Bu kitap, Allah'a inandığını söyleyen ama O'nu hayatının merkezine koymayan, "Allah var ama karışmasın" diyenler için yazılmıştır. Yazar, bu tutumu İblis'in secdeyi reddederken kurduğu cümleye benzetir ve "laiklik" kavramını devlet düzeninden ayırarak, kişinin kendi hayatında Allah'ı kenara itmesi olarak tanımlar. Kitap, namaz kılmayan, haramdan kaçınmayan ama "kalbim temiz" diyenlerin aslında…
Bu kitap, Allah'a inandığını söyleyen ama O'nu günlük hayatının dışında tutan, "Allah var ama karışmasın" diyenler için yazılmış bir eserdir. Yazar, bu zihniyeti İblis'in secdeyi reddederken kurduğu cümleye benzetir ve "laiklik" kavramını devlet düzeninden ayırarak, kişinin kendi hayatında Allah'ı kenara itmesi olarak ele alır.
Kitap, namaz kılmayan, haramdan kaçınmayan ama "kalbim temiz" diyenlerin aslında hangi anlaşmanın altına imza attığını sorgular. Kur'an'dan ayetlerle (A'râf 12, Bakara 34, Sâd 82) İblis'in itirazını ve Âdem'in tövbesini karşılaştırır. Yazar, İblis'in kibirle "Ben ondan hayırlıyım" dediğini, Âdem'in ise "Kendimize zulmettik" diyerek tövbe ettiğini anlatır.
Eser, okuyucuya Kerem adlı bir karakterin hikâyesi eşliğinde, özgürlük, ahlak, bilim ve dinin kişiselliği gibi itirazları ele alacağını vaat eder. Yazar, "Ama özgürlük ne olacak?", "Dinsiz de ahlaklı olunur", "Bilim varken dine ne gerek var?" gibi sorulara cevap vereceğini belirtir.
Kitap, bir ders kitabı veya ilmihal olmadığını, sahneler ve hikâyeler içerdiğini söyler. Cenazede ne diyeceğini bilemeyen insanlar, "Baba, biz niye yaşıyoruz?" diye soran bir çocuk, gece nöbetinde "Allah beni affeder mi?" diye fısıldayan bir hasta gibi karakterlerle okuyucuyu yüzleştirir.