¼ljŌůćɥfƆǨćĤćŬɥ 34 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, Kentsel Dönüşüm Başkan Yardımcısı Savaş Keçeci ve Yapım ve Hazırlık Dairesi Başkanı Uğur Uzun’un bulunduğu heyet, Şam’da gerçekleştirilen 2’nci Uluslararası Suriye Yeniden İmar Fuarı (İMAR 2026) kapsamında temaslarda bulundu. 27 ülkeden 356 firma ve bin- lerce markanın katıldığı fuarda, Türki- ye’nin 6 Şubat depremleri sonrasında hayata geçirdiği iyileştirme ve kentsel yenileme süreçlerindeki tecrübesi uluslararası katılımcılarla paylaşıldı. “Suriye’nin Bir Derdi Varsa, Biz Bir Ses Mesafesindeyiz” Suriye Yerel Yönetimler ve Çevre Baka- nı Muhammed Anjarani’nin ve Turizm Bakanı Mazen Salhani’nin de katıldığı fuarın açılış programında konuşan Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, iki ülke arasındaki güçlü bağlara dikkat çekti. Bulut, “Kom- şuluk bir ses mesafesi gerektirir. Eğer bir komşunun derdi varsa seslenmesi yeter- lidir. Onun için, Suriye’nin bir derdi varsa biz bir ses mesafesindeyiz” ifadelerini kullandı. Özel Sektör Dinamizmine Vurgu Bakan Yardımcısı Bulut, Suriye Uluslara- rası Yeniden İmar Fuarı’nın ülkenin ayağa kaldırılmasına vesile olacak iş birliği adımları için önemli bir platform görevi gördüğünü vurguladı. Suriye’nin yeniden imarında özel sektörün rolüne ve taşıdığı sorumluluğa da vurgu yapan Bulut, “Suriye’nin yeniden ima- rının yalnızca kamu kurumlarının çalışma- larıyla yürütülebilecek bir süreç olmadığını biliyoruz. Özel sektörün, müteahhitlik ve müşavirlik firmalarının, yapı malzemesi üre- ticilerinin, finans kuruluşlarının ve üniversi- telerin de güçlü biçimde sürece dâhil olması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, eşsiz teknik kapasitemizi, mühendislik birikimimizi, kamu ve özel sek- tör dinamizmimizi Suriye’nin yeniden imar sürecine sunmaya hazırız” şeklinde konuştu. “Türkye Cumhuryet Devlet olarak, eşsz teknk kapastemz, mühendslk brkmmz, kamu ve özel sektör dnamzmmz Surye’nn yenden mar sürecne sunmaya hazırız.” 35K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
“Surye’nn marında Türkye, jeopoltk konumu ve tarh bağları tbarıyla dğer ülkelern brkaç adım önündedr. Her türlü ş brlğne, teknk ve yapım şlernde ortaklıklar kurmaya hazırız.” “Her Türlü İş Birliğine, Teknik İşlerde ve Yapım İşlerinde Ortaklıklar Kurmaya Hazırız” Türkiye’nin 6 Şubat depremle- rinin ardından bölgede yürüt- tüğü yeniden inşa seferberliği hakkında kapsamlı bilgi veren Bakan Yardımcısı Bulut, şöyle devam etti: “Yıkımı, savaştan daha ağır olan depremler yaşadık. 15 milyon vatandaşımızı etkileyen depremin ardından çok kısa bir sürede inşa faaliyetlerimiz hızla tamamlandı. Orada edindiğimiz büyük bir tecrübe var. Bu tecrübe sadece inşaat yapmakla alakalı değil; projelendirme, planlama ve bütüncül bir şehircilik yaklaşımını gerektiriyor. Suriye’nin imarında Türkiye, jeopolitik konumu ve tari- hi bağları itibarıyla diğer ülkelerin birkaç adım önündedir. Her türlü iş birliğine, teknik ve yapım işle- rinde ortaklıklar kurmaya hazırız.” Suriye, Türkiye’nin Bilgi ve Tecrübesinden Faydalanacak Suriye Yerel Yönetimler ve Çevre Bakanı Muhammed Anjarani ise uzun yıllar boyunca savaşın tahrip ettiği Suriye’de bir inşa seferberliği başlatmayı hedeflediklerini, bu noktada 6 Şubat sonrası sürdür- düğü “asrın inşa seferberliği” çalışmalarıyla bölgeyi yeniden imar ve ihya eden Türkiye’nin bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak istediklerini dile getirdi. 36 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Stanttak LED ekranlarda, fuar zyaretçler çn hazırlanan ve kentsel dönüşüm çalışmalarını anlatan Arapça vdeonun yanı sıra deprem bölgesndek çalışmaları gösteren vdeolar gösterld. Çocukların kentsel dönüşüm farkındalığını artırmaya yönelk yapbozlar ve basılı eserler de zyaretçlerle paylaşıldı. Stratejik Kurumlarla Üst Düzey Temaslar Bakan Yardımcısı Bulut ve beraberindeki heyet, Su- riye Yerel Yönetim ve Çevre Bakanlığı ile Suriye Ba- yındırlık ve Altyapı Bakanlığı heyetleriyle görüşerek, kentsel yenileme, altyapı ve güvenli yaşam alanları oluşturma konularında karşılıklı iş birliği imkânlarını değerlendirdi. Emevi Camii’nde Manevi Buluşma Türk heyeti resmi görüşmelerinin ardından, binlerce yıllık tarihi dokusu ve Hz. Yahya’nın (A.S.) makamıyla önemli bir manevi değere sahip olan Emevi Camii’ni ziyaret etti. İç savaşın etkisiyle Şam’da tahrip olan ve yıkılan alanları da gezen heyet, Joubar ve El-Kabun bölgele- rinde ve Şam’ın önemli noktalarından Kasiyun Da- ğı’nda incelemelerde bulundu. Teknik geziye, Suriye Yerel Yönetimler ve Çevre Bakanlığı Halkla İlişkiler Müdürü Ali El-Hamad ve Şam Ticaret Müşavirliği yetkilileri de eşlik etti. Yıkılan Şehirlerin Yenilenme Süreci VR Gözlüğüyle Deneyimlendi Bakan Yardımcısı Ömer Bulut başkanlığın- da fuar alanında incelemelerde bulunan heyet, Bakanlığın kentsel dönüşüm proje- lerini ve vizyonunu tanıtan standını ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı. Heyet ve fuar ziyaretçileri, afet bölgesinin sembolü olan site ve bölgelerin görüntüleri ile yenilenme sürecini sanal gerçeklik gözlüğü ile dene- yimledi. Stanttaki LED ekranlarda, fuar ziyaretçi- leri için hazırlanan ve kentsel dönüşüm çalışmalarını anlatan Arapça videonun yanı sıra, deprem bölgesindeki çalışmaları gös- teren videolar gösterildi. Çocukların kentsel dönüşüm farkındalığını artırmaya yönelik yapbozlar ve basılı eserler de ziyaretçilerle paylaşıldı. Kentsel Dönüşüm Başkanlığına İMAR 2026 Fuarı kapsamında fuar yönetimi tarafından plaket takdim edildi. Plaketi teslim alan Ya- pım ve Hazırlık Dairesi Başkanı Uğur Uzun, Suriye’nin yapı sektörüne katkı sunmaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi. 37K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Yangın Bölgelerinde Yaralar Sarılıyor °ŘĤćŭŰŘŌŘŻʠǢIJʠƮǐdzŋĐƮŘŻʠ ƻŠīīIJǂŠŻŠʠćƮǂŘƮŹćƶŘʠƶƇŻNJĤNJŻīćʠ sNJŌŰćɢʠŻǂćŰǩćɢʠǩīŘŻɢʠ ćŰŘŭIJƶŠƮʠǢIJʠsIJƮƶŠŻʒīIJʠ ŹIJǩīćŻćʠŋIJŰIJŻʠƇƮŹćŻʠ ǩćŻŋŘŻŰćƮŘŻīćʠǩćƻćŹʠ ćŰćŻŰćƮŘʠǢIJʠIJǢŰIJƮʠģǐǩǐŭʠ dzćƮćƮʠŋƒƮīǐɡʠćŭćŻʠsNJƮćǂʠ gNJƮNJŹɢʠʏNJŋǐŻIJʠŭćīćƮʠ ƇŰīNJŌNJʠŋŠģŠʠǩŠŻIJʠŹŠŰŰIJǂŠŹŠdzŠŻʠ ǩćŻŘŻīćʠƇŰćĤćŭʠǢIJʠǩćƮćŰćƮŘʠ ŒŘdzŰŘʠģŠƮʠƻIJŭŠŰīIJʠƶćƮćĤćŌŘdzʐʠ īŠǩIJƮIJŭɢʠǩIJƮŰIJƻŠŹŰIJƮŠŻʠŒŘdzŰćʠ ǩIJŻŠŰIJĤIJŌŠŻŠʠƶƒǩŰIJīŠɡʠ 38 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
İklim krizinin etkilerini derinden hissettiğimiz günü- müzde, afetlere karşı dirençli şehirler inşa etmenin önemi her geçen gün daha da artıyor. Bu yaz da sıcak ve rüzgârın etkisiyle Muğla, Antalya, Aydın, Balıke- sir ve Mersin’de orman yangınları çıktı. Yangınlarda doğa ile birlikte yaşam alanları ve evler de büyük zarar gördü. Yangınların kontrol altına alınmasının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü ekipleri, bölgede hasar tespit çalışmala- rına başladı. Beş ilde 58’i konut toplam 92 bağımsız bölümün ağır hasarlı veya yıkılmış olduğu belirlendi. Bakan Murat Kurum, “Bugüne kadar olduğu gibi yine milletimizin yanında olacak ve yaraları hızlı bir şekilde saracağız” diyerek, yerleşimlerin hızla yenileceği mesa- jını verdi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Sahada Hasar tespitinin ardından afetzedelerin evlerinin yeniden inşası için başlatılan çalışmalar doğrultusunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut ve Kentsel Dönüşüm Başkan Yardım- cısı Savaş Keçeci, Antalya Kumluca, Muğla Seydikemer ve Aydın Çine’yi kapsayan geniş çaplı bir saha ziyareti gerçekleştirdi. Ziyaretler kapsamında, Antalya Kumluca’ya bağlı Yazır Mahallesi ile Muğla Seydike- mer’e bağlı Bayır, Çatak, Dereköy ve Sarıyer mahallelerinde incelemelerde bulunuldu. Düzenlenen koordinasyon toplantılarında, yangının tahrip ettiği bölgelerin mevcut durumu ve planlanan yeniden inşa faali- yetleri masaya yatırıldı. Vatandaşla Bire Bir İletişim Bakan Yardımcısı Ömer Bulut ve Başkan Yardımcısı Savaş Keçeci, ziyaret ettik- leri köylerde vatandaşların taleplerini dinleyerek, yanan alanların kısa sürede yenileceğini; yeni ve güvenli evlerin kısa sürede hayata geçirileceğini aktardılar. Durum hakkında telefonla Bakan Yar- dımcısı Bulut’tan bilgi alan Bakan Murat Kurum, afetzedelerle de görüşerek devletin tüm şefkati ve imkânlarıyla vatandaşların yanında olacağını vurguladı. 39K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) tarafından düzenlenen “Her Yönüyle Kentsel Dönü- şüm Kongresi”nin 8’incisi, KENTFEST adıyla İstanbul Ataşehir’de gerçekleştirildi. Akademisyenler, belediye- ler, kamu yöneticileri, akıllı şehir ve enerji sektörlerinin temsilcilerinin katıldığı programda konuşan Kentsel Dönüşüm Başkan Yardımcısı Hicran Çakmak, kentsel dönüşümün kritik önemde olduğuna vurgu yaptı. “Kentsel Dönüşüm Bir Ulusal Güvenlik Konusudur” Çakmak, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçe- ğinden hareketle şehircilikteki yeni uygulamaları dev- reye aldıklarını vurgulayarak şunları söyledi: “Ülkemi- zin afet, özellikle de deprem riski altında bir coğrafyada yer alması, hepimizi kentsel dönüşüm konusunda hızlı, kararlı ve bilimsel adımlar atmaya mecbur bırakıyor. Ülkemiz için kentsel dönüşüm bir seçenek değil, erte- lenemez bir zorunluluk; bir yapı faaliyeti değil, bir afet yönetimi stratejisi ve ulusal güvenlik konusudur.” Başkan Yardımcısı Hicran Çakmak KENTFEST’te Konuştu: “Kentsel Dönüşüm, Ertelenemez Bir Zorunluluktur” gIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻʠãćƮīŘŹĤŘƶŘʠNŠĤƮćŻʠ!ćŭŹćŭɢʠ\ƶǂćŻģNJŰʠ ǂćƻIJŒŠƮʒīIJʠīǐdzIJŻŰIJŻIJŻʠg/u½F/°½ʒǂIJʠ½ǐƮŭŠǩIJʒŻŠŻʠƻIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢŠdzǩƇŻNJŻNJʠ īIJŌIJƮŰIJŻīŠƮīŠɡʠgIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹǐŻʠģŠƮʠƻIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠƫƇŰŠǂŠŭćƶŘʠƇŰīNJŌNJŻNJʠ ƶƒǩŰIJǩIJŻʠ!ćŭŹćŭɢʠʏÊŰŭIJŹŠdzʠŠħŠŻʠŭIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹʠģŠƮʠƶIJħIJŻIJŭʠīIJŌŠŰɢʠ IJƮǂIJŰIJŻIJŹIJdzʠģŠƮʠdzƇƮNJŻŰNJŰNJŭɤʠģŠƮʠǩćƫŘʠŊććŰŠǩIJǂŠʠīIJŌŠŰɢʠģŠƮʠćŊIJǂʠǩƒŻIJǂŠŹŠʠ ƶǂƮćǂIJũŠƶŠʠǢIJʠNJŰNJƶćŰʠŋǐǢIJŻŰŠŭʠŭƇŻNJƶNJīNJƮʐʠīIJīŠɡʠ 40 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
“Gençlerimiz; kentsel dönüşüm, akıllı şehirler ve iklim değişikliği gibi ‘bugünden önlem alınması gereken yarının konularında’ birçok farklı konu başlığına değinen yüksek lisans ve doktora tezleri yazıyor. Üniversitelerimizin şehir ve bölge plan- lama, harita ve inşaat mühendisliği ile mimarlık bölümleri de güvenli yarınlara tuğla koymak için yeni uygulamalar ve projeler geliştiriyor. Yarınla- rımızı sağlam temeller üzerine kurma arzumuza bu kadar geçerli bir altyapı oluşturdukları için tüm akademisyenlerimizi ve gençlerimizi tebrik ediyor ve kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz.” KENTFEST’te ortaya konan her fikrin Türkiye’de- ki dönüşüm sürecine değer katacağını söyleyen Başkan Yardımcısı Çakmak, daha güçlü şehirler, daha güvenli yaşam alanları ve daha dirençli bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceklerini belirtti. Program kapsamında üniversite öğrencilerine KentFest Şehircilik Ideathonu ödülleri verilirken, bir grup ödül de kentsel dönüşümle ilgili dok- tora ve yüksek lisans tezi hazırlayanlara takdim edildi. Yarısı Bizden Kampanyasıyla İstanbul’un Dönüşümüne Hız Kazandırıldı Türkiye’nin dört bir yanında sürdürülen çalışmalarla şehirlerin güvenli yarınlara hazırlandığını söyleyen Çakmak, deprem bölgesinde ve 1,5 milyon riskli bağımsız bölümün bulunduğu İstanbul’da dönüşüm çalışmalarının büyük bir hızla sürdürüldüğünü anlattı. İstanbul’da Yarısı Bizden kampanyası kapsamında on binlerce bağımsız bölümün yapım ve dönüşümünün sürdürüldüğünü belirten Çakmak, İstanbul’daki dönü- şümün Türkiye’nin en büyük güvenlik projesi ve aynı za- manda Türkiye Yüzyılı’nın şehircilik iddiası olduğunu vurguladı. Çakmak, “Bu projenin gecikmeye, bekleme- ye ve ertelenmeye tahammülü yoktur” diye konuştu. “Akademisyenlerimizi ve Gençlerimizi Tebrik Ediyoruz” Dönüşümü yalnızca konut odaklı bir boyutta değil, bütünsel bir yaklaşımla ele aldıklarını anlatan Başkan Yardımcısı Hicran Çakmak, kamu kurumlarına dö- nüşüm konusunda takviye güç sunan belediyelere, üniversitelere, akademisyenlere, teknoloji firmalarına ve organizasyonun ev sahibi KENTSEV’e teşekkür etti. Çakmak, gençlerin de kentsel dönüşüme büyük ilgi gösterdiğini vurgulayarak şöyle konuştu: 41K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
İstanbul’un Kentsel Dirençliliği için Yeni Yol Haritası: İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi gIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŰŘŌŘɢʠƻIJŒŠƮŰIJƮīIJŭŠʠƮŠƶŭŰŠʠ ǩćƫŘʠƶǂƇŭNJŻNJʠćdzćŰǂŹćŭʠǢIJʠīƒŻǐƻǐŹʠƶǐƮIJħŰIJƮŠŻŠʠ ŒŘdzŰćŻīŘƮŹćŭʠćŹćĤŘǩŰćʠ\ŭŰŠŹʠǢIJʠŊIJǂŰIJƮIJʠ%ćǩćŻŘŭŰŘʠ μIJŒŠƮŰIJƮʠ¥ƮƇũIJƶŠʒŻŠʠ\ƶǂćŻģNJŰʒīćʠīćʠģćƻŰćǂǂŘɡʠ K E N T S E L EKİM 2026 / ÖZEL SAYID Ö N Ü Ş Ü M42
Kentsel Dönüşüm Başkanlığının 3 milyon TL limitli destek paketini içeren İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi, evlerini dönüştürmek isteyen va- tandaşlar tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. “İstanbul’un 39 İlçesinde Finansman Desteğimiz Yürürlükte” Projenin lansmanında süreç konusunda bilgi veren Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Dış Finansman Daire Başkanı Behçet Kaan Bolat, “İstanbulluların yoğun ilgisi bizim mesai saatimizi arttırdı ama çok mutlu ve heyecanlıyız. İstanbul’un 39 ilçesinde bu finansman desteğimiz yürürlükte. Finansman desteğimizin temeli mümkün olduğunca katılımı artırmak olduğu için, banka kredi kullanımları ya da finansman desteklerinden daha esnek bir yapıya sahip” dedi. Finansman desteğinin dört temel kritere dayandı- ğını belirten Bolat, şöyle devam etti: “Finansman desteğimiz dört temel esasa dayanıyor: İcra, haciz, yasal takip kaydı olmayacak ve aylık ödeyeceği taksit hane halkı gelirinin yüzde 70’ini aşmayacak. Başvuru esnasında hem banka nezdinde hem de Başkanlığımız nezdinde vatandaşlarımıza çeşitli kolaylıklar sağlıyoruz.” “İstanbul’un Dönüşümü için Yeni Bir Adım” Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdür- lüğü Dönüşüm Hizmetleri Dairesi Başkanı Oğuzhan Çiftçi ise başvuru süreci hakkında şu bilgileri verdi: “Öncelikle vatandaşımı- zın yüklenici firma ile anlaşması gerekiyor. Sonrasında binasının yıkım, tahliye, ruhsat, projelendirme ve kat irtifakı süreci tamam- landıktan sonra gerekli şartları sağlaması hâlinde kredi imkânından faydalanabiliyor.” “Bütün Riskli Yapı Maliklerini Projemize Davet Ediyoruz” Dış Finansman Danışmanı Doğukan Doğu ise riskli yapı maliklerinin e-Devlet üzerin- den ARAAD sistemine girip banka kayıt iş- lemleri yapabileceğini söyledi. Doğu, “Dijital başvuru yapmak isteyenleri Kentsel Direnç- lilik internet sitesine bekliyoruz. Yüz yüze bilgi almak isteyen vatandaşlarımız Üsküdar Kirazlıtepe ve Küçükçekmece Halkalı’daki irtibat ofislerimize gelebilir. Hem vatandaş- larımız hem müteahhitlerimiz teknik tüm detaylar için arkadaşlarımızdan bilgi alabilir. Bütün riskli yapı maliklerini projemize davet ediyoruz” şeklinde konuştu. Bilgilendirmeler 2’si Sabit, 8’i Mobil Toplam 10 Ofiste Yapıldı Bilgilendirmeler, İstanbul’un Küçükçekmece (Halkalı) ve Üsküdar (Kirazlıtepe) ofislerinin yanı sıra; Kadıköy 1, Kadıköy 2, Bakırköy, Gaziosmanpaşa, Bahçelievler, Şişli, Kartal ve Üsküdar’da yer alan mobil bilgilendirme ofis- lerinde yapıldı. Vatandaşlar 180 ay vadeli, ilk yıl geri ödemesiz ve yüzde 0,69 faiz oranıyla kredi imkânı sunacak destek paketiyle alakalı uzmanlardan bilgi aldı. Behçet Kaan Bolat Oğuzhan Çftç 43K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Deprem kuşağında yer alan Türkiye’de güvenli şehirler inşa etme hedefiyle yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları, aynı zamanda Türkiye ekonomisi için büyük bir itici güç konumunda bulunuyor. Sektör temsilcileri ve uzman- lar, kentsel dönüşümün sadece bir yıkım ve yeniden yapım süreci olmadığını; etrafında şekillenen büyük tedarik ve hizmet zinciriyle ekonominin adeta lokomotifi olduğunu vurgu- luyor. Üretim Çarkları Güvenli Gelecek için Dönüyor Dönüşüm projeleriyle güvenli yapıların temel- leri atılırken, kaba inşaat ve yapı malzemeleri sektörü en büyük ivmeyi yakalıyor. Çimento, demir-çelik, hazır beton ve tuğla sanayisindeki üretim bantları, kentsel dönüşüm alanların- dan gelen yoğun talebi karşılamak için sürekli çalışıyor. Kentsel Dönüşüm Ekonominin Lokomotifi: Sayısız Alt Sektörü Besliyor gIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹʠƫƮƇũIJŰIJƮŠʠƻIJŒŠƮŰIJƮŠʠīIJƫƮIJŹIJʠŭćƮƻŘʠ īŠƮIJŻħŰŠʠŒĐŰIJʠŋIJǂŠƮŠƮŭIJŻɢʠƇŰNJƻǂNJƮīNJŌNJʠģǐǩǐŭʠIJŭƇƶŠƶǂIJŹŰIJʠ ǐŰŭIJʠIJŭƇŻƇŹŠƶŠŻŠŻʠħćƮŭŰćƮŘŻŘʠīćʠŒŘdzŰćŻīŘƮŘǩƇƮɡʠ½IJŹIJŰʠ ćǂŹćīćŻʠćŻćŒǂćƮʠǂIJƶŰŠŹŠŻIJʠŭćīćƮʠŋIJħIJŻʠƶǐƮIJħǂIJɢʠŠŻƻććǂʠ ŹćŰdzIJŹIJŰIJƮŠŻīIJŻʠŊŠŻćŻƶćɢʠǩćŰŘǂŘŹīćŻʠŹƇģŠŰǩćǩćʠŭćīćƮʠƶćǩŘƶŘdzʠ ćŰǂʠƶIJŭǂƒƮʠģNJʠŒćƮIJŭIJǂŰŠŰŠŭǂIJŻʠīƇŌƮNJīćŻʠģIJƶŰIJŻŠǩƇƮɡ Binalar yükseldikçe estetik, enerji verimliliği ve teknolojik altyapı ihtiyaçları devreye giriyor. Mi- mari cam, seramik, boya ve alçı gibi alt sektörler hareketlenirken; sürdürülebilir şehirler hedefiyle ısı, su, ses ve yangın yalıtımı ile mantolama sistemleri de projelerin vazgeçilmez bir parçası oluyor. Modern ve akıllı binaların inşası ile sıhhi tesisat, iklimlendirme, elektrik altyapısı, iş ma- kineleri ve asansör sanayisinde ciddi bir katma değer oluşuyor. Hizmet, Mühendislik ve Finans Ekosistemi Büyüyor Kentsel dönüşümün yarattığı ekonomik dalga, sadece malzeme üretimiyle sınırlı kalmıyor. Proje tasarımı, zemin etüdü, yapı denetim ve haritacılık aşamalarında mimarlık, mühendislik ve müşavirlik ofisleri yoğun bir mesai harcıyor. Sahadaki fiziki hareketlilik ise hafriyat, nakliyat 44 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
ve iş güvenliği gibi geniş bir lojistik ve hizmet ağına ihtiyaç duyuyor. Sürecin hayata geçirilmesinde en önemli ayaklardan biri olan finans ve sigorta sektörü de dönüşümden doğrudan besleniyor. Bankacılık hizmetleri, konut kredileri, gayrimenkul değerleme uz- manlığı ve Doğal Afet Sigortaları (DASK) bu büyük ekosistemin kılcal damarlarını oluşturuyor. Son Durak: Mobilya ve Dayanıklı Tüketim Dönüşüm projeleri tamamlanıp anahtarlar teslim edildi- ğinde ise ekonomik hareketlilik evlerin içine taşınıyor. Yeni ev heyecanı ve modern yaşam alanlarına geçiş; beyaz eşya, mobilya ve ev tekstili gibi dayanıklı tüketim malları vb. sektör- lere doğrudan pazar yaratıyor. Birbiriyle bağlantılı tüm bu sektörler göz önüne alındığında kentsel dönüşüm; istihdamı artıran, yerli üretimi destekle- yen ve Türkiye’nin ekonomik dinamizmini ayakta tutan en büyük kalkınma hamlelerinden biri olmaya devam ediyor. KENTSEL DÖNÜŞÜMLE BÜYÜYEN SEKTÖRLER Ekonominin Lokomotifi: Kentsel Dönüşüm Ekosistemi İNCE YAPI, CAM VE SERAMİK (Mimari Cam, Seramik, Boya, Alçı) YALITIM VE ENERJİ SİSTEMLERİ (Mimari (Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımı, Mantolama) TESİSAT VE MEKANİK SİSTEMLER (Isı, Sıhhi Tesisat, İklimlendirme, Elektrik Altyapısı) MAKİNE VE ASANSÖR SANAYİ (Sıhhi İş Makineleri, Asansör ve Yürüyen Merdiven Sistemleri) MİMARLIK, MÜHENDİSLİK VE MÜŞAVİRLİK (Proje Tasarımı, Zemin Etüdü, Yapı Denetim, Haritacılık) FİNANS VE SİGORTA (Bankacılık, Konut Kredileri, Gayrimenkul Değerleme, DASK) LOJİSTİK VE HİZMET (Hafriyat, Nakliyat, İş Güvenliği) DAYANIKLI TÜKETİM VE MOBİLYA (Beyaz Eşya, Ankastre, Mobilya ve Ev Tekstili) KABA İNŞAAT VE YAPI MALZEMELERİ (Çimento, Demir-Çelik, Hazır Beton, Tuğla) 1 9 2 3 4 5 6 7 8 45K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
gIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹɢʠģŠŻćŰćƮŘʠ ǩIJŻŠŰIJŹIJŻŠŻʠƒǂIJƶŠŻīIJɢʠǂƇƫŰNJŹŰćʠ ƶćƮƶŘŰŹćdzʠģŠƮʠŋǐǢIJŻʠŭƒƫƮǐƶǐʠŭNJƮŹćʠ ƶǐƮIJĤŠīŠƮɡʠμIJșćȟŘŭɢʠIJŹƫćǂŠʠǢIJʠǩIJŻŠʠ ŻIJƶŠŰʠīŠũŠǂćŰʠŠŰIJǂŠƻŠŹʠćƮćħŰćƮŘǩŰćʠ īIJƶǂIJŭŰIJŻIJŻʠģNJʠƶǐƮIJħɤʠƮŠƶŭŰŠʠǩćƫŘŰćƮŘʠ ǩćŰŻŘdzĤćʠīćǩćŻŘŭŰŘʠģŠŻćŰćƮćʠīIJŌŠŰɢʠ ŋIJŰIJĤIJŌIJʠNJŹNJǂŰćʠģćŭćŻʠŋǐǢIJŻŰŠʠ ʑǩNJǢćŰćƮćʒʠīƒŻǐƻǂǐƮŹIJŻŠŻʠIJŻʠŭƮŠǂŠŭʠ ćŻćŒǂćƮŘīŘƮɡ Kentsel dönüşüm kavramı, doğası gereği mühendislik, mi- marlık, hukuk ve finans pence- relerinden ele alınır. Zihinlerde hemen şantiyeler, iş makineleri, zemin etütleri ve statik raporları canlanır. Ancak tüm bu devasa operasyonun merkezinde çok daha hassas, çok daha insani bir odak noktası vardır: “Yuva” kavramı. Dönüştürülmesi gere- ken “riskli yapı” aynı zamanda vatandaşlar için hatıralarının, çocukluğunun ve hayatının geçtiği bir “yuva”dır. İsmail Koç Spor yazarı Simon Kuper, o meşhur kitabında “Futbol asla sadece futbol de- ğildir” der. Meseleye şehircilik ve toplum penceresinden baktığımızda, kentsel dönüşümün de asla sadece inşaattan ibaret olmadığını net bir şekilde görü- rüz. İnsanların hayatlarına doğrudan dokunan, nesillerin geleceğini şekillen- diren bu hamle; aslında ertelenemez bir gelecek ve güvenlik meselesidir. Sürecin çoğunlukla sadece “eski binayı yıkıp yerine yenisini inşa etmek” gibi sığ bir çerçeveden algılanması, sosyolojik ve kültürel çıktıların yeterince kavranama- masından kaynaklanmaktadır. Şehri Yenilerken Güveni İnşa Etmek: fIJźǁƵIJůɥ%ƑźǏƺǏŸīIJɥ \ůIJǁŠƺŠŸŠźɥGǏĤǏ 46 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Hiç şüphesiz, bu devasa yaşam projesinin hayata geçirilmesinde en büyük sorumluluk Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızın omuzla- rındadır. Mühendislerimizin, mimarlarımı- zın, şehir plancılarımızın ve yöneticilerimizin sahada ortaya koyduğu olağanüstü teknik çaba ve vizyon, bu işin sarsılmaz bel kemiği- dir. Onların teknik dehası olmaksızın dirençli şehirlerden bahsetmek imkânsızdır. Ancak kentsel dönüşümde iletişimin hayati önemi tam da bu noktada başlar. İletişim stratejileri; teknik ekiplerimizin başarıyla inşa ettiği o sağlam temellerin üzerine, vatandaşın rıza- sını, güvenini ve kamuyla birlikteliğini inşa eden en güçlü köprüdür. Ülkemizde 2012 yılında 6306 sayılı Kanun ile ivme kazanan kentsel dönüşüm sefer- berliğinin, Başkanlığımızın kurulmasıyla birlikte sadece fiziksel değil, iletişimsel boyutuyla da yepyeni bir vizyona taşındığı görülmektedir. Bu yeni nesil iletişim gücü- nün en somut meyvelerini; “Yarısı Bizden”, “Yerinde Dönüşüm” ve “İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi” gibi kampanya- larımızda net bir şekilde görmekteyiz. Bu projelere yönelik rekor başvurular ve teslim edilen on binlerce bağımsız bölüm, kurulan doğru iletişimin ve şeffaflığın da başarısı- dır. Teslim edilen projelerde vatandaşları- mızla yapılan röportajlara yansıyan o derin memnuniyet ve huzur, kentsel dönüşüme olan toplumsal ilgiyi her geçen gün artır- maktadır. Tam da bu noktada, kullandığımız iletişim dilinin temel felsefesi ortaya çıkmaktadır: Ortak sorumluluk bilinci. Kentsel dönüşüm, sadece Bakanlığımızın veya Başkanlığımı- zın omuzlarına yüklenebilecek tek taraflı idari bir görev değildir. Aksine, ülkesini, mil- letini ve yarınlarını seven her bir vatandaşın asli ödevidir. Vatan sevgisinin günümüzdeki en somut göstergelerinden biri, yaşadığımız şehirleri deprem gerçeğine karşı güvenle geleceğe taşımaktır. Bu nedenle yeni nesil iletişim stratejimiz; süreci bir ‘devlet zorun- luluğu’ olmaktan çıkarıp, tüm toplumu kap- sayan ‘ortak bir memleket meselesi’ olarak konumlandırmayı hedeflemektedir. Şehirleri afetlere karşı dirençli hâle getir- mek teknik bir zorunluluktur; ancak bu süreci toplumun kalbine dokunarak yürüt- mek en az o teknik detaylar kadar yaşam- saldır. Unutulmamalıdır ki binalar demir ve betonla yükselir; fakat gerçek anlamda ‘yaşanabilir şehirler’ teknik aklın, şeffaf iletişimin ve karşılıklı güvenin harman- lanmasıyla var olur. Kentsel dönüşümün asıl başarısı, her kesimden insanın içinde huzurla nefes alabileceği o güvenli yuvaları, dirençli şehirleri ve yaşam kültürünü, dev- let-millet omuz omuza vererek hep birlikte inşa edebilmektir. 47K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
fIJźǁƵIJůɥ%ƑźǏƺǏŸǏźɥ%ŠũŠǁćůɥŸljƭŋćƵŘɫ §% GǐǢIJŻŰŠʠǩćƻćŹʠćŰćŻŰćƮŘŻŘŻʠŠŻƻćʠIJīŠŰŹIJʠƶǐƮIJĤŠŻīIJʠŹŠŰǩƇŻŰćƮĤćʠǢIJƮŠǩŠʠ ǂIJŭʠģŠƮʠħćǂŘīćʠǂƇƫŰćǩćŻʠŊIJǂʠ¨ŠƶŭŠʠŰǂŘŻīćŭŠʠŰćŻŰćƮŘŻʠ%ƒŻǐƻǐŹǐʠ ŠŰŋŠʠ°ŠƶǂIJŹŠʠɶ¨%ɷɢʠƻIJșćŊɢʠŒŘdzŰŘʠǢIJʠIJŻǂIJŋƮIJʠǩćƫŘƶŘǩŰćʠŭIJŻǂƶIJŰʠ īƒŻǐƻǐŹIJʠǩƒŻʠǢIJƮŠǩƇƮɡ Türkiye’de kentsel dönüşüm, sahada yürütülen bir yapılaşma faaliyeti olmanın ötesinde; bin- lerce riskli yapı tespit dosyasının, hak sahibi- nin, başvurunun ve finansal sürecin eş zamanlı olarak izlenmesini gerektiren geniş ölçekli bir yönetim süreci olarak ele alınıyor. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yürütülen tüm iş ve işlemlerin uçtan uca takip edilebilmesi amacıyla kurgulanan ARAAD, 1 Aralık 2017 tarihinde devreye alınarak kentsel dönüşüm süreçlerinin kâğıt üzerindeki takibini merkezi ve dijital bir omurgaya taşıdı. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı bünyesinde hizmet veren sistem; riskli yapıların tespiti, tahliyesi ve yıktı- rılmasından hak sahipliği ve finansal süreçle- rin (kira ve faiz destekleri) yönetimine kadar kentsel dönüşümün tüm aşamalarını birbiriyle konuşan modüller üzerinden yönetiyor. Haber Merkezi Kurumlar Arası Güçlü Entegrasyon ARAAD’ın öne çıkan en önemli özelliklerinden biri farklı kamu kurumları ve özel sektör kuruluşlarıy- la sağladığı elektronik veri alışverişi. Hâlihazırda 8 kurum ve kuruluşla entegrasyonu bulunan sistem, 20 ayrı web servisi üzerinden anlık veri akışı sağlıyor. Bu güçlü altyapı vatandaşların aynı bilgiyi defalarca beyan etmesinin önüne geçerken işlemlerin çok daha hızlı ve koordineli bir şekilde yürütülmesine katkı sunuyor. YapNET ile 3 Boyutlu Modelleme ve İzlenebilirlik Sistem, verilerin elektronik ortamda tutulmasının ötesine geçerek yenilikçi teknolojileri de kent- sel dönüşüme entegre ediyor. Lisanslı firmalar tarafından öznitelik kaydı gerçekleştirilen yapılar, ARAAD–YapNET entegrasyonu aracılığıyla dijital ortamda modellenebiliyor. Kontrol ve itiraz süreç- lerinde akademisyenlerden oluşan teknik heyetler, bu 3 boyutlu bina modelleri üzerinden detaylı 48 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Rakamlarla ARAAD Aktif Kullanıcı Sayısı (Son 1 yıl) 2,5 milyon kişi Verisi İşlenen Tekil Vatandaş (Son 1 Yıl) 3,5 milyon kişi Kurum İçi Aktif Personel Kullanımı 1.740 kişi Kurum Dışı Aktif Kullanıcı: 5.200’ü aşkın Sistem Üzerinden Yapılan Toplam Sorgu (Son 1 Yıl) 5 milyon incelemeler yaparak karar süreçlerini yürütebiliyor. Ayrıca, sistemin Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) modülü sayesinde riskli yapı ve dönüşüm alanı verileri ha- rita üzerinde görüntülenerek mekânsal analizler yapılabiliyor. Sistemin gelişmiş loglama altyapısı ise gerçekleştirilen her işlemin kim tarafından ve ne zaman yapıldığını kayıt altına alarak şeffaf- lığı ve hesap verebilirliği güvence altına alıyor. Deprem gerçeğiyle birlikte yaşayan ülkemizde kentsel dönüşümün hızı kadar doğruluğu ve izlenebilirliği de hayati önem taşıyor. ARAAD, faaliyetlerin izlenmesi, raporlanması ve veri odaklı politikalar üretilmesi için kentsel dönüşümün dijital hafızası olarak görev yapmaya devam ediyor. Türkiye’de en yoğun kullanılan kamu bilgi sistemlerinden biri olan ARAAD’a ilişkin güncel veriler şöyle: Toplam Kullanıcı Sayısı 32 milyon kişi 49K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Haber: F. Tuğçe SAĞDIÇ ve İsmail KOÇ Fotoğraflar: F. Tuğçe SAĞDIÇ ½ǐƮŭŠǩIJʒŻŠŻʠǩIJƮŰŠʠǢIJʠŹŠŰŰŠʠǂIJŭŻƇŰƇũŠʠŒćŹŰIJƶŠŻŠŻʠ IJŻʠģǐǩǐŭʠƫŰćǂŊƇƮŹNJʠƇŰćŻʠ½/guF/°½ɢʠ ȧȫɡʠģNJŰNJƻŹćƶŘŻŘʠGǐŻIJǩīƇŌNJʠŻćīƇŰNJʒīćʠ ŋIJƮħIJŭŰIJƻǂŠƮīŠɡʠȩȦʠ/ǩŰǐŰʂʠȪʠ/ŭŠŹʠȨȦȨȬʠǂćƮŠŒŰIJƮŠʠ ćƮćƶŘŻīćʠμćŻŰŘNJƮŊćʠG¥ʠNćǢćŰŠŹćŻŘʒŻīćʠ īǐdzIJŻŰIJŻIJŻʠŊIJƶǂŠǢćŰIJɢʠgIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠ ćƻŭćŻŰŘŌŘʠīćʠŭćǂŘŰīŘɡʠGIJŻħŰIJƮʠǢIJʠħƇĤNJŭŰćƮɢʠ īIJƫƮIJŹʠģƒŰŋIJƶŠŻīIJʠǩǐƮǐǂǐŰIJŻʠǩIJŻŠīIJŻʠ ŠŻƻćʠħćŰŘƻŹćŰćƮŘŻŘʠȩȬȦˠʠƶćŻćŰʠŋIJƮħIJŭŰŠŭʠ ŋƒdzŰǐŌǐǩŰIJʠīIJŻIJǩŠŹŰIJŹIJʠŠŹŭĐŻŘʠģNJŰīNJɡʠʠ ǨćŬůćƭŘɥâIJƭIJɥ ćƵŸćǨćźɥ ¼/ftF/¯¼ʚǁIJɥ ʗǨćŬůćƭŘɥâIJƭIJɥ ćƵćźʘɥNćǨćůůIJƭ 50 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
TEKNOFEST Güneydoğu, 7’den 70’e, 2 milyona yakın teknoloji meraklısını Şanlıurfa’da bir araya getirdi. Şanlıurfa GAP Havalimanı’nın dev platosunda gerçekleştirilen festivalde yerli projeler incelendi, uygulamalar deneyimlen- di, yarışmalar düzenlendi. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği festivalde yerini alan Kentsel Dönüşüm Başkanlığı; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı standında misafirlerini ağırladı. Çalışmalar hakkında bilgi alan ve sanal gerçeklik gözlüğü ile uygulama alanla- rını inceleyen gençler ve çocuklar, yapılaşma çalışmalarının güvenli yarınlar kurmada umut verici olduğunu söylediler. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Her Birinizle İftihar Ediyorum TEKNOFEST Güneydoğu’da gençlerle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşa- ğının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır; bu ülkenin göz bebeğidir; müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir. Her birinizle iftihar ediyorum.” 51K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Kentsel Dönüşüm Başkan Yardımcısı Savaş Keçeci: Festival Gençlerin Olağanüstü İlgisiyle Gerçekleşiyor Kentsel Dönüşüm Başkan Yardımcısı Savaş Keçeci ise ziyaretçilerin 360° sanal gerçeklik gözlüğü ile izleme imkânı bulduğu yeniden inşa ve ihya çalışmalarının, Türkiye için örnek nitelikte olduğunu ifade etti. TEK- NOFEST Güneydoğu’ya dair düşüncelerini paylaşan Keçeci, “Festivalin yoğun bir katı- lımla, gençlerin ve miniklerin olağanüstü ilgisiyle gerçekleştiğini görmekten dolayı mutluyuz. Bakanlığımız ve Kentsel Dönü- şüm Başkanlığı olarak standımızda, gençle- rimiz ve çocuklarımız için güvenli yarınları anlatmaya dönük ürünler sergiliyoruz, filmler gösteriyoruz” dedi. Türkiye’nin savunma sanayisinde büyük bir devrim gerçekleştirdiğini vurgulayan Erdoğan, TEKNOFEST kuşağının azmi ve heyecanıyla Türkiye’nin geleceğinin emin ellerde olduğunu kaydetti. Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Standını Ziyaret Etti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp Kentsel Dönüşüm Başkanlığı standını ziyaret etti. “Asrın İnşası” vizyonunu yansıtan VR gözlüğünü deneyim- leyen Demiralp, standın neşe kaynağı tuğla maskotla hatıra fotoğrafı çektirdi. 52 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
“Bambaşka Bir Kahramanmaraş’la Karşılaştık” Sanal gerçeklik gözlüğünde 6 Şubat depreminde yıkılan Kahramanmaraş’ın yenilendiği sahneleri gören çocuklar, hem duygu dolu anlar yaşadı hem de geleceğin sağlam konutlarını üretmeye söz verdi. VR gözlükte deneyimlenen filmde; depremin sembol yerleşimlerinden Ebrar Site- si’nin yanı sıra yeniden hayat bulan Azerbaycan Mahallesi, merkezde yenilenen alanlar, Meydan Projesi ve Bakırcılar Çarşısı’nın güncel görüntü- lerine yer verildi. “Bambaşka bir Kahramanma- raş’la karşılaştık” diyen çocuklar, çalışmalardan çok etkilendiklerini ifade ettiler. Çocukların kentsel dönüşüm farkındalığını artırmaya yönelik Kentsel Dönüşüm Başkanlı- ğınca dört çocuğun hikâyesinden yola çıkarak hazırlanan “Aynı Gökyüzünün Altında: Yüzyılın Dönüşümü” isimli öykü kitabı ve yapbozlar festivalde büyük ilgi gördü. Festivalin Neşe Kaynağı, Kentsel Dönüşümün Gülen Yüzü: KD 6306 İsmi, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüşümü Hakkında Kanun ile Kentsel Dönüşüm kelimelerinin baş harflerinin bir araya gelme- sinden oluşan tuğla formlu maskot KD 6306, çocukların yoğun ilgisiyle karşılaştı ve festivalin en renkli yüzü oldu. Kentsel Dönüşüm Başkanlığının güvenli gelecek vizyonunun en sevimli elçisi olan güler yüzlü maskot KD 6306, turuncu rengi, inşaat yeleği ve baretiyle TEKNOFEST alanında ziyaretçile- rin gözdesiydi. Eğlenceli hareketleri, enerjisi ve samimiyetiyle çocukların yüzünü güldüren maskotla pek çok ziyaretçi fotoğraf çektirdi ve halay çekti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp ve Kentsel Dönüşüm Başkan Yardımcısı Savaş Keçeci’nin stant ziya- retlerinde verdikleri samimi karelerde de yerini alan maskot, Başkanlığın ulaşılabilir ve yenilikçi iletişim yaklaşımını güçlü biçimde yansıttı. 53K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
gIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŰŘŌŘŻŘŻʠ ʏ%ŠƮIJŻħŰŠʠμIJŒŠƮŰIJƮʐʠǢŠdzǩƇŻNJʠ īƇŌƮNJŰǂNJƶNJŻīćʠ½ǐƮŭŠǩIJʠ ŋIJŻIJŰŠŻīIJʠǩǐƮǐǂǂǐŌǐʠīIJǢʠ īƒŻǐƻǐŹʠƶIJŊIJƮģIJƮŰŠŌŠʠŒŘdzʠ ŭIJƶŹIJīIJŻʠīIJǢćŹʠIJīŠǩƇƮɡʠŠƮʠ ǩćŻīćʠȬʠμNJģćǂʠīIJƫƮIJŹŰIJƮŠŻŠŻʠ ŹIJƮŭIJdzŠŻīIJʠǩIJƮʠćŰćŻʠNćǂćǩʒīćʠ ŭćīŠŹʠƻIJŒƮŠŻʠŒćŊŘdzćƶŘɢʠǂćƮŠŒŠʠ īƇŭNJƶNJŻćʠƶćīŘŭʠŭćŰŘŻćƮćŭʠ ǩIJŻŠīIJŻʠćǩćŌćʠŭćŰīŘƮŘŰŘƮŭIJŻɤʠ īŠŌIJƮʠǩćŻīćʠ\dzŹŠƮʠǢIJʠ gǐǂćŒǩćʒīćʠǂćŹćŹŰćŻćŻʠ ƫƮƇũIJŰIJƮīIJʠŒćŭʠƶćŒŠƫŰIJƮŠʠ ŋǐǢIJŻŰŠʠǩNJǢćŰćƮŘŻćʠŭćǢNJƻŹćŻŘŻʠ ŒIJǩIJĤćŻŘŻŘʠǩćƻŘǩƇƮɡ NćǁćǨɪɥ\DzŸŠƭɥǡIJɥfǏǁćŒǨćʚīćɥ GǏǡIJźůŠɥâćƭŘźůćƭɥâǏŬƵIJůŠǨƆƭ ¼ǏƭŬŠǨIJɥ!ćƪŘźīćɥ\ŒǨćɥǡIJɥ\źƺćɥ¯IJŊIJƭģIJƭůŠŌŠɫ Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, depremlerde ağır yıkım yaşayan Hatay’da sadece yeni binalar inşa etmiyor, aynı zamanda şehrin kadim ruhunu da yeniden ayağa kaldırıyor. Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Bedri Sinan Gül ve beraberlerindeki heyet, Antakya ilçesine bağlı Kemalpaşa Caddesi’ndeki son çalışma- ları yerinde inceledi. Şehrin hafızası olarak bilinen ve Antakya sivil mimarisinin en güzel örneklerini barındıran caddede yürü- tülen restorasyon ve ihya çalışmaları heyet tarafından adım adım denetlendi. 54 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
İzmir Bayraklı’da Yaralar Sarıldı, Güvenli Yuvalar Teslim Edildi Hatay’daki tarihi ihya çalışmaları sürerken, Ege’nin incisi İzmir’de de büyük bir dönüşüm seferberliği devam ediyor. Deprem riskinin yüksek olduğu bölgelerden Bayraklı ilçesi Os- mangazi Mahallesi’nde yürütülen rezerv yapı alanı projelerinde inşaat çalışmaları tamam- landı. Emlak Konut GYO’ya bağlı Emlak Planlama İnşaat Proje Yönetimi AŞ (EPP) eliyle hayata geçirilen projeler kapsamında üretilen konutlar ve ticari alanlar hak sahiplerine tes- lim edildi. Sadece güvenli barınma alanları de- ğil, aynı zamanda bölgenin ticari hayatına da canlılık katacak modern dükkânların faaliyete geçmesiyle, Bayraklı’da yepyeni ve dirençli bir yaşam başlamış oldu. Kütahya Pazarlar’da Mahalle Kültürünü Yaşatan Bütüncül Dönüşüm “Dirençli Şehirler” vizyonu, büyükşehirlerle de sınırlı kalmayarak Anadolu’nun her köşesinde yöresel dokuya ve mahalle kültürüne uygun projelerle vücut buluyor. Bunun en güzel örneklerinden biri de Kütahya’nın Pazar- lar ilçesinde yükseldi. Hoca Ahmet Yesevi Mahallesi’nde bulunan riskli alanda Kentsel Dönüşüm Başkanlığı eliyle, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından önemli bir proje hayata geçirildi. Konutların yanı sıra ticari alanlar ve bir de caminin yer aldığı bütüncül projede, kura çekimleri tamamlanarak hak sahiplerine anahtar teslimleri büyük bir hızla gerçekleş- tirildi. Yapılan bu titiz çalışmalarla Kütahyalı vatandaşlarımıza modern, güvenli ve yaşayan yepyeni bir mahalle armağan edildi. Genel Müdür Gül: “Başkanlığımızın İradesiyle Her İlimizde Sahadayız” Türkiye’nin farklı bölgelerindeki bu dev pro- jeleri değerlendiren Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Bedri Sinan Gül, Kentsel Dönüşüm Başkanlığının vizyonuna vurgu yaparak şunları kaydetti: “Kentsel Dönüşüm Başkanlığı olarak, ülkemizin her bir karışında vatandaş- larımızı güvenli yuvalarına kavuşturmak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Bugün bir yanda kadim Antakya’nın taş sokakla- rını ve ahşap cumbalı tarihi evlerini aslına uygun olarak ihya etmenin; diğer yanda İzmir Bayraklı’da ve Kütahya Pazarlar’da sağlam temeller üzerinde yükselen modern konutla- rımızın anahtarlarını vatandaşlarımıza teslim etmenin gururunu taşıyoruz. Başkanlığımızın güçlü koordinasyonu ile Anadolu’nun dört bir yanındaki riskli yapı stokunu eritmeye ve şehirlerimizin hafızasını koruyarak onları geleceğe güvenle taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.”İzmr, Bayraklı Kütahya, Pazarlar 55K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
fIJźǁƵIJůɥ %ƑźǏƺǏŸɥɥ Šƭɥ§ŠƵŬɥ DzćůǁŸćɥ âƑźIJǁŠŸŠīŠƭɥ %IJƫƮIJŹģŠŰŠŹĤŠʠ¥ƮƇŊɡʠ%ƮɡʠμǐŭƮǐʠ/ƮƶƇǩɢʠŭIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹǐŻʠ ćŊIJǂʠƮŠƶŭʠǩƒŻIJǂŠŹŠŻīIJʠīIJŌŠƻŹIJdzʠǢIJʠNJdzNJŻʠƒŹǐƮŰǐʠģŠƮʠŊƇƮŹǐŰʠ ƇŰīNJŌNJŻNJʠƶƒǩŰIJīŠɡʠ%IJǢŰIJǂŠŻɢʠƶćŒćŻŘŻʠƶNJŻīNJŌNJʠǢIJƮŠŰIJƮʠŘƻŘŌŘŻīćʠ ƶǐƮīǐƮǐŰIJģŠŰŠƮʠŭIJŻǂŰIJƮʠŠŻƻćʠIJǂŹIJŭʠŠħŠŻʠħćŰŘƻǂŘŌŘŻŘʠģIJŰŠƮǂIJŻʠ /ƮƶƇǩɢʠŋǐǢIJŻŰŠʠƻIJŒŠƮŰIJƮʠŠħŠŻʠīIJŻIJǂŠŹŰIJƮŠŻʠƶŘŭŰćƻǂŘƮŘŰŹćƶŘʠ ŋIJƮIJŭǂŠŌŠŻŠŻʠćŰǂŘŻŘʠħŠdzīŠɡʠ Röportaj ve Fotoğraf: F. Tuğçe SAĞDIÇ “ 56 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Türkiye’nin sismik hafızasını tutan uzman deprembilimcilerden Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy, deprem ülkesi olan Türkiye’de risklerin azaltılmasında en bilimsel ve etkili formülün “kentsel dönü- şüm” olduğunu ifade etti. 2012 yılından itiba- ren yasal zemine oturtulan kentsel dönüşüm çalışmalarının geçmişteki algının aksine bugün toplumun büyük bir kesiminde karşılık buldu- ğunu ifade eden Ersoy, bu başarıda devletin yapıcı bir rol üstlenmesinin ve “Yarısı Bizden” gibi kampanyalarla vatandaşı sürece başarıyla dâhil etmesinin etkili olduğunun altını çizdi. Kentsel dönüşümü bir risk azaltma yönetimi olarak tanımlayan Ersoy, güvenli kentlerin nasıl kurulacağına dair görüşlerini paylaştı. Katedilen Mesafe Kentsel Dönüşümle Büyüdü Öncelikle şunu sormak isterim: Bir deprem ülkesi olarak pek çok fay hattının geçiş güzer- gâhı üzerindeyiz. Türkiye’nin yapı stokunun durumunu nasıl görüyorsunuz? Dünyada her yıl meydana gelen depremlerin yüzde 20’si bizde. Ama o da bize yetiyor zaten, ülkemizde büyük yıkıcı depremler oluşturabi- liyor. Türkiye’de oluşabilecek en büyük deprem 8.0 büyüklüğündedir. O büyüklük de ancak Kuzey Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı üze- rinde meydana gelebilir. Batı Anadolu’daki dep- remler karakteri gereği 7.0’yi geçmez. Deprem tarihimiz çok yıkıcı hadiselerle dolu, yani hem can kaybı hem de mal kaybı olabiliyor. Bunun en önemli nedeni, depremlere uygun yapı sto- kunun olmaması. Elbette son 100 yıl içerisinde Türkiye’de bu gelişmeler olurken yapı stokunda da gelişmeler oluyor ama bu yeterli değil. Niye yeterli değil? En son 6 Şubat Kahramanma- raş depremlerinde çok zarar gördük. Pek çok insanımız hayatını kaybetti. Bunun dışında ekonomik kayıplarımız çok fazlaydı, yıkımlar çok fazlaydı. Yüz binlerce ev yıkıldı ya da hasar gördü. 104 milyar dolarlık bir ekonomik kayıp yaşadık. Dolayısıyla henüz ülkemizde yapı stokunun depreme hazır olduğunu söylemek doğru değil. Yapmamız gereken çok şey var. Kentsel dönüşüm projelerinin son yıllarda çok sağlıklı ve hızlı yürüdüğünü biliyoruz. Malum, kentsel dönüşüm çalışmaları 2012’de resmi olarak başladı. Türkiye’de yaklaşık 6,5 milyon yapının güçlendirilmesi ya da yıkılıp yeniden yapılması gerekiyor. Bu ciddi bir rakam ama bunun önemli bir bölümü kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında dönüştürülmüş va- ziyette, bu sevindirici bir şey. Ama yüzde 100 hazırız diyemeyiz. İstanbul özelinde durum nedir? İstanbul’da yaklaşık 1,5 milyon bina ve iş yer- leri de dahil olmak üzere 5 milyon bağımsız bölüm var. Yediyi geçen büyük bir depremde 300 bin binanın hasar göreceği düşünülüyor. 57K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Bu ciddi bir rakam; yaklaşık 1,5 milyonluk bir insan nüfusunu ilgilendiriyor. En az 3 milyon insanı her gün sokaklarda barındıracaksınız, sağlığına bakacaksınız, yedirip içireceksiniz, güvenliğini sağlayacaksınız. Bu durum hiçbir ülkenin uzun süre dayanabileceği bir maliyet değildir. O yüzden esas olan, yapıları sağlam yapıp evlerin içinde güvenle yaşamaktır. Dep- remde en güvenli yerler sağlam evlerin içidir, sokaklar daha güvenli değildir; çünkü onlar ge- çici barınma yerleridir. Sonuçta sağlam bir eve ihtiyacımız var. Bunu yapabiliriz, inşaat sektörü teknolojik olarak çok ileride, bu anlamda bir sorunumuz yok. Maliyet sorunu var ancak bunu aşabilecek güçteyiz. Güçlü bir ülkeyiz. Deprem Öldürmez, Yapı ve Zemin Öldürür Zemin davranışı, depreme dayanıklı yapı tasa- rımında nasıl bir role sahiptir? “Türkiye’nin yüzde 92’si deprem ülkesi” derler. Bence yanlış, çünkü Türkiye’nin bana göre yüz- de 100’ü deprem bölgesi. Bunu neden söylüyo- rum? Bazı yerleşim yerlerinin altından fay bile geçmiyor. Buna rağmen depremden etkilenebi- lir. Nedeni zemin koşullarının uygun olmama- sıdır. Zemin hem yakın hem de uzak deprem dalgalarını algılayacak bir kapasiteye sahiptir. Deprem dalgalarının sağlam kayaların içinden hızlı bir şekilde geçtiğini biliyoruz. Ama kötü (gevşek ve sulu) zeminlerde deprem dalgaları hızlı geçe- mez, yavaşlar ve genlikleri büyür. Böylece zeminin üstündeki yapılara çok zarar verir. O yüzden zemin koşulları son derece önemli. Hani slogan olarak “Dep- rem öldürmez, yapı öldürür” derler ya, ona bir cümle daha ilave etmek gerekiyor: Zemin de öldürür. Bunu nerede gördük? İzmir’de gördük, 6 Şubat’ta Hatay’da gördük, 1998’deki Ceyhan depreminde gördük. Ceyhan’da depremin şiddeti 6.2 olmasına rağmen, Çukurova’nın o kötü zemini sebebiyle ölümlere ve yıkımlara neden olmuştu. Bu da bize gösteriyor ki, zemin öldürücüdür ve zemine uygun yapı yapmak gerekir. Yani iş sadece yapıyı yapmak değil, zeminle barışık bir yapının olması gerekiyor. Bu cümlenin mühendislik karşılığı neyse onu yapmak gerekiyor. Yapı Dayanıklılığının Yolu Denetimden Geçiyor Türkiye, inşaat teknolojisinde ve malzeme kalite- sinde gelişmiş olmasına rağmen yapı stokunda so- runlar var, bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Dünyanın en önemli, en büyük inşaat firmaları Türk. Artık hazır beton kullanıyoruz, nervürlü demirler kullanıyoruz ve projelerimiz daha iyi. Ancak Türki- ye’de yapı stokumuzun hâlâ zafiyet göstermesinin en önemli nedenlerinden bir tanesi denetimin zayıf- lığıdır. Bir binanın ömrünün 50 yıl olduğunu düşün- düğünüzde, eğer o yapı sağlıksız ise sizden sonra 58 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
çocuklarınıza ev değil, tabut bırakmış oluyorsunuz. O yüzden yapıların uzun ömürlü ve çok sağlam olması gerekiyor. Yapılar sağlamsa kent de dayanıklı ve di- rençli demektir. Eğer planlaması ve yerleşimi iyiyse, orada insanlar az zarar görür. “İstanbul 23 Kat Büyümüş” Akıllı şehirler hangi özellikleriyle öne çıkar ve güçlü bir şehir ekosistemine nasıl katkı sunar? İstanbul bu bağlamda değerlendirilebilir mi? Akıllı şehirler kendi ekolojik sistemlerini yaratmıştır. İhtiyaçları ve sorunları önceden belirlenen, bunlar için çözümler geliştiren, yeni ve son teknolojileri kullanan; enerji ihtiyacını, haberleşme ihtiyacını, iletişim ihtiyacını önceden öngören şehirlerdir. Kendi ekosistemi olan sürdürülebilir şehirlerdir. Akıl- lı şehirler denmesinin nedeni dijital teknolojilerin kullanılmasıdır. Bu nedenle ulaşım, iletişim rahattır ve enerji ihtiyaçları önceden öngörülmüştür. Londra gibi şehirler bu sınıftadır. Öte yandan İstanbul gibi şehirlere baktığımızda, mega şehir olduğunu görü- rüz. Nüfusu 10 milyonu geçen yerlere mega şehir diyoruz. Buralarda insan nüfusu fazla olduğu için şe- hirlerin zarar görebilirliği, kırılganlığı daha da artıyor. İnsan nüfusunun az olduğu şehirler daha güvenlidir, İstanbul bu anlamda güvenli bir şehir değildir. Olası bir deprem durumunda tahliyede problem yaşanır. O yüzden çözüm sadece yapı üretmek değil, nüfusu da azaltmak olmalıdır. İstanbul nüfusunun en az 5 milyon kısmının cazip projelerle İstanbul dışına göç etmesini sağlamak gerekiyor. 1800’lerin başında dünya nüfusunun yüzde 3’ü kentlerde yaşarken, şu an nüfusun yüzde 60’ı kentlerde yaşıyor. 1927’deki ilk sayımlardan anlıyoruz ki o yıldan bu zamana İstanbul 23 kat büyümüş. Bu da kontrolsüz, çarpık kentleşmeyi ve dolayısıyla tehlikeyi beraberinde getiriyor. “Çözüm sadece yapı üretmek değl, nüfusu da azaltmak olmalıdır. İstanbul nüfusunun en az 5 mlyon kısmının cazp projelerle İstanbul dışına göç etmesn sağlamak gerekyor.” “Kamu Kurumlarının Sağlam İnşa Edilmesi Çok Önemli” Kentsel dönüşüm can ve mal kayıplarını en aza indirge- mede nasıl bir rol oynuyor? Kentsel dönüşüm bir fırsat aslında. Normal koşullarda yapamadığınız işleri, afetlerden sonra daha kolay yapa- bilirsiniz. Çünkü çeşitli baskıların olmadığı bir dönemde elinize fırsat geçiyor. Zaten her binanın bir ömrü vardır, belli bir zaman onu kullanabiliyoruz. Kentsel dönüşüm ne fırsatlar sağlıyor dersek; en önemlisi yerleştiğiniz anda bir planlama yapma şansınız oluyor. Mesela ada bazında kentsel dönüşüm yapıldığı zaman size daha çok yeşil alan kalıyor. Çocuklarımızın, bizlerin nefes alaca- ğı daha açık alanlar ortaya çıkıyor. Onun dışında evde bir akıllı bina yaratabiliyorsunuz. Yani suyu tekrardan kullanırsınız, binayı izole edip ısı tasarrufu sağlarsı- nız... Kentsel dönüşümde, zamanla kullanılan beton da değişti. Şimdi hazır beton var, malzemeler ve projeler çok iyi, zemine uygun gelişmeler var. Mesela bir hastaneyi yaptığınızda altına sismik izolatör koyuyorsunuz, daha güçlü hastaneler yapılıyor böylece. Bu önemli çünkü kamu binaları bize afetlerde sığınacak alanları sağlıyor. Okullar, camiler, hastaneler sığınacağımız yerler oluyor. Dolayısıyla buraların afetlerden hiç zarar görmemesi gerekir. Belki de bir okulun spor salonunu hastane olarak kullanmamız gerekecek ileride. Kamu kurumlarının sağlam inşa edilmesi çok önemli. Eskiden deprem ortaya çıkıyordu, depremden sonra kriz yönetimi yapıyorduk. Önemli olan afette o zararların yaşanmamasıdır. Doğru olan bizim bir dönüşüm geçirip, riski yönetebilmemiz yani ne kadar kaybımızın olacağını önceden hesapla- mamızdır. İlk yardımdan sigortalamaya kadar birçok konuda bilgi sahibi olunması gerekiyor. En başta her insanın ilk yardımı bilmesi gerekiyor. Çünkü kentsel dö- nüşüm bir risk azaltma yönetimidir. Afet sonrasında bir şeyler yapmak her açıdan daha maliyetlidir. Can ve mal kayıplarının büyük olmasına yol açar. Devlet, Afetzedeler Geri Dönsün Diye Sahada 6 Şubat 2023 sonrası deprem bölgesinin yenilenme çalışmalarını, bir jeoloji uzmanı gözünden değerlendirir misiniz? Bölgede çok kapsamlı bir çalışma var. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 6 Şubat 2023’ten sonra bölgede çok büyük çalışmaları oldu. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ, Emlak Konut gibi kurumlarımız başta olmak üzere devlet kontrolündeki tüm kurumlar hız- 59K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
la çalışma yapıyor. Ben Hataylıyım. Oradaki yapı stokunu görüyorum, ilerlemeler çok hızlı oldu. Bu gelişmeler tabii insanların kısa sürede normal ha- yatlarına dönmeleri için fırsat sunuyor. Deprem bitti ama travmalar henüz devam ediyor. Deprem, sosyal yaşam rutinlerimizin askıya alındığı bir dönem oldu. Bu dönemden kurtulmak için mutlaka günlük yaşamımıza dönebilmemiz gerekir. Önce bir evimiz olacak ki işimize, okulumuza gidebilelim, parklar- da dolaşalım, normal yaşantımızı sürdürebilelim. Bunun sağlanması adına devletin çok büyük çabası oldu. Sağlam bir yapı üretimi, hangi aşamalardan geçe- rek gerçekleştirilir? Bir binayı yapmadan önce binanın zeminin araştırıl- ması gerekir. Zeminin taşıma gücü araştırılmalıdır. Sondajlar yapılır, çukurlar kazılır, zeminin özellik- leri öğrenilir, sonra projeler yapılır ve akabinde o zeminin istediği ihtiyaca göre üstyapı bina edilir. Kullanılacak malzemelerin, yani betonun, demirin ne özelliklerde olması gerekiyor veya binanın kaç katlı olması gerekiyor, bunlara zeminden sonra karar veriliyor. Bu işlemleri müteahhit yaparken de hep bir denetçi olması gerekiyor ve yapı denetim firmalarının sürekli onları denetler pozisyonunda olması gerekiyor. Bunun içinde belediyeler de var tabii. Belediyelerin de çok önemli görevleri var. Bir evin denetimi yapılıyorsa, sağlıklı bir bina oluşturul- muş demektir. Yani projesi, malzemeleri iyiyse, ze- mine uygun yapılmışsa o zaman bu iş tam hakkıyla yapılmış demektir. Sosyal donatı alanları ve tünel gibi yapılarda inşa çalışmaları hangi farklar gözetilerek yapılır? Sanat yapıları dediğimiz köprüler ve tünel- ler ekstra mühendislik isteyen işlerdir, hatta gökdelenler de öyledir. Artık 40 katlı binalar üretiliyor. Bir köprünün yıkılmaması ve bir tünelin çok sağlam olması için ekstra hesap- lar yapmanız gerekir; örnek olarak Avrasya Köprüsü’nü düşünün. Yüzlerce arabanın aynı anda geçtiği taşıyıcı bir sistemden söz edi- yoruz. Doğal gaz, elektrik, su gibi maddelerin geçtiği enerji boru hatlarına da dikkat etmek gerekiyor. Afetlerden sonra en çok zarar gören yapılardan biri boru hatları… Borular kırılıyor, içecek su bulamıyoruz, doğal gaz da kullana- mıyoruz. Bunlar bizim yaşantımızı etkileye- cek şeyler. Deprem ve afetlere uygun şekilde inşa edildiği takdirde bu yapılar elbette etkilenmeyecektir. Güvenli Kent Kurmak Yer Seçiminden Peyzaj Değerine, A’dan Z’ye Bir Süreç Güvenli kentler nasıl kurulur? Güvenli kent kurmak için yapılaşmaya baş- lamadan önce yer seçiminin doğru yapılması gerekiyor. Her noktaya yerleşim yeri kura- mazsınız. Hem şehirlerde hem de köylerde birinci kuralımız yer seçiminin kurallara uygun yapılmasıdır. Buna şehir plancıları ka- rar vermelidir. Daha sonra mimarlara, inşaat uzmanlarına ve yer bilimcilere danışılmalıdır. Böylece güvenli kentler kurulabilir. Örneğin; su kenarı olduğu için şehri önemli su kaynak- larının yanına kurarsanız aynı zamanda orayı kirletmiş olursunuz. Doğayı bozmadan ve yıpratmadan, güvenli bölgelerde bu işlerin ya- pılması gerekiyor. A’dan Z’ye bir süreç bu; yer seçiminden peyzaj değerine kadar... İhtiyaç duyulmayan yerde bir gökdelen yaparsanız peyzaj değerini düşürürsünüz, sadece inşaat açısından düşünmemek gerekir. Mesela bir sahilin, deniz manzarası olan bir yerin önüne 20 katlı bina istemezsiniz, manzarayı bozar. Bu sebeple peyzaj değerine de dikkat etmek gerekir. Şehir plancısının, mimarın, mühen- disin, yer bilimcilerinin, peyzaj mimarlarının ortaklaşa çalışmasıyla güvenli şehirleri inşa edebilirsiniz. 60 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
“Yarısı Bizden” Projesinin Yararını Vatandaş Fark Ediyor Kentsel dönüşüm çalışmalarında ön yargıların yıkıldığı bir sürece girildi mi? Yarısı Bizden projesi kapsamındaki yıkımlarda vatandaşlar, “İyi ki riskli binamızı yıkıp, yeniden yapıyorsunuz” diyor. Başlarını yastığa güvenle koyabildiklerini söylüyorlar. Uzman gözünden siz bu durumu nasıl değerlendirirsiniz? Kentsel dönüşüm ile alakalı başta gerçekten çok büyük ön yargılar vardı. Şimdilerde biraz daha kırıldı ancak bu ön yargıların bazı haklı sebepleri de vardı. Çünkü eskiden müteahhitler vatandaşı düşünmeden, kendi çıkarlarını öne alan bir formatta sözleşmeler yapardı. Arada bir hakem heyeti yok tabii, bir hakem heyetinin olmaması tehlikeli. Belediyelerin ya da devletin göstereceği kurum ve insanların hakemlik yapması gerekiyor. Hâl böyle olunca, kentsel dönü- şümün ilk örnekleri çok olumlu değildi. Şimdilerde vatandaşlar devletin katkısını ve yapılan binaları da görüyor. 6 Şubat depremlerinde TOKİ evlerinde herhangi bir yıkım olmaması, hasar görmemesi de bir pozitif puandır kentsel dönüşümde. Dolayısıyla dev- letin yaptığı binaların sağlam olduğu görüldüğü için biraz daha güven arttı ama sorunlardan en önemlisi de ekonomikti. Bir öğretmen emeklisini düşünün; zar zor bir ev almış ama yapısal olarak depreme çok da dayanıklı olduğunu düşünmüyor. Bunu güçlendirmek ya da yeniden yapmak için ekonomik gücü de yok. Biz de sosyal hukuk devletiyiz. O vatandaşımıza elbette ki “öl” diyemeyiz. Mutlaka çözüm bulmak zorundadır devlet. Bu, devletimizin gücünü ve hakemliğini de gösterir. Şimdi, Yarısı Bizden gibi projeler çok yararlı- dır. Vatandaş da bunu görüyor ve kentsel dönüşüme alışmaya başladı. Tabii bu değerleri biraz daha ekonomik anlamda güçlendirmek gerekiyor. Yani daha rahat bir şekilde, vatandaşın çok uzun vadelerde ödeyeceği kredilere dönüştürülmesi gerekiyor. Buna ihtiyaç var. Vatandaşın da şunu yapmaması gerekiyor; evim küçülüyor diye düşünmemesi gerekiyor. Çünkü yalnızca yeni bir ev yapılmıyor, depreme karşı güvenli bir yapı alınıyor. Bunun atlanmaması gerekiyor. Müte- ahhit girdiğine göre bu işten bir miktar kâr elde edecek. Bu çok normal bir şey. Çünkü vatandaş da oturmakta olduğu eski evini yeniliyor, sıfırlamış oluyor yapıyı. Bu sebeple de bir miktar vatanda- şın katkı koyması, en azından evin büyüklüğün- den feragat edebilmesi önemli bir anlaşma yolu. Bu durumun müteahhit tarafından yapılan bir fırsatçılık olarak görülmemesi gerekiyor. Düşünül- mesi gereken depreme karşı sağlam bir yapı elde edileceği ve hayatın kurtulacağı olmalıdır. Peki, ne kadarlık bir fedakârlık yapılmalı bu noktada… Bu da karşılıklı pazarlıklarla, hakem heyetlerinin yol göstericiliğiyle ayarlanabilir. Dönüşümde Sahanın Nabzını Belediyeler Tutuyor Belediyelerin, kentsel dönüşümdeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle depremlerde en önemli çözüm makamı belediyelerdir. Çünkü bütün yasalarda yetki ve sorumluluklar belediyelere verilmiş durumda- dır. Dolayısıyla denetleyici ve yasaları uygulayıcı olarak belediyelerin çok önemli görevleri vardır. Ancak belediyelerin teknik olarak daha çok güç- lendirilmeye ihtiyacı var. Kadro bakımından da güçlendirilmeleri gerekir. Çok kompleks projeleri, belediye elemanları yeterli değilse denetleyeme- mektedir. Bu da görevlerini kötüye kullanmaları- na, yani ranta yol açabilmektedir zaman zaman. Bunun için, heyet teknik olarak daha güçlü olursa, denetimleri daha doğru yapabilir. Çünkü beledi- yeler gerçek çözüm yerleridir, her şeyi bakanlık yapamaz. Yetkiler de kısmen belediyelere akta- rılmış durumdadır. Dolayısıyla sahada çalışacak olan belediyelerdir. Elbet Bakanlığın da rolü var ama parsel parsel bunu denetleyemez. Mutlaka görevlerini aktardığı kurumların sorumlu ol- maları gerekir. Ayrıca vatandaşlar belediyelerle daha kolay kontakt kurabilmektedir. Bu anlamda belediyelerin dönüşümde önemli bir rolü olduğu kesindir. Yarısı Bzden gb projeler çok yararlıdır. Vatandaş da bunu görüyor ve kentsel dönüşüme alışmaya başladı. 62 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
emlakyonetim.com.tr444 84 34 / EmlakYonetim .uÂ.H¦.ΐÂ.¶]¶ΐíu.Â]s] 8˹ΐɖɶƔƲƍΐ΅ТТΐŕɖʠƔƲʠΐǸüИɶüΐ ŕüȖəʔͣəИΐŕ˓ɶτʔƔƲ ƍΐЃüɯɶüͭəɯΐ ǔΐŕɖʠΐ̒ Ʋ̿ͣʾʠƲɶɖʔɖИɶƲ ;ΐȓτϰƲʠɖɶɖ̿ƍΐͭ ƲǺüǸΐϰƲΐͣτ̿Ɣτ̿τɶƲŕɖɶɖ̿ΐŕɖ̿ΐЃ˓ʠƲΔɖʔΐ üʠɶüЃəͭəЃɶüΐͣʾ̿ιʠͣιИΐŕɖ̿ΐЃüͭüʔΐ ʾ̿ΔüʔəΐͣιʠιЃʾ̿ιИ̛ΐPιɯιɯüΐϰƲΐͣ ʾͣЃüɶΐʠʾ̿ʔɶü̿üΐιЃȓιʠΐɯü̿ü̿ΐ üɶʔüΐüʠɶüЃəͭəʔəИƍΐͣɖΔƲΐͣüɯɖʠɶƲ̿ɖʠƲΐ ȓτϰƲʠΐͣüȖɶəЃʾ̛̿ .sigΐsÐ÷í.'.¶] Eʔɶüɯΐí˓ʠƲΔɖʔƍΐÂτ̿ɯɖЃƲ̺ʠɖʠΐƲʠΐȓτŹɶτΐ ƲʔɶüɯΐʔτИüЃƲƔƲΐʾ̿ȓüʠɖИüͣЃʾʠιʠιʠΐ ŹüΔəͣəƔə̛̿ΐ»ƲǺüȉəɯƍΐȓτϰƲʠɖɶɖ̿ɶɖɯƍΐ ŕɖɶɖʠɖ̿ɶɖɯΐϰƲΐƲͭɖΔɶɖɯΐɖɶɯƲɶƲ̿ɖΐ ƔʾȖ̿ιɶΔιͣιʠƔüƍΐЃüΔə̿əʔΐƔƲȖƲ̿ɖΐЃτɯͣƲɯΐ Δüͭəʠə̿ΐϰƲΐΔüͭəʠʔüИɶü̿əʠΐüŹəɯΐü̿Δə̿ʔüΐ Ѓ˓ʠΔƲʔɖЃɶƲΐͣüΔəͭüΐͣιʠιɶʔüͣəʠəΐ ŕüͭü̿əЃɶüΐЃ˓ʠƲΔɖЃʾ̿ιИ̛ s]ii.ÂΐP#.i.¦]ΐ íu.Â]s] O̒ Ʋ̿üͣЃʾʠƲɶΐΔƲŰ̿τŕƲʔɖИƍΐ Ź˓ИτʔΐʾƔüɯɶəΐЃüɯɶüͭəʔəʔəИΐϰƲΐͣ ιʠƔιȖιʔιИΐɯüʔιͣüɶΐȓτϰƲʠŰƲΐ ɖɶƲΐsɖɶɶƲΔΐüȴŹƲɶƲ̿ɖΐϰƲΐ¶üɶƔüΐH˓ɶτΐ ȓɖŕɖΐŕτЃτɯΐ˓ɶŹƲɯɶɖΐʔƲɯüʠɶü̿əΐ ɖͭɶƲΔɖЃʾ̿ΐϰƲΐʾʠɶü̿üΐ ƔƲȖƲ̿ΐ ɯüΔəЃʾ̿ιИ̛ DEĞER KATAR : " ē " . " - " / - " 3 * / * ; "
gIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŘʠNćŭŭŘʠŰƫɢʠ ćƻŭćŻŰŘŭǂćʠŭćŹNJʠŭNJƮNJŹŰćƮŘŻŘŻʠǐƶǂʠīǐdzIJǩʠ ǩƒŻIJǂŠĤŠŰIJƮŠŻŠʠćŌŘƮŰćīŘɡʠGIJƮħIJŭŰIJƻǂŠƮŠŰIJŻʠ dzŠǩćƮIJǂŰIJƮīIJʠŭIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹʠħćŰŘƻŹćŰćƮŘʠ ŭćƫƶćŹŘŻīćʠƻIJŒŠƮŰIJƮŠŻʠŋIJŰIJĤIJŌŠŻIJʠǩƒŻIJŰŠŭʠ ƫƮƇũIJŰIJƮʠǢIJʠŭNJƮNJŹŰćƮʠćƮćƶŘʠŠƻʠģŠƮŰŠŌŠʠ ŠŹŭĐŻŰćƮŘʠǐdzIJƮŠŻIJʠŋƒƮǐƻʠćŰŘƻǢIJƮŠƻŠŻīIJʠ ģNJŰNJŻNJŰīNJɡ Ziyaretlerde, şehirlerde hayata geçirilecek kentsel dönüşüm projeleri, rezerv alan çalışmaları ve kentsel dönüşüm sürecinde vatandaşlarla güvene dayalı iletişimin güçlendirilmesine yönelik uygu- lamalar ele alındı. Temaslarda güvenli ve sürdürü- lebilir şehirleşmenin temelini oluşturacak projeler ile yapı stokunun güçlendirilmesine yönelik yeni adımlar da değerlendirildi. Ortak Gündem Şehirleşme Basın İlan Kurumu Başkanı Abdulkadr ÇayAksaray heyet Düzce Beledye Başkanı Faruk Özlü Nevşehr Vals Al Fdan ve beraberndek heyet Gazantep Büyükşehr Beledye Başkanı Fatma Şahn Hakkar Vals Sn. İbrahm Taşyapan Öncek dönem Enerj ve Tab Kaynaklar Bakanı Fath Dönmez Hatay Vals Mustafa Masatlı Şanlıurfa Vals Hasan Şıldak Trabzon Büyükşehr Beledye Başkanı Ahmet Metn Genç Kls Vals Ömer Kalaylı Hukuk Hzmetler Genel Müdürü Sayın Ahmet Küçükler Isparta Beledye Başkanı Sayın Şükrü Başdeğrmen 64 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI Ö N E Ç I K A N L A R
Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş ve Rize Beledi- ye Başkanı Rahmi Metin ile birlikte kentin geleceği için önem taşıyan bir dizi toplantı, program ve saha incelemesi gerçekleştir- di. Ziyaretlerde, Rize’nin tarihi ve kültürel dokusunu koruyan, afetlere karşı dirençli, güvenli ve nitelikli yapı ve sosyal alanların geliştirilmesine yönelik çalışmaların iş birliği içerisinde sürdürülmesi gerektiği vurgulandı. Rize Valiliği ziyaretinde, Ardeşen Merkez Camii Çevresi Kentsel Dönüşüm Projesi’ndeki mevcut durum, proje çalışmaları ve uzlaşma görüşmeleri değerlendirildi. Rize Belediyesi Rize’de İmzalar Kentsel Dönüşüm için Atıldı gIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŘʠNćŭŭŘʠŰƫɢʠ¨ŠdzIJʠƫƮƇŋƮćŹŰćƮŘʠŭćƫƶćŹŘŻīćʠ ŭIJŻǂǂIJʠīIJǢćŹʠIJīIJŻʠƫƮƇũIJŰIJƮŠʠǩIJƮŠŻīIJʠŠŻĤIJŰIJīŠɡʠgNJƮNJŹŰćƮʠćƮćƶŘʠŠƻʠ ģŠƮŰŠŌŠŻŠʠŋIJŰŠƻǂŠƮŹIJǩIJʠīƒŻǐŭʠħćŰŘƻŹćŰćƮʠƶǐƮīǐƮǐŰǐƮŭIJŻɢʠÜćŰŠŰŠŭɢʠIJŰIJīŠǩIJʠ ǢIJʠgIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŰŘŌŘʠćƮćƶŘŻīćʠ!ŠŊǂIJŭćǢćŭʠ°ćŻćǩŠʠŰćŻŘʠ ¥ƮƇũIJƶŠʠŭćƫƶćŹŘŻīćʠŒćdzŘƮŰćŻćŻʠIJŭʠƫƮƇǂƇŭƇŰʠŠŹdzćŰćŻīŘɡ ziyaretinde ise kent genelinde devam eden ve planlanan projeler yerinde incelendi. Başkan Hakkı Alp, Belediye Başkanı Rahmi Metin’le beraber mevcut uygulamaları ele alarak, süreçler hak- kında bilgi alışverişinde bulundu. Rize Belediyesinde düzenlenen törende ise Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Belediye Başkanı Rahmi Metin ve Kentsel Dönü- şüm Başkanı Hakkı Alp, Çiftekavak Sana- yi Alanı Projesi kapsamında hazırlanan ek protokolü imzaladı. Proje ile kentteki ticari hareketliliğe hız kazandırılması ve endüstriyel faaliyetlerde dönüşümün gerçekleştirmesi hedefleniyor. Konya için Ortak Adım Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı ziyaret etti. Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Bedri Sinan Gül’ün de yer aldığı görüşmede, başta Nalçacı Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi olmak üzere kadim şehir Konya’daki dönüşüm çalışmaları ve yürütü- lecek ortak çalışmalar değerlendirildi. Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, Nev- şehir milletvekilleri Emre Çalışkan, Süley- man Özgün, Nevşehir Belediye Başkanı Ra- sim Arı ve beraberindeki heyeti Başkanlıkta misafir etti. Ziyaret kapsamında Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile Nevşehir Belediyesi arasında kentin yapı stokunu güçlendir- meye yönelik iş birliği protokolü imzalandı. Görüşmede ayrıca kentte hayata geçirilecek dönüşüm projeleri, rezerv alan çalışmaları ve atılacak yeni adımlar ele alındı. Nevşehir’in Yapı Stoku Güçlenecek 65K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI Ö N E Ç I K A N L A R
Ö N E Ç I K A N L A R YTÜ Mezunlar Derneği tarafından İstanbul’da düzenlenen Yıldız Patronlar buluşmasına katı- lan Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, İnşaat Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümünden 2009 yılında mezun olduğunu belirterek, etkinliğe katılmaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi. YTÜ mezunları, sanayiciler ve özel sektör temsilcilerine başta deprem bölgesi olmak üzere Türkiye genelinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarını anlatan Alp, yeşil bina vizyonundan konut finansman teş- viklerine kadar birçok alanda, özel sektörün de sorumlulukları ve katkısı olduğunu söyledi. “Ülkede Dönüşmesi Gereken Her Yer için Hazırız” 6 Şubat depremlerinde 11 ilde büyük yıkım yaşandığını hatırlatan Alp, “Bu şehirlerimi- zin neredeyse tamamı yıkıldı. Bir daha böyle bir şey yaşamak istemiyoruz. Bu nedenle, hem özel sektörü hem de Türkiye’nin 81 ili genelinde afet riski taşıyan, ilçesini ve ilini dö- nüştürmek isteyen belediyeleri kırmızı halıyla karşılıyoruz tabiri caizse. Yeter ki dönüşüm yapmak istesinler. Kentsel Dönüşüm Başkan- lığı olarak, Bakanımız Murat Kurum’un liderli- ğinde ülkede dönüşmesi gereken her yer için “Belediyelerimizin Emrindeyiz, Yeter ki Dönüştürmek İstesinler” gIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŘʠNćŭŭŘʠŰƫɢʠãŘŰīŘdzʠ½IJŭŻŠŭʠÊŻŠǢIJƮƶŠǂIJƶŠʠɶã½ÊɷʠsIJdzNJŻŰćƮʠ%IJƮŻIJŌŠʠ ǂćƮćŊŘŻīćŻʠīǐdzIJŻŰIJŻIJŻʠʏãŘŰīŘdzʠ¥ćǂƮƇŻŰćƮʐʠIJǂŭŠŻŰŠŌŠŻIJʠŭćǂŘŰīŘɡʠãIJƮIJŰʠǩƒŻIJǂŠŹŰIJƮŠŻʠŭIJŻǂƶIJŰʠ īƒŻǐƻǐŹʠƶǐƮIJĤŠŻIJʠīćŒćʠćŭǂŠŊʠŭćǂŘŰŹćŰćƮŘʠŋIJƮIJŭǂŠŌŠŻŠʠƶƒǩŰIJǩIJŻʠŰƫɢʠħIJǢƮIJʠǢIJʠƻIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠ NJǩŋNJŰćŹćŰćƮŘŻīćʠīćʠƒdzIJŰʠƶIJŭǂƒƮǐŻʠŭćǂŭŘƶŘʠǢIJʠƶƇƮNJŹŰNJŰNJŌNJʠģNJŰNJŻīNJŌNJŻNJʠģIJŰŠƮǂǂŠɡʠ bizler hazırız. Belediyelerimizin de emrindeyiz, yeter ki dönüştürmek istiyorum desinler” dedi. Kentsel Dönüşümü “Yıldızlaştıracak” İş Birliği Özel sektörden gelen geri bildirimlerin dönü- şüm çalışmalarında büyük önem taşıdığını be- lirten Başkan Hakkı Alp, uygulamaların sağlıklı ilerlemesi için kamu, özel sektör ve vatandaşlar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Alp, kamu ve özel sektör iş birlik- lerinin artması gerektiğini söyleyerek, sektör temsilcilerini kentsel dönüşüm sürecinde daha fazla sorumluluk almaya davet etti. 66 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Ö N E Ç I K A N L A R Dünya Bankası’ndan Üst Düzey Ziyaret Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, uluslararası ortaklıklarla güçlendirdiği projelerine bir yenisini daha ekledi. Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, Dünya Bankası heyetini ağırlayarak kapsamlı bir çalışma toplantısı gerçekleştirdi. Başkanlık mer- kezindeki toplantıya, Başkan Yardımcısı Savaş Keçeci, Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Bedri Sinan Gül, Taşınmaz Kay- nak Geliştirme Genel Müdürü Oğuzhan Yaylacı ve Dış Finansman Dairesi Başkanı Behçet Kaan Bolat da katıldı. Yeni Finansman Modelleri Görüşüldü Görüşmelerde, hâlihazırda başarıyla yürütülen ve Dünya Bankası destekli İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi başta olmak üzere mevcut çalışmaların son durumu ele alındı. Ayrıca, önümüzdeki dönemde atılacak adımlar ve yeni finans- man modelleri üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. Kentsel Dönüşüme Akademik Destek Ülke genelinde kentsel dönüşüm çalışmalarını bilimsel akıl ile çağdaş ve yenilikçi mühendislik ilkeleri doğrultusunda yürüten Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, akademik dünyayla iş birliğini güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda, fen ve mühendislik alanındaki köklü bilim yuvalarından Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ile önemli bir protokol imzalandı Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp ve ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil’in katılımıyla gerçekleştirilen Ortak Hizmet Protokolü Töreni, 2 yıl sürecek kapsamlı bir çalış- manın kapılarını araladı. Törene, Kentsel Dönüşüm Başkan Yardımcısı Savaş Keçeci, Riskli Yapılar Daire Başkanı Serdar Cenikli ile ODTÜ’nün akademik yönetimi ve uzman hocaları da katıldı. Protokolün Kapsamı Protokol kapsamında, ülke genelinde riskli ve öncelikli dönüş- türülecek alanların belirlenmesi için özel haritalar hazırlanacak, çökme riski taşıyan yapılar bilimsel yöntemlerle tespit edilecek. Ayrıca Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar güncel- lenerek, süreçler hızlandıracak ve Yapısal Analiz Platformu (YapNET) geliştirilecek. Tüm teknik çalışmalar boyunca beş profesör, iki doçent, dört doktor araştırma görevlisi ile altı araş- tırmacının bulunduğu 17 kişilik uzman akademik ekip, sahada kesintisiz danışmanlık hizmeti sunacak. Ziyaret kapsamında; Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Altyapı Bölge Direktörü Char- les J. Cormier; Kentsel, Yerel Yönetim Fi- nansmanı, Turizm ve Afet Yönetimi Küresel Direktörü Ming Zhang, Avrupa ve Orta Asya Kentsel Gelişim, Dayanıklılık ve Arazi Birimi Uygulama Müdürü Peter D. Ellis’in yanı sıra Dünya Bankası Kıdemli Afet Riski Yönetimi Uzmanları Elif Ayhan ve Silvia Malgioglio ile Kıdemli Kentsel Kalkınma Uzmanı Ahmet Kindap heyette yer alan isimler oldu. 67K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Ö N E Ç I K A N L A R Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Kurumsal Vizyonunu Çevre ve Şehircilik Uzman Yardımcılarıyla Paylaştı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Personel Ge- nel Müdürlüğü Mevzuat ve Disiplin Daire Başkanı Mustafa Mücahit Kaymak ile daire başkanlarının da katıldığı ziyaret programında, Kentsel Dönüşüm Başkanlığının kuruluş ama- cı, kurumsal yapısı ve yürüttüğü projeler anlatıldı. Strateji ve Finansman Dairesi Başkanı Didem Ertek, Kentsel Dönüşüm Başkanlığının, Bakanlığın vizyonunu hayata geçi- ren en önemli kurumlardan biri olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Bakanlığımızın ortaya koyduğu temel vizyon; afet- lere karşı dirençli, iklim dostu ve yatay mimariyi esas alan yepyeni bir şehircilik anlayışını ülkemizin dört bir yanına yaymaktır. Bu vizyonun en önemli taşıyıcı kolonlarından biri de Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızdır. İşimiz, yalnızca gIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŰŘŌŘɢʠħIJǢƮIJʠǢIJʠƻIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠNJdzŹćŻʠ ǩćƮīŘŹĤŘŰćƮŘŻŘʠŻŭćƮćʒīćʠīǐdzIJŻŰIJīŠŌŠʠǂćŻŘǂŘŹʠƫƮƇŋƮćŹŘŻīćʠ ćŌŘƮŰćīŘɡʠ¥ƮƇŋƮćŹīćɢʠćƻŭćŻŰŘŌŘŻʠŭNJƮNJŰNJƻʠćŹćħŰćƮŘŻīćŻʠŋIJŰIJĤIJŭʠ ŒIJīIJȟIJƮŠŻIJʠNJdzćŻćŻʠŭNJƮNJŹƶćŰʠǢŠdzǩƇŻNJʠŭćƫƶćŹŰŘʠƻIJŭŠŰīIJʠćŻŰćǂŘŰīŘɡ eski binaları yıkıp yenilerini yaptığımız fiziki bir inşa süreci değil; kelimenin tam anlamıyla insan odaklı bir medeniyet projesidir.” Başkanlığın en büyük sorumluluğunun, vatandaşların güvenli konutlarda yaşamasını sağlamak ve can güvenliğini teminat altına almak olduğunu söyleyen Didem Ertek, “Bizim için asıl başarı, annelerin, babaların ve evlatlarımızın o evlerde gece yastığa başlarını huzurla koyabilmelerini sağlamaktır” dedi. Bakanlık Personel Genel Müdürlüğü Mevzuat ve Disiplin Daire Başkanı Mustafa Mücahit Kaymak ise Kentsel Dönüşüm Baş- kanlığına teşekkür ederek, masada ve sahada aktif rol alacak uzman yardımcılarına meslek hayatlarında başarılar diledi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı personelinin mesleki gelişimine katkı sunmak ve kurumsal işleyişi daha dinamik bir yapıya kavuşturmak amacıyla düzenlenen “Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Görev ve Faaliyetlerine İlişkin Hizmet İçi Eğitim Programı” başarıyla tamam- landı. Eğitim süreci, kurumun geleceğe dönük stratejik hedeflerine dönük önemli bir kilometre taşı oldu. Birimler İşleyiş ve Hedeflerini Doğrudan Paylaştı Toplamda altı gün süren ve iki ayrı grup hâlinde gerçekleştirilen eğitimlerde, birimler arası tecrübe aktarımı ön plana çıktı. Eğitim boyunca daire başkan- ları, kendi birimlerinin işleyiş süreçlerini, stratejik hedeflerini ve saha tecrübelerini personel ile doğrudan sunumlar aracılığıyla paylaştı. Program kapsamın- da, kurumsal hafızanın güçlendirilmesi, mevzuat ve teknik detaylar ile birimler arası koordinasyon konuları detaylıca ele alındı. Eğitim sonunda yapılan değerlen- dirmede, tüm birimlerin ortak bir dil oluşturmasının önemi vurgulandı. Keçeci’den Sorumluluk Vurgusu Hizmet içi eğitim programının açılışı, Kentsel Dönüşüm Başkan Yardımcısı Savaş Keçeci’nin katılımıyla ger- çekleştirildi. Programa Keçeci’nin yanı sıra Taşınmaz Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Hizmet İçi Eğitimlerle Güçleniyor ve Kaynak Geliştirme Genel Müdürü Oğuzhan Yaylacı, daire başkanları ve Başkanlık personeli katıldı. Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı koordinasyo- nunda düzenlenen eğitim programında konuşan Savaş Keçeci, kentsel dönüşü- mün stratejik önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Kentsel dönüşüm, bir tercih değil, erte- lenemez bir zorunluluktur. Türkiye’nin afetlere karşı daha güvenli şehirler oluş- turma hedefindeki merkezi bir kurumun parçası olarak görev yapıyoruz. Bu, hepimiz için büyük bir sorumluluk olduğu kadar, büyük bir gurur kaynağıdır.” Başkanlığın teşkilat yapısına ve birim- ler arası koordinasyonun önemine de değinen Keçeci, kurumsal başarının ancak uyumlu ve eşgüdüm içerisinde çalışan bir teşkilat yapısıyla mümkün olabileceğini vurguladı. Yeni bir ku- rum olmanın getirdiği sorumluluklara işaret eden Keçeci, kısa sürede güçlü bir kurumsal kapasite oluşturuldu- ğunu ve sahada somut karşılığı olan önemli başarılara imza atıldığını kaydetti. 68 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Ö N E Ç I K A N L A R Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, TOKİ Başkan Yardım- cısı Murat Aydın ile birlikte Osmaniye’de düzenlenen kura çekimine katıldı. Programda konuşan Başkan Alp, 6 Şubat depremlerinin ardından çalışmaların kesintisiz sürdürüldü- ğünü ifade etti. Devletin tüm kurumlarıyla sahada olduğunu belirten Alp, deprem sonrasında afetzede vatandaşların gü- venli ve nitelikli konutlara bir an önce kavuşması için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Sosyal konut üretiminin de bu çalışmaların önemli bir parça- sı olduğunu kaydeden Alp, dar gelirli vatandaşların konut ihtiyacına yönelik projelerin geliştirilmesinde Cumhurbaş- kanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyı- lı hedefi ile Bakan Murat Kurum’un vizyonunun yol gösterici olduğunu belirtti. Osmaniye’de 2990 Konutun Kurası Çekildi Konutlar, Osmaniye’de Kentleşmeyi Hızlandıracak Kurası çekilen 2 bin 990 konutun Osmaniye’ye değer katacağına dikkat çeken Başkan Alp, “Kurada ismi çıkmayanlar bir sonraki kampanyamızdan faydalanacak. Merkezde, rezerv alanlarda Sefa Sitesi, Rahime Hatun Sitesi, Metin Tamer Sitesi gibi hak sahiplerine konutlarını ve iş yerlerini teslim etmeye devam etti- ğimiz alanlarda olduğu gibi, yeni yapılacak 2 bin 990 konutun da Osmaniye’mizin hem kentleşmesine hem de vatandaşlarımızın sosyoekonomik durumunun gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi. Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, projenin hayata geçirilmesi- ne katkı sunan Bakan Murat Kurum, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, kurum yöneticileri ve diğer paydaşlara teşekkür ederek, kura sonucunun Osmaniyeliler için hayırlı olmasını diledi. ãǐdzǩŘŰŘŻʠgƇŻNJǂʠ¥ƮƇũIJƶŠʠŠŰIJʠƻIJŒŠƮŰIJƮŠŻʠģćƮŘŻŹćʠŠŒǂŠǩćĤŘʠǢIJʠ ģƒŰŋIJƶIJŰʠŋIJŰŠƻŹIJʠīŠŻćŹŠŭŰIJƮŠʠīŠŭŭćǂIJʠćŰŘŻćƮćŭʠŒćǩćǂćʠ ŋIJħŠƮŠŰIJĤIJŭʠȫȦȦʠģŠŻʠƶƇƶǩćŰʠŭƇŻNJǂʠǐƮIJǂŠŹŠʠŭćƫƶćŹŘŻīćʠ ƶŹćŻŠǩIJʒīIJʠȨʠģŠŻʠȯȯȦʠŭƇŻNJǂNJŻʠŭNJƮćƶŘʠħIJŭŠŰīŠɡʠgIJŻǂƶIJŰʠ %ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŘʠNćŭŭŘʠŰƫɢʠŭƇŻNJǂŰćƮŘŻʠƶŹćŻŠǩIJʒŻŠŻʠ ŭIJŻǂŰIJƻŹIJƶŠŻIJʠǢIJʠǢćǂćŻīćƻŰćƮŘŻʠƶƇƶǩƇIJŭƇŻƇŹŠŭʠ ǩćƻćŹŘŻćʠŭćǂŭŘʠƶćŌŰćǩćĤćŌŘŻŘʠƶƒǩŰIJīŠɡ Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda “Ekonomi Günlüğü” programına canlı yayın konuğu oldu. Türkiye genelinde yürütülen kentsel dönü- şüm çalışmaları ile vatandaşlara sağlanan hibe ve kredi desteklerinden söz eden Alp, kentsel dönüşümün bütüncül bir anlayışla ele aldığını kaydetti. Başkan Alp, TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’na Konuk Oldu 6 Şubat depremlerinden etkilenen 18 ilde yürütülen “Yerinde Dönüşüm” uygulamalarına ilişkin yeni düzenlemeler Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kolaylaştırıcı nitelik- teki düzenlemelerle deprem bölgesinde yerinde inşa edilen taşınmazlara yönelik uygulamaların kapsamı netleştirilerek, Yerinde Dönüşüm Uygulamasında Haklar Güvence Altına Alındı vatandaşların hibe ve kredi hakları güvence altına alındı. Düzenlemeyle ayrıca, hibe ve kredi ödeneklerinin tahsis edileceği bütçe, Kentsel Dönüşüm Başkanlığına devredildi. Başkanlığa, teslim alınmayan bağımsız birimleri satabil- mesi yetkisi de tanındı. 69K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
gIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹʠƫƮƇũIJŰIJƮŠɢʠǢćǂćŻīćƻŰćƮŘŻʠǩǐdzǐŻǐʠŋǐŰīǐƮŹIJǩIJʠīIJǢćŹʠIJīŠǩƇƮɡʠ\ƶǂćŻģNJŰʠ ǂćƻIJŒŠƮʒīIJʠǂćŹćŹŰćŻćŻʠʏμIJƮŠŊćŰŠʠgIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠ¥ƮƇũIJƶŠʐʠŭćƫƶćŹŘŻīćʠȧȪȪȨʠŭƇŻNJǂʠ ǩIJŻŠŰIJŻīŠɡʠgƇŻNJǂŰćƮɢʠIJǂćƫŰćƮʠŒĐŰŠŻīIJʠŒćŭʠƶćŒŠƫŰIJƮŠŻIJʠǂIJƶŰŠŹʠIJīŠŰŠǩƇƮɡ Ataşehir Şerifali’de Kentsel Dönüşüm Sevinci Başta İstanbul ve deprem bölgesi olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında kentsel dönüşüm çalışmalarını sürdüren Çevre, Şehirci- lik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, bu kez de Ataşehir’de önemli bir projeyi tamamladı. Olası Marmara depremine karşı güçlendirme çalışmalarına devam edilen İstanbul’da, Ataşehir ilçesinde yürü- tülmekte olan Şerifali Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında 1442 konutun dönüşümü sona erdi. Radye temel üzerine inşa edilen konutlarda, çalışmalar yatay mimariye uygun olarak yürütüldü. Yapımını TOKİ Üstlendi Yapımını TOKİ, koordinasyonunu ise Kentsel Dönüşüm Başkanlı- ğının üstlendiği İmar ve İskân Blokları, kat kuralarının ardından etaplar hâlinde hak sahiplerine teslim ediliyor. Toplam 260 bin metrekarelik alanda, 3 etap üzerinde hayata geçirilen projede, 1442 konutun yanı sıra, 121 iş yeri, 1 cami ve 3 sosyal tesis bulu- nuyor. “Vatandaşlarımız Devletine Güvendi, Sağlam Yuvalara Kavuştu” Konutlarına kavuşan vatandaşların sevincini paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Vatandaşları- mız, devletine güvendi, sağlam yuvalara kavuştu. Ataşehir Şerifa- li’de 1442 konutu dönüşümle yeniledik” ifadesini kullandı. “3-5 Kuruşun Hesabını Yapmamak, Biraz Sabretmek ve Kentsel Dönüşüme Ağırlık Vermek Lazım” Ateşehir’deki dönüşümle ilgili düşüncelerini aktaran yerleşim sakinlerinden Muhammed Aydın, kentsel dönüşüm çalışma- larında devlete güvendiklerini ifade ederek, “Biz ‘devlet baba’ dedik. Hakikaten o şekilde doğrusunu yapmışız” dedi. Nuran Kızılkan ise vatandaşlara “Kentsel dönüşümden korkmayın” çağrısı yaparak, “3 kuruşun, 5 kuruşun hesabını yapmamak, biraz sabretmek ve kentsel dönüşüm işine ağırlık vermek lazım. Hiç gözleri korkmasın. Bir bakmışlar ödemeler bitmiş ve ev sahibi olmuşlar, öyle düşünsünler” diye konuştu. Kentsel dönüşüme olan güvenin zamanla daha da pekişti- ğini vurgulayan Mehmet Şener ise şunları paylaştı: “1999 depreminde buradaydık. 1 ay evlere giremedik. Şimdi bir korkumuz yok. Cumhurbaşkanı ne diyorsa yapıyor. Deprem evlerini 2 senede yaptı. Gerçekten şahane. Ödemeler de güzel. Kaliteli malzemesi var, depreme dayanıklı. Herkes gözünü kapatıp uyusun.” Yeni Fikirtepe’de 8 Eğitim Tesisi Mevcut Afetlere karşı dayanıklı ve yeşil alanla donatılmış Yeni Fikirtepe proje alanının yarısından fazlası sosyal donatı alanlarından oluşuyor. Böl- gede 8 eğitim tesisi, 11 cami, sağlık tesisi, spor tesisi, sosyal ve kültürel tesis alanları ile birlikte yaklaşık 120 bin metrekarelik millet bahçesi yer alıyor. Anahtar Teslimleri Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca Yürütülüyor Hak sahipleri gayrimenkul bilgilerine, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı web sitesi üzerinden erişebiliyor. Anahtar teslimleriyle ilgili süreç ise Başkanlığın irtibat ofisleri üzerinden yürütülüyor. Çarpık yapılaşmış, küçük parselli ve çok hisseli bir bölge olan Fikirte- pe’de vatandaşın mağduriyetine son verildi. Dönüşüm çalışmaları 21 yıl önce başlatılan, 2013 yılında ise “Riskli Alan” statüsü ile dönüşüm çalışmalarına devam edilen Fikirtepe’de, uzun yıllar boyunca pro- jeler tamamlanamadı, planlar iptal edildi ve hak sahipleri mağdur oldu. 2021 yılında sürece müdahale eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığının koordinas- yonu ve Emlak Konut GYO iş birliğiyle projeyi tamamladı. Fikirtepe 1’inci etabındaki 11 bin 729 bağımsız bölümün teslimatları başladı. 25 Bine Yakın Vatandaş Konutlarına Yerleşiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, teslimat- ların başladığını duyurarak uygulama hakkında bilgi verdi. Bakan Kurum, “Kangrene dönmüştü, yıllardır çözülmeyeni çözdük. Kentsel Dönüşüm Başkanlığımız ve Emlak Konut eliyle Yeni Fikirtepe’de depreme dayanıklı 11 bin 729 bağımsız bölümü daha tamamladık. 25 bine yakın vatandaşımızı afetlere dirençli konutlarımıza yerleşti- riyoruz. Eğitim, sağlık ve spor tesisleri, camileri, 120 bin metreka- relik millet bahçesi ile Yeni Fikirtepe Projemiz milletimize hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. Fikirtepe’nin Dönüşüm Süreci Devletin İradesiyle Tamamlandı ãŘŰŰćƮʠģƇǩNJŻĤćʠNJdzŰćƻŹćʠǢIJʠŠŻƻććǂʠƶǐƮIJħŰIJƮŠŻīIJʠħIJƻŠǂŰŠʠƶƇƮNJŻŰćƮʠǩćƻćŻćŻʠ FŠŭŠƮǂIJƫIJʠƫƮƇũIJƶŠŻīIJʠǂIJƶŰŠŹćǂŰćƮʠŒŘdzʠŭćdzćŻīŘɡʠgIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠ ćƻŭćŻŰŘŌŘŻŘŻʠ/ŹŰćŭʠgƇŻNJǂʠGãʠŠƻʠģŠƮŰŠŌŠǩŰIJʠǂćŹćŹŰćīŘŌŘʠFŠŭŠƮǂIJƫIJʠ gIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠ¥ƮƇũIJƶŠʒŻŠŻʠȧʒŠŻĤŠʠIJǂćģŘŻīćʠȧȧʠģŠŻʠȭȨȯʠģćŌŘŹƶŘdzʠģƒŰǐŹʠ ǂćŹćŹŰćŻćƮćŭʠǂIJƶŰŠŹćǂʠƶǐƮIJĤŠŻIJʠŋIJħŠŰīŠɡʠ 70 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI Ö N E Ç I K A N L A R
Ö N E Ç I K A N L A R Güvenli Sosyal Konutlar ve Nitelikli Sanayi Alanlarıyla Konya’nın Çehresi Yenileniyor Bakan Murat Kurum, Konya’da “Ev Sahibi Türkiye” programı kapsamında geliştirilen 15 bin 200 konut ile Konya Yeni Motorlu Küçük Sanayi Sitesi 3. Etabında yer alan 568 dükkânın kura çekim törenine katıldı. Bakan Kurum’a Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp de eşlik etti. Kentsel Dönüşüm Başkanlığının yürüttüğü proje ile esnafın çalışma koşullarının iyileştirilmesi, şehir içi trafiğinin ra- hatlatılması, üretim ve iş kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Hak sahibi vatandaşların ve esnafın katılımıyla gerçekleşen kurada büyük bir coşku yaşandı ve 15 bin 200 konutun hak sahipleri belirlendi. Bakan Kurum, Konya’nın çehresini değiştirecek ve şehrin ekonomisine dinamizm katacak projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini belirterek, afetlere dirençli ve modern şehircilik anlayışıyla inşa edilen konutların, şehrin yaşam kalitesini bir üst seviyeye taşıyacağı kaydetti. Mahalle Kültürü Yeniden Canlandırılıyor Konutların şehre değer katacağını ifade eden Kurum, “Akşehir’den Ereğli’ye, Seydişehir’den Karapınar’a kadar Konya’mızın her ilçesine yeni konutlar kazandırıyoruz. Mahalle konaklarıyla mahalle kültürünü yeniden canlandırıyoruz. Bu yuvalar tamamlandığında, Konya’daki kira fiyatları hızla düşecek, konut satış fiyatları olabilecek en aşağı seviyeye inecek. Yeni bir eve dair umudu olmayan tek bir hemşerim kalmayacak” diye konuştu. Sanayide Modern Dönüşüm: Yeni Motorlu Küçük Sanayi Sitesi Yeni Motorlu Küçük Sanayi Sitesi 3. Etap kura çekiminde ise 568 dükkânın hak sahipleri belirlendi. Esnafın çalışma koşullarını, üretim ve iş kapasitesini geliştirecek proje ile şehir içi trafiğinin rahatlatılması da hedefleniyor. Yeni sanayi sitesinin Sıfır Atık konseptine sahip olacağını ifade Bakan Kurum, şunları aktardı: “Türkiye’de ilk kez ‘Sıfır Atık’ konseptiyle tasarladığımız, otoparkı, yeşil alanları, sosyal tesisleriyle Türkiye’nin en güzel 2 bin 500 bağımsız bölümlü sanayi sitesini kurduk. 568 dükkânımızın ku- ralarını da çekiyoruz. Hedefimiz bütün kuraları çekip esnafımıza yeni iş yerlerini bir an önce teslim etmek.” Orman yangınlarından etkilenen Karabük’te, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Bakan Murat Kurum ve Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp’in katılımlarıyla Kamış köyünde düzenlenen “Afet Konutları Temel Atma Töreni” ile Merkez, Safranbolu ve Ovacık ilçelerinde toplam 35 köy evi ve iki ahırın yapımına başlandı. Bakan Kurum, konuşmasında Türkiye’nin deprem ve afetlerden etkilenen hassas bir coğrafyada bulunduğuna dikkat çekti. Köy Evleri Hızla Tamamlanacak Temeli atılan afet konutlarının süratle tamamlanacağının sözünü veren Kurum, 6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören 11 şehirdeki çalışmalara da değindi. Uygulamalar- da büyük mesafe katedildiğini ve kentlerin hızla ayağa kalkmakta olduğunu anlatan Bakan Kurum, “Âdeta yeni bir ülke inşa edildi” diye konuştu. Kurum, Karabük’teki çalışmaların da aynı titizlikle yürütüleceğini ve hızla sonuçlandıracağını, vatandaşların konforlu ve güvenli yuvalarında yeni bir yaşama başlayacağını kaydetti. Soğuksu Mahallesi’nde İnceleme Bakan Kurum, Karabük ziyareti kapsamında Kent Meydanı Millet Bahçesi’nin çevresindeki çalışmalar ile Soğuksu Mahallesi’ndeki 856 konut ve 53 iş yerini kapsayan kentsel dönüşüm projesini inceledi. Kurum ve beraberindeki heyet Cuma Pazarı mevkisini de ziyaret etti. Karabük’ün Afet Bölgesinde Yeni Yuvaların Temeli Atıldı 71K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
İstanbul Bahçelievler’de düzenlenen Uluslararası Kentsel Dönüşüm Zirvesi’nde kentsel dönüşüm çağrısını yine- leyen Bakan Murat Kurum, “İstanbul’un her ilçesi için, Türkiye’deki 81 il için, kentsel dönüşüm projelerinde, vatandaşımızın ihtiyacı olan her işte, Bakanlığımızın kapıları sonuna kadar açıktır. Artık seminerlerden öteye geçelim, uygulayalım, milletimize destek olalım” dedi. 6 Şubat depremlerinin ardından 11 ilde yürütülen inşa çalışmalarını anlatan Bakan Kurum, akademisyenler, mimarlar, mühendisler, plancılar, uzmanlar ve binlerce işçiyle ve büyük bir özveriyle benzersiz bir inşa seferber- liği yürütüldüğünü vurguladı. “Deprem Bölgesinde Saatte 23 Konut Ürettik” Deprem bölgesini hızla ayağa kaldırmak için gece gün- düz çalıştıklarını söyleyen Bakan Kurum, “Depremin ilk anında bir yandan enkaz çalışmaları devam ederken bir yandan da kalıcı konutlarımızın yapımına başladık. 15’inci günde ilk temelleri attık, 45’inci günde ilk evleri- mizi milletimize teslim ettik. Geldiğimiz noktada 455 bin yuvamızı tamamladık. Saatte 23, günde 550 konut ürettik; bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanda tam 455 bin konut bitir- dik, milletimize anahtarlarını teslim ettik” diye konuştu. Kentsel Dönüşümde Kapsayıcı Bakış Riskli bina kalmayana dek çalışmaları sürdüreceklerine dikkat çeken Bakan Kurum, şöyle devam etti: “Türkiye Modeli Kentsel Dönüşüm Perspektifi diyeceğimiz bakış açımızla artık şunu gö- rüyoruz. Kentsel dönüşüm, sadece teknik bir planlama meselesi değil. Şehirlerimizin fiziksel dönüşümünü sağlamakla kalmıyor, tüm aksiyonlarımızı; insan odaklı, afet risklerini azaltma merkezli, iklim değişikliğiyle mücadele, sosyal kapsayıcılık, eko- nomik erişilebilirlik, toplumun her kesiminin sürecin içerisinde olduğu, kimsenin geride bırakılmadığı bir bakışla yürütelim istiyoruz.” Bahadır: Yarısı Bizden Önemli Bir Proje Zirvenin ev sahibi Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Baha- dır ise kentsel dönüşümde “Yarısı Bizden” kampanyasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Bahadır, kampanyanın dönüşüm sürecinin hızlanmasına büyük katkı sunduğunu kaydetti. !IJǢƮIJɢʠμIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ%IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠćŭćŻŘʠsNJƮćǂʠgNJƮNJŹɢʠŭIJŻǂƶIJŰʠ īƒŻǐƻǐŹʠƶǐƮIJħŰIJƮŠŻIJʠīćŒćʠćŭǂŠŊʠŭćǂŘŰŹćŰćƮŘʠŭƇŻNJƶNJŻīćʠǩIJƮIJŰʠ ǩƒŻIJǂŠŹŰIJƮIJʠħćŌƮŘʠǩćƫćƮćŭɢʠʏ½ǐŹʠģIJŰIJīŠǩIJŰIJƮŠŹŠdzʠIJŰŠŻŠʠǂćƻŘŻʠćŰǂŘŻćʠ ŭƇǩƶNJŻɡʠGIJŰŠŻʠŒIJƫʠģŠƮŰŠŭǂIJʠǐŰŭIJŹŠdzŠŻʠǩćƮŘŻŰćƮŘʠŠħŠŻɢʠħƇĤNJŭŰćƮŘŹŘdzŘŻʠ ŋIJŰIJĤIJŌŠʠŠħŠŻʠģŠƮʠćŻʠƒŻĤIJʠƻIJŒŠƮŰIJƮŠŹŠdzŠʠīŠƮIJŻħŰŠʠŒĐŰIJʠŋIJǂŠƮIJŰŠŹʐʠīIJīŠɡʠ “Ülkemizin Yarınları için Şehirlerimizi Dirençli Hâle Getirelim” Vatandaşlar İADŞP İrtibat Ofislerine Akın Etti İstanbul’u olası afetlere karşı daha dirençli ve güvenli hâle getirme hedefiyle hayata geçirilen yeni dönüşüm hamlesi sahada hızlı karşılık buldu. Bakan Kurum’un detaylarını kamuoyu ile paylaş- tığı, 3 milyon TL limitli kredi desteği sunan İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi (İADŞP), evini yenilemek isteyen İstanbullular için büyük bir fır- sat kapısı araladı. Kentsel dönüşüm sürecine ivme kazandıracak projenin duyurulmasının ardından vatandaşlar e-Devlet (ARAAD) sistemi üzerinden ön başvurularını gerçekleştirmeye başladı. !IJǢƮIJɢʠμIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ%IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠćŭćŻŘʠsNJƮćǂʠgNJƮNJŹʠ ǂćƮćŊŘŻīćŻʠćħŘŭŰćŻćŻʠǢIJʠ\ƶǂćŻģNJŰʒNJŻʠīƒŻǐƻǐŹǐŻIJʠģǐǩǐŭʠ ŠǢŹIJʠŭćdzćŻīŘƮŹćƶŘʠŒIJīIJȟIJŻIJŻʠȩʠŹŠŰǩƇŻʠ½iʠǐƶǂʠŰŠŹŠǂŰŠʠ ŊŠŻćŻƶʠŹƇīIJŰŠʠǢćǂćŻīćƻŰćƮīćŻʠģǐǩǐŭʠŠŰŋŠʠŋƒƮīǐɡ İstanbullu, Dönüşüme Güven Duyuyor Proje kapsamında sağlanan finansal kolaylıklardan yararlanmak isteyen hak sahipleri, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinasyonunda hizmet veren irtibat ofislerine yoğun ilgi gösterdi. Üsküdar ve Küçükçekmece ilçelerinde bulunan irtibat ofislerinde görevli uzman perso- nel; kredi şartları, başvuru aşamaları, kira destekleri ve müteahhitlik kriterleri hakkında vatandaşları tek tek bilgilen- dirdi. Kurulan güvenli finans ve yapım denetim mekanizması sayesinde hem hak sahipleri hem de müteahhitlerin sürece dâhil olması sağlandı. Vatandaşlar proje detaylarına; kentseldi- renclilik.csb.gov.tr adresinden, İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi sosyal medya hesaplarından ve Üsküdar ve Küçükçekmece’de bulunan irtibat ofisle- rinden ulaşabiliyor. 72 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI Ö N E Ç I K A N L A R
Afetlere karşı dirençli şehirlerin inşa- sı ile kentsel dönüşüm politikalarının geleceğinin ele alındığı TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi’nde, kamu kurumları, yerel yönetimler, şehir- cilik alanının önde gelen isimleri, akademisyenler ve sektör temsilcileri bir araya geldi. Bakan Kurum, “Şehircilikte Yeni Model: Kahramanmaraş Deneyimi” konulu özel oturumda afet sonrası ihya ve inşa sürecindeki vizyo- nu katılımcılarla paylaştı. 24 TV Ekonomi Müdürü Elif Akkaya Kuter, TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel ve Akşam Gazetesi Genel Ya- yın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu’nun moderatörlüğünde düzenlenen prog- ramda Kurum, deprem bölgesindeki inşa seferberliğini anlattı. Kurum, şehirlerin tarihi ve kültürel hafızasını koruyan, afetlere karşı tam dirençli, güvenli ve yaşanabilir yeni yaşam Kahramanmaraş’ın Geleceği Yeniden İnşa Ediliyor merkezleri inşa etmeye kararlılıkla devam edileceğini vurguladı. Zirve kapsamında gerçekleştirilen “Di- rençli Şehirlerde Yeni Yaşam Modeli” baş- lıklı oturumda; Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur ve İLBANK Uluslararası İlişkiler Grup Başkanı Altuğ Taşdemir, yeni yaşam alanlarının kurulması üzerine değerlen- dirmelerde bulundu. Yeni Yaşam Merkezleri Hizmete Açıldı Zirve programı kapsamında “Kahraman- maraş Kent Meydanı ve Çarşısı” ile “Top- tancılar Sitesi” başta olmak üzere yapımı tamamlanan projelerin toplu açılış töreni gerçekleştirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye- si iş birliğiyle hayata geçirilen Kent Mey- danı, Toptancılar Sitesi’ndeki 118 dükkân ile diğer hizmet projeleri vatandaşların hizmetine sunuldu. gćŒƮćŹćŻŹćƮćƻʒŘŻʠǂćƮŠŒŠʠǢIJʠŭǐŰǂǐƮIJŰʠŒćŊŘdzćƶŘŻćʠ ƶćŒŠƫʠħŘŭćƮćŭʠćŊIJǂŰIJƮIJʠŭćƮƻŘʠǂćŹʠīŠƮIJŻħŰŠʠǢIJʠ ŋǐǢIJŻŰŠʠģŠƮʠŭIJŻǂʠǩćƻćŹŘʠŠŻƻćʠIJǂŹIJʠŒIJīIJŊŠǩŰIJʠ ǩǐƮǐǂǐŰIJŻʠħćŰŘƻŹćŰćƮʠŭćƫƶćŹŘŻīćʠ%ŠƮIJŻħŰŠʠμIJŒŠƮŰIJƮʠ íŠƮǢIJƶŠʠīǐdzIJŻŰIJŻīŠɡʠ!IJǢƮIJɢʠμIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ %IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠćŭćŻŘʠsNJƮćǂʠgNJƮNJŹʠǢIJʠćƻŭćŻʠNćŭŭŘʠ ŰƫʒŠŻʠŭćǂŘŰīŘŌŘʠdzŠƮǢIJīIJɢʠƻIJŒŠƮĤŠŰŠŭǂIJʠǩIJŻŠʠģŠƮʠŹƇīIJŰʠ ƇŰćƮćŭʠʏgćŒƮćŹćŻŹćƮćƻʠ%IJŻIJǩŠŹŠʐʠŠŰIJʠʏ%ŠƮIJŻħŰŠʠ μIJŒŠƮŰIJƮīIJʠãIJŻŠʠãćƻćŹʠsƇīIJŰŠʐʠŭƇŻNJŰćƮŘʠIJŰIJʠćŰŘŻīŘɡʠ 73K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI Ö N E Ç I K A N L A R
İstanbul’da Kâğıthane Merkez Mahallesi Hiz- met Sitesi Kentsel Dönüşüm Projesi’nde ta- mamlanan konutların kuraları çekildi. Bakan Murat Kurum ve Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp’in katıldığı törende 300 konutun anahtarları hak sahibi ailelere teslim edildi. Törende konuşan Bakan Kurum, kentsel dö- nüşüm için adım atan her kurumun yanında olduklarını ve destek sağladıklarını vurgu- layarak şunları söyledi: “Depremlerle ilgili hazırlıkları yapacak bütün çalışmalara dün olduğu gibi bugün de öncü ve destek olmaya hazır olduğumuzu bir kez daha belirtmek isti- yorum. Bunun kanıtı olarak İstanbul’da Yarısı Bizden kampanyamızla ilgili milyonlarca kar- deşimizin beklediği o adımı attık. Kampanya bitimine kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettiren, tapuya şerh ettiren tüm vatandaşları- mız bu kampanyadan faydalanabilecek. !IJǢƮIJɢʠμIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ%IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠćŭćŻŘʠsNJƮćǂʠgNJƮNJŹɢʠ ŭIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹʠħćŰŘƻŹćŰćƮŘŻīćʠǂǐŹʠŭNJƮNJŹŰćƮćʠīIJƶǂIJŭʠ ƶćŌŰćŻīŘŌŘŻŘʠģIJŰŠƮǂIJƮIJŭɢʠģIJŰIJīŠǩIJŰIJƮIJʠīƒŻǐƻǐŹʠƶǐƮIJĤŠŻŠʠ ŒćƶƶćƶŠǩIJǂŰIJʠǩǐƮǐǂŹIJŰIJƮŠʠħćŌƮŘƶŘŻīćʠģNJŰNJŻīNJɡ Bakan Kurum’dan Yerel Yönetimlere Dönüşüm Çağrısı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp’in katıldığı Okmeydanı Kentsel Dönüşüm Projesi kura töreninde, 4,42 hektar alan üzerinde 21 blokta inşa edilen 778 konut ve 161 iş yerinden oluşan 939 bağımsız bölü- mün hak sahipleri belirlendi. Törende konuşan Bakan Kurum, İstanbul’da depreme ve diğer afetlere karşı güvenli, sağlık- lı ve modern yaşam alanları oluşturmak için çalışmaların sürdüğünü belirtti. İstanbul’un kentsel dönüşümle yenilenmeye devam edeceğini ifade eden Kurum, Okmeydanı’nda hayata geçirilen projenin İstanbul’daki dönü- şüm uygulamalarının başarılı örneklerinden Okmeydanı’nda 939 Bağımsız Bölümün Kurası Çekildi \ƶǂćŻģNJŰʠIJǩƇŌŰNJʒŻīćʠǩǐƮǐǂǐŰIJŻʠīƒŻǐƻǐŹʠƫƮƇũIJƶŠŻŠŻʠŭNJƮćŰćƮŘʠħIJŭŠŰīŠʠȯȩȯʠ ģćŌŘŹƶŘdzʠģƒŰǐŹǐŻʠŒćŭʠƶćŒŠƫŰIJƮŠʠģIJŰŠƮŰIJŻīŠɡʠ!IJǢƮIJɢʠμIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ%IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠ ćŭćŻŘʠsNJƮćǂʠgNJƮNJŹɢʠ\ƶǂćŻģNJŰʒNJŻʠŭIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹʠƫƮƇũIJŰIJƮŠǩŰIJʠǩIJŻŠŰIJŻIJĤIJŌŠŻŠʠ ģIJŰŠƮǂIJƮIJŭɢʠƶƇƶǩćŰʠŭƇŻNJǂʠƫƮƇũIJŰIJƮŠŻŠŻʠīIJʠŭćƮćƮŰŘŰŘŭŰćʠƶǐƮIJĤIJŌŠŻŠʠǢNJƮŋNJŰćīŘɡ biri olduğunu vurguladı. Dönüşüm uygulamalarıyla eş zamanlı yürütülen sosyal konut projeleriyle de güvenli ve nitelikli konut sayısını artırdık- larını ifade eden Kurum, İstanbul’un tüm ilçelerinde çalışmaların kesintisiz sürdü- rüleceğini kaydetti. Kurum, “Amacımız tüm vatandaşlarımızı güvenli, sağlam ve modern konutlara bir an önce kavuştur- mak” dedi. Kura çekiminin ardından Bakan Kurum ve beraberindeki heyet, proje alanında ince- lemelerde bulunarak yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Belediyelere Çağrı: Dönüşüm Sözünüzü Acilen Yerine Getirin Kentsel dönüşüm noktasında bele- diyelerin sorumluluklarına da dikkat çeken Bakan Kurum, “Bütün belediye- lerimizin deprem dönüşümünü aynı hassasiyetle yürütmelerini istiyoruz” diyerek, yerel yönetimlere sürece aktif katılmaları çağrısında bulundu. Kurum, “Bugün belediyelerimizin deprem karşısında almadığı her ted- bir, yarın maalesef telafisi mümkün olmayan bir fatura olarak karşılarına çıkacaktır. Bugünden, acilen, derhal harekete geçmeyen herkes, tarih, vic- dan ve millet önünde mahcup olacak- tır. Bu nedenle belediyelerimizin aziz milletimize taahhüt ettikleri dönüşüm sözlerini acilen yerine getirmelerini bekliyoruz” dedi. 74 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI Ö N E Ç I K A N L A R
Kocaeli Kongre Merkezi’nde büyük bir coşkuyla düzenlenen kura çekim törenine; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Ba- kanı Murat Kurum’un yanı sıra Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Sezayi Köse, yerel yöneticiler ve hak sahibi vatandaşlar katılım sağladı. “Kentsel Dönüşüm Türkiye’de Bir Tercih Değil, Bir Mecburiyettir” Kocaeli’de 1999 yılında meydana gelen depremi hatırlatan Bakan Kurum, şehrin en derin yarası olarak tanımladığı depremin, kentsel dönüşümün önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Kurum, şehre önemli yatırımlar yapıldığını belirterek şöyle devam etti: “6 Şubat ise millet dayanışmasının, güçlü koordinasyonun ve kararlı şehircilik iradesinin önemini ortaya koymuştur. 2 yıl gibi kısa bir sürede dünyada eşi benzeri olmayan bir diriliş hikâyesi yazdık. 11 ilde 3 bin 500 ayrı alanda; meydanlarıyla, parklarıyla, okullarıyla, hastaneleriyle 455 bin konutu birlikte tamamladık. Gerçekten asrın felaketi bir kez daha gösterdi ki kentsel dönüşüm Türkiye’de bir tercih değil, bir mecburiyettir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kentsel dönüşüm çalışmala- rını, çalışmalarımızın en üstüne koyuyoruz. 81 ilin tamamında istisnasız bunu görebilirsiniz. Türkiye genelinde 2 milyon 329 bin konutun dönüşümünü tamamladık. Her iki kentsel dönüşüm projesinden birini de Marmara’da, İstanbul’da yapıyoruz. Kocaeli’de bugüne kadar 46 bin konutun dönüşümünü tamamladık.” “Projedeki Tüm Borçlanmaları Haziran 2023 Kriterlerine Göre Sabitledik” İzmit Cedit Mahallesi’nde 1.097 konut ve 8 ticari birim olmak üzere top- lam 1.105 bağımsız bölümün tamamlandığını söyleyen Bakan Kurum, kısa süre içinde sözleşmelerin imzalanıp anahtar teslimine başlanacağı- nı belirtti. Kurum, şunları söyledi: “Ödeme kısmını merak ediyorsunuz. Endişeleri- nizin, beklentilerinizin hepsinin farkındayız. Sizi asla zora sokmayaca- ğız. Gecikme kaynaklı hiçbir mali yükü size yansıtmayacağız. Projedeki tüm borçlanmaları ilk ihalede öngörülen resmi bitiş tarihi olan Haziran 2023 kriterlerine göre sabitledik. Açık ve net söylüyoruz; bu tarihten sonra borçlarınızda hiçbir güncelleme, hiçbir fiyat artışı yapılmayacak. Sözleşme imzalarken, anahtarlarınızı teslim alırken, sizlerden sadece en başta söz verdiğiniz gibi o ilk tutarlar talep edilecek. Tek arzumuz, sizle- rin duasını almak. Devlet güvencesiyle, kavuşacağınız yeni yuvalarınız hak sahibi kardeşlerimize hayırlı uğurlu olsun diyorum.” gƇĤćIJŰŠʒīIJʠ\dzŹŠǂʠIJīŠǂʠsćŒćŰŰIJƶŠʠgIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠ¥ƮƇũIJƶŠʠ ŭćƫƶćŹŘŻīćʠŋIJŰŠƻǂŠƮŠŰIJŻʠȧɡȦȯȭʠŭƇŻNJǂNJŻʠŭNJƮćŰćƮŘʠħIJŭŠŰīŠɡʠ!IJǢƮIJɢʠ μIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ%IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠćŭćŻŘʠsNJƮćǂʠgNJƮNJŹʠŭNJƮćʠǂƒƮIJŻŠŻīIJɢʠ ʏƶƮŘŻʠŊIJŰćŭIJǂŠʠģŠƮʠŭIJdzʠīćŒćʠŋƒƶǂIJƮīŠʠŭŠʠŭIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹʠ½ǐƮŭŠǩIJʒīIJʠ ģŠƮʠǂIJƮĤŠŒʠīIJŌŠŰɢʠģŠƮʠŹIJĤģNJƮŠǩIJǂǂŠƮʐʠīŠǩIJʠŭƇŻNJƻǂNJɡʠʠʠʠ Kocaeli’de 1.097 Konutun Hak Sahipleri Kurayla Belirlendi Afetlere karşı dirençli şehirler inşa etme ve vatandaşla- rı güvenli evlere kavuşturma hedefiyle hayata geçirilen projeler hız kesmeden devam ediyor. Bu doğrultuda yapımı tamamlanan Balıkesir Sındırgı Deprem Konutları için AFAD ev sahipliğinde kura çekim töreni düzenlendi. Törene; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yar- dımcısı Ömer Bulut, İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, TOKİ Başkanı Sındırgı Deprem Konutları Kura Töreni Gerçekleştirildi 305 Yeni Yuva Sahiplerini Buldu ćŰŘŭIJƶŠƮʒŠŻʠ°ŘŻīŘƮŋŘʠŠŰħIJƶŠŻīIJʠǩćƫŘŹŘʠǂćŹćŹŰćŻćŻʠȩȦȫʠćŊIJǂʠŭƇŻNJǂNJʠǢIJʠģŠƮʠŠƻʠǩIJƮŠŻŠŻʠ ŒćŭʠƶćŒŠƫŰIJƮŠɢʠF%ʠćƻŭćŻŰŘŌŘŻīćʠīǐdzIJŻŰIJŻIJŻʠŭNJƮćʠǂƒƮIJŻŠǩŰIJʠģIJŰŠƮŰIJŻīŠɡ M. Levent Sungur ve Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp katılım sağladı. Kurumlar arası güçlü koordinasyonla yürütülen ihya ve inşa çalışmaları neticesinde Sındırgı’da yapımı hızla tamamlanan 305 adet konut ve bir iş yeri, kura çekimi ile hak sahibi vatandaşlara teslim edildi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ülkenin dört bir yanında güvenli ve sağlıklı yaşam alanları oluşturma vizyonuyla projelerini hayata geçirmeye devam ediyor. 75K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI Ö N E Ç I K A N L A R
sćƮŹćƮćʠƒŰŋIJƶŠʒŻŠŻʠǂćƻŘīŘŌŘʠǩǐŭƶIJŭʠīIJƫƮIJŹʠƮŠƶŭŠʠǢIJʠǩƇŌNJŻʠ ǩćƫŘʠƶǂƇŭNJɢʠŭIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹǐʠƶćīIJĤIJʠģŠƮʠŊŠdzŠŭƶIJŰʠǩIJŻŠŰIJŹIJʠ ƶǐƮIJĤŠʠƇŰŹćŭǂćŻʠħŘŭćƮŘƫɢʠŹŠŰǩƇŻŰćƮĤćʠǢćǂćŻīćƻŘŹŘdzŘŻʠ ĤćŻʠŋǐǢIJŻŰŠŌŠŻŠʠƶćŌŰćŹćʠƶIJŊIJƮģIJƮŰŠŌŠŻIJʠīƒŻǐƻǂǐƮŹǐƻǂǐƮɡʠ sćƮŹćƮćʠgIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠGIJŻIJŰʠsǐīǐƮŰǐŌǐʠƇŰćƮćŭɤʠ \ƶǂćŻģNJŰʠǢIJʠħIJǢƮIJʠŠŰŰIJƮīIJʠǩǐƮǐǂǂǐŌǐŹǐdzʠħćŰŘƻŹćŰćƮīćʠ ŭćƮƻŘŰćƻǂŘŌŘŹŘdzʠŠŹćƮʠǢIJʠŹǐŰŭŠǩIJǂʠƶƇƮNJŻŰćƮŘŻŘʠʏƮIJdzIJƮǢʠŭƇŻNJǂʐʠ ǢIJʠʏŠŹćƮʠŒćŭŭŘʠćŭǂćƮŘŹŘʐʠŋŠģŠʠǩIJŻŠŰŠŭħŠʠŹƇīIJŰŰIJƮŰIJʠħƒdzǐǩƇƮɤʠ ʏãćƮŘƶŘʠŠdzīIJŻʐʠŭćŹƫćŻǩćƶŘǩŰćʠǢćǂćŻīćƻŰćƮŘŹŘdzŘʠŒŘdzŰćʠ ŋǐǢIJŻŰŠʠǢIJʠīŠƮIJŻħŰŠʠǩNJǢćŰćƮŘŻćʠŭćǢNJƻǂNJƮNJǩƇƮNJdzɡʠ r/Ûìü¼tɥ¯Nâɪɥ §\¯f¼/tɥGÉÛ/th\ɥ G/h//H/ r§r§ʚ%ɥ%tÉ´Érɥ¯/F/§/§h\H\ɫ Sezayi KÖSE Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Kentlerimiz geçmişten günümüze ekonomik, sosyal ve mekânsal açılardan sürekli bir değişim içerisinde olmuştur. Türkiye’de 1950’li yıllardan itibaren hızlanan kırdan kente göç ve yeter- siz konut üretimi, gecekondulaşma ile plansız kentleşmeyi beraberinde getirmiştir. Uzun yıllar barınma odaklı ele alınan bu sorun, 1999 Marmara Depremi’nin yol açtığı ağır kayıplarla birlikte yapı güvenliği ve afet riskinin azaltılması eksenine kaymıştır. 2012 yılında yürürlüğe giren 6306 sayılı Kanun ile afet riski altındaki alanların dönüşümü güçlü bir yasal zemine kavuşmuş; 2019 yılında mevzuata eklenen 6/A maddesiyle de acil müdahale gerektiren riskli alanlarda karar ve uygulama süreçleri hızlandırılarak kamunun müdahale kapasitesi artırılmıştır. Marmara İçin Kurumsal İrade ve Odaklanmış Güç Marmara Bölgesi; aktif fay sistemleri, yoğun nüfusu ve özellikle İstanbul başta olmak üzere dönüştürülmesi gereken eski yapı stokunun büyüklüğü nedeniyle kentsel dönüşümde öncelikli bölgemizdir. Resmi verilere göre, İstanbul’da 1,5 milyon riskli bağımsız bölüm bulunmakta ve bunların yaklaşık 600 bininin acil olarak dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu devasa ihtiyaç, kentsel dönüşümün çok daha güçlü ve odaklanmış bir kurumsal yapı içeri- sinde ele alınmasını zorunlu kılmıştır. 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından gerçekleştirilen “Deprem Gerçeği ve Kentsel 76 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Dönüşüm Şûrası”nın çıktıları doğrultusunda Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve doğrudan bölgemize odakla- nan Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğümüz kurulmuştur. Bu güçlü kurumsal iradenin sahaya yansımasıyla, 2026 yılı itibarıyla İstanbul’da tespit edi- len 1,5 milyon riskli bağımsız bölüme ilişkin 1 milyon bağımsız bölüm bertaraf edilerek büyük bir başarıya imza atılmıştır. Mevzuatın Sahadaki Karşılığı: Engelleri Aşan Çözüm Modelleri Dönüşüm süreçlerinde her alanın kendi dinamikleri ve yasal zorlukları bulunmaktadır. Mevcut imar kararları veya alansal kısıtlılıklar nedeniyle özel sektör eliyle dönüşemeyen alanlarda doğrudan devreye giriyor, es- nek ve ihtiyaca yönelik çözüm araçları geliştiriyoruz. Örneğin, İstanbul Küçükçekmece’deki Doğuş Sitesi’n- de mevcut 162 bağımsız bölümün aynı alanda, hak sahiplerinin yaşam kalitesini düşürmeden yeniden üretilmesi imar koşulları gereği mümkün değildi. Bu noktada “rezerv konut” uygulamasını devreye alarak 15 bağımsız bölüm için alan dışında konut sunduk ve yerindeki daralmanın önüne geçtik. Benzer şekilde, Bağcılar Fatih Mahallesi’nde imar planında donatı alanında kaldığı için yerinde dönüşemeyen alanlar- da “imar hakkı aktarımı” ve rezerv konut modellerini birlikte kullanarak, hak sahiplerinin mevcut haklarını koruyarak mağduriyetlerini ortadan kaldırdık. Sadece Bina Değil, Bütüncül Yaşam Alanları İnşa Ediyoruz Kentsel dönüşüm vizyonumuz, sadece riskli yapıların yıkılıp yeniden yapılması değil; sosyal donatı alanlarıyla desteklenen, sürdürülebilir ve kent kimliğini gözeten yerleşimlerin oluşturul- masıdır. Kâğıthane Hizmet Sitesi’nde 288 riskli konutu yıkıp, yerine parkları, spor alanları ve otoparklarıyla 300 konutluk modern bir yaşam alanı inşa ettik. Beykoz Tokatköy’de fiziksel dönüşümü karmaşık mülkiyet sorunlarının çözümüyle harmanladık. İstanbul dışındaki en çarpıcı örneklerimizden olan Kocaeli İzmit Ce- dit Mahallesi’nde ise, dar sokaklara ve depreme dayanıksız yapı stokuna sahip bir dokuyu, yeni konut blokları, sosyal donatılar ve peyzaj dü- zenlemeleriyle baştan aşağı yenileyerek örnek bir kentsel tasarıma dönüştürdük. “Yarısı Bizden” Kampanyası ve Sürdürülebilir Finansman Kentsel dönüşümün en kritik ayaklarından biri şüphesiz finansmandır. Özellikle artan maliyetler nedeniyle yapılarını dönüştürmekte zorlanan vatandaşlarımız için yasal zemine kavuşturduğumuz “Yarısı Bizden” kampan- yası, sahada dönüşüm ivmemizi olağanüstü artırmıştır. Sadece yapım maliyetlerini değil taşınma giderlerini de kapsayan, kamu desteği- nin amacına uygun kullanımını güvence altına almak için ödemelerin hak ediş usulüyle doğ- rudan müteahhit firmaya yapıldığı bu sistem sayesinde 2026 yılı itibarıyla 59.412 bağımsız bölümün yapımına başlanmış, 275.093 bağım- sız bölümün ise projelendirme süreçleri devam etmektedir. Bu kampanya ile 1 milyon 400 bin vatandaşımızın güvenli konutlara erişimini hedefliyoruz. Marmara Bölgesi’nde yürüttüğümüz bu tarihi dönüşümün devamlılığı; sahadaki ihtiyaçların doğru belirlenmesi, hızlı çözüm araçlarının geliştirilmesi ve değer artışının bir kısmının kamuya kazandırılarak (Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı) yeni alanların finansmanına aktarılma- sı gibi sürdürülebilir modellerin yaşatılmasına bağlıdır. Marmara’nın yarınlarını bütünüyle güvence altına alana dek, tüm imkânlarımızla sahada olmaya ve üretmeye devam edeceğiz. 77K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Toplumsal Hafıza Kum Tanelerinde Saklı μIJŒŠƮʠƶŠŰǐIJǂŰIJƮŠŻīIJŻʠ īƇŌćŰʠćŊIJǂŰIJƮIJɢʠ ŠŻƶćŻʠŒŠŭĐǩIJŰIJƮŠŻīIJŻʠ ƫƇƮǂƮIJŰIJƮIJɥʠgNJŹʠƶćŻćǂħŘƶŘʠ ½ćƮŭćŻʠgƒǩŰǐɢʠIJŻʠģǐǩǐŭʠ ŒŠŭĐǩIJŰIJƮŠʠŹŠŻŠŭʠŭNJŹʠ ǂćŻIJŰIJƮŠǩŰIJʠƮIJƶŹIJīŠǩƇƮɢʠ ǂƇƫŰNJŹƶćŰʠŒćŊŘdzćǩŘʠ ƶćŻćǂŘŻʠīŠŰŠǩŰIJʠīŠƮŠʠǂNJǂNJǩƇƮɡʠ Şehirler değişiyor, binalar dönüşüyor; ancak toplumsal hafıza sanat aracılı- ğıyla canlılığını her daim koruyor. Kum sanatının Türkiye’deki önemli tem- silcilerinden olan Tarkan Köylü, hem şehirlerin hem de insanların hikâye- lerini kum taneleriyle sanatseverlere aktarıyor. İnönü Üniversitesi Görsel Sanatlar Öğretmenliği Bölümü mezunu olan Malatya doğumlu Köylü, yapması bir “an” süren eserleriyle, uzun süre hafızalarda yer edinecek kalıcı duygular yaratmayı hedefliyor. Köylü, 6 Şubat depremlerinden sonra Azerbaycan’dan aracına yüklediği yardımları Türkiye’ye getiren Server Beşirli’nin yardım yüklü arabasını kum taneleriyle anlatırken, en çok “minnettarlık” duygusu hissettiğini söylüyor. Röportaj ve Fotoğraf: F. Tuğçe SAĞDIÇ 78 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Kum Sanatı Dinamik Ancak Bıraktığı Duygu Kalıcı Kum sanatına nasıl başladınız? Kum sanatı benim için ani bir karar değil, zamanla içimde büyüyen bir yolculuktu. Resimle, çizgiyle ve hikâyeyle her zaman iç içeydim. Kumun sadece bir malzeme değil, aynı anda hem silinen hem yeniden doğan bir anlatım dili olduğunu fark ettim. O an şunu hissettim: Kum, hayatın kendisi gibiydi; kalıcı sandık- larımız geçici, geçici sandıklarımız ise çok anlamlıydı. Bu sanatta beni en çok etkileyen şey, hiçbir şeyin sabit olmamasıydı. Yaptığınız eser birkaç saniye sonra deği- şiyor ama bıraktığı duygu kalıyor. İşte tam da bu yüz- den kum sanatını seçtim. Çünkü ben izleyenin gözünde değil, kalbinde iz bırakmak istedim. Kum Çizer, Işık Anlatır Kullandığınız kumun özellikleri nelerdir ve ışığın bu sanatı aktarmadaki rolü nedir? Kullandığım kum, kuvars tozu diyebileceğimiz kristal cam tozudur. Ancak maharet kum tozunda değil, sanatçının parmaklarında ve hünerlerinde yüklüdür. Örneğin; çoğu zaman sahil kumlarından sanatımı icra edebiliyorum, sahil kumlarını belirli bir işlemden geçi- rerek kullanıyorum. Işık ise sadece bir aydınlatma aracı değildir, anlatının kendisidir. Kum tek başına sessizdir, ışıkla buluştu- ğunda konuşmaya başlar. Işık, kumun nerede görünür olacağını, nerede kaybolacağını belirler. Yani hikâyenin ritmini, duygusunu ve geçişlerini ışık yönetir. Bir yüzün hüzünlü mü umutlu mu görüneceğine, bir sahnenin sert mi yumuşak mı hissedileceğine çoğu zaman ışık karar verir. Bu yüzden kum sanatında sanatçı aslında iki şeyle çalışır: Kum ve ışık. Kum çizer, ışık anlatır. İzleyiciye ulaşan duygu da bu iki unsurun uyumundan doğar. Geçicilikle Kurulan Bilinçli Bağ Kum sanatının Türkiye’deki ve dünyadaki karşılığı nedir? Kum sanatı dünyada görsel anlatımın en evrensel dille- rinden biri olarak kabul ediliyor. Çünkü dil, yaş ve kül- tür farkı olmadan herkese aynı anda hitap edebiliyor. Özellikle Avrupa ve Asya’da sahne sanatları, tiyatro ve müzikle birlikte düşünülüyor; büyük organizasyonlarda, “Kum sanatı dünyada görsel anlatımın en evrensel dllernden br olarak kabul edlyor. Çünkü dl, yaş ve kültür farkı olmadan herkese aynı anda htap edeblyor.” 79K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
festivallerde ve tematik gösterilerde kendine sağlam bir yer bulmuş durumda. Türkiye’de ise kum sanatı henüz gelişmekte olan ama çok hızlı ilgi gören bir alan. İzleyici bu sanatı ilk gördü- ğünde şaşırıyor, sonra duygusal bir bağ kuruyor. Özellikle tarih, kültür, milli ve manevi değerlerin anlatımında kum sanatı çok güçlü bir etki yaratı- yor. Son yıllarda hem sahne gösterilerinde hem eğitim alanında artan ilgi, Türkiye’de bu sanat için çok verimli bir zemin olduğunu gösteriyor. Bence Türkiye, kum sanatının sadece izlenen değil, aynı zamanda üretilen ve dünyaya anlatılan merkezle- rinden biri olma potansiyeline sahip. Kumdan resmetme eyleminin, diğer sanat dal- larından ayrılan yönleri nelerdir? Ne hissettirir, sanatseverlerle bağ nasıl kurulur? Kumdan resmetme eylemini diğer sanat dalla- rından ayıran en temel unsur, geçicilikle kurduğu bilinçli bağdır. Çoğu sanat dalı kalıcılığı hedefler- ken, kum sanatı kaybolmayı kabul eder. Yapılan her görüntü birkaç saniye sonra dönüşür, silinir ve başka bir hikâyeye yer açar. Bu yönüyle kum sanatı, sonuca değil ana odaklanan nadir sanat dallarındandır. Ayrıca kum sanatı sadece görsel değil, aynı zamanda zamansal bir sanattır. Resim tek bir anda görülürken, kum sanatı adım adım izlenir; izleyici hikâyenin nasıl oluştuğuna da tanıklık eder. Bu süreç, seyirciyi pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp anlatının bir parçası hâline geti- rir. Bir diğer ayırt edici yönü ise sessizliktir. Kum konuşmaz, bağırmaz; ama doğru bir anlatımla çok derin duygulara dokunur. Bu nedenle kum sanatı izleyiciyle bağı gözle değil, kalple kuran bir sanattır. Dayanışma, Yeniden Ayağa Kalkma ve Birlikte İyileşme Çalışmalarınızda Türkiye’nin depremselliğiyle kum arasında nasıl bir ilişki kuruyorsunuz? Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği, kum sanatıyla kurduğum bağı çok daha derin ve anlamlı bir yere taşıdı. Kum zaten en küçük sarsıntıda bile şekil değiştiren bir malzeme. Bu yüzden deprem gerçeği, benim için sadece bir doğa olayı değil, anlatım dilimin merkezinde yer alan bir metafora dönüştü. Kumla çalışırken, bir anda yok olabilen görüntüler bana hayatın ne kadar kırılgan olduğunu hatırlatıyor. Deprem, insanın kontrol duygusunu sarsan bir gerçek; kum sanatı da aynı şekilde izleyiciye “hiçbir şeyin sabit olmadığını” sessizce anlatıyor. Bu yüzden eserlerimde dayanışma, umut, yeniden ayağa kalkma ve birlikte iyileşme temaları daha fazla yer bulmaya başladı. Deprem gerçeği beni karamsarlığa değil, sorumluluğa yöneltti. Kum sanatıyla acıyı sömürmeden, hatırlatarak ve umut inşa ederek anlatmayı tercih ediyorum. Çünkü sanat, tam da böyle zamanlarda iyileşti- rici bir dil olabilir. Hafıza, Sabır ve Umut Kentsel dönüşüm ve yeniden inşa kavramını kum taneleriyle anlatmak isteseniz, hangi nok- taları göz önüne alarak çalışırsınız? Kentsel dönüşüm ve yeniden inşa kavramını kum taneleriyle anlatırken ilk olarak yıkımı değil, insanı merkeze alırım. Çünkü dönüşüm sadece binaların değil, hayatların da yeniden kurulmasıdır. Kumun dağılması, yıkımı temsil “Kumdan resmetme eylemn dğer sanat dallarından ayıran en temel unsur, geçclkle kurduğu blnçl bağdır. Çoğu sanat dalı kalıcılığı hedeflerken, kum sanatı kaybolmayı kabul eder.” 80 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
eder; ama asıl önemli olan o dağılmış kum taneleri- nin tekrar bir araya gelerek yeni bir forma kavuş- masıdır. Çalışmalarımda özellikle üç noktaya dikkat ederim: Hafıza, sabır ve umut. Eski yapıların silinir- ken tamamen yok olmaması, izlerinin yeni görün- tülere dönüşmesi çok önemlidir. Böylece geçmişle bağ kopmaz. Kumun yavaş ve kontrollü hareketi, yeniden inşanın aceleyle değil, bilinçle yapılması gerektiğini anlatır. Son sahnede ise sert çizgiler yeri- ne daha yumuşak, açık ve ferah formlar kullanırım; bu da “hayat verme” duygusunu güçlendirir. Kum sanatıyla anlatılan yeniden inşa, benim için betonun yerine dayanışmanın yükseldiği bir süreçtir. Her bir kum tanesi, tek başına küçük ama birlikteyken güçlü olan insanları temsil eder. Kum sanatının kimliğini oluşturan değişkenliği nasıl değerlendiriyorsunuz? Kum sanatı değişkenlik üzerine kurulu; şehirlerin belleği ve sürdürülebilirliği ise ilk bakışta kalıcılık id- diası taşıyor gibi görünür. Ancak aslında her ikisi de aynı yerden beslenir: Sürekli dönüşümden. Şehirler de tıpkı kum gibi, hiçbir zaman tamamen sabit değil- dir. Yapılar değişir, insanlar gider gelir, alışkanlıklar dönüşür; ama şehir belleği bu değişimin içinden süzülerek varlığını sürdürür. Kum sanatında kalıcılık görüntüde değil, bıraktığı duygudadır. Şehirlerde de asıl kalıcı olan beton değil; hatıralar, ilişkiler ve ortak yaşam kültürüdür. Sürdürülebilirlik tam da bu noktada ortaya çıkar: Değişimi reddetmeden, geçmişin izlerini yeni formların içine taşıyabilmek. Bu yüzden kum sanatı bana şunu hatırlatır: Kalıcı olmak, değişmemek değil; değişirken kim olduğunu unutmamaktır. Şehir- ler de ancak bu dengeyi kurabildikleri sürece gerçekten yaşayabilir. “Bazı Görüntüler Silinir ama Dayanışmanın Bıraktığı İz Silinmez” 6 Şubat depremlerindeki o duygu yoğunluğunu ve derinliğini kum tanelerine yansıtırken neler düşündünüz? Örneğin, Azerbaycan’dan arabası- na yüklediği yardımlarla Türkiye’ye gelen Server Beşirli’nin dayanışmanın sembolü haline gelmiş o aracını kumlarla resmederken neler hissettiniz? 6 Şubat depremlerini kum taneleriyle anlatırken bir sanat üretmekten çok, yaşananlara saygılı bir şekilde tanıklık etmeye çalıştım. Kumun her dağılışı bana o gecenin belirsizliğini ve kırılganlığını hatırlattı. O anlarda önemli olan estetik değil, duygunun doğru ve samimi aktarılmasıydı. Azerbaycan’dan aracına yardım yükleyip Türkiye’ye gelen Server Beşirli, bu felaketin insanlık ve kardeşlik sembollerinden biri hâline geldi. O aracı kumla resmederken hisset- tiğim duygu hüzünden çok minnettarlıktı. Kum taneleriyle bir aracı değil, sınırları aşan bir vicdanı anlatmaya çalıştım. Kum sanatı o gün benim için geçiciliği değil, insanlığın kalıcılığını gösterdi. Bazı görüntüler silinir ama dayanışmanın bıraktığı iz asla silinmez. En Küçük Kum Tanesi, En Büyük Hikâyeyi Oluşturabilir Sanatın, özellikle zor zamanlarda birleştirici ve iyileştirici bir gücü olduğuna inanıyorum. 6 Şubat depremleri bir kez daha gösterdi ki bu topraklarda acılar büyük olsa da dayanışma daha büyüktür. En küçük kum tanesi, en büyük hikâyeyi oluşturabi- lir. En küçük parçalar bir araya geldiğinde güçlü bir bütün oluşturur. Millet olarak en zor anlarda kenetlenmeyi bilen bir toplumuz. Devletimizin yürüttüğü yeniden inşa ve dönüşüm süreci, sadece şehirleri değil, umutları da ayağa kaldırmaktadır. Bizlere düşen; birlik ruhunu diri tutmak, milli değerlerimize sahip çıkmak ve geleceğe güvenle bakmaktır. Çünkü bu milletin harcı dayanışmadır; şehirler yeniden yükselir ama bizi ayakta tutan asıl güç, birbirimize ve devletimize duyduğumuz güven ve ortak geleceğimize olan inancımızdır. BİR ZERRE DUYGU: Kum Sanatçısı Tarkan Köylü, arabasına yükledğ yardımlarla 6 Şubat depremlernn sembollernden olan Azerbaycanlı Server Beşrl’nn aracını kum taneleryle resmett. Tarkan Köylü, 6 Şubat depremler sonrası, asrın seferberlğnn ve drenşnn sembolü olan Anadolu Karanfl’n ve 04.17’de duran Adıyaman Saat Kules’n de ışıklı tuvalne taşıdı. 81K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Deprem tehdidi altındaki İstanbul’da sağlıksız ve riskli yapı stokunu ortadan kaldırarak vatandaşlara güvenli ve konforlu yeni yaşam alanları sunmak için yürütülen çalışmalar sürüyor. Dönüşüme hız kazandırmak amacıyla Kent- sel Dönüşüm Başkanlığı Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü öncülüğünde tasarlanan mobil bilgilendirme aracı “Ofis- fIJźǁƵIJůɥ%ƑźǏƺǏŸɥÛćǁćźīćƺŘźɥǨćŌŘźćɥGIJůīŠ ŊŠƵģǏƵɪɥ\Ƶǁćźģljůʚljɥ ¯ƆŬćŬɥ¯ƆŬćŬɥGIJDzŠǨƆƭ gIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠćƻŭćŻŰŘŌŘŻćʠģćŌŰŘʠsćƮŹćƮćʠgIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠ GIJŻIJŰʠsǐīǐƮŰǐŌǐʠǂćƮćŊŘŻīćŻʠŒćǩćǂćʠŋIJħŠƮŠŰIJŻʠŊŠƶģǐƶʠɶsƇģŠŰʠgIJŻǂƶIJŰʠ %ƒŻǐƻǐŹʠŊŠƶŠɷɢʠ\ƶǂćŻģNJŰʒNJʠƶƇŭćŭʠƶƇŭćŭʠŋIJdzIJƮIJŭɢʠǢćǂćŻīćƻŰćƮŘʠŭIJŻǂƶIJŰʠ īƒŻǐƻǐŹʠƶǐƮIJĤŠʠǢIJʠƶNJŻNJŰćŻʠŠŹŭĐŻŰćƮʠŭƇŻNJƶNJŻīćʠģŠŰŋŠŰIJŻīŠƮŠǩƇƮɡʠ ÄǩŋNJŰćŹćʠŭćƫƶćŹŘŻīćʠŠŰŭʠdzŠǩćƮIJǂŠŻʠǩćƫŘŰīŘŌŘʠćŭŘƮŭƒǩʒīIJŭŠʠŌNJdzŒćŻʠ °ŠǂIJƶŠʒŻīIJʠNJdzŰćƻŹćʠŋƒƮǐƻŹIJŰIJƮŠʠģćƻŰćīŘɡ büs”, İstanbul’un farklı noktalarını ziyaret ederek doğrudan halkla buluşuyor. Mahal- leleri gezen Ofisbüs sayesinde vatandaşlar, bürokratik işlemlerle zaman kaybetmeden uzmanlar tarafından bilgilendiriliyor ve bire bir destek sunuluyor. “Sizin için Yollardayız” “Sizin için yollardayız” sloganlarıyla yola çıkan Ofisbüs ile İstanbulluların akılların- 82 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
daki sorulara yanıt veren kentsel dönüşüm uzmanları, kolaylaştırıcı çözümlerle tereddütleri ortadan kaldırıyor. Uzmanlar, riskli yapı tespiti, kentsel dönüşüm kredileri, kira yardımları ve tapu süreçleri gibi merak edilen tüm konuları detaylı şekilde açıklıyor; talep doğrultusunda başvuru sürecini hızla başlatabiliyor. Dönüşüm Süreci Hızlanacak Vatandaşlar, modern ofis konforunda tasarlanan Ofis- büs’te, binalarının durumunu, proje planlarını ve imar planı detaylarını de inceleme fırsatı buluyor. Özellikle yaşlı ve hareket kısıtlılığı bulunanlar için büyük kolaylık sağlayan mobil hizmet, devlet hizmetlerini doğrudan mahallelere taşıyor. Proje ile kentsel dönüşüm konusun- da toplumsal bilincin artırılması ve bu sayede güvenli ve konforlu yeni yaşam alanlarının kurulmasına hız kazandırılması hedefleniyor. “Geleceğimizi Hep Birlikte Güvenle İnşa Edelim” Ofisbüs, ‘Yarısı Bizden’ kampanyası ile dönüşüm süre- cinin başlatıldığı Bakırköy’deki 8 blok ve 261 konutluk Oğuzhan Sitesi için yola çıktı. Bilgilendirme sonucunda, hak sahiplerinin talepleri doğrultusunda projelendir- me çalışmaları tamamlanıp uzlaşma görüşmelerine başlandı. Mobil araç uygulamasını değerlendiren Marmara Kent- sel Dönüşüm Genel Müdürlüğü 2 Nolu Dönüşüm Uygu- lamaları Şube Müdürü Zeynep Özderya, vatandaşların yararına süreci kolaylaştırmak ve hızlandırmak için titiz bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Güvenli yerleşimler oluşturmak için Bakırköylülerle bir araya geldiklerini anlatan Özderya, şunları söyledi: “İstanbul’da yürütü- len Yarısı Bizden kampanyası kapsamında, dönüşüm sürecinin başlatıldığı Oğuzhan Sitesi’ndeyiz. Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü olarak vatandaşla- rımızın uzlaşma sürecine daha kolay ulaşabilmelerini ve sorularına doğrudan cevap bulabilmelerini önemsi- yoruz. Bu amaçla İstanbul’un farklı noktalarındaki dönüşüm alanlarına ve sitelere yerinde hizmet sunmamızı sağlayacak Ofisbüs adını verdiğimiz Mobil Uzlaşma Ofisimizi başlatarak ilk uygulama- sını Oğuzhan Sitesi’nde hayata geçiriyoruz” diye konuştu. Özderya Kentsel Dönüşüm Başkanlığının vatan- daşlara çağrısını da aktardı: “Mahallenize gelen Ofisbüs’ü ziyaret edin, sorularınızı uzmanlarımı- za sorun, geleceğimizi hep birlikte güvenle inşa edelim.” “Kentsel Dönüşüm Hepimiz için Hayırlı Olacak” Ofisbüs’te bilgi alan vatandaşlardan Asım Kılıç, “Kentsel dönüşüm hepimiz için hayırlı olacak. Dep- rem gerçeğiyle karşı karşıyayız. Binalarımız yenile- nip bize teslim edecek. Buna gönülden inanıyoruz” dedi. Mehmet Arslan ise, “Evlerimizin bir an önce kentsel dönüşüme girmesini istiyoruz. İmzamızı atacağız, bitmesi için uğraşacağız” diye konuştu. “Vatandaşımıza Yernde Hzmet Sağlıyoruz” Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Sezay Köse, “Kentsel dönüşüm çalışmalarımıza her geçen gün daha fazla hız kazandırıyoruz. Mobl blglendr- me merkezmz Ofsbüs, vatandaşımızın bulunduğu bölgelere ve mahallelere hzmet götürüyor. Böylece vatandaşlarımız yen yaşam alanlarının kurulma aşa- masında akıllarındak tüm sorulara yanıt alablyor, merak ettklern soruyor ve teknk anlamda blglen- drlyor. Sabt ofslermze gelmekte zorlanan yaşlı ve hasta vatandaşlarımıza bu hzmetmz götürerek, İstanbullu tüm vatandaşlarımızın dönüşüm sürecne eksksz katılmasını hedeflyoruz” şeklnde konuştu. 83K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
İstanbul’daki Bağımsız Bölüm Sayısı Dönüşümün Kapsamı Dönüşümü Tamamlanan Bağımsız Bölüm İstanbul Genelinde Dönüşümü Tamamlanan Bağımsız Bölüm İstanbul Genelinde Dönüşümü Devam Eden Bağımsız Bölüm Dönüşümü Devam Eden Bağımsız Bölüm Riskli Yapı Kapsamında Dönüşen Bağımsız Bölüm Sayısı Dönüşümün Kapsamı: Riskli Durumdaki Bağımsız Bölüm Sayısı 7,5 Milyon 39 105 Bin 1 Milyon 7 Bin 291 Bin 129 Bin 902 Bin 438 İLÇE ALAN 1,5 Milyon DAHA GÜVENLİ DAHA YAŞANABİLİR BİR İSTANBUL İstanbul’da Yürütülen Kentsel Dönüşüm Faaliyetleri 84 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Proje Adı: Kentsel Dönüşümde Yarısı Bizden Hedef: Riskli Yapıları Dönüştürmek Destek Tutarı Hibe: Dönüşümü Tamamlanan Bağımsız Bölüm Sayısı: Taahhüt Edilen Hibe, Kredi ve Tahliye Desteği Tutarı: Projelendirme / Uzlaşma Süreci Devam Eden Bağımsız Bölüm Sayısı: Yapı Bazında Dönüşümü Biten Bağımsız Bölüm Sayısı: Kredi: Taşınma Desteği: 875.000 112.470 275.093 64.822 80 Milyar TL 875.000 125.000 Yarısı Bizden İstanbul 85K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
ȩȫʠǩŘŰŘʠćƻŭŘŻʠģŠƮʠƶǐƮIJīŠƮʠ½ǐƮŭŠǩIJʒŻŠŻʠƶćŌŰŘŭŰŘʠƻIJŒŠƮŰIJƻŹIJƶŠʠŠħŠŻʠIJŹIJŭʠ ǢIJƮIJŻʠdćƫƇŻʠīIJƫƮIJŹʠģŠŰŠŹĤŠʠãƇƶŒŠŻƇƮŠʠsƇƮŠǣćŭŠɢʠƶǐƮīǐƮǐŰIJģŠŰŠƮʠ ƻIJŒŠƮŰIJƮʠŠħŠŻʠŠŻƻććǂŰćƮīćʠīIJŻIJǂŠŹʠŹIJŭ毊dzŹćŰćƮŘŻŘŻʠŋǐħŰIJŻīŠƮŠŰŹIJƶŠʠ ŋIJƮIJŭǂŠŌŠŻŠʠŠŊćīIJʠIJǂǂŠɡʠsƇƮŠǣćŭŠɢʠħIJŰŠŭʠŭƇŻƶǂƮǐŭƶŠǩƇŻʠģŠŻćŰćƮŘŻʠ ćŊIJǂŰIJƮIJʠŭćƮƻŘʠīćŒćʠīŠƮIJŻħŰŠʠƇŰīNJŌNJŻNJŻʠīćʠćŰǂŘŻŘʠħŠdzīŠɡʠ Röportaj ve Fotoğraf: F. Tuğçe SAĞDIÇ “Çelik gibi” Türkiye Reçetesi Türkiye’ye Yıllarını Veren Japon Deprem Bilimci Yoshinori Moriwaki’den, 1990 yılında bir proje vesilesiyle geldiği Türki- ye’de yaşamaya karar vermiş, Türkiye’nin şehir- cilik uygulamalarının sağlam temeller üzerine kurulması için gecesini gündüzüne katmış, alın ve “akıl” terini bu topraklara akıtmış bir yüksek mimar ve inşaat yüksek mühendisi: Japon deprem bilimci ve iş insanı Yoshinori Moriwa- ki… Gebze’den Çerkezköy’e, Türkiye’nin birçok sanayi şehrindeki fabrikalarda önemli projeler yürütmüş olan Moriwaki, 54 bini aşkın vatan- daşın hayatını kaybettiği asrın felaketi 6 Şubat depremlerinden hemen sonra indiği sahada, bil- gi ve tecrübesiyle hasar tespit çalışmalarına da katkı sağladı. Bugün Adıyaman’dan İzmir’e kadar Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan vatandaş- lara ve çocuklara deprem farkındalığı eğitimleri veren Moriwaki, bu denli büyük can kaybının bir daha yaşanmaması için doğru yapılaşmanın adımlarını her daim hatırlatıyor, elini taşın altına koyuyor. Aynı zamanda Moriwaki Group’un Kurucusu ve Hazama Ando Corporation İstanbul Şubesi Genel Müdürü olan Yoshinori Moriwaki, güvenli yapılaşmanın olmazsa olmazlarını F. Tuğçe Sağ- dıç’a anlattı. Sorularımızı İstanbul Tuzla’da yanıt- layan Moriwaki, sağlıklı kentsel dönüşüm için yanlış uygulamaların terk edilmesi, inşaat sek- töründeki denetim mekanizmalarının güçlendi- rilmesi ve toplumun afet bilincinin yükseltilmesi gerektiğine dikkat çekti. Önemli Fabrikalarda İmzası Var Bir proje kapsamında 1990 yılında yalnızca bir aylığına Türkiye’ye gelen ve o günden bu yana kendisini Türkiye’nin şehirlerini sağlamlaştıra- cak altyapıya tuğla koymaya adayan “Japon Dep- rem Amca”nın; Tekirdağ, Zonguldak, Sakarya, Kocaeli, İstanbul gibi birçok ildeki tesis ve fabrika projelerinde imzası bulunuyor. Tekirdağ Çerkez- köy’deki YKK Fermuar, Şekerpınar-Gebze’deki 86 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Honda ve Adapazarı’ndaki Toyota, Moriwaki’nin öne çıkan imza projeleri arasında yer alıyor. Kaçak Kat, Felakete Davetiye Çıkarıyor Japonya’dan Türkiye’ye geldiğinde binalarda ne tür farklar gözlemlediği ile ilgili sorumuza yanıt veren Yoshinori Moriwaki, “Kolonları çok zayıf gördüm ve kirişlerin de küçük olduğu dikkatimi çekmişti. Burası bir deprem ülkesi olduğundan, deprem olursa yapılardan kaynaklı büyük bir hasar doğacağını düşünmüştüm. Kolon ve kiriş arasına sadece tuğla konuluyordu, buna karşın Japonya’da kolon ve kiriş arasındaki tuğlanın arasına bir de demir ekleniyordu. Demir ekleme- me Türkiye’de hâlâ yaygın. Ayrıca en iyi ustanın merdivenlerin inşasında çalıştırılması gerekiyor. Dar ve küçük alanlarda yapılır merdivenler ve çok demir kullanmak gerekir. Türkiye’de genelde binalar merdivenden çökmeye başlıyor. Deprem olmasa bile bina çöküyor. Japonya’da kimse deprem olduğunda merdivenden uzaklaşmaya çalışmaz, çünkü demir yoğunluğu fazladır” dedi. Başka bir gözlemini daha paylaşan Moriwaki, projede 5 katlı olan binaların zamanla kat sayı- sının artırılıp, 7-8 kata çıkarıldığını gördüğünü ifade ederek, binaların ekstra yükleri taşıya- madığını, kaçak yapılara kapı aralayan sistem açıklarının ve denetimsizliğin tehlikeli sonuçlar doğurabileceğinin altını çizdi. Moriwaki, sağlam bir yapı için iyi bir zemin etüdünü şart koştu. Tehlike, Yumuşak Zeminlerde Daha Büyük İstanbul’u etkilemesi beklenen olası Marmara depremiyle alakalı acil durum senaryosu ön- görüsünü de paylaşan Moriwaki, Küçükçekme- ce’den Yalova’ya olan kısımda henüz biriktirilen enerji atılamadığı için bir depremin meydana gelebileceğini ifade ederek, “Dev bir sarsıntı riski kilometre mesafesinden dolayı nispeten bazı kollarda daha az, fay hattının güney kolunda ise risk daha yüksek. İstanbul’da ise 200-250 yılda bir büyük depremler meydana geliyor. 6 ya da 6,5 büyüklüğünde bir deprem gelme ihtimali var. Avcılar gibi, yumuşak bir zemine sahip olan ilçelerimiz büyük ihtimalle depremden etkile- necektir” diye konuştu. Moriwaki, röportajın gerçekleştirildiği Tuzla ilçesinin kentsel dönü- şüm çalışmalarında epey mesafe katedildiğini, Tuzla’ya Kartal, Pendik ve Avcılar gibi dönüşüm önceliği olan ilçelerin de eşlik ettiğini belirtti. Kentsel Dönüşüm Çalışmalarında Vites Yükseldi Kentsel dönüşüm çalışmalarında ciddi bir mesafe katedildiğini ifade eden Yoshinori Moriwaki, artık Türkiye’de çoğunluğun kentsel dönüşüm çalışmalarına güven duyduğunu söyledi. Hak sahiplerinin, odasının veya evinin metrekaresinin küçüldüğünü veya konutunun cephesinin değiştiğini öne sürerek kentsel dö- nüşüm çalışmalarına itiraz etmemesi gerekti- ğini açıklayan Moriwaki, “Örneğin; Japonya’da binanın tehlikeli olduğu anlaşıldığında kimse itiraz etmez ve dönüşüm süreci başlar. Bu du- rumu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’a da aktarmıştım. 6 Şubat 2023’ten bir ay sonra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdo- ğan da beni aradı. Ben de Japonya’da uzman isimlerin bir araya gelip, deprem sonrası yapı- lacaklar üzerine karar verdiğini ifade ettiğimde, Erdoğan, ‘Biz de yapmak istiyoruz’ dedi. Sayın Bakan Murat Kurum’la da toplantılara katıldım. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı çok ciddi çalışma- lar gerçekleştiriyor” açıklamalarında bulundu. Fay Hartası 87K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Dönüşümde Milât: 6 Şubat 2023 Kentsel dönüşümle alakalı olumsuz algının değiştiğini ifade eden Moriwaki, “Eskiden bir itiraz geldiği zaman dönüşüme başlanamıyordu. Ben bunun değişmesi gerektiği görüşümü de Cevdet Bey’e iletmiştim. Yarısı Bizden projesi ile artık kentsel dönüşüm sürecinde beklenilmeye- ceğini ifade etmişti. Yarısı Bizden projesi önemli. Çünkü dönüşüm işi bir tercih değildir, yapılması gerekir. Dönüşüme destek olmak, devletin uy- gulamalarına katılmak gerekir. İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi de kentteki sağlıksız yapı stokunu eritmeyi hedeflemektedir” ifadele- rini kullandı. “Japonya’da riskli binalar anında dönüşüme girer, Türkiye’de de böyle olmalıdır. Birkaç sene önce Avcılar’da, Kartal’da deprem olmadan bi- nalar çökmüştü. Ama artık insanlar kentsel dö- nüşüme alıştı, eski algılarını bir kenara bıraktı. Özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra bir daha aynı travmaları yaşamak istemedi” düşünceleri- ni paylaşan deprem bilimci, kentsel dönüşümün barış içerisinde yürütülmek zorunda olduğunun altını çizdi. Moriwaki, devletin, kentsel dönüşüm sürecini hızlandırma hedefiyle gerektiğinde daha tavizsiz bir politika izleyebileceğini hatır- lattı. “Sismik İzolatörler Yaygınlaştırılmalı” 6 Şubat depremlerinden sonra saha çalışmala- rına bilfiil katılan ve hasar tespit çalışmalarına deneyimleriyle yön veren Moriwaki, gözlemleri- ni şöyle anlattı: “6 Şubat 2023 sonrası birkaç önemli proje için bazı şirketlerle çalıştım. Raylı sistemler ve sismik izolatörler üzerine temaslarım oldu. Japonya’da bu sistemlerin en gelişmişi kullanılır bina en az 70-80 sene ayakta kalsın diye. Kolon, kiriş, binalar sağlam yapılıyor. Türkiye’de raylı sistem ve sismik izolatörler yalnızca hastane- lerde, ancak Japonya’da bu okullarda ve kamu binalarında da var. Özellikle kamu binalarının, afet durumlarında vatandaşların güvenle sığı- nabilmeleri için sağlam inşa edilmesi gerekiyor. Maalesef, Sakarya’daki kamu binaları depreme dayanıksız çıkmış ve depremde büyük hasar almıştı. Bununla birlikte sıvılaşmanın olduğu, yumuşak zeminler için radye temel yöntemi, oldukça doğru bir yöntemdir ve yapının tüm yükünü zemine eşit bir şekilde dağıtır.” Ağaç Yaşken Eğiliyor: Afet Farkındalığı Anaokulundan Başlıyor Güvenli yapılaşma denildiği zaman akla ilk gelen örnek ülke Japonya’da yapılan uygulamalardan hareketle, Türkiye’nin afetlere hazırlıklı olması için eğitim konusunun daha fazla üzerine eğil- mesi gerektiğini vurgulayan Moriwaki, “Eğitim çok önemli, özellikle küçük yaştan, anaokulundan itibaren. Tabii ki içerikler, yetişkinlere yönelik seminerler gibi değil, oyun formatında çocuklara öğretilmeli. Örneğin; bir çizgi film-animasyon var, rahmetli Ahmet Mete Işıkara’nın olduğu. ‘Odandaki dolabı salla, hareket ediyorsa babana söyle ve sabitlesin. Çünkü herhangi bir deprem- de üzerine düşebilir’ farkındalığını oluşturmaya çalışıyor çocuklarda. Benim ‘Moriwaki’nin Dep- rem Rehberi’ adında, Türkçe ve İngilizce dille- rinde yazmış olduğum, çocuklara yönelik çizgi romanlarım (manga) var. Burada depremin nasıl oluştuğunu, yaşam üçgeninin nasıl kurulduğu- nu, bu yaşam üçgeninde en çok hangi eşyaların yanımızda bulunması gerektiğini anlatıyorum. Örneğin, çamaşır makinesi güvenli görünür ancak içi, yani ortası boştur. Bu anlamda daha sağlam bir nesne seçilmesi daha güvenli olacaktır. Ayrıca fayanslar patlama ve kırılmalarda bıçak gibi keskin olacaktır, banyodan uzaklaşmak en doğru seçenektir” dedi. Çocuklarla birlikte yetişkinlerin de deprem esna- sında panik yaşadığını anlatan Moriwaki, tahki- katların yaygınlaştırılması, ayda bir kez okullarda ve mahallelerde gerçekleştirilmesi gerektiğini anlattı. Yaşam üçgeninde kullanılmak üzere su, düdük, çikolata, tuz ve powerbank’in mutlaka erişilebilir olması gerektiğini anlatan Moriwaki, böbreklerin iflas etme riskine karşı tuzun, en- kazda kırılma ihtimaline karşın ise plastik düdük yerine metal düdüğün kullanılması gerektiğine dikkat çekti. İki Kilit Nokta: Yapı denetimi ve Saha Deneyimi Moriwaki, sağlıklı yapı stokunu ve yapı güven- liğini artırmanın yollarıyla alakalı soruya, yapı denetiminin önemini anlatarak yanıt verdi. Kanu- 88 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
nun sıkılığına karşın Türkiye’de denetim ve uygulamalar yönünden bazı açıklar ve kötüye kullanmalar olduğunu ifade eden deprem bilimci, “Yönetmelikte ve kanunda ar- tık Japonya ile Türkiye aynı seviyede. Ancak, kanunlar ne kadar sıkı da olsa, Türkiye’deki en büyük sıkıntı uygula- mada başlıyor. Japonya’da istisnasız herkes kanuna uyar. Müteahhit de uygun üretir binaları. Ayrıca belediyenin yönetimi altında yapı denetim şirketleri yoktur. Türki- ye’de 1999 depreminden sonra binalar daha sağlam bir hâle getirildi. Yine de bilirsiniz, kaçak binalar üzerinde bu denetimler yapılamıyor. Yani sahada kurallar yeterince işletilmiyor. Kaçak yapılar, yapılaşma güvenliğinde büyük bir sorun ve Türkiye’de devasa bir kaçak yapı stoku var. İnşaat süreçlerinde hata yapılabilir, ama de- netim mekanizmasının da sorunsuz işlemesi gerekir” değerlendirmesinde bulundu. İnşaat mühendisi ve mimar olarak, sahaya adım atılmadan masada imza atılmaması ge- rektiğini de vurgulayan Moriwaki, “Türkiye’de mezun olur olmaz projelerle ilgili kritik imzalar atılabiliyor, ama Japonya’da bir mimar veya bir inşaat mühendisi bunu yapamaz. 2 sene şantiyede çalışsa dahi imza hakkı hemen verilmiyor” dedi. Moriwaki, sistemin Japonya, Kanada, Amerika gibi ülkelerde uygulandığını ve Türkiye’de de uy- gulanması gerektiğini söyleyerek, “Türkiye’de müteahhitlik daha sıkı şartlara bağlanmalı. Herkes bu mesleği yapamamalı. Almanya’nın 2-3 katı kadar müteahhide sahip Türkiye ve meslek, içerisinde birçok sektör ismini barındıran firma ünvanına eklenmiş bir alan gibi görülüyor. Gıda şirketi olan biri, birden müteahhitlik yapmaya başlayabiliyor. ‘Gıdada başarılı olamadık, bari inşaat yapalım’ gibi bir anlayışla yapılıyor… Bu anlayışın değişmesi şart” şeklinde görüş verdi. “Çelik Binalara Daha Çok Ağırlık Verilmeli” Türkiye’de deprem bilincinin nasıl artırılabi- leceği üzerinde değerlendirmede bulunarak, belediyelere ve bakanlıklara düşen görev ve sorumluluklara vurgu yapan Yoshinori Moriwaki, son olarak şu değerlendirmeyi paylaştı: “Devlet, farkındalık eğitimlerine küçük yaştan başlanmasını teşvik etmeli. Belediyelerin içinde kent konseyleri ve kurtarma ekipleri kurulmalı. Herkesin üç kademede şu soruyu sorması gerekir: Bölgemdeki zemin iyi mi kötü mü, binam 2000’den önceki bir bina mı yoksa sonra mı yapılmış bir bina mı ve bina- mın ruhsatı var mı… 2000 sonrası yapılmış yeni sayılabilecek bir binaysa ama ruhsatı yoksa, yapının güvenliği tam kontrol altında değildir. Daha da önemlisi, Türkiye’de çelik binalara daha çok ağırlık verilmesi gerekmek- tedir. Burası, yani röportajımızı yaptığımız mekân da çelik bir yapı üzerine kuruludur, ben o sebeple burayı tercih ediyorum sıklıkla.” Morwak, Kentsel Dönüşüm Başkanlı- ğının çalışmalarından br olan İklm ve Afetlere Dayanıklı Şehrler Projes’nn İstanbul’un dönüşümüne hız kazandıra- cağını fade ett. Morwak, depreme hazırlıkta plastk düdük yerne metal düdüğün terch edlmes gerektğne dkkat çekt. Japon deprem blmc Yoshnor Morwak, İstanbul’un Tuzla lçesnde sorularımızı yanıtladı. Yer: Tuzla sahl 89K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Türkiye’nin ev sahipliğinde Kasım ayın- da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı öncesinde İstanbul’da bir araya gelen D-8 ülkeleri- nin çevre ve iklimden sorumlu tem- silcileri, ortak mücadele alanlarını ve COP31’e uzanan yol haritasını değerlen- dirdi. Bangladeş, Mısır, Endonezya, İran, Ma- lezya, Nijerya, Pakistan ve Azerbaycan’ın imzaladığı deklarasyonun D-8 ülkelerinin önceliklerini ortaya koyduğunu belirten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Ba- kanı Murat Kurum, imzalanan belgenin ülkeler arasındaki siyasi ve teknik koor- dinasyonu güçlendirmeye dönük ortak iradeyi de yansıttığını vurguladı. Program kapsamında Mısır ve Pakistanlı mevkidaşlarının yanı sıra, D-8 Ekonomik İş Birliği Teşkilatı Genel Sekreteri Bü- yükelçi Sohail Mahmood ile de görüşen Kurum, şunları söyledi: \ƶǂćŻģNJŰʒīćʠīǐdzIJŻŰIJŻIJŻʠ%ʂȮʠÊŰŭIJŰIJƮŠʠ¥ȩȧʠ½ƇƫŰćŻǂŘƶŘʒŻīćɢʠ ħIJǢƮIJʠǢIJʠŠŭŰŠŹʠćŰćŻŘŻīćŭŠʠƇƮǂćŭʠŠƮćīIJǩŠʠǩćŻƶŘǂćŻʠ\ƶǂćŻģNJŰʠ %IJŭŰćƮćƶǩƇŻNJʠŭćģNJŰʠIJīŠŰīŠɡʠ “Deklarasyon Önemli Bir Siyasi Referans Niteliği Taşımaktadır” “Bu deklarasyon, D-8 ülkelerinin uyum, iklim finansmanı, kayıp ve zarar ile adil geçiş başlıklarındaki ortak önceliklerini ortaya koymasının yanı sıra, COP31 öncesinde siyasi ve teknik koordinas- yonumuzu daha da güçlendirmesine yönelik ortak irademizi yansıtmaktadır. Aynı zamanda COP31 sürecinde ortak hareket etmemize rehberlik edecek ve D-8 ülkelerinin iklim müzakerelerinde daha güçlü, uyumlu ve yapıcı bir rol üst- lenmesine katkı sağlayacak önemli bir siyasi referans niteliği de taşımaktadır.” Deklarasyonla D-8 ülkelerinin COP31 sürecine daha güçlü ve koordineli şe- kilde katılması, çevre alanındaki ortak projelerin artırılması ve gelişmekte olan ülkelerin iklim politikalarında karşı- laştığı finansman ile teknoloji sorunla- rının uluslararası gündeme taşınması hedefleniyor. COP31 fćƪƵćŸŘźīćŬŠɥ\Ƶǁćźģljůɥ %IJŬůćƭćƵǨƆźljɥɥfćģljůɥ/īŠůīŠ 90 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
COP31 Yolunda İklim Dirençli Şehirler Zir- vesi’nde konuşan Bakan Murat Kurum, dep- rem bölgesinde yürüttüğü inşa seferberliği ve sosyal konut üretim başarısıyla adından söz ettiren Türkiye’nin, bu yönüyle COP31’in ‘Dirençli Şehirler’ başlığına örnek olacak bir ülke olduğunu söyledi. Kurum, COP31 sürecinde somut uygulama ve ölçülebilirlik kriterlerini benimseyecek- lerini belirterek, “COP31 sürecinde tüm başlıkları, ölçülebilir hedefler ile somut uy- gulamalara dönüştürecek adımlar atacağız. COP31 Başkanlığı olarak dünyaya hedef sunmakla kalmayacağız, uygulanmış örnek- ler, ölçülmüş sonuçlar ve ölçeklendirilebilir bir model önereceğiz” dedi. “Afet Risklerini Mahalle Mahalle Saptayın” Kurum, çok sayıda belediye başkanının katıl- dığı toplantıda çağrıda bulunarak, “Biliyoruz ¥ȩȧʠćƻŭćŻŘʠǢIJʠ!IJǢƮIJɢʠμIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ%IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠćŭćŻŘʠsNJƮćǂʠgNJƮNJŹɢʠ īIJƫƮIJŹʠģƒŰŋIJƶŠŻīIJŭŠʠŠŻƻćʠƶǐƮIJĤŠŻŠŻʠŒIJƮʠćƻćŹćƶŘŻīćʠħIJǢƮIJǩŠʠŭƇƮNJǩćƮćŭʠ ħćŰŘƻǂŘŭŰćƮŘŻŘʠģIJŰŠƮǂǂŠɡʠʏãćƫǂŘŌŘŹŘdzʠȫȦȦʠģŠŻIJʠǩćŭŘŻʠIJǢŠŻʠǂćŹćŹŘʠŠŭŰŠŹʠīŠƮIJŻħŰŠīŠƮɢʠ °ŘŊŘƮʠǂŘŭʠNJǩNJŹŰNJīNJƮɢʠIJŻIJƮũŠʠǢIJƮŠŹŰŠīŠƮʐʠīŠǩIJŻʠgNJƮNJŹɢʠīŠƮIJŻħŰŠʠƻIJŒŠƮŰIJƮʠŠħŠŻʠǩIJŻŠʠ ŊŠŻćŻƶŹćŻʠŹIJŭ毊dzŹćŰćƮŘʠŋIJŰŠƻǂŠƮŠŰŹIJƶŠʠŋIJƮIJŭǂŠŌŠŻŠʠīIJʠǢNJƮŋNJŰćīŘɡʠ ki merkezi yönetimle güçlü bir yerel yönetim aynı hedefte buluştuğunda, başarılamayacak hiçbir şey yoktur. Bizler her zaman belediye başkanlarımızın yanındayız, milletimizin yanındayız. Sizlerden de kayıp-kaçağı ölçme- nizi, atığı ve enerjiyi takip etmenizi, afet risk- lerini mahalle mahalle saptamanızı ve tüm bunları finansmana hazır projelere dönüştür- menizi bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Bakan Kurum: COP31’de, Dünyaya Ölçeklendirilebilir Bir Model Önereceğiz 91K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafın- dan düzenlenen ‘COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi Akademi Lansmanı’nda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, YÖK’ün akademik elçili- ğinde üniversitelerin iklim alanındaki uzmanlıklarını, laboratuvarlarını ve uygulamaya hazır projelerini gösteren bir Türkiye İklim Bilimi ve Teknolo- jisi Yetkinlik Haritası hazırlanmasını önerdi. âfɪɥʙ¤ȩȧʚŠźɥ ʗŬćīIJŸŠŬɥ/ůħŠƵŠʘɥƆůīlj !IJǢƮIJɢʠμIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ%IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠćŭćŻŘʠsNJƮćǂʠgNJƮNJŹɢʠ gćƶŘŹʠćǩŘŻīćʠ½ǐƮŭŠǩIJʒŻŠŻʠģćƻŭćŻŰŘŌŘŻīćʠŻǂćŰǩćʒīćʠǂƇƫŰćŻćĤćŭʠ ŠƮŰIJƻŹŠƻʠsŠŰŰIJǂŰIJƮʠ\ŭŰŠŹʠíŠƮǢIJƶŠʒŻīIJʠãǐŭƶIJŭƒŌƮIJǂŠŹʠgNJƮNJŰNJʒŻNJŻʠ ʑ¥ȩȧʒŠŻʠŭćīIJŹŠŭʠ/ŰħŠƶŠʒʠƇŰīNJŌNJŻNJʠćħŘŭŰćīŘɡʠʠ Bakan Kurum, “COP31’i yeni fikirlerin projeye, projelerin yatırıma, bilimsel bilginin teknolojiye ve alınan kararların sahadaki uygulamalara dönüştüğü güçlü bir başlangıç noktası hâline getirmeliyiz. Sizleri, Türkiye’nin COP31 Başkanlığının bilimsel vizyonunu birlikte şekillendir- meye davet ediyorum. Gelin, üniversi- telerimizin bilgi birikimini ülkemizin çözüm üretme kapasitesiyle buluştura- lım; Türkiye’nin bilimsel gücünü küresel ölçekte daha görünür kılalım” dedi. 92 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Rusya’da çeşitli temaslarda bulunan Bakan Murat Kurum, İnşaat ve Bölgesel Kalkın- madan Sorumlu Başbakan Yardımcısı Marat Husnullin, İnşaat, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı İrek Fayzullin ve Rusya İklim Özel Temsilcisi Ruslan Edelgeriev ile bir araya geldi. İki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca kom- şuluğa değil, birçok farklı ortaklığa dayan- dığını ifade eden Kurum, “Bizim ilişkileri- miz yalnızca iki komşu ilişkisinden ibaret değildir. Enerjiden ticarete, turizmden şehirciliğe kadar uzanan, bölgesel barış ve istikrarın ana omurgasını oluşturan çok boyutlu bir vizyon ortaklığıdır. Liderleri- miz arasındaki eşsiz diyalog ve sarsılmaz güven, bu köklü ortaklığı her geçen gün daha da ileriye taşımakta, ortak geleceği- mize çok güçlü bir ivme kazandırmaktadır” ifadelerini kullandı. ¼ǏƭŬŠǨIJʚźŠźɥ âIJźŠīIJźɥ\źƺćɥ¼IJĤƭǏģIJƵŠɥ §ljƵǨćʚźŘźɥ¼IJŬźŠŬɥŠůŋŠƵŠǨůIJɥ NćƭŸćźůćźćĤćŬ ¥ȩȧʠćƻŭćŻŘʠǢIJʠ!IJǢƮIJɢʠμIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ%IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠćŭćŻŘʠ sNJƮćǂʠgNJƮNJŹɢʠ¨NJƶǩćʠŠŰIJʠ½ǐƮŭŠǩIJʠćƮćƶŘŻīćŭŠʠŋǐħŰǐʠŠŰŠƻŭŠŰIJƮIJʠīŠŭŭćǂʠ ħIJŭIJƮIJŭɢʠʏ\ŰŠƻŭŠŹŠdzɢʠIJŻIJƮũŠīIJŻʠǂŠĤćƮIJǂIJɢʠǂNJƮŠdzŹīIJŻʠƻIJŒŠƮĤŠŰŠŌIJʠ ŭćīćƮʠNJdzćŻćŻɢʠģƒŰŋIJƶIJŰʠģćƮŘƻʠǢIJʠŠƶǂŠŭƮćƮŘŻʠćŻćʠƇŹNJƮŋćƶŘŻŘʠ ƇŰNJƻǂNJƮćŻʠħƇŭʠģƇǩNJǂŰNJʠģŠƮʠǢŠdzǩƇŻʠƇƮǂćŭŰŘŌŘīŘƮʐʠīIJīŠɡ Şehircilik Alanında Ortak Vizyon: “Yaşam için Altyapı” Kahramanmaraş depremlerinin ardın- dan başlatılan inşa seferberliğine dikkat çeken Murat Kurum, şehirlerin yalnızca beton ve demirle değil; ortak akıl ve kültürle inşa edildiğine vurgu yaptı. Kurum, “Bu süreçte dost Rus halkına, hükümetine, ilk yardım elini uzattıkları için burada bir kez daha teşekkürlerimi- zi ifade ediyoruz. Kahire’de imzaladığı- mız şehircilik mutabakatı da aslında bu iş birliğinin en somut göstergelerinden biri. Hedefimiz, Türkiye’nin devasa kentsel dönüşüm ve yeniden inşa tec- rübesiyle Rusya’nın güçlü teknik biriki- mini tam harmanlayarak yarının akıllı, güvenli, insan odaklı ve ifade ettiğiniz gibi ‘yaşam için altyapı’ bakışını şehirle- rimize bugünden ortaklaşa kurmaktır” şeklinde konuştu. 94 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Rusya ve Türkiye Mevcut İş Birliklerini Daha İleri Taşıyacak Rusya’daki görüşmelere Kentsel Dö- nüşüm Başkanı Hakkı Alp de eşlik etti. Şehircilik, yapı malzemeleri ve enerji verimliliği konularının ele alındığı gö- rüşmelerde Türkiye’nin yapı sektörü ile konut üretimindeki tecrübesi ve çeşitli projeler aktarıldı. İki ülkenin şehircilik deneyimlerini birbirleriy- le paylaştığı temaslarda, mevcut iş birliklerinin daha ileriye taşınması kararlaştırıldı. COP31’in Ortak Hedefleri Görüşüldü Bakan Kurum ile Ruslan Edelgeriyev görüşmesinde, çevre ve şehircilik alanlarındaki iş birliklerinin yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil dönüşüm konuları da ele alındı; COP31 sürecine ilişkin öncelikler ve ortak hedefler değerlendirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Deği- şikliği Bakanı Murat Kurum ile Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp’in katıldığı programlarda, Türkiye ve Suudi Arabistan arasında şehircilik konusunda bir dizi temas gerçekleştirildi. Suudi Arabistan Belediyeler ve Konut Bakanı Macid Bin Ab- dullah El-Hukeyl başkanlığında gerçekleştirilen heyetler arası görüşmelerde; şehir planlama, altyapı, akıllı şehirler, dijital dönüşüm ve kentsel dönüşüm Türkiye ile Suudi Arabistan Şehircilik Tecrübelerini Paylaşacak !IJǢƮIJɢʠμIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠǢIJʠ\ŭŰŠŹʠ%IJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠ ćŭćŻŘʠsNJƮćǂʠgNJƮNJŹɢʠ½ǐƮŭŠǩIJʠŠŰIJʠ °NJNJīŠʠƮćģŠƶǂćŻʠćƮćƶŘŻīćŭŠʠŠŰŠƻŭŠŰIJƮŠʠ ǩIJŻŠʠģŠƮʠćƻćŹćǩćʠǂćƻŘǩćĤćŭʠƮIJƶŹŠʠ ŠƻʠģŠƮŰŠŌŠʠʠƫƮƇŋƮćŹŰćƮŘŻćʠŭćǂŘŰīŘɡʠ °NJNJīŠʠƮćģŠƶǂćŻʠIJŰIJīŠǩIJŰIJƮʠ ǢIJʠgƇŻNJǂʠćŭćŻŘʠsćĤŠīʠŠŻʠ ģīNJŰŰćŒʠ/ŰʂNNJŭIJǩŰʠģćƻŭćŻŰŘŌŘŻīćʠʠ ŋIJƮħIJŭŰIJƻǂŠƮŠŰIJŻʠŒIJǩIJǂŰIJƮʠćƮćƶŘʠ ŋƒƮǐƻŹIJŰIJƮīIJʠʏIJŰIJīŠǩIJʠǢIJʠʠgƇŻNJǂʠ °IJŭǂƒƮŰIJƮŠʠŰćŻŘŻīćʠsNJǂćģćŭćǂʠ íćƫǂŘʐʠŠŹdzćŰćŻīŘɡʠ alanlarında ülkeler arasında tecrübe paylaşımı ve ortak projeler ele alındı; “Belediye ve Konut Sektörleri Alanında Mutabakat Zaptı” imzalandı. Görüşmeyi değerlendiren Ba- kan Murat Kurum, “Bu imzalar; şehir planlama, konut, altyapı, dijital dönüşüm ve akıllı şehirler başta olmak üzere birçok alanda iki ülke arasındaki iş birliğini daha da güçlendirecek” ifadesini kullandı. 95K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
gIJŻǂƶIJŰʠ%ƒŻǐƻǐŹʠ ćƻŭćŻŰŘŌŘɢʠćŊIJǂʠ ģƒŰŋIJŰIJƮŠŻīIJʠǩǐƮǐǂǐŰIJŻʠ ǩIJŻŠīIJŻʠŠŻƻćʠħćŰŘƻŹćŰćƮŘŻŘʠ ŒŘdzʠŭIJƶŹIJīIJŻʠƶǐƮīǐƮǐƮŭIJŻɢʠ ƶǐƮIJĤŠʠNJŰNJƶŰćƮćƮćƶŘʠ ģƇǩNJǂǂćŭŠʠǩIJƻŠŰʠīƒŻǐƻǐŹʠ ǢIJʠƶǐƮīǐƮǐŰIJģŠŰŠƮŰŠŭʠ ŒIJīIJȟIJƮŠǩŰIJʠIJŻǂIJŋƮIJʠ IJīŠǩƇƮɡʠ°ǐƮIJħɤʠNćǂćǩɢʠ sćŰćǂǩćʠǢIJʠ/ŰćdzŘŌʒīćʠ ǩǐŭƶIJŰIJŻʠƫƮƇũIJŰIJƮŰIJʠŒŘdzʠ ŭIJƶŹIJīIJŻʠŠƻŰIJƮŭIJŻɢʠ ÜŠǩćŻćʒīćŭŠʠŠƮŰIJƻŹŠƻʠ sŠŰŰIJǂŰIJƮʠɶÄuS%ɷʠ ǂIJŹćƶŰćƮŘǩŰćʠīƒŻǐƻǐŹʠ ħćŰŘƻŹćŰćƮŘŻŘŻʠćŰǂǩćƫŘƶŘʠ ŋǐħŰIJŻīŠƮŠŰŠǩƇƮɡʠ ¯ćŒćīćɥ\źƺćɪɥfǏƭIJƵIJůīIJɥ ¯ǏƭīǏƭǏůIJģŠůŠƭůŠŬ fIJźǁƵIJůɥ%ƑźǏƺǏŸɥćƺŬćźůŘŌŘźīćźɥǏǁǏźĤǏůɥÛŠDzǨƆźɫ Afetlere dirençli ve çevreyle uyumlu şehirler inşa etme misyonuyla hareket eden Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, eş zamanlı yürüttüğü saha operasyonları ve uluslararası temaslar- la kentsel dönüşüme bütüncül bir yaklaşım getiriyor. Bu kapsamda Başkanlık heyetleri; Taşınmaz ve Kaynak Geliştirme Genel Müdü- rü Oğuzhan Yaylacı ve ilgili daire başkan- larının da katılımlarıyla afet bölgelerindeki şantiyeleri karış karış denetlerken, projelerin küresel finansman ve kalite standartlarına ulaşması için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Hatay ve Malatya’da Ticari ve Sosyal Hayat Yeniden Canlanıyor Depremin izlerini silmek ve şehirlerin ruhu- nu yeniden canlandırmak amacıyla Hatay ve Malatya’da kapsamlı saha çalışmaları gerçekleştirildi. Hatay temasları kapsamın- da, afet sonrası yeniden inşa edilen belediye ana binası ile Mahveli Sosyal Tesisi şanti- yelerinde incelemelerde bulunuldu. Şehrin ekonomik ihyası için kritik önem taşıyan İskenderun’daki Ayakkabıcılar Çarşısı ve Pac Meydanı Dönerciler Çarşısı’nda devam eden renovasyon faaliyetleri yerinde denetlendi. 96 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Başkanlığın sahadaki bir diğer önemli durağı ise Malatya oldu. Şantiye alanlarında yetkililerle bir araya gelinerek mimari çizimler ve proje planları üzerinden detaylı incelemeler yapıldı. Yürütülen inşa süreçlerinde mevcut tarihi ve sosyal yapıla- rın korunduğu, şehrin dokusuna saygılı, güvenli bir yapım aşamasının ilerlediği gözlemlendi. Elazığ’da Paydaş Destekli ve “Yerinde Dönüşüm” Temelli Yenilenme Kentsel Dönüşüm Başkanlığının dönüşüm çalış- malarını hızlandırdığı illerden biri olan Elâzığ’da da Merkez ilçesi Zafran Mahallesi’ndeki yak- laşık 33,70 hektarlık alan mercek altına alındı. Bölgedeki mevcut yapılaşma ve kentsel gelişim durumu değerlendirilerek, sürecin bütüncül bir planlama ile ele alınması kararlaştırıldı. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, hak sahiplerinin mağdur olmaması adına “yerinde dönüşüm” esaslarını devreye sokarak; mülkiyet sahiplerini doğrudan sürece paydaş olarak dahil eden anket ve görüş- me odaklı, şeffaf bir model yürütüyor. Viyana’da Stratejik Temaslar: Güçlü Finansman ve Yeşil Dönüşüm Sahadaki bu devasa operasyonların arkasında ise çok güçlü bir uluslararası vizyon yatıyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, afetlere dayanıklı yapılaşma ve düşük karbonlu malzeme kullanı- mı hedefleri doğrultusunda Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) yetkilileriyle Taşınmaz ve Kaynak Geliştirme Genel Müdürü Oğuzhan Yaylacı başkanlığında Viyana’da stra- tejik bir toplantı gerçekleştirdi. Bu kritik iş birliği, Kentsel Dönüşüm Başkan- lığının dış finansman ve Ar-Ge kapasitesini artırmayı hedefliyor. Proje sayesinde, Küresel Çevre Fonu (GEF) başta olmak üzere uluslararası iklim fonlarından hibe kaynakları sağlanması ve elde edilecek verilerle Dünya Bankası gibi kuruluşlara sunulacak projelerin desteklenmesi planlanıyor. Ayrıca çimento, çelik, yalıtım gibi yapı malzemeleri üreten yerli işletmelerin daha temiz üretim yöntemlerine geçişi desteklenerek kentsel dönüşümde düşük emisyonlu malze- melerin kullanım kapasitesi artırılacak. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, sahada bizzat denetlediği güvenli yapılaşma adımlarını, Viyana’da attığı sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi temelleriyle birleştirerek Türkiye’nin geleceğe dönük, dirençli şehirlerini inşa etmeye devam ediyor. 97K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
AKSARAY AKSARAY AKSARAY! NJŋǐŻʠŋǐŻīIJŰŠŭʠNJŰćƻŘŹŘŻʠǂćŻŘīŘŭʠ ćƮćħŰćƮŘŻīćŻʠģŠƮŠʠƇŰćŻʠīƇŰŹNJƻɢʠćƶŰŘŻīćʠ \ƶǂćŻģNJŰʒNJŻʠIJŭƇŻƇŹŠŭʠǢIJʠǂƇƫŰNJŹƶćŰʠ ŭƇƻNJŰŰćƮŘŻŘŻʠƻIJŭŠŰŰIJŻīŠƮīŠŌŠʠƒdzŋǐŻʠģŠƮʠ NJŰćƻŘŹʠħƒdzǐŹǐʠƇŰćƮćŭʠƇƮǂćǩćʠħŘŭǂŘɡʠ \ŭŠʠīǐŻǩćʠƶćǢćƻŘʠćƮćƶŘŻīćŭŠʠģNJŒƮćŻʠ ǩŘŰŰćƮŘŻŘŻʠŋIJǂŠƮīŠŌŠʠIJŭƇŻƇŹŠŭʠƶŘŭŘŻǂŘŰćƮŘŻʠ IJǂŭŠƶŠǩŰIJʠŒćǩćǂŘŹŘdzćʠŋŠƮīŠʠǢIJʠdzćŹćŻʠ ŠħŠŻīIJʠŭIJŻǂʠŭǐŰǂǐƮǐŻǐŻʠŭIJŻīŠŻIJʠ ƒdzŋǐʠƫćƮħćŰćƮŘŻīćŻʠģŠƮŠʠŒĐŰŠŻIJʠŋIJŰīŠɡʠ %ƇŰŹNJƻNJŻʠ\ƶǂćŻģNJŰʒŰćʠŭNJƮīNJŌNJʠŠŰŠƻŭŠŻŠŻʠ ŋIJħŹŠƻŠŻīIJɢʠīIJŌŠƻIJŻʠǩćƻćŹʠŭƇƻNJŰŰćƮŘŻćʠ IJƻŰŠŭʠIJīIJŻʠƮIJŻŭŰŠʠģŠƮʠŒŠŭĐǩIJʠƶćŭŰŘɡ Turgay Bakırtaş 98 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
İstanbul, yaklaşık yüz yıl önce bugünkü kadar ka- labalık, caddeleri insanlarla dolup taşan bir şehir değildi. Yine de köklü bir imparatorluğun başken- ti olarak modernleşiyor, deniz merkezli ulaşım- dan kara merkezli ulaşıma geçiş yapıyordu yavaş yavaş. Bu dönemde tramvay en gözde toplu taşıma araçlarından biriydi. Ardından otobüsler ve taksiler de devreye girerek İstanbul’un ulaşım alışkanlıklarını değiştirmeye başladı. Ne var ki bu yıllar aynı zamanda ardı arkası kesilmeyen savaşların yıllarıydı ve dünyanın büyük bölümü ekonomik buhranlarla boğuşuyordu. Böyle bir ortamda taksi gibi tek yolculu araçları kullanmak lükse dönüşmüş, taksiciler de yeni çözüm yolla- rının peşine düşmüştü. Dolmuş tam da bu dönemde girdi hayatımıza ve İstanbul’un ulaşım sistemini neredeyse kökten değiştirdi. “Belirli bir güzergâh üzerinde giden ve birden fazla yolcu taşıyan taksi” anlamıyla yaygınlaşsa da dolmuş sözcüğünün daha eski bir tarihi var. Zira bu sözcük bir ulaşım aracını değil, ulaşım biçimini tanımlamak üzere dilimize girmiş. Şemseddin Sami Bey’in meşhur Kamus-ı Türki’sinde sözcük, “İskelede doluncaya kadar bekleyen, dolunca hareket eden, narh ile yolcu taşıyan nöbet kayığı” olarak tanımlanmış. Halit’in Taksisinden Dolmuşa Bugün bildiğimiz anlamıyla dolmuşların ortaya çıkışı, pek çok kaynağa göre 1920’lerin sonunda İstanbul’da gerçekleşti. Gerçekliği kesin olmasa da bu döneme ait ilginç bir anekdot 1970’lerin gazetelerinde sıkça yer bulmuş. Hikâyeye göre, o yıllarda sayıları 700’ü bulan taksi şoförleri, fi- yatların yükselmesi ve satın alma gücündeki dü- şüş nedeniyle müşteri kaybı yaşamaktadır. Öyle ki zenginler bile taksi yerine tramvaya binmeye başlamıştır. Taksici Halit ise düzenli müşterisi olan şanslı isimlerdendi. Her gün Nişantaşı’ndan aldığı bir tüccarı Eminönü’ndeki iş yerine götürüyor ve bu işten 80 kuruş kazanıyordu. Ancak tüccarın işleri bozulup taksi masrafı ağır gelmeye başlayınca çözümü Halit’e yeni bir öneri sunmakta buldu ve şöyle bir teklif yaptı: “Ayda 25-30 lira çok para. Ama ben aynı yerde çalışan dört arkadaş daha buldum sana. Bir kişi yerine beş kişi taşıyacaksın. Buna karşılık biz sana saatin yazdığı ücretten 20 kuruş fazlasını vereceğiz. Bu da arabanın yıpranma payı olacak. Kabul ediyor musun?” Bu fikir Halit’in de aklına yattı ve aynı araç içerisinde aynı güzergâhta seyahat eden müşterilerin ücreti kendi aralarında bölüşmelerine dayanan dolmuş sistemi İstanbul’a merhaba dedi. Dolmuşlar kısa sürede benimsenince hızla yay- gınlaştılar fakat yasallık kazanmaları hiç kolay olmadı; 1954 yılında resmen tanınana kadar belediyeyle ve tramvay şirketiyle köşe kapmaca oynadılar. Ana caddelerdeki trafiği tıkadıkları için sıkça şikâyete maruz kalsalar da düzensiz işleyen ve sürekli bozulan tramvayların tek alternatifi 99K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
konumundaydılar. Buna rağmen yasal statüye alınmadıkları için korsan taşımacılık kapsamında değerlendirildiler. Dönemin önde gelen birçok ismi bu durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Onlardan biri de Türk şiirinin büyük isimlerinden Nazım Hikmet’ti. Nazım’ın Dolmuş İsyanı Nazım Hikmet, 1935 yılında Orhan Selim müs- tearıyla yazdığı Akşam gazetesindeki köşesinde şu satırları kaleme aldı: “Düştük ocağınıza, şoför kardeşler. Bu Tramvay Kumpanyası’ndan bizi siz kurtaracaksınız. Ben kendi payıma hangi tramvay durak yerinde bekleyen bir taksi görsem çöl ortasın- da yeşillik görmüş̧ bir adam gibi sevinçten yüreğim ağzıma gelir. İşte, derim, bu bir dolmuş taksisidir.” Bir diğer yazısında ise şunları söylüyordu: “Şoförler yurttaşları yarım saat tramvay beklemek eziye- tinden kurtarmak için 10 kuruşa yolcu taşıyorlar, dolmuş yapıyorlar diye, niçin belediyece haklarında zabıt tutuluyor? Belediye kimi kime karşı korumak istiyor? Tramvay Kumpanyası’nı mı? Konturatosunu yerine getirmemiş̧ olan ve bu yüzden ya bizi balık istifi edip taşıyan yahut da arabalarının eksikliği yüzünden müşterilerini saatlerce yağmur altında bekleten bir kumpanyanın hakkını mı koruyorlar? Dört kişinin el birliği olup bir taksi tutmasına kim, hangi yasa karşı koyabilir?” Tartışmalar sürerken, İstanbul mıntıkası Mülki- ye Başmüfettişi Hacı Hüsnü Bey, belediyeye bir yazı göndererek, bu şekilde çalışan otomobillerin seferden alıkonulmasının nedenlerini sordu. Bu mü- dahalenin Anayasa’ya aykırı olduğunu savunan Hacı Hüsnü Bey, uygulamanın ticaret özgürlüğünü engel- lediği görüşündeydi. Olayı başından beri sessizce izleyen Belediye Başkanı ve Vali Muhittin (Üstündağ) Bey ise kamuoyunun dolmuşu benimsediğinin ortaya çıkmasından sonra sessizliğini bozarak bir açıklama yaptı ve belediyenin bakış açısının haklı olduğunu, her araç türü için ayrı talimatnameler bulunduğunu, dolmuşların bunlardan hiçbirine uymadığını söyledi. Minibüslerin İktidarı Dolmuşun İstanbul’daki serüveninde 1939 yılı önemli bir dönüm noktası oldu. Belçika merkezli tramvay şirketinin hükümet tarafından satın alına- rak millileştirilmesinin ardından, aynı yıl belediye- nin denetiminde ilk yasal dolmuş hatları oluşturul- du. Eminönü’nden Taksim, Pangaltı ve Şişli yönüne çalışan bu hatlar, kısa sürede şehir yaşamının vazgeçil- mezlerine dönüştü. Dönemin dolmuşlarının tamamına yakını Amerikan modelleriydi: DeSoto, Chevrolet, Ford gibi markaların bir kısmı konsoloslukların satışa çıkardıkları kullanılmış otolardan sağlanıyordu. Bu otomobiller tamirhanelerde ustaların elinde onarımdan geçiriliyor, ortadan kesilip boyları uzatılarak yeni oturma yerleri ekleniyordu. Bu sayede 4-5 kişilik araçlar 7-8 kişi alacak hâle getiriliyordu. 1954’e gelindiğinde İstanbul Belediyesi dolmuşçulu- ğu resmen tanıdı. Asıl büyüme 1960’larda yaşandı. İlk minibüslerin çalışmaya başlaması ve yeni güzergâhların açılmasıyla şehir içi taşımacılığın yükü önemli ölçüde buraya kaydı. 1965’e gelindiğinde dolmuşların toplu ulaşımdaki payı yüzde 30’ları aşmıştı. Bu yıllarda hem güzergâhların çeşitlenmesi hem de 14 yolcu kapasiteli minibüslerin trafiğe katılmasıyla birlikte İstanbul’da gündelik ulaşımın yarıya yakını dolmuşların eline geçti. Bu yükseliş, İstanbul’un aynı dönemde geçirdiği büyük değişimden bağımsız değildi. Göçle birlikte gecekondu- lar ortaya çıkıyordu. Artan nüfus ve kentin çeperlerinde yeni semtlerin ortaya çıkması, önceden görülmemiş bir ulaşım talebi yarattı. Böylece kamusal toplu taşıma sistem- lerinin karşılayamadığı talebe dolmuşlar cevap verdi. Öte yandan, 1990’ların başından bugüne raylı sistem- lerin çoğalması ve metrobüsün faaliyete geçişi, şehir içi ulaşım pratiklerini değiştirmeye başladı. Fakat İstanbul nüfusunun 20 milyon sınırına yaklaşması dolmuş-mi- nibüs sisteminin uzun yıllar daha hayatımızda olacağını haber veriyor. Direksiyonda Şoför Nebahat Dolmuşların İstanbul’a tek katkısı ulaşım üzerinden olmadı elbette; gündelik yaşam kültürü de hatırı sayılır 100 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
ölçüde payını aldı onlardan. 70’lerin başından 90’ların sonuna kadar süren arabesk fırtınasında dolmuşların rolü büyüktür örneğin. Öyle ki bir dönem bu müzik türü “dolmuş müziği” olarak anılıyor; Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay, Hakkı Bulut, Müslüm Gürses, Gök- han Güney, Bergen, Kibariye, İbrahim Tatlıses ve daha nice isim önce dolmuşlar aracılığıyla seslerini halka duyuruyordu. Dolmuş kültürünün izleri beyazperdede de erken dönemlerden itibaren görüldü, birçok sinema yıldızı şoför rolüyle kitlelerin sevgisini kazandı. Akla çok isim geliyor ancak doğrudan dolmuş şoförlüğü bağlamında düşünüldüğünde Türk sinemasının en ünlü isminin “Şoför Nebahat” karakteri olduğu söylenebilir. 1960- 1965 yıllarında, Metin Erksan ve Süreyya Duru’nun filmlerinde Nebahat’ı üç̧ defa Sezer Sezin canlandırdı. 1970’te, yine Süreyya Duru’nun tekrar çevriminde rol bu defa Fatma Girik’e geçti. Dolmuş şoförü babası- nın beklenmedik ölümüyle mecburen direksiyona geçen bir genç̧ kızın erkeklerin dünyasında tutunma mücadelesi ile toplumsal baskılara direnişi işlendi bu filmlerde. Taksim-Emirgan hattında çalışan Neba- hat’ın şarkısı da uzun süre dillerde dolandı: “Haydi Nebahat Abla / Dodge arabana atla / Düme- nimiz yolunda / Gazla ablacım gazla / Taksim, Şişli, Sarıyer / Durmadan hemen gider / Ablacım ne olur- sun / İstinye’de duruver / Saçları dalga dalga / Canım Nebahat Abla / Sevgilim İstinye’de / Gazla ablacım gazla.” Yeşilçam’ın en ünlü jönlerinden İzzet Günay da 1967 yapımı Dolmuş Şoförü ile 1968 yapımı Kader Böyle İstedi filmlerinde şoför rolündeydi ama hiç şüphe yok ki şoför tiplemesini zirveye taşıyan film Sinan Çetin’in 1982 tarihli başyapıtı Çiçek Abbas oldu. Aynı güzergâhta minibüsçülük yapan Şakir (Şener Şen) ile Abbas’ın (İlyas Sal- man) kahvehanedeki meşhur atışma sahnesi, dolmuşçuluk argosunu tüm görkemiyle perde- ye taşıyarak unutulmazlar arasına girdi. Şiki Şiki Baba Dolmuş ve minibüslerin İstanbul kültüründeki izleri Yeşilçam’da farklı hikâyelerle karşımıza çıkmaya devam etti. Yönetmenliğini Natuk Baytan’ın yaptığı 1984 yapımı Atla Gel Şaban filminde minibüs bir mekân olarak başroldeydi. Çünkü Kemal Sunal’ın hayat verdiği bir at yarışı tutkunu, önemli bir ikramiye kazandığı kuponunu içerisinde “Şiki Şiki Baba” çalan kalabalık bir minibüste doldurmuş, kendisini yeni bir kupon yapmaya zorlayan kötü adam- lar aynı şartları sağlamak üzere o minibüs yol- culuğunu yeniden canlandırmak için komik maceralara atılmıştı. İstanbul’un dolmuş ve minibüsleri edebiyatın da konusu oldu sık sık. Aziz Nesin’den Orhan Pamuk’a uzanan farklı kuşaklardan yazarların eserlerinde bu araçlara ve onların taşıdığı kent hâllerine rastlamak mümkün. Bu örneklerin en ilginçlerinden biriyle, Cemal Süreya’nın “Onlar İçin Minibüs Şarkısı” adlı şiiriyle veda edelim İstanbul’un bu delifişek vasıtalarına: “Eşyanın konumunu biçimini rengini almışlardır Koltuğa oturdular mı koltuğun boyuna eklenir boyları / Pat pat pat diye gülerler bir moto- siklet neşesiyle / Ama zariftirler de bir bisiklet kazasında ölmeyi akıl edecek kadar” 101K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
u%s/âʠȨȦȨȫʠ ŊIJǂʠãƒŻIJǂŠŹŠʠ FNJćƮŘʠǢIJʠ íŠƮǢIJƶŠʒŻīIJɢʠ ½ǐƮŭŠǩIJʒŻŠŻʠ īIJƫƮIJŹɢʠƶIJŰɢʠ ǩćŻŋŘŻʠǢIJʠŠŭŰŠŹʠ īIJŌŠƻŠŭŰŠŌŠʠŋŠģŠʠ ćŊIJǂŰIJƮIJʠŭćƮƻŘʠ īŠƮIJŻĤŠŻŠʠǢIJʠ ŊćƮŭŘŻīćŰŘŌŘŻŘʠ ǩǐŭƶIJŰǂŹIJʠ ŒIJīIJŊŠǩŰIJʠ ƫƇǂćŻƶŠǩIJŰʠ ǩƇŰʠŒćƮŠǂćŰćƮŘʠ Źćƶćǩćʠ ǩćǂŘƮŘŰīŘɡʠ Türkiye’nin Afet Hazırlık Kapasitesi Güçleniyor İstanbul Fuar Merkezi’nde “Hayat Değerlidir” te- masıyla düzenlenen NADMEX 2025 Afet Yönetimi Fuarı ve Zirvesi; kamuyu, özel sektörü, akademis- yenleri ve sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında buluşturdu. Organizasyona katılan uzman isimler, Türkiye’nin afet hazırlık kapasitesine katkı sunacak yol haritalarını paylaştı. Afetler, afet finansmanı, risk azaltma, yapay zekâ, dijitalleşme, kentsel dönüşüm ve iyileştirme gibi kritik başlıklara odaklanan zirve, Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlendi. 102 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Afet Yönetiminde İş Birliği İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, AFAD Afet Risklerini Azaltma ve Önlem Dai- resi Başkanı Abdulkadir Tezcan, Türk Kızılayı Afet Yönetimi ve İklim Değişikliği Genel Mü- dürü Doç. Dr. Kurtuluş Açıksarı, Araç ve Araç Üstü Ekipman ve İş Makinaları Üreticileri Bir- liği Derneği (ARÜSDER) Başkanı Musa Ertunç, Prof. Dr. Şükrü Ersoy, TAM Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu ve TG Expo Genel Müdürü H. Cem Şenel’in de katıldığı programda, afet yönetiminde kurum- lar arası iş birliğinin önemine vurgu yapıldı. Afetlere Hazırlık Ortak Bir Sorumluluk İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier konuşmasında, Türkiye’nin hemen her bölge- sinin afet riski taşıdığını belirterek kamu, özel sektör ve vatandaş iş birliğinin kritik önemde olduğuna dikkat çekti. AFAD’ın kurumsal kapasitesinin güçlendirildiğini, İl Risk Azalt- ma Planlarının takip edildiğini, tatbikatların sürekli yenilendiğini aktaran Leblebicier, özel sektör ile gönüllülerin artan katkısının da büyük değer taşıdığını vurguladı. 81 İlin Risk Azaltma Planları Tamamlandı AFAD Afet Risklerini Azaltma ve Önlem Daire- si Başkanı Abdulkadir Tezcan da afetin öncesi, afet anı ve sonrasını kapsayan bütünleşik yönetim sistemi yürüttüklerini; en kritik un- surun güçlü iş birliği kültürü olduğunu ifade etti. Tezcan, 81 ilin risk azaltma planlarının tamamlandığını ve Türkiye Afet Risk Azaltma Planı’nın sahada uygulandığını belirtti. Doğru Risk Yönetimi Kayıpları Azaltıyor ARÜSDER Başkanı Musa Ertunç, büyük afetlerde araç üstü ekipmanların kritik ro- lünün sektörü yenilikçi çözümler üretmeye yönelttiğini ifade ederken, YTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy, afetlerin ekonomik ve toplumsal etkilerine dikkat çekti. Doğru bir afet risk yönetimiyle kayıpların azaltılabilece- ğini belirtti. Japonya’dan Türkiye’ye deprem coğrafyalarında yoğun kentleşmenin riskleri büyüttüğünü anlatan Ersoy, çözümün bilim, teknoloji ve güçlü planlamada olduğunu kaydetti. Ziyaretçiler Afet Anını Deneyimledi Katılımcılar fuar alanında, yangın müdahale- si, göçük altı arama, acil durum prosedürleri ve profesyonel ekipman kullanımını gerçek senaryolara en yakın şekilde deneyimleme ve afet anındaki kritik davranışları uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. 103K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
“Kentler, yapıların yan yana geldiği yerler değil; insan- ların gündelik yaşamını, karşılaşmalarını, üretimini ve ortak belleğini biçimlendiren karmaşık yaşam çevre- leridir. Bir sokağın yürünebilir olması, bir mahallenin okula erişimi, bir meydanın herkese açık olması ya da bir derenin kentle kurduğu ilişki, şehirleşmenin niteliğini somut olarak gösterir. Bu nedenle kentsel dönüşümü tartışırken önce şu soruyu sormalıyız: Nasıl bir kentte yaşamak istiyoruz? Türkiye’nin hızlı şehirleşme deneyimi ve deprem gerçeği, mevcut yapı stokunun güvenli hâle getirilme- sini zorunlu kılıyor. Ancak sağlam bir yapı, çevresiyle birlikte düşünülmediğinde tek başına iyi bir kent üretmez. Konutun yakınında nitelikli kamusal alan, eğitim ve sağlık hizmetleri, erişilebilir ulaşım, istihdam olanakları ve yeşil alan bulunmuyorsa, yaşam kalitesi eksik kalır. Dönüşümün başarısını yalnızca yenilenen bina sayısıyla değil, ortaya çıkan yaşam çevresinin niteliğiyle değerlendirmeliyiz. Bu bakış, parselin ötesine geçen bir planlama anlayışı gerektirir. Yeni nüfus ve yoğunluk kararları, ulaşım kapasitesiyle, sosyal ve teknik altyapıyla, açık alan sis- temiyle ve mahallenin gündelik ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınmalıdır. Planlama ile kentsel tasarım arasındaki bağ burada belirleyicidir: Üst ölçekte verilen kararlar, Nasıl Bir Kentte Yaşamak İstiyoruz? \ǨŠɥŠƭɥ´IJŒŠƭůIJƺŸIJɥǡIJɥ fIJźǁƵIJůɥ%ƑźǏƺǏŸ gIJŻǂƶIJŰʠīƒŻǐƻǐŹɢʠŋǐǢIJŻŰŠʠģŠŻćŰćƮʠǐƮIJǂŹIJŻŠŻʠǩćŻŘʠƶŘƮćʠŻćƶŘŰʠ ģŠƮʠǩćƻćŹʠħIJǢƮIJƶŠʠŭNJƮŹćŭʠŠƶǂIJīŠŌŠŹŠdzIJʠŭćƮćƮʠǢIJƮŹIJʠŊŘƮƶćǂŘīŘƮɡʠ \ǩŠʠƻIJŒŠƮŰIJƻŹIJɤʠćŊIJǂʠƮŠƶŭŰIJƮŠŻŠʠćdzćŰǂćŻɢʠīƇŌćǩŰćʠŠŰŠƻŭŠǩŠʠ ŋƒdzIJǂIJŻɢʠŒIJƮŭIJƶŠŻʠŭIJŻǂƶIJŰʠƇŰćŻćŭŰćƮćʠIJƮŠƻIJģŠŰīŠŌŠʠǢIJʠŭIJŻǂʠ ŭŠŹŰŠŌŠŻŠʠŋIJŰIJĤIJŌIJʠǂćƻŘǩćŻʠģǐǂǐŻĤǐŰʠģŠƮʠǩćŭŰćƻŘŹʠŋIJƮIJŭǂŠƮŠƮɡ Prof. Dr. Hatice AYATAÇ İTÜ- Mimarlık Fakültesi / Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi sokakta yürüyen, parkta dinlenen veya toplu taşımaya ulaşmaya çalışan kişinin deneyiminde karşılığını bul- malıdır. İyi şehirleşme, farklı ölçeklerde alınan kararla- rın aynı yaşam kalitesi hedefinde buluşmasıdır. Afet risklerini azaltmak bu hedefin başlangıç koşulu- dur. Jeolojik açıdan sakıncalı alanlarda yapılaşmadan kaçınmak, mevcut yerleşmelerin güvenliğini iyileştir- mek, kritik altyapı ve hizmetlerin sürekliliğini sağlamak gerekir. Açık alanlar yalnızca boşluk olarak görülmeme- li; gündelik yaşamda kamusal değer üreten, afet anında da ihtiyaçlara cevap verebilen bir ağ olarak planlanma- lıdır. Koruma, iyileştirme ve geliştirme kararları bu nedenle birbirini izleyen ve tamamlayan bir bütün oluşturur. Önce doğal, jeolojik ve kültürel eşikler ile teknolojik tehlikeler belirlenmeli; hangi alanlarda yapılaşma- dan kaçınılacağı ortaya konmalıdır. Ardından mevcut yerleşmelerde güvenlik, donatı ve hizmet eksiklikleri giderilmeli; gelişme kararları bu koşullarla uyumlu kurulmalıdır. Risk azaltmayı, gelişmeyi yavaşlatan bir engel olarak görmek yerine, sağlıklı ve sürdürülebilir gelişmenin temeli olarak kabul etmek gerekir. Kentte dirençlilik, yalnızca bir afetin hemen ardından ayakta kalmak değildir. Ulaşımın, sağlık hizmetlerinin, 104 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Böylesi bir yaklaşımın uygulanması, hedefler ka- dar araçların da birlikte düşünülmesini gerektirir. Stratejik kararlarla imar planları arasında bağ kurulmalı; uygulama öncelikleri, mülkiyet ko- şulları ve finansman olanakları gerçekçi biçimde değerlendirilmelidir. Her mahalle aynı müda- haleye ihtiyaç duymaz: Kimi yerde yoğunluğun azaltılması, kimi yerde sosyal donatının artırılma- sı, kimi yerde mevcut işlevlerin korunması doğru olabilir. Ayrıntılı zemin etütleri, yapı performans incelemeleri ve yerel ihtiyaçların tespiti olma- dan üst ölçekli kararları doğrudan uygulamaya dönüştürmek sağlıklı sonuç vermez. Uygulama- lar izlendikçe plan kararları da yeni bilgiye göre güncellenmelidir. Dönüşürken kentin belleğini de unutmamalıyız. Kültürel miras, mahalle dokusu, yerel ticaret ve komşuluk ilişkileri yalnızca geçmişe ait izler de- ğildir; bugün insanların yaşadıkları yere bağlan- masını sağlayan değerlerdir. Her alanda aynı ya- pılaşma ve açık alan düzenini tekrarlamak, kentin kendine özgü niteliklerini zayıflatabilir. Korunacak değerleri ve iyileştirilecek koşulları birlikte belirle- mek, yenilenme ile süreklilik arasında daha güçlü bir ilişki kurar. Kamusal alanın niteliği bu sürekliliğin gündelik yüzüdür. Meydan, sokak, park ve kıyı, farklı yaş ve gelir gruplarının bir araya gelebildiği ortak mekânlardır. Erişilebilir ve bakımlı olmaları kadar çevrelerindeki kullanımlarla canlı ilişki kurmaları da önemlidir. Bir parkın varlığı tek başına yeterli değildir; oraya güvenle yürünebilmesi, çocuklar için oyun, yaşlılar için dinlenme olanağı sunması ve mevsimler boyunca kullanılabilmesi gerekir. Kentin insan ölçeğinde tasarlanması, bu küçük görünen kararların bir araya gelmesiyle mümkün olur. Böylece mekânsal kalite, yalnızca görüntüye ilişkin bir özellik olmaktan çıkar; gündelik yaşa- mın ve toplumsal karşılaşmanın koşulu hâline gelir. Sonuçta kentsel dönüşüm, iyi şehirleşmeye ulaşmak için güçlü bir araçtır. Bu aracı yalnızca yapı yenilemeye indirgemeden, kent bütününde güvenlik, erişilebilirlik, ekolojik denge, toplum- sal fırsat eşitliği ve mekânsal kalite üretmek için kullanmalıyız. Geleceğin kentini tek tek parseller üzerinden değil, birbirine bağlı yaşam ve altyapı sistemleri üzerinden kurabiliriz. Bugün verdiği- miz koruma, iyileştirme ve geliştirme kararları, gelecek kuşakların nasıl bir kentte yaşayacağını belirleyecektir.” su ve enerji altyapısının çalışması; insanların geçim kaynaklarını yeniden kurabilmesi ve gündelik yaşama dönebilmesi de aynı derecede önemlidir. Bu nedenle sanayi alanları, kritik tesisler ve çevresel tehlike yaratabilecek faali- yetler, konut alanlarından bağımsız düşünül- memelidir. Güvenli konum seçimi, altyapıda yeterlilik ve çevresel iyileştirme kararları, kent bütününde birbiriyle uyumlu olmalıdır. Afet sonrası yeniden yapılanmanın hızı kadar, yeni riskler üretmeden kalıcı bir yaşam düzeni kura- bilmesi de değerlendirilmelidir. “İyi Bir Kentin Ölçüsü, Sunduğu Olanaklara Kimin Erişebildiğidir” İklim değişikliği de kentin geleceğini bugünden düşünmeye çağırıyor. Aşırı sıcaklar, yoğun ya- ğışlar ve su kaynakları üzerindeki baskı, yapı- laşmış çevre ile doğal sistemler arasındaki iliş- kiyi yeniden kurmayı gerektirir. Parkları ve açık alanları birbirinden kopuk parçalar yerine, suyu tutan, serinlik sağlayan ve ekolojik sürekliliği güçlendiren yeşil ve mavi altyapının bileşenleri olarak ele almalıyız. Geçirgen yüzeyler, gölge sağlayan sokaklar ve yaya odaklı ulaşım, iklim uyumunu gündelik hayatın kalitesine bağlar. İyi bir kentin ölçüsü, sunduğu olanaklara kimin erişebildiğidir. Çocukların güvenle yürüye- mediği, yaşlıların ve engellilerin bağımsız hareket edemediği, kadınların kamusal alanı rahatça kullanamadığı bir çevre, fiziksel olarak yenilense de kapsayıcı sayılamaz. Dönüşüm kararları farklı gelir gruplarının barınma ve geçim koşullarını gözetmeli; yerinden edilme baskısını ve mevcut eşitsizlikleri artırmamalı- dır. Sosyal donatı ve ekonomik faaliyetler, konut üretiminin sonradan eklenecek unsurları değil, yerleşim kararlarının asli parçalarıdır. Kent sakinlerinin bilgisi ve deneyimi de plan- lama sürecinin bir parçasıdır. Katılım, kararlar tamamlandıktan sonra onları anlatmakla sınırlı kalmamalı; ihtiyaçların belirlenmesinden seçe- neklerin değerlendirilmesine ve uygulamanın izlenmesine kadar sürmelidir. Açık ve anlaşılır bilgi paylaşımı, farklı grupların sesini duyura- bilmesi ve kararların gerekçelerinin görünür olması güveni güçlendirir. Merkezi ve yerel yö- netimlerin, üniversitelerin, meslek alanlarının, sivil toplumun ve kentlilerin iş birliği, karma- şık dönüşüm süreçlerinin uygulanabilirliğini artırır. 105K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Gül Demirdaş KÜÇÜK KÂĞITLARIN BÜYÜK HİKÂYESİ E F E M E R A %ǐŌǐŻʠīćǢIJǂŠǩIJƶŠŻīIJŻʠǂƮIJŻʠģŠŰIJǂŠŻIJɢʠŭćƮŻIJʠǢIJʠŹIJŭǂNJƫŰćƮīćŻʠ ƫŠǩćŻŋƇʠŭNJƫƇŻŰćƮŘŻćʠNJdzćŻćŻʠIJŊIJŹIJƮćɢʠŋǐŻīIJŰŠŭʠŒćǩćǂŘŻʠŋIJŰŠƫʠ ŋIJħŠĤŠʠŋƒƮǐŻIJŻʠŠdzŰIJƮŠŻŠʠƶćŭŰŘǩƇƮɡʠ/ƶŭŠǩIJʠćŠǂʠģNJʠŭĐŌŘǂŰćƮʠŹIJƮćŭŘŻŘdzŘʠ ħIJŭŠǩƇƮɢʠƇŻŰćƮŘʠƶćŭŰćŹćŭʠŠƶǂŠǩƇƮƶćŻŘdzʠģIJŰŭŠʠƶŠdzʠīIJʠģŠƮʠIJŊIJŹIJƮŠƶǂƶŠŻŠdzɡʠ !ǐŻŭǐʠģćdzIJŻʠģŠƮʠīƒŻIJŹŠʠćŻŰćŹćŭɢʠŋIJƮŠǩIJʠŭćŰćŻʠŭǐħǐŭʠŭĐŌŘǂʠ ƫćƮħćŰćƮŘŻćʠģćŭŹćŭŰćʠģćƻŰŘǩƇƮɡ 106 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Sahaflardan alışveriş yapmanın en güzel tarafı, sayfaları arasında yolculuğa çıktığınız kitapların eski kokusunu solumak ve kaçıncı sahibi olduğunu bilmediğiniz biri tarafından köşesine yazılı küçük bir notla karşılaşmaktır. Başka bir nota rastlar mıyım diye sayfalarda gezinirken kucağınıza düşen kâğıt parçasının hikâyesiyle ilgili fikir yürütmek de bir başka güzel yanı. Sararmış ve biraz da yıpranmış bir fotoğraf ya da eski bir otobüs bileti, tesadüf bu ya o çok sevdiğiniz Türk filminin sinema biletine de rastlayabilirsiniz. Bu küçük, davetsiz misafirlerle başlayan yolculuğunuz bambaşka hayatlara çıkar. Ve sonra başka hayatlara daha... Tüm bunları düşlerken odanızı dolduran karakter- lerin dünyasını anlama arzusu bir anlığına kendi dünyanızı unutturabilir. Siz de böyle düşünüyor ve hissediyorsanız efemerist olma ihtimaliniz yüksek. Sahaflar, özel koleksiyoncular, mezatlar, ulusal kütüphaneler ve müzeler bu kâğıt parçalarının meraklıları için âdeta birer cennet… Efemera Nedir? Yunanca kökenli epi ve hemera kelimelerinin bir- leşiminden oluşan efemera, bir gün boyunca anla- mına gelir. Terminolojik olarak başlangıçta sadece bir gün yaşayan böcekleri tanımlamak için kul- lanılan bu kavram, arşivcilik literatüründe ömrü kısa belgeleri temsil eder. 20’nci yüzyılda Maurice Rickards tarafından gündelik hayatın önemsiz geçici belgeleri olarak tanımlanan efemeralar, Ar- şivcilik Terminolojisi Sözlüğü’nde ise bazen örnek ya da simge olarak saklanan geçici değerdeki resmi olmayan belgeler olarak tanımlanır. Ancak koleksiyonerlerin özenle biriktirdiği ve üretildikleri anın sosyal ve kültürel yapısını, siyasi ve ekonomik gelişimini, estetik anlayışını ve psi- kolojik durumunu yansıtan bu “geçici” ve “önem- siz” belgelere, sosyal tarih araştırmalarında sıkça başvurulur. Bu durum da efemeraları, tanımının aksine kalıcı ve önemli kılar. Bu özel arşivler, toplumsal tarihin mikro düzeydeki yansımalarını sunmaları bakımından da eşsizdir. Kapalıçarşı çnde Konstantnopols Kapalıçarşı çnde Konstantnopols 107K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Ivır Zıvır Dediğin Gazete ve dergiler, okul diplomaları, otobüs bi- letleri, piyango biletleri, tebrik kartları, evraklar, broşürler, duvar ve el ilanları, sinema afişleri, posterler, karneler, takvimler, müzik notaları gibi iki boyutlu kâğıtlar olmakla birlikte ilaç, kibrit kutusu gibi üç boyutlu kâğıt materyaller de efemera olarak adlandırılıyor. ‘An’ı yaşarken biriken bu kâğıt parçaları halk dilinde ıvır zıvır olarak nitelendirilse de sakla- maya ve zaman zaman incelemeye özen göste- renler için insanlığın belgesel mirası. Kayıtlara efemera diye geçen kâğıt ürünler, onlar için çok kıymetli. Hatta öyle ki bazıları bu ıvır zıvırları, yaşamak için amaç ediniyor kendine. Balat, Be- yoğlu ve Kadıköy’deki efemera mezatlarına olan yoğun ilgi, efemeristlerin sayısının azımsanma- yacak ölçüde olduğunu gösteriyor. 1970’li yıllarda 350 bin kartpostal biriktiren Herman Boyacıoğlu ile pul, gazete, karne, tapu senedi ve fiş biriktirme tutkusunu müzecili- ğe dönüştüren diplomalı efemerist Hüseyin Keleş’in hayatla ilişkisini, bu ömrü kısa, küçük, geçici belge ve kâğıt parçaları üzerine kurdukla- rını söylemek yanlış olmaz. Zamanın Hafızası Osmanlı döneminin en erken efemera örnekleri, özellikle siyasi ve toplumsal hareketliliği belge- leyen şukka ve varakpare gibi bildiri türündeki kâğıtlardır. Cumhuriyet döneminde ise kolek- siyonculuk daha örgütlü bir yapıya bürünü- yor. 1948’de İstanbul Filatelistler Derneği’nin kurulmasıyla pul dışındaki kâğıt belgelerin de korunması fikri yaygınlaşıyor. Bu alanın en saygın isimlerinden biri olan Herman Boyacıoğlu, 350 bin kartpostaldan oluşan koleksiyonuyla 1971’de ilk kartpostal sergisini açıyor. Eminönü Çakmakçılar Yokuşu’nda manifaturacı- lık yapan Boyacıoğlu’nun 1962 yılında başlayan kartpostal merakı zamanla bir tutkuya dönüşüyor ve 7 yılda 100 bin kartpostal biriktirerek sonunda 350 bin kartpostalın sahibi oluyor. 10 bin eserle “şehrin belleği” niteliğini taşıyan İstanbul Kitaplığı’yla kente ve kitaba olan tutku- sunu ölümsüzleştiren şair ve yazar Çelik Gülersoy, “Çoğu gereksiz ve münasebetsiz koleksiyonla- ra karşılık; tarih, etnografya, şehircilik, peyzaj mimarisi, nümismatik, biyografi gibi çok çeşitli sosyal bilimler için eşsiz değerde önemi olan bir koleksiyonu ve koleksiyoncuyu keşfettim” diyor Boyacıoğlu için. İstanbul’da ilk kez kartpostal sergisi açan ve Türki- ye’nin ilk efemeristlerinden olan Boyacıoğlu’nun tarihçilik derecesine varan kartpostal merakı saye- sinde zamanın yıkıcı etkisiyle girdiği mücadeleyi kaybedip günümüze ulaşamayan pek çok yapıyı görmek mümkün. Bugün bulunmayan Dolma- bahçe Saray Tiyatrosu’nu buna örnek gösteriyor Gülersoy. Herman Boyacıoğlu’nun 1962 yılında başlayan kartpostal merakı zamanla br tutkuya dönüşüyor ve 7 yılda 100 bn kartpostal brktrerek sonunda 350 bn kartpostalın sahb oluyor. 11 Temmuz 1927 Onda Br Tayyare Pyangosu 108 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Geçmişi Sonsuza Taşıma Tutkusu Ülkemizde efemera toplayan önemli isimlerden biri de Hüseyin Keleş. Herman Boyacıoğlu’nun başlattığı sergi işini biraz daha ileri götürüyor Keleş ve Kuşada- sı’nda efemera müzesini açıyor. Keleş’in, geçmişi sonsuza taşıma tutkusu henüz 8 yaşındayken pul biriktirme merakıyla başlıyor. 15 ya- şına geldiğinde bilinçli bir koleksiyoner olan Keleş’in koleksiyonunda, 1700’lü yıllara ait olanlar da dâhil olmak üzere gazete, çeşitli banka evrakları, tapu, dip- loma ve karne gibi 10 bine yakın belge bulunuyor. Hemen her insanda bir miktar efemera tutkusu oldu- ğunu savunan Hüseyin Keleş, bir gün öncesi de dâhil olmak üzere geçmişi anlatan her türlü kâğıt parçasını efemera olarak tanımlıyor. Efemera müzesini açan Keleş’in kâğıt biriktirme tutkusu, 2000 yılında bu alandaki ilk efemerist diploması ile de tescilleniyor. O, diplomalı bir efemerist. Akademik Bakış Akademik düzeyde ise efemera çalışmaları, Bilgi ve Belge Yönetimi Uzmanı Yasin Şeşen’in 2010 yılın- da Emily Dean Tez Ödülü’nü kazanan çalışmaları ve Prof. Dr. Fatih Rukancı gibi kıdemli akademisyenlerin katkılarıyla bilimsel bir çerçeve kazanıyor. Bu alandaki akademik ilginin gelişmesinde, 2018 yılında Ankara’da “Geçici Belgelerin Kalıcı Etkisi” temasıyla düzenlenen I. Uluslararası Efemera Çalışmaları Sempozyumu da önemli bir dönüm noktası. Sempozyum, efemeranın akademik araştırmalarda kullanılabilecek değerli veri kaynakları olarak ele alınmasına katkı sağlıyor. Tarihi Belge Olarak Efemera Bir hobiden öteye taşınarak tutkuyla biriktirilen efemera, tarihçiler ve sanat tarihçileri açısından muazzam bir kaynak. Örneğin, İstanbul’un fethiyle camiye dönüştürülen Ayasofya’nın, Sultan Abdül- mecid döneminde İsviçreli iki mimar kardeş Gaspare ve Giuseppe Fosatti tarafından restorasyon ve iç de- korasyon çalışmaları sırasında yaptıkları değişiklik tespitleri gravürler sayesinde sağlanıyor. 1847-1849 yıllarında yapılan restorasyona dair okumaları ise Gaspare Fosatti’nin çalışmalar sırasında hazırladığı gravürlerde görmek mümkün. Gravür denildiğinde akla gelen isimlerden olan Ressam Cemal Akyıldız, resmini çizeceği yapıyı bizzat gidip görüyor, etüdünü yapıyor ve böylece yapıyı atölyesine taşıyor. Ancak yapı günümüze ulaşamamışsa işte o zaman Akyıldız, yılların verdiği deneyimine yapının ilk hâlinin olduğu gravürleri, kartpostalları veya fotoğrafları da katıp mimari çizi- mini tamamlıyor. İstanbul’un fethyle camye dönüştürülen Ayasofya’nın, İsvçrel k mmar kardeş Gaspare ve Guseppe Fosatt tarafından restorasyon ve ç dekorasyon çalışmaları sırasında yaptıkları değşklk tesptler gravürler sayesnde sağlanıyor. A tpcal Turksh Country House 109K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Günümüzde de pek çok mimari çalışmada eski eserlerin orijinal hâllerine sadık kalınması, eserin çizimleriyle ya da fotoğraflarıyla mümkün oluyor. Efemeranın Öncüleri Zamanı biraz daha geri saralım ve 17’nci yüzyıla gidelim. Londra’da parlamento üyeliği yapan ve aynı zamanda donanma komutanı olarak da görev almış; ancak kendisini daha çok günlükleriyle tanıdığımız Samuel Pepys, sahip olduğu kâğıt malzeme koleksi- yonuyla tarihte bilinen ilk efemerist kabul ediliyor. Pepys, çeşitli edebiyat ürünleri ve etiketler topluyor. 1660-1669 yıllarında tuttuğu günlüklerle yaşadığı dönemi aktaran Samuel Pepys’in portresi, 1980’lerin ortalarında Efemera Derneği’nin amblemi olarak kabul edilirken, adına düzenlenen bir madalyayla efemeristler ödüllendiriliyor. Pepys’in yanı sıra maddi değeri olmayan el yazması veya baskı ürünlerini toplayan efemeristler arasında kitap kapağı biriktiren ve bu yüzden tarihte kitap katili olarak bilinen John Bagford da yer alıyor. John Selden ise çeşitli kâğıt belgeler toplayarak bu geleneği sürdürüyor. Amerika Antikacılar Derne- ği’nin kurucusu Isaac Thomas’ın koleksiyonunda 2 milyona yakın gazete bulunuyor. Kâğıtla ilgili her şeyi biriktiren Jefferson Burdick’in benzersiz bir koleksiyonu var. Sarah Bankes ve Baron Anselm Salomon von Rothschild kartvizit biriktiri- yor. Amerikalı Bella C. Landaver adlı bir ev kadınının ise 400 bin parçalık efemeraları bulunuyor ve bu kıymetli koleksiyon çeşitli müzelerde sergileniyor. Efemera Dernekleri 20. yüzyılda Sir Ambrose Heal ve John Johnson gibi figürlerin çabalarıyla bu alan kurumsallaşıyor ve yüzyılın son çeyreğinde artık efemera ile ilgilenen pek çok derneğin bulunduğu görülüyor. 1975 yılında İngil- tere’de kurulan Ephemera Society, 1980’de Ephemera Society of America örneklerinin ardından, 1989’da Ephemera Society of Australia ile Ephemera Society of Canada kuruluyor. Yerel ve ulusal düzeydeki efemera organizasyonlarıyla ilgilenen örgütler arasın- daki iş birliğini geliştirmek amacıyla Inter- national Ephemera Council de faaliyetlerine başlıyor. Küresel ölçekteki bu kurumsallaşma adımları, Türkiye’deki arşivcilik anlayışını da doğrudan etkileyerek koleksiyonculuğun bi- limsel bir zemine oturmasına katkı sağlıyor. Bizde efemera alanındaki ilk kurumsal girişim, araştırmacı-yazar Burçak Evren tarafından 1996 yılında İstanbul’da kurulan 17’nc yüzyılda yaşayan Samuel Pepys, sahp olduğu kâğıt malzeme koleksyonuyla tarhte blnen lk efemerst olarak kabul edlyor. Çanakkale Türk Hattı 110 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Ephemera (Kâğıt Arkeologları) Derneği oluyor. Efemerayı tanıtmak, koleksiyoncuları bir araya getirmek, sergi ve müzayedeler düzenlemek amacıyla faaliyet gösteren dernek, çeşitli çalış- maların ardından zaman içinde faaliyetlerini sonlandırıyor. Papirüsten Günümüze Daha da geriye gidecek olursak gelmiş geçmiş en eski el yazmasının MÖ 300 yılına ait bir papirüs olduğunu görürüz. Efemeranın gelişmesi papi- rüs ve parşömenden sonra oluyor. MS 100 yılına ait Roma döneminden kalma efemera değerin- deki belgeler arasında inşaat faturaları, doğum günü davetiyeleri, savaş kayıtları ve bir askerin yazdığı mektup gibi pek çok belge yer alıyor. Dünyanın en büyük ve ünlü efemera koleksi- yonu ise John Johnson’ın Bodleian Kütüphane- si’ndeki koleksiyonu kabul ediliyor. Johnson’ın koleksiyonunda taç giyme davetiyesinden sokaklarda satılan şarkı sözlerine kadar hayatın içinden ve insana dair hemen her şey bulunuyor. 1968’de Oxford’daki Bodleian Kütüphanesi’nin Kaynaklar: Yasin Şeşen, Türkiye’de Özel Arşiv Türü Olarak Bilet Efemeraları; Çelik Gülersoy, Bir Koleksiyon Hazinesi: Kartpostallar; Aykut Kaya, Efemera Koleksiyonlarının Derlenmesi, Tanımlanması, Erişimi ve Korunması: İstanbul Üze- rine Bir İnceleme; Hürriyet, “Türkiye’nin İlk ‘Ivır Zıvır Müzesi’ Kuşadası’nda Kurulacak”. bu koleksiyonu bünyesine katması, efemeranın akademik dünyadaki itibarını tescilleyen bir dö- nüm noktası olarak değerlendiriliyor. “An”ı Biriktirmek Düğün davetiyesi, eski bir karne, mektup, piyango bileti ya da yıllar önce yapılmış bir tren yolcu- luğunun bileti… İlk bakışta önemsiz görünen bu küçük kâğıtların her biri aslında ait olduğu za- mandan bir parça taşıyor. Bir piyango biletindeki renkler ve desenler o dönemin zevkini, bir tren bileti gidilmiş bir yolu, bir mektup ise belki çoktan unutulduğunu sandığımız bir duyguyu yeniden hatırlatabiliyor. 1912’de batan Titanik’in yolcu bi- letleri bugün birer tarihi belge olarak saklanıyor; oysa bir zamanlar yalnızca yolculuğa yarayan küçük kâğıtlardı. Efemera dediğimiz şeyin de bi- raz böyle bir hikâyesi var. Gündelik hayatın içinde kullanılıp geçileceği düşünülen şeyler, zaman geçtikçe hafızanın taşıyıcılarına dönüşüyor. Benim küçük efemera koleksiyonumda ilkokul yıllarımdan kalan karneler, sakızlardan çıkan resimli çıkartmalar, yılbaşı kartpostalları ve sa- haflardan aldığım siyah beyaz fotoğraflar var. Si- zin de bir kutuda ya da kitabın arasında yıllardır sakladığınız böyle şeyler olabilir; neden sakladığı- nızı tam olarak bilmeseniz de elinize aldığınızda sizi başka bir zamana götüren… Belki de efemera- yı değerli kılan tam olarak budur; geçmişi büyük hikâyelerle değil, küçücük kâğıtların bıraktığı izlerle hatırlamak. 1912’de batan Ttank’n yolcu bletler bugün brer tarh belge olarak saklanıyor; oysa br zamanlar yalnızca yolculuğa yarayan küçük kâğıtlardı. Yrm Altıncı Tertb Türk Hava Kurumu Büyük Pyangosu 111K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Şehircilik Ütopyası Değil, Ezber Bozan Dönüşüm: Barcelona F. Tuğçe SAĞDIÇ GǐŻIJƻʠŘƻŘŌŘŻīćŻʠIJƻŠǂʠƇƮćŻīćʠŊćǩīćŰ每ćǩŘʠƶćŌŰćǩćŻʠŘdzŋćƮćʠƫŰćŻŘɢʠ ŠŻƶćŻʠƇīćŭŰŘʠǢIJʠIJŭƇŰƇũŠŭʠ°ǐƫIJƮʠŰƇŭʠƶǂƮćǂIJũŠƶŠʠǢIJʠŋIJƮŠʠīƒŻǐƻǂǐƮǐŰIJģŠŰIJŻɢʠ īǐƻǐŭʠŹćŰŠǩIJǂŰŠʠNJǩŋNJŰćŹćŰćƮŘǩŰćʠģŠŰŠŻIJŻʠćƮĤIJŰƇŻćɢʠģIJǂƇŻʠǩŘŌŘŻŰćƮŘŻŘʠ ŒćŰŭŘŻʠǩćƻćŹʠćŰćŻŘŻćʠīƒŻǐƻǂǐƮŹIJǩŠʠģćƻćƮćŻʠǩIJŻŠŰŠŭħŠʠƻIJŒŠƮĤŠŰŠŭʠ ŹƇīIJŰŠǩŰIJʠīǐŻǩćǩćʠŠŰŒćŹʠǢIJƮŹIJǩIJʠīIJǢćŹʠIJīŠǩƇƮɡ 112 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
MÖ 3’üncü yüzyıldan bu yana tarih sahnesin- de yer alan eski İberya kenti Barcelona; insanı merkeze alan, çevre dostu, estetik, hızlı, düşük maliyetli ve geri dönüştürülebilir kentleşme anlayışıyla âdeta bir “şehircilik laboratuvarı” olarak kabul ediliyor. Barcelona’nın şehircilik modeli, uzun yıllar boyunca Orta Çağ surla- rıyla çevrili bir kale şehir olarak anılan kenti ferahlatmak ve bölge halkına nefes aldırmak vizyonuyla, 1850’li yıllarda İspanyol kent bilimci Ildefons Cerdà’nın bir cetvel ve pergelle çizdiği ızgara planlı altyapı üzerine kuruldu. İspanya’nın kuzey doğusunda, özerk bölge Katalonya’nın başkenti olarak hareketliliğin ve ticaretin merkezinde olan Barcelona, gelecek yüzyılın şehircilik modellerine ilham ver- meye devam ediyor. Şehrin kalbinde tüm ihtişamıyla konuşlanan Sagrada Familia Bazilikası’na da ev sahipliği yapan model, trafik akışına getirdiği düzen ve gün ışığından faydalanma oranını maksimize edişiyle de bir “kentleşme devrimi” olarak kabul ediliyor. Sağlıklı Bir Kent Arayışı Barcelona şehircilik planı, 19’uncu yüzyılda Sanayi Devrimi’nin etkisiyle hızla artan nüfu- sun surlar nedeniyle genişleyememesine, dar ve sağlıksız koşullarda baş gösteren kolera ve tifo salgınlarına ve daha birçok krizin yarattığı soruna verilmiş tarihi bir karşılıktı. Hijyenik, ferah ve yeşil alanlar üretmek, ulaşımı ve 113K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
trafiği rahatlatarak halkın yaşam standardını yükseltmek de ızgara planlı şehircilik anlayışı- nın altyapısını oluşturan temel unsurlardı. “Eşitlik” Üzerine Kurulan Şehir Surların halkın isteği üzerine yıkılmasının ardından şehir, geniş bir uygulama sahasına çevrildi ve deneyimli kent bilimci ve mimarlara teslim edildi. Şehirleşme kavramını ilk kez bi- limsel olarak ele alan Ildefons Cerdà, neşter vu- rulacak alanda hâkim kılınacak ortak bir fikrin savunucusu oldu: Eşitlik. Yıllardır salgınlardan kırılan halkın eşit şartlarda sağlıklı ve güneş alan yapılarda, maksimum düzeyde temiz hava girişi olan hijyenik ve ferah bölgelerde ve ihtiyaca göre yeniden düzenlenebilir sokaklar- da yaşamasını sağlamak, bu dönüşümün temel hareket noktası hâline geldi. Yaşayan Sokaklar, Çevreci ve Katılımcı Altyapı Neredeyse sıfırdan inşa edilen şehir, daha çevreci, insan odaklı ve katılımcı bir yaklaşımla tasarlandı. Kangren hâline gelen trafiğin yönü- nü ve akışını kökten değiştiren uygulamalarla trafik sorunu ortadan kaldırılırken, geliştirilen çözümler hızlı ve daha düşük maliyetli araçlar- la sağlandı. Salvador Rueda’nın öncülüğünde geliştirilen Süper Blok Modeliyle güçlenen yeni şehirci- lik planı; daha ekolojik, insanı merkeze alan ve trafik yoğunluğunu rahatlatan bir yapıya büründü. Barcelona Belediye Başkanlığının “yaşayan sokak modeli” olarak tanımladığı Sü- per Blok Modeli, ana sokaklara ve ana arterlere trafik ulaşımının açık, içerideki yaşam alanla- rının otomobil ve taşıt geçişine kapalı olduğu bir yaklaşımı temsil ediyordu. Yaşam alanlarını kirli havadan korumada ve güvenliği artırmada model büyük katkı sundu. 3x3 Matris Sistemi “Yaşayan Sokak Modeli”nin temelini oluşturan uygulama ise 3x3’lük matris sistemi. Modern bir kentsel dönüşüm modeli olan 3x3’lük matris sistemi, alanları araçlara değil yayalara açmayı hedefler. Geleneksel şehir bloklarının 9’unun bir arada dev bir kare yapı alanı oluş- turduğu bu sistemde, matrisin içinde kalan ve yayalaştırılan yaşam alanlarına (içeriye); bölge sakinleri, ambulanslar, lojistik araçlar, itfaiye ve diğer acil durum araçları girebilir. 114 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Barcelona Şehircilik Modeli Neleri Kapsıyor? Rasyonel ve geometrik özelliklere sahip olan Barcelona şehircilik modeli, oluşturduğu geniş caddelerle geleceğin trafik sorununu çözen bir yapıda kurgulanmıştır. Cerdà’nın ızgara planın- daki blokların köşelerini 45 derecelik açılarla kestiği modelin, sekizgen formlar oluşturarak şehrin estetiğini en üst seviyeye çıkarması hedeflenmiştir. Kesik köşelerin; yayalar için ferah alanlar oluşturması, kavşak noktalarında dik açılı kör noktaları azaltarak trafiğin güvenli akmasını desteklemesi ve araçların manevra kabiliyetini artırması amaçlanmıştır. Bu modelle ayrıca çocuk oyun alanlarının daha yaygın kul- lanımı ile yaya öncelikli ve yeşil alanı bol sosyal yaşam merkezleri kurulması da kolaylaştırıl- mıştır. Aralarında 20 metre olan geniş sokaklar, 45 derecelik açılarla kesik form verilmiş köşeler ve alçak katlı binalar sayesinde güneş ışığı iç bahçelere bile kesintisiz ulaşmış, bu da yeşil alanların daha sağlıklı çoğalmasını sağlamıştır. Geçici Şehircilikten Kalıcı Yatırıma Surların yıkılmasıyla bir uygulama sahası hâline gelen Barcelona’da yapılan en radikal değişik- liklerden biri de geçici şehircilik anlayışı oldu. Barcelona Belediye Başkanlığının “yaşayan bir nesne” olarak adlandırdığı şehircilik modelinde inşaat için devasa bütçeler ayrılmıyor ve ya- pımlar yıllar boyunca devam ettirilmiyor. Onun yerine düşük maliyetli, geri dönüştürülebilir malzemeden üretilen, hızla sökülüp takılabilen alanlar ve uygulamalar tercih ediliyor. Renk- lendirilmiş yollar, sökülebilir banklar, modüler saksılar, geçici oyun alanları bu özelliklerden yalnızca bazıları. Söz konusu kentsel dönüşüm yöntemiyle halkın yeniliklere olan tutumu da ölçülmüş oluyor, rağbet görmeyen veya faydalı bulunmayan özellikler dönüştürülebiliyor. Sonuçlar olumlu olduğunda, uygulamalar kalıcı mimari yatırımlara evriliyor. Başrolde Yeşil Var Enerji kazanımlı, eşitlikçi, sosyal ilişkileri bes- leyen, yeşil alan hassasiyetine sahip, yenilikçi ve dönüştürülebilir uygulamaların yer aldığı Barcelona şehircilik planı, etkisini gün geçtikçe daha çok hissettiriyor. Katalan Radyo Televizyon Kurumu’nun haberine göre, Şehir Konseyi’nin planı kapsamında Süper Blok stratejisi koor- dinasyonunda dönüştürülen Consell de Cent Caddesi, Eixample bölgesindeki ilk ve en kap- samlı yeşil akslardan biri olarak hayata geçirildi. Yaklaşık 58 bin metrekarelik kamusal alanın yeniden düzenlendiği proje, Eixample’da yaya öncelikli ve yeşil bir kent dokusu oluşturmayı hedefleyen dönüşümün ilk örneklerinden oldu. Barselona’nın Eixample bölgesinde bu dönüşü- mün 2030 yılına kadar 21 yeşil aks ve 21 yeni meydanla genişletilmesi planlanıyor. 115K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerden etkilenen bölgelerde yerleş- me ve yapılaşma faaliyetlerinin yeniden gerçekleştirilmesi amacıyla çeşitli özel hukuki düzenlemeler yürürlüğe konulmuş- tur. Bu kapsamda 7452 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un ek 1. mad- desi, orta ve üzeri hasarlı yapıların yerinde yeniden yapılmasına ilişkin özel bir rejim öngörmüştür. Yerinde Dönüşüm olarak adlandırılan bu uygulama; orta ve üzeri hasarlı binanın yıkı- lıp aynı arsa üzerinde, sahipleri ve komşu- ları değişmeden depreme dayanıklı yeni bir bina yapılmasını amaçlayan bir modeldir. Yerinde Dönüşüm ile hak sahiplerinin yaşa- dıkları çevreden kopmadan aynı adreste ve aynı komşuluk ilişkileriyle yaşamaya devam etmesi, toplumsal aidiyetin korunması, genellikle mahalle veya ada bazlı değil tek bina veya parsel ölçeğinde uygulama yapılması, yapı ve arsanın mevcut imar planı temel alınarak yeniden inşa edilmesi gibi şehir planlamasında ve sosyoekonomik ölçekte sağlanan avantajlar, söz konusu dönüşüm uygulamasını tercih edilen ve önemsenen bir model konumuna taşımıştır. Devletimizin tüm imkânlarıyla afetzede vatandaş- larımızın yanında yer aldığı bu süreçte; yerinde dönüşüm projelerindeki hibe ve kredi destekleri yasal güvence altına alınmıştır. 7452 sayılı Ola- ğanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaş- maya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un ek 1. maddesi kapsamında yürütülen yerinde yeniden yapım faaliyetlerine ilişkin hak sahiplerine verilecek hibe ile yapım kredisine ilişkin usul ve esaslar 7700 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenmiştir. 7452 sayılı Kanun’un ek 1. maddesi, temel olarak deprem nedeniyle hasar gören yapıların yerinde yeniden yapılmasını kolaylaştırmaya yönelik özel bir sistem öngörmektedir. Bu sistem içerisinde 7452 Sayılı Kanunun Ek 1. Maddesi 6. Fıkrasındaki Yeni Düzenleme NNJŭNJŭʠgƒƻIJƶŠ 116 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
hak sahiplerine hibe ve yapım kredisi sağlanması, yeniden yapılaşmanın finansmanında önemli bir unsur olarak düzenlenmiştir. 7452 sayılı Kanun’un ek 1. maddesi kapsamında ödenen hibe ve kredi tutarları yapıdaki hak sahipleri adına hak sahip- lerinin anlaştığı müteahhidin bankada açılan vadesiz hesabına ödenmektedir. Ancak uygulama- da hak sahiplerinin veya müteahhitlerin üçüncü kişilere olan borçları nedeniyle bu ekonomik desteğin cebri icra takibine konu edilmesi, inşaat faaliyetlerinin devamını sekteye uğratarak afet- zede mağduriyetinin oluşmasına ve verilen kamu desteğinin amacına ulaşmasının engellenmesine neden olmaktadır. Bu soruna yönelik olarak 7 Mayıs 2026 tarihli ve 7579 Sayılı Kanun’un 28. maddesiyle 7452 ayılı Kanun’un ek 1. maddesinin 6. fıkrasına özel bir koruma hükmü eklenmiş, 7579 sayılı Kanun 22 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Buna göre Kanun kapsamında verilen hibe ve kredilerin; “alacağın devrine, temlikine ve takasa konu edilemeyeceği, rehnedilemeyeceği, teminat gösterilemeyece- ği, hak sahibi ya da müteahhidin borçlarından dolayı hiçbir suretle haczedilemeyeceği, üzerine ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz konulamayacağı ve iflas masasına dahil edilemeyeceği” düzenlenerek afetzede hak sahiplerinin haklarının korunması amaçlanmıştır. 7452 sayılı Kanun’un ek 1. maddesine 7579 Sayılı Kanun ile eklenen haczedilemezlik düzenlemesi, deprem sonrasında yeniden yapılaşmanın finans- manında kullanılan kamu kaynaklarının korun- ması bakımından önemli bir düzenlemedir. 7579 sayılı Kanun’un gerekçesinde de değişikliğin temel amacı, depremden etkilenen bölgelerde yeniden yapılaşmanın sürdürülmesi ve hak sahiplerine verilen hibe ve kredilerin borç nedeniyle haczedil- mesinin önüne geçilmesi olarak ortaya konul- muştur. Bu bakımdan haczedilemezlik hükmünün temelinde kamu yararı bulunmaktadır. Devlet ta- rafından sağlanan ekonomik desteğin amacı, hak sahibinin mevcut özel hukuk borçlarının ödenme- si değil, deprem nedeniyle ortaya çıkan barınma ve yeniden yapılaşma ihtiyacının giderilmesidir. Bu nedenle kanun koyucunun iradesi, söz konusu kaynakların amaç dışı kullanılmasını engellemek ve depremzedelerin yeniden konut veya iş yeri sahibi olabilmesini güvence altına almaktır. Dolayısıyla burada sağlanan ekonomik desteğin klasik anlamda herhangi bir sosyal yardım ödemesinden farklı olarak belirli bir amaca tahsis edilmiş olması ayrıca dikkat edilmesi gereken bir husustur. Hibenin veya kredinin amacı; hak sahibinin genel ekonomik durumunu iyileştirmekten ziyade, deprem nedeniyle zarar gören yapının yeniden inşasına katkı sağlamaktır. Bu amaçsal özellik, haczedilemezlik düzenlemesi- nin yorumunda belirleyici öneme sahiptir. 7452 sayılı Kanun’un ek 1. maddesindeki yeni düzenleme, İcra ve İflas Kanunu’nun genel cebri icra rejimine karşı özel kanunla getirilmiş, amaca özgülenmiş ve kapsamı oldukça geniş bir koruma normu niteliğin- dedir. Bu yönüyle düzenleme, klasik anlam- daki haczedilemezlik hükümlerinden daha geniş bir koruma alanı oluşturmaktadır. Düzenlemenin dikkat çekici yönü; yalnızca haczi değil, hibe ve krediler üzerinde gerçek- leştirilebilecek çok sayıda hukuki işlemi aynı anda yasaklamasıdır. Kanun koyucu yal- nızca haczi değil devir, temlik, takas, rehin, teminat gösterme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi hukuki işlemleri de yasaklamış ve ayrıca söz konusu ekonomik değerlerin iflas masasına dahil edilemeyeceğini de kararlaş- tırmıştır. Sonuç itibarıyla; gerek yapısal gerekse mekânsal dönüşümün sağlanmasını temi- nen Başkanlığımızca yürütülen dönüşüm uygulamaları ile altyapısı sağlam, depreme dayanıklı, sağlıklı, güvenli konutlar ve yaşa- nabilir mekânların ivedi olarak oluşturulma- sı hedeflenmekte olup tüm uygulamaları- mızda kişiler arasındaki özel hukuk alanına giren husumetlerden bağımsız olarak kamu yararı amacı gözetilmektedir.7452 sayılı Kanun’un ek 1. maddesindeki değişikliklerle birlikte, deprem bölgesinde yerinde dönü- şüm ile inşa edilen taşınmazlara yönelik uygulamaların kapsamı netleştirilerek va- tandaşlarımıza büyük kolaylıklar sağlanmış olup, ödenek tahsisi ve süreç yönetimi Kent- sel Dönüşüm Başkanlığımız tarafından aynı ilke ile titizlikle yürütülmeye devam edecektir. 117K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Bin Yıllardır Duygular İlmek İlmek Dokunuyor Türk Halı Sanatı !ćīŘƮŰćƮŘʠŘƶŘǂćŻɢʠ ŻIJŹīIJŻɢʠŭNJŹīćŻʠ ŭƇƮNJǩćŻɢʠǩIJƮŠʠ ŋIJŰīŠŌŠŻīIJʠģIJģIJŭŰIJƮʠŠħŠŻʠ ģIJƻŠŭʠƇŰćŻʠŒćŰŘŰćƮɢʠ½ǐƮŭʠ ŭǐŰǂǐƮǐŻīIJʠǩćƻćŹŘŻʠ ŒIJŹIJŻʠŒIJƮʠćŰćŻŘŻćʠ īƇŭNJŻćŻʠģŠƮʠǩƇŰīćƻćʠ īƒŻǐƻǂǐɡʠãǐdzǩŘŰŰćƮĤćʠ ŋƒħIJģIJʠǩćƻćŹŘŻʠƫIJŭʠħƇŭʠ ŠŒǂŠǩćĤŘŻćʠǩćŻŘǂʠǢIJƮIJŻʠ ŒćŰŘŰćƮɢʠćǩŻŘʠdzćŹćŻīćʠ īNJǩŋNJŰćƮŘʠŠŊćīIJʠIJīIJŻʠģŠƮIJƮʠ ƶćŻćǂʠIJƶIJƮŠǩīŠɡʠŠƮģŠƮŠŻīIJŻʠ ŊćƮŭŰŘʠŹƇǂŠȟIJƮɢʠģŠƮʠĤǐŹŰIJǩŠʠƇŰNJƻǂNJƮćŻʠŭIJŰŠŹIJŰIJƮʠ ŋŠģŠʠŠƻŰIJŻīŠʠŋIJŰIJŻIJŭƶIJŰʠ½ǐƮŭʠŒćŰŘŰćƮŘŻćɡʠ ŠŻŰIJƮĤIJʠǩŘŰīŘƮʠćǩŻŘʠǂŠǂŠdzŰŠŭʠǢIJʠƶIJǢŋŠǩŰIJʠ ŭNJƻćŭǂćŻʠŭNJƻćŌćʠćŭǂćƮŘŰćŻʠǂIJĤƮǐģIJǩŰIJʠ īƇŭNJŻćŻʠŒćŰŘŰćƮɢʠŒIJƮʠīƒŻIJŹīIJʠħƇŭʠīIJŌIJƮʠ ŋƒƮīǐɡʠ!ćīŘƮŰćƮŘɢʠƶćƮćǩŰćƮŘɢʠŭƒƻŭŰIJƮŠɢʠĤ揊ŰIJƮŠɢʠ ŭŠŰŠƶIJŰIJƮŠɢʠŹćŻćƶǂŘƮŰćƮŘɢʠIJǢŰIJƮŠʠƶǐƶŰIJǩIJŻʠ½ǐƮŭʠ ŒćŰŘŰćƮŘɢʠģNJŋǐŻʠŹǐdzIJŰIJƮīIJʠǢIJʠŹǐdzćǩIJīIJŰIJƮŠŻʠ IJŻʠīIJŌIJƮŰŠʠƫćƮħćŰćƮŘʠƇŰćƮćŭʠŭƇŰIJŭƶŠǩƇŻŰćƮīćʠ ǢćƮŰŘŭŰćƮŘŻŘʠŭƇƮNJǩƇƮɡʠʠ Dürdane Sevinç ŠħŠŻʠ Ʈŭʠ ŭʠħƇŭʠ Żʠ ćʠ ŻʠģŠƮIJƮʠ ŠŻīIJŻʠ 118 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Göçebe hayatın vazgeçilmezi olan halılar, yüzyıl- larca göçebe yaşayan Türklerin en değerli eşyaları arasındaydı. Yerleşik hayata geçişle zemini ve duvarları, İslamiyet’e geçişle camileri süsleyen ve seccade işlevi gören halılar, geleneksel Türk kültü- ründe âdeta dost bir varlığa dönüştü, tartışmalar ve sohbetler için sosyal alan oluşturdu. Aynı zamanda duyguları ifade eden birer sanat eseri olan geleneksel Türk halıları, birbirinden farklı motifleri ile tıpkı yazı gibi, ezgi gibi, birer ifade aracı oldu, bir cümleyi oluşturan kelimeler misali işlendi. Motiflerin anlamını bilenler, bir kitap gibi okuduğu halıları, sanat eserine dönüş- türdü. Anadan Kıza Geçen Bir Kültür En çok kadınlar özdeşleşti halı ve kilimlerle. Doku- ma işi bir nevi yaratım, doğum benzeri bir sürece benzetildi. Dokuma bitirildiğinde, tezgâha bağlı iplikler kutsamayla, hayır dualarıyla kesilirdi. Bu esnada söylenen sözler, yeni doğmuş bir çocuğun göbeği kesilirken söylenen sözlerle aynıydı. Dolayısıyla dokumayı hem dış dünyasına hem de iç dünyasına taşıdı kadınlar. Duygularını halının, kilimin desenlerine ve renklerine döktüler. Halıyı kültürlerinin önemli bir unsuru olarak gören Türkler, dünyanın neresine giderse gitsin, halı dokuma tekniğini de anadan kıza geçecek şe- kilde, kuşaktan kuşağa aktararak devam ettirdi. El sanatları içinde, binlerce yıllık geçmişine rağmen temel üretimi ve tekniği hiç değişmeden devam ediyor el dokuması halı kültürü. Önce yün veya pamuk çubuklanarak yahut didilerek kabartılıyor, eğrilme işleminden geçiyor, yumak hâline getiri- liyor ve nihayetinde tezgâhta dokunuyor. Hâlen uygulanan bu basit tekniğin tarihçesi ise binlerce yıl öncesine dayanıyor. Bulunan En Eski Halı, Türklere Ait 2300 Yıllık Pazırık Halısı Halıyı ilk kez Türklerin dokuduğuna dair bilgi netlik kazanmasa da halı dokuma için gerekli olan düğümlü teknik, ilk kez Orta Asya Türklerinin yaşadığı bölgede ortaya çıktı ve halı, Orta Asya Türklerinin elinde gelişerek Anadolu’ya yayıldı. Tarihsel olarak tespit edilen ilk halı olan Pazırık Halısı’nın Orta Asya’da bulunması ve Türk halısı olması da bu verileri güçlendiriyor. Esik Kurganı’ndan çıkarılan “Altın Elbise- li Adam” ve Pazırık kurganından çıkarılan “Pazırık Halısı”, Türklerin en eski sanat eserleri arasında gösteriliyor. İlk Türk devleti olan Hunlardan kalan, farklı kaynaklarda MÖ 5. veya 3. yüzyıllara tarihlenen bu iki eser, Hun Döneminde Türk sanatının ulaştığı zirveyi gösteriyor. Sovyet arkeolog Sergei Rudenko tarafından 1947-1949 yılları arasında Sibirya’da, Altay Dağları eteklerinde gerçekleştirilen kazılar sırasında Pazırık kurganlarının beşincisinde buzul içinde bulunan en eski halının, Türk dü- ğümü ile yapıldığı tespit edildi ve adına Pazırık Halısı adı verildi. Kurganda bulunan koşum takımlarında ağaç üzerine Göktürk yazısı ile Türkçe kelimeler işlenmesi, halının Hun Türk- leri ile bağlantısını gösteriyor. Bugün St. Petersburg’daki Ermitaj Müzesi’n- de sergilenen Pazırık Halısı, bilinen en eski düğümlü halı örneği kabul edilmesi nedeniyle, arkeolojik açıdan büyük öneme sahip bir eser olarak değerlendiriliyor. 119K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Pazırık Halısı, üslubu ve tekniğiyle Orta Asya sanatının özünü en iyi şekilde yansıtıyor. 1,89 x 2 metre ölçülerinde olan, çok ince yün iplikten, 10 santimetrekarede 36 bin Gördes düğümüyle dokunan halı, ustalık eseri olarak gösteriliyor. Halıda, süvari figürlerinden geniş bordür, geyik figürlerinden ikinci geniş bordür, gri fonlardan bir iç ve bir dış dar bordür yer alıyor. Zeminde 24 kare hâlinde haçvari çiçekler, kırmızı zemin üze- rine beyaz, sarı ve mavi renklerin hâkim olduğu dama tahtasına benzeri desenler bulunuyor. Pazırık Halısı, teknik olarak günümüz el halıların- dan ne eksik ne de fazla görülüyor, aynı zamanda o dönem için yeni bir icat gibi durmuyor. Bu durum, halı dokuma tekniğinin Pazırık Halısı’n- dan belki bin yıl, hatta daha da eski bir tarihte icat edilme ihtimalini işaret ediyor. Diğer yandan yalnızca Pazırık Halısı üzerinden bakıldı- ğında, Türk halı dokuma tekniğinin yaklaşık 2300-2500 yıl boyunca değişmeden günü- müze kadar korunarak geldiği anlaşılıyor. Sovyet arkeolog Rudenko’nun Pazırık Halısı’nı keşfinden 45 yıl kadar önce, 1906- 1908’de Aurel Stein Doğu Türkistan’da, Lou- Lan’da 3. ve 4. yüzyıllardan kalma düğümlü halı parçaları bulunmuştu. 1913’te Alman ar- keolog A. Von Le Coq’un, Sincan’daki Turfan bölgesinde araştırma yaparken Kuça’nın ba- tısında Kızıl’da bulduğu düğümlü halı parçası da 5. veya 6. yüzyıllara tarihlendiriliyor. Türk Halı Dokumacılığı İslam Dünyasında Türklerin İslam dünyasında halı sanatı- nın gelişmesinde de büyük rol oynadığını görüyoruz. Abbasîler’in merkezi Samarra’nın (veya Samerra, 838-883) Türk muhafız bir- likleri için kurulan bir şehir olduğu düşü- nüldüğünde, 9. yüzyıl erken Abbasî devri ile halı sanatı arasında kolayca bağlantı kurmak mümkün. İsveçli ünlü sanat tarihçi ve arkeolog Carl Johan Lamm, Kahire sınırlarındaki Fustat’ta, 1935-1936 yıllarında 100 civarında halı bul- du. Büyük kısmı Stockholm müzelerinde, bir kısmı da New York Metropolitan Müzesi’nde sergilenen bu halılardan, Stockholm müze- lerine götürülen iki küçük Samarra halısı, Doğu Türkistan’da bulunan halıların tekniğini andırıyor. Görsel 2. Asmetrk düğüm (İran düğümü). ‘Çft çözgüye tek bağlama düğüm’ Görsel 1. Smetrk düğüm (Türk düğümü). ‘Çft çözgüye çft bağlama düğüm’ En çok kadınlar özdeşleşt halı ve klmlerle. Dokuma ş br nev yaratım, doğum benzer br süreç çerr çünkü. Dokuma btrldğnde, tezgâha bağlı plkler kutsamayla, hayır dualarıyla keslrd. Bu esnada söylenen sözler, yen doğmuş br çocuğun göbeğ keslrken söylenen sözlerle aynıydı. 120 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
El dokuma halılar, üç ana düğüm tekniğiyle örülüyor: Simetrik düğüm- Çift çözgüye çift bağlama düğüm (Türk düğümü), Asimetrik düğüm- Çift çözgüye tek bağlama düğüm (İran düğümü) ve Tek çözgüye düğüm (İspanyol düğümü). Türk halıları, Gördes düğümü olarak da bilinen simetrik düğümle örülüyor. 13. Yüzyıldan Günümüze Uzanan Selçuklu Halıları Türk halı sanatına Selçukluların büyük katkısı oldu. Moğol yıkımları nedeniyle, İran’da Büyük Selçuklular döneminden hiçbir halı parçası kalmadı ancak Büyük Selçuklu sanatını devam ettiren Anadolu Selçukluları, günümüze uzanan değerli halı parçalarıyla bu konuda bizi aydınlatıyor. Özellikle 13. yüzyıl başlarından kalan Konya Selçuklu halıları, sonraki yıllarda sürekli gelişen Türk halı sanatının temelini oluşturdu. 13. yüzyılda Ankara, Aksaray gibi Anadolu şehirlerinde dokunan Selçuklu halıları, sadece Tibet’e değil, dünya- nın birçok bölgesine satıldı. 1271 yılında büyük Asya yolculuğunun başında Anadolu’dan geçen Marko Polo, Selçukluların dünya üzerindeki en ince ve en güzel halı- ları dokuduğunu yazar. Sekiz Değerli Selçuklu Halısı 1905’te İsveçli Martin tarafından Konya Alaaddin Camii’nde keşfedilen sekiz Selçuklu halısı, o dönemde cami cemaati ve görevlileri tarafından eski, değersiz halı parçaları olarak görülüyordu. Oysaki bu halılar, dünyada çok az sayıda kalmış olan Anadolu Selçuklu halılarının en önemli ve en anıtsal grubuydu ve bulunduğu yıl, dünyanın en eski halıları arasındaydı. 13. yüzyıldan kalma bu değerli ha- lılar, bugün İstanbul’daki Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde sergileniyor. Halıların 1220’lerden sonra, Alaaddin Camii’nin genişletildiği sıralarda, Sultan Alaaddin Key- kubat tarafından vakfedildiği düşünülüyor. 5-6 metre uzunluktaki büyük halılardan üçü bütün, beşi parça hâlinde ve tümü Gördes düğümü ile dokunmuş. Argaçlar beyaz, kalın ve sert iki yün iplikten, arışlar da kırmızı ve sert iki yün iplik- ten bükülmüş. 10 santimetrekareye yaklaşık 840 düğüm düşüyor. Renk ve dekor bakımın- dan oldukça zengin olan halıların zemininde genelde mavi ve kırmızı; motiflerde de kırmızı, mavi, sarı ve yeşil renkler kullanılmış. Çok az renk olmasına rağmen, aynı rengin farklı ton- larıyla büyük bir zenginlik etkisi uyandırılmış. Desenler ise baklava, sekiz köşeli yıldız, uçları çengelli sekizgen gibi sık görülen sert karakterli geometrik motiflerden oluşuyor. Az da olsa geometrik şemaya uydurulmuş bitki motifleri de görülüyor. Tüm bu desenler her halıda farklı yerlerde ve Türk bezemesine özgü sonsuzluk ilkesi içinde dokunmuş. Konya Selçuklu halılarına anıtsal ve karakteris- tik manzarasını veren özellik, bordürlerindeki iri kûfi yazı kuşağı. Selçuklu halılarına özgü kûfi yazı dekoru, ilk başlarda uçları ok başını andıran sivri üçgenlerle sonlanarak sert ve arkaik bir karakter çizdi. Kûfi dekoru, Türk halılarında 17. yüzyıla kadar çeşitlenerek ve esnekleşerek devam etti. Anadolu Selçuklu halıları, geometrik ve bitki motifleriyle genellikle sonsuzluk görünümünü yansıtıyor. Bu halılar cami için yapıldığından figür kullanılmadığı dikkat çekiyor. Öte yandan, Selçuklular aynı dönemde zengin hayvan figürlü halılar da yapıyordu ancak son yıllara kadar bunlar bilinmiyordu. 1990’da Nepal’de Fred Çağan tarafından, New York Metropolitan Müzesi adına eski bir hayvan halısı satın alındı. Bu halının Tibet’te Çinlilerce tahrip edilen bir Budist manastırından getirildiği bildirildi. Bununla beraber Tibet’te hayvan figürlü dört eski halı daha keşfedilmişti. Bu eski hayvan Sovyet arkeolog Serge Rudenko tarafından 1947yılında Sbrya’da, Altay Dağları eteklernde gerçekleştrlen kazılarda çıkarılan “Pazırık Halısı”, Türklern en esk sanat eserler arasında gösterlyor. İlk Türk devlet olan Hunlardan kalan, 2300 veya 2500 yıllık Pazırık Halısı, bugün Ermtaj Müzes’nde serglenyor. 121K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
halılarının Tibet’e Anadolu’dan geldiği tespit edildi. Nitekim bu halılar, yünün cinsi, tekniği ve renkleri bakımından diğer Anadolu Selçuklu halılarıyla aynı özellikleri gösteriyor. Teknik analizler, bazılarının 13. hatta 12. yüzyıldan kaldığına işaret ediyor. Ming Halısı Anadolu’daki halı sanatı, 13. yüzyıldan günümüze değin sürekli gelişim gösterdi; yeni şekil ve mo- deller ortaya çıktı. 14. yüzyılın başından itibaren üsluplaşmış hayvan figürlerinin dâhil edilmesiyle, Türk halı sanatında yeni bir dönem başladı. Hayvan figürlü Türk halıları, Avrupalı ressamların tablola- rında yer alarak tüm dünyaca tanındı. Günümüze ulaşan az sayıdaki örneklerden biri olan Ming Halısı isimli dokuma, Anadolu Beylikleri Dönemine ait hayvan motifli halıları içinde, iyi korunan tek örnek. 1890 yılında Alman sanat tarihçi ve müze müdürü Wilhelm von Bode tarafından bulunarak Berlin İslam Eserleri Müzesi’ne götürülen ejderha ve anka kuşu motifli Ming Halısı, sanat tarihinde “Bode Halısı” olarak da biliniyor. 1905 yılında Konya’da Alaeddin Camii’ndeki 13. yüzyıl Selçuklu halılarının keşfine kadar dünyanın en eski halısı olarak tanıtı- lan halının zemin kompozisyonu; kare, dikdörtgen veya sekizgen gibi belirgin geometrik şemalarla bölünmüş. Geometrik bölmelerin (madalyonların) içinde, stilize edilmiş, mitolojik anlamlar taşıyan hayvan dövüşü sahneleri yer alıyor. Ejderha ile anka kuşunun stilize edilmiş savaşı, halıdaki en belirgin deseni oluşturuyor. Çin kültürün- den İpek Yolu ve Moğol istilaları vasıtasıyla Anadolu sanatına geçen bu motif, Türk halı ustaları tarafından tamamen geometrik hâle getirilip özgün bir üslupla dokunmuş. Halının etrafını saran bordürlerde de yine geometrik ve stilize edilmiş (kuş gözü, kûfi yazı taklit- leri vb.) desenler bulunuyor. Anadolu’da hayvan figürlü halılar, 16. ve 17. yüzyıllar boyunca devam etti ancak sonra tamamen kayboldu. Türk Halı Sanatının En Parlak Devri 16. ve 17. Yüzyıl Osmanlı Döneminde Osmanlı Döneminde, 1451’de Fatih Sultan Mehmet devrinde başlayan geometrik desenli ve aslı anlaşıl- mayacak derecede üslup kazandırılan bitki motifli kompozisyonlar, 16. yüzyıl boyunca sürdü. Türk halı sanatının en parlak devri 16. ve 17. yüzyılda Uşak halıları ve Osmanlı saray halılarıyla yaşandı. Madalyonlu ve Yıldız Uşak halıları, Avrupa’ya da ihraç edildi. 10 metreye kadar uzayan örnekleri olsa da bu halılar genellikle orta boy halılardı ve 4 metreden uzunu azdı. 16. yüzyılın son yarısında ortaya çıkan Osmanlı saray halıları ise teknik ve dekor bakımından tamamen fark- lı bir grupta değerlendiriliyor. Lale, sümbül, karanfil, nar çiçeği, yaprak gibi natüralist motiflerle yepyeni bir üslup yaratıldı. Çok ince ve zengin desenli bu lüks 1890 yılında bulunan ve 15. yüzyıla tarhlenen Mng Halısı’nın, o dönem dünyanın en esk halısı olduğu düşünüldü; ta k 1905 yılında, Konya Alaeddn Cam’ndek 13. yüzyıl Selçuklu halılarının keşfne kadar. 1947’de bulunan Pazırık Halısı, 2300 yıla uzanan geçmşyle, en esk halı ünvanını alırken, üç farklı dönemde ele geçen halıların ortak noktası, Türk halıları olmasıydı. 122 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
halılarda, uçları birbirine daha yakın olduğu için klasik Türk Gördes düğümü yerine İran Sine düğümü ile ipek, altın, gümüş sırma iplikler kul- lanıldı. 15. yüzyılın ortalarından itibaren ticarette önem kazanan Türk halıları, Avrupa kıtasına lüks tüke- tim malzemesi olarak yayıldı; büyük saraylarda, dinî ve resmî törenlerde, diplomatik görüşmeler- de değerli bir hediye ve statü nesnesi oldu. Türk Halısının Günümüze Uzanan Serüveni Türk halı sanatı, Osmanlı Döneminin ilerleyen yüzyıllarında da gelişimini sürdürdü. 19. yüzyıl sonlarından itibaren üretimi devlet tarafından desteklendi. Sanayi Devrimi’nin yaşandığı bu yıllarda, seri üretime öncü olacak şekilde 1833 yılında İstanbul’da Feshane Fabrikası, 1843’te de İzmit Körfezi’nin kuzey kıyısında Hereke Halı Fabrikası kuruldu. 1881’de II. Abdülhamit, Hereke Fabrikasına 100 halı tezgâhı kurdurup Hereke ha- lılarının yapılmasını başlattı. 1891’de Viyana’daki Osmanlı Sergisi, halı ticaretinin gelişiminin ve Türk halısının sistemli biçimde araştırılmasının önünü açtı. Viyana sergisini, 1910’te Münih ve 1914’te Budapeşte sergileri takip etti. Bu dönemlerde İstanbul’da devlet destekli halı üretimi devam ederken, özel teşebbüsle Kumkapı Halıları dokunuyordu. Ağırlıklı olarak 1890’lar ile 1920’li yıllar arasında, Kumkapı semtinde atölye açan ustaların dokuduğu ve sınırlı sayıda üreti- len Kumkapı Halıları, daha çok koleksiyonerlere ve halı tüccarlarına pazarlandı. Günümüzde yerli ve yabancı koleksiyonerlerin yanı sıra müzelerde sergilenmekte olan Kumkapı Halıları, zaman zaman çok yüksek fiyatlarla müzayede- lerde el değiştiriyor. Osmanlı’da başkent İstanbul’da halı üretimi bu şekilde seyrederken, Anadolu’da da halı üretimi devam ediyordu. Ancak 1908 yılında İngiliz şirketlerinin birleşmesiyle kurulan Şark Halı Kumpanyası (O.C.M.- Oriental Carpet Manufa- cturers); Batı Anadolu’daki halı üretimini dene- tim altına aldı ve organize atölyeler kurdu. Daha sonra yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti, geleneksel el sanatlarını korumak ve ekonomiyi canlandırmak için halıcılığı teşvik etti. Isparta, Uşak, Kayseri, Gördes ve Demirci gibi merkezler üretim üssü olarak önemini sürdürdü. Köylerde ve evlerdeki tezgâhlarda devam eden üretim, kooperatifler ve halk eğitim merkezleriyle des- teklendi. Bugün Türk halı sektörü, Çin’in ardından en büyük ikinci halı ihracatçısı konumunda. 2025 yılında 2,9 milyar dolara yakın ihracat raka- mıyla küresel halı ihracat pazarından yaklaşık yüzde 15-18 pay alıyor. Türk halı sanatının bu başarıyı göstermesinin gerisinde, binyıllara dayanan geleneksel halı sanatı kültürü yatıyor. Günümüz halılarında malzeme, boya türleri, üretim ölçeğinin değişip çeşitlenmesine karşın, Türk halı sanatının devamlılığı, en önemli karakterini oluşturuyor. Modern halılarına yeni motifler eklense de ge- leneksel motiflerle bezeli halılar dünyanın dört bir yanında rağbet görüyor. Genel olarak doğum, yaşam, korunma, ölüm, ölümsüzlük gibi temaları simgeleyen Türk halısı motifleri şunlar: Doğumla ve Yaşamla İlgili Motifler Türk halı ve kilim dokumalarında doğum ile ilgili olarak; eli belinde, koç boynuzu, bereket, insan, saç bağı, küpe, bukağı, aşk ve birleşme, sandıklı ve yıldız motifleri sıklıkla kullanılıyor. Günümüz halılarında malzeme, boya türler, üretm ölçeğ değşmesne karşın Türk halı sanatının devamlılığı, en öneml karaktern oluşturuyor. Sadece Türklern değl, dünyanın en esk halısı olan Pazırık Halısı da Türk halı dokuma teknğnn yaklaşık 2500 yıl boyunca değşmeden günümüze kadar korunarak geldğn gösteryor. 123K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Yaşamı simgeleyen motifler içinde en bilindik olanı, beslenme olarak tabir edilen suyolu motifi. Anadolu kadını, en hayati olan su ile ilişkisini do- kumalarına da yansıttı. Korunmayla İlgili Motifler Nazarlık, göz, pıtrak, el, parmak, tarak, muska, haç ve çengel motifleri, Türk halı ve kilim dokumala- rında korunma ile ilgili motifleri oluşturuyor. Be- reketi, bolluğu sembolize eden el motifi, doğumda yardımcı olduğu, eşlerin iyi geçinmesini sağladığı inancıyla halı ve kilimlerde sıklıkla işlendi. Korunma amaçlı motiflerden biri olan pıtrak; çu- val, heybe, at örgüsü ve çocuk beşiğinde kullanı- lan, tarlalarda dikenleriyle insanlara, hayvanlara yapışan bir bitki. Bitkinin üzerindeki dikenlerin, halı ve kilimlerde kem bakışları savuşturduğuna inanılırdı. Canı Korumak için Kullanılan Motifler Yılan, ejder ve kurtağzı gibi motifler, canı korumak amaçlı motifler arasında. Bugüne kadar var olage- len tüm sanat eserlerinde gücü, kuvveti, ölümsüz olmayı ve evrenin yaratılışını sembolize eden yılan motifi, Anadolu halı ve kilimlerinde yaşamı koru- yan, koruyucu varlık olarak düşünüldü. Genelde aslan pençeli, kuyruğu tıpkı yılanı anımsatan, aynı zamanda kanatları da bulunan, oldukça büyük bir yılan olarak kabul edilen ejder motifi de mitolojide hava ve suların hâkimi, hazinelerin ve gizli şeylerin bekçisiydi. Özellikle Selçuklu kervansarayları ve çeşme- lerinde yoğun kullanılan ejder motifi, sonsuzluğun ve mutluluğun sembolü olarak da halılarda yer aldı. Dokumalarda gördüğümüz kurt izi, kurt ağzı, canavar ayağı gibi motifler ise korunma ihtiyacına karşılık veriyordu. Özellikle kurt ayağı ve kurt ağzı, iyi niyetli olmanın ve tehlikeli şeylerden korunma- nın simgesiydi. Ölüm, Ölümsüzlük ve Soyla İlgili Motifler Ölümle ilgili olarak kuş ve aile imleri motifleri öne çıkıyor. Gücü, kuvveti, sevgiyi ve haber beklenti- sini simgeleyen kuş motifi, Anadolu’da kurulmuş çeşitli yerleşimlerin imparatorluk sembolü olarak da kullanıldı. Orhun kitaplarında, Orta Asya Yakut Türklerinin, yaşayan her insanın ruhunun kuş şek- linde olduğu ve ölen kişilerin ruhlarının gökyüzü- ne yönelerek âdeta bir kuş gibi uçtuğu inancından söz ediliyor. Hayat ağacı ve aile imleri, Türk halı ve kilim doku- malarında ölümsüzlük ve soy ile ilgili motiflerdi. Bu motiflerin bazıları şunlar: Hayat Ağacı Hayat ağacı motifi, sürekli gelişen ve değişim içinde yaşayan evreni ve cennete yükselen hayatı sembo- lize ediyor. Selvi, hurma, palmiye, nar, incir, zeytin, asma, kayın, meşe vb. ağaçlar, farklı topluluklarda hayat ağacı olarak tanımlanıyor ve çoğu yörenin dokuma ürünlerinde, hayat ağacı motifinin üst kısmında kuş motifi de görülüyor. Bu şekilde doku- nan kuşlar, ölüm zamanı gelince uçacak olan insan bedenindeki can kuşlarını temsil ediyor. Buradaki anlamını pekiştirircesine hayat ağacı motifi Anado- lu’daki mezar taşlarında sıkça kullanılıyor. Eli Belinde Dişiliğin sembolü olan eli belinde motifi, analığı ve doğurganlığı ifade etmesinin yanı sıra şans, bereket, kısmet ve mutluluğu da sembolize ediyor. İki elini beline dayamış bir kadın görünümündeki bu motif, halı kenarlarında kullanılıyor. Anadolu genelinde çok yaygın kullanılan eli belinde motifi, başka uygarlık- larda da bulunan ana tanrıça inancını yansıtıyor. Sümerlerde Ninhirsaha (nirhursag), İnonna, İnon, Hititlerde Hupapa (Kupapa, Kubaba), Mısır’da İsis, Akat’ta İstar (İştar), Likya’da Lat (Leto), Pers’te Sitare (Anahita), Efes ve Grekte Artemis, Selena, Roma’da Veste, Magna Mater gibi isimlerle anılıyor. Hititlerin Kubaba’sı, Friglerde Matar Kubileya ve daha sonra Kibele olarak karşımıza çıkıyor. Ana ve kız ikilisini de temsil eden eli belinde motifi, Anadolu’da “eli böğründe”, “aman kız”, “kız” ve “kâkül- lü kız” isimleriyle de anılıyor. Yedisulu Yedisulu motifinin orta kısmında beyaz bir suyolu motifi, onun da içinde nazar boncuğu motifleri bulu- nuyor. Su, arınmayı, yeniden doğarak yenilenmeyi, insan hayatı süresince soylu olmayı, bilgeliği ve erdemli olmayı sembolize ediyor. Heybesulu Ağcıbedir yörüklerinin atlarının sırtındaki heybeler- de bulunan, köylülerin “çam kobağı” olarak da ifade ettiği heybesulu motifi, halılardaki kenar desenle- rini oluşturuyor. Görünümü çam kozası, çift taraflı tarak ve ok biçiminde olan bu motif, mavi, beyaz gibi 124 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Kaynaklar: Türk Halı Sanatının Tarihî Gelişmesi- Prof. Dr. Oktay Aslanapa // Türk Halı Sanatı-Oktay Asalanapa // Geleneksel Türk Halı Sanatında Kullanılan Motiflerin Anlamları: Sevda Bozkurt // Halıda Türk- Gördes Düğümü, İran-Sine Düğümü: Doğru Bilinen Yanlışlar- Bahadır Öztürk // Budizm’de Buda-Ge- yik Münasebetinden Bektaşilikteki Veli-Geyik Münasebetine- Sümeyra Alan // Literatürde Olmayan Bir Tabloda Ming Halısı ve Ming Halıları-Servet Senem Uğurlu // ASYEP-Anadolu Selçuklu yapı Envanteri web sitesi; https://anadoluselcuklumimarisi.com/tr-tr/selcuklu-el-sanatlari/hali-sanati Bugün Türk halı sektörü, Çn’n ardından en büyük knc halı hracatçısı konumunda. 2025 yılında 2,9 mlyar dolara yakın hracat rakamıyla küresel halı hracat pazarından yaklaşık yüzde 15-18 cvarında pay alıyor. Türk halı sanatının bu başarıyı göstermesnn gersnde, bn yıllara dayanan geleneksel halı sanatı kültürü yatıyor. renklerde işleniyor. Erkek evi çeyiz halılarında görülen motifin, erkeğin gücünü, yiğitliğini, yü- rekliliğini ve kişinin üstünlüğünü ifade ediyor. Kenar motifi olarak kullanılmasının bir diğer anlamı da erkeğin her zaman ailesini koruyabi- leceğinin, sorumluluğunu devam ettirebileceği- nin düşünülmesi. Yıldız Dönüşü Yıldız dönüşü motifi, Anadolu’daki en eski motiflerden biri. Halıların kenar desenlerine, birbirini takip eden yıldızlar görünümünde iş- lenen bu motif, yıldızlarla gezegenlerin güneşin etrafında dönmesi gerçeğine işaret ediyor. Böy- lelikle bu motifin, yaşamın sürekli değişim ve dönüşüm hâlinde olduğu, kâinatta hiçbir şeyin durağan olmadığı anlamı taşıdığı söylenebilir. Deve Boynu Deve boynu, 16-20 yaşlarındaki gençlerin hayat dolu, neşeli günlerini sembolize ediyor. Zehra Aba (abla) isimli bir kadın tarafından ge- liştirilmiş olan deve boynu motifi; “Emine delir- ten, gelin ağlatan, garı boşatan” gibi isimlerle de adlandırılıyor. Motif, halıların kenarı ile zemin arasında, ardışık biçimde sıralanan dalgalar veya kıvrımlar biçiminde dokunuyor. Yine erkekle özdeşleştirilen koç boynuzu motifi de bereket, kahramanlık, güç, kuvvet ve erkekli- ği ifade ediyor. Köpek Dişi Diğer adı küçük su olan köpek dişi motifi, insan yaşamının 30 ve 40 yaşları arasındaki olgunluk dönemini sembolize ediyor. Çoğunlukla halı üzerindeki kenar ve zemin bölümlerinin kesiş- me noktasında kullanılan bu motif, görünüm olarak ince bir şerit şeklinde, halı kenarlarını çepeçevre saran ve küçük geometrik şekillerin sıralanmasından oluşuyor. 125K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
Bulmaca Köşesi SOLDAN SAĞA 1. İmar yasalarına göre ayrılıp sınırlanmış arazi parçası 2. Betonun ham maddelerini oluşturan kum ve çakıl karışımı 3. Kentsel Dönüşüm Başkanlığının kısaltması 4. Yapılarda döşeme ve kullanım alanı yüklerini düşey taşıyıcılara aktaran, mekanik olarak çubuk kabul edilen yapı elemanı 5. Antalya’nın yangın afetinden etkilenen ilçelerinden biri 6. Konut veya ticari alanlarda yetki, talep ve tasarruf sahibi gerçek ya da tüzel kişi 7. Zihindeki tasarımı hızlıca kâğıda aktarma hedefiyle yapılan acele çizim 8. Kastamonu’nun sel afetinden etkilenen bir ilçesi YUKARIDAN AŞAĞIYA 1. Üzerinde henüz imar planı bulunmayan, yapılaşmaya açılmamış veya doğal hâlini koruyan geniş toprak parçası 2. Balıkesir’in Ağustos 2025’te 6,1 şiddetinde depremin meydana geldiği ilçesi 3. Vatandaşlara başvuru süreçleri, riskli bina tespiti, yardım ve projeler hakkında bilgi veren yerel merkezler 4. Taşınması ve nakli mümkün olmayan tüm varlıklar 5. İnşaat malzemelerinin bulunduğu, inşaatın yapımında kullanılan tüm teknik ekipman ve insan gücünün yer aldığı alan, inşaat alanı 6. Yarısı Bizden kampanyasının yürürlükte olduğu il 7. İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi’nin ilk pilot ili › SİSMOLOJİ › FORE KAZIK › AFET › MÜHENDİS › SUBASMAN › RADYETEMEL › KAROT › KURA › EMLAK › YALITIM › SIVA › DONATI › BETON › METRAJ › ODA 126 K E N T S E L D Ö N Ü Ş Ü M EKİM 2026 / ÖZEL SAYI
SİSMİK İZOLATÖR: Sismik izolatör, deprem sırasında zeminden yapıya aktarılan sarsıntıyı azaltmak amacıyla binanın temeline yerleştirilen özel bir deprem yalıtım sis- temidir. Yapının zeminle doğrudan bağlantısını engelleyerek deprem kay- naklı sismik kuvvetlerden korur; yatay hareketleri ve titreşimleri sönümler. Yapının temeline yerleşti- rilen bu izolatörler, yapının daha kontrollü hareket etmesini sağlayarak hasar riskini düşürür. KAROT ÖRNEĞİ: Karot örneği, binaların veya beton yapıların sağlamlığını ölçmek için kolon, kiriş ya da perdelerden özel elmas uçlu makinelerle alınan silindir şeklindeki beton numunesidir. Bu işlem; yapı stokunun yaşını tespit etmek, binanın deprem dayanıklılığını ölçmek ve yapı kalitesini denetlemek için yapılır. RADYE TEMEL: Radye Temel, yapıların inşa edileceği alanın tamamını kapsayan ve yükü geniş bir alana yayarak zemine aktaran bir temel sistemidir. Radye temelin amacı, yapının yükle- rini eşit bir şekilde dağıtmak ve temel oturmasında doğa- bilecek farklılıkların önüne geçmektir. RİSKLİ YAPI VE RİSKLİ ALAN: 6306 sayılı Afet Riski Altın- daki Alanların Dönüştü- rülmesi Hakkında Kanun uyarınca, riskli yapılar, belirlenmiş bir riskli alanın içinde veya dışında bulun- masına bakılmaksızın; kul- lanım (ekonomik) ömrünü doldurmuş olan ya da tek- nik ve bilimsel incelemeler sonucunda yıkılma/ağır ha- sar alma tehlikesi taşıdığı tespit edilen binaları ifade eder. Riskli alan da zemin özellikleri veya üzerindeki yapılaşma nedeniyle can ve mal kaybı riski barındıran, Cumhurbaşkanı kararıyla ilan edilen bölgeleri kapsar. 01 03 04 05 TÜNEL KALIP SİSTEMİ: Tünel kalıp sistemi, inşaat alanında döşeme ve perde duvar betonunun yerinde ve yekpare (tek parça) dökülmesini sağlayan, çok katlı hücresel yapıların inşasında kullanılan bir çelik kalıp sistemi olarak tanımlanır. Konvansiyonel yöntemlere göre, işçilik ve maliyet bakımından önemli ölçüde avantaj sağlar. 02 Kentsel Dönüşümde Kavram Bulmaca Çözümleri