SOZ VARLIĞIMIZ

View SOZ VARLIĞIMIZ flipbook.

TYT . MSÜ . KPSS . ALES . DGS . AGS ÖSYM Gİbi! varlığımız Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde hazırlanmıştır. Tamamı Çözümlü! Akıllı Tahta Destekli TÜRKÇE SORU BANKASI Her sınıf düzeyine uygun. Tüm Sınavlar İçin! Kavramsal Temell Sorular ÖSYM Temell Sorular Bağlam Temell Sorular

SÖZ VARLIĞIMIZ

KÜNYE Akıllı Tahta Destekli MEB Gİbi, ÖSYM Gİbi, Akademi MERHABA, Değişimin hız kesmeden devam ettiği bu çağda, öğrenmeyi daha anlamlı ve kalıcı hâle getirmek için çalışmalarımızı büyük bir özenle sürdürüyoruz. Yeni eğitim-öğretim dönemi için hazırladığımız kaynaklarımızı sahadan gelen gerçek ihtiyaçları dikkate alarak sizlerle buluşturuyoruz. Kitaplarımızda en önemli rehberimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli oldu. Kaynaklarımızda özellikle Etkinlikler, Bağlam Temelli ve Beceri Temelli sorulara önem ve ağırlık verdik. Amacımız bilginin gerçek hayatla bağlantısını kurabilen, yorumlayabilen ve bilgiyi kullanabilen öğrenciler yetişmesine katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda sorularımızda, analiz, sorgulama, problem çözme, çıkarım yapma, yorumlama ve özetleme becerilerini ön plana çıkardık. Kitaplarımız iki ana sistem üzerine kuruludur: Öğrenme Temelli sistemimiz, konuların temelinin sağlam bir şekilde oluşturulmasını sağlar. Beceri Temelli sistemimiz, öğrenilen bilgilerin uygulanmasını, pekiştirilmesini ve beceriye dönüştürülmesini sağlar. Kitaplarımızın hazırlık sürecinde öğrenci ve öğretmenlerden gelen geri bildirimleri dikkatle değerlendirerek içeriklerimizi geliştirdik. Böylece daha etkili ve verimli kaynaklar ortaya çıktı. Hedeflerinize emin adımlarla ilerlediğiniz, emeklerinizin karşılığını aldığınız başarılı bir yıl diliyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde hazırlanmıştır. Tamamı Çözümlü!

Her sınıf düzeyine uygun. Tüm Sınavlar İçin! Söz Varlığımız, kelimeleri ezberletmek için değil, onların ardındaki anlamı fark ettirmek için hazırlandı. Çünkü TYT’de bazen bir kelimeyi bilmek yetmez; o kelimenin neden tam orada, o anlamda kullanıldığını görmek gerekir. KAVRAMSAL TEMELLİ SORULAR Söz varlığının temelleri öğrenilir, BAĞLAM TEMELLİ SORULAR Metnin dili adım adım çözülür. ÖSYM TEMELLİ SORULAR Sınavın düşünme biçimiyle yüzleşilir, Kelimeler, deyimler ve atasözleri burada yalnızca soru konusu değil; düşünmenin anahtarıdır. Güçlü çeldiriciler, ince anlam ayrımları ve farklı metinler öğrenciyi tahmin etmeye değil, ayırt etmeye zorlar. Bu çalışma, “Bu kelime ne demek?” sorusundan “Bu kelime burada neden böyle demek?” sorusuna geçiştir. Çünkü sınavda farkı bazen bir bilgi değil, bir anlam inceliği yaratır. SÖZ varlığımız: Kelimeyi bilen değil, anlamı gören kazanır. TYT MSÜ KPSS ALES DGS AGS SÖZ varlığımız Kavramsal Temell Sorular ÖSYM Temell Sorular Bağlam Temell Sorular

İÇİNDEKİLER 1 1-10 .BÖLÜM KONU ADI • ALT BAŞLIK..............................................................................................................................................................................................................

1.BÖLÜM KONU ADI Tamamı Çözümlü! ÖSYM Gİbi, Akademi Gİbi. Terimler ve Kavramlar Neler Öğreneceksiniz? •terim vs. •terim vs.

Kavramsal Temell Sorular AY 100 SÖZvarlığımız TYT . MSÜ . KP . ALES . DGS . AGSHer sınıf düzeyinde ve Tüm Sınavlar İçin!

Kavramsal Temell Sorular AY 100 TÜRKÇE SORUBANKASI TYT . MSÜ . KP . ALES . DGS . AGS Her sınıf düzeyinde ve Tüm Sınavlar İçin!

Bağlam Temell Sorular AY 100 SÖZvarlığımız TYT . MSÜ . KP . ALES . DGS . AGSHer sınıf düzeyinde ve Tüm Sınavlar İçin!

Bağlam Temell Sorular AY 100 TÜRKÇE SORUBANKASI TYT . MSÜ . KP . ALES . DGS . AGS Her sınıf düzeyinde ve Tüm Sınavlar İçin!

100 SÖZvarlığımız TYT . MSÜ . KP . ALES . DGS . AGS Her sınıf düzeyinde ve Tüm Sınavlar İçin! ÖSYM Temell Sorular AY

100 TÜRKÇE SORUBANKASI TYT . MSÜ . KP . ALES . DGS . AGSHer sınıf düzeyinde ve Tüm Sınavlar İçin! ÖSYM Temell Sorular AY

ÇÖZÜM PUSULASI SÖZ varlığımız COMPASS SORU TAKTİK DİKKAT! Numaralanmış söz – parantez içi açıklama uyuşmazlığı “Yerine koyma testi” yap. Parantezdeki açıklamayı numaralanmış sözün yerine zihninde yerleştir. Cümlenin ana düşüncesi değişmiyorsa eşleşme büyük olasılıkla doğrudur. Sözcüğün sözlükte gerçekten o anlama gelmesi yetmez; parçada o anlamda kullanılmış olması gerekir. Altı çizili sözle anlatılmak istenen “Cümleyi çıplaklaştır.” Benzetme, mecaz ve süslü söyleyişi kaldırıp “Yazar burada aslında ne diyor?” diye sor. Seçenek, sözün yalnızca bir kelimesini açıklayıp bütün anlamını karşılamayabilir. Numaralanmış deyim – açıklaması yanlış “Deyimi parçalama, sahneyi gör.” Deyimin sözcüklerini tek tek değil, ortaya çıkardığı durumu düşün. “Burnundan solumak”ta burun ve solumak üzerinden gidilmez; deyimin bütünü esas alınır. Mecaz anlamda kullanılan sözcük “Gerçeklik testi” uygula: Sözcüğün temel anlamıyla anlatılan olay gerçekten gerçekleşiyor mu, yoksa anlam başka bir kavrama mı aktarılmış? Soyut bir sözcük her zaman mecaz değildir. Mecaz için anlam aktarımı gerekir. Boşluk doldurma “İki yönlü prova” yap: Hem boşluktan önceyi hem sonrayı oku. Sonra seçeneği yerleştirip cümleyi baştan sona tekrar oku. İlk boşluğa uyan seçenek ikinci boşluğu bozabilir. İki boşluk varsa ikisi birden doğru olmalı. 1

SORU TAKTİK DİKKAT! ÇÖZÜM PUSULASI SÖZ varlığımız Numaralanmış atasözü – açıklaması yanlış “Öğüt çekirdeğini bul.” Atasözünün anlattığı olayı değil, o olaydan çıkarılan genel hayat ilkesini belirle. Atasözündeki somut kelimeleri gerçek anlamıyla açıklamak en yaygın tuzaktır. Altı çizili sözcüğü anlamca karşılayan kullanım Önce hedef sözcüğün o cümledeki anlamını tek kelimeyle belirle; sonra seçeneklerde aynı anlamı ara. Aynı sözcüğün kullanılması değil, aynı anlamın kullanılması aranır. “----” sözcüğü bu anlamlarından birine karşılık gelecek şekilde kullanılmamıştır Önce verilen anlamları küçük bir anlam envanteri gibi düşün. Her seçeneğin yanına hangi anlamın kullanıldığını zihninde yaz. Bir seçenek kelimenin gerçek bir anlamını içeriyor olabilir ama soruda verilen anlamlar arasında bulunmayabilir. İşte cevap odur. “----, ----, ----” sözcüklerinin tümü belirtilen anlamlarında kullanılmıştır “Üç kilit yöntemi” kullan. Her seçenekte sözcükleri tek tek denetle: 1 , 2 , 3 . Bir tanesi bile bozuksa seçeneği ele. İlk iki sözcüğün doğru olması öğrenciyi seçeneğe bağlayabilir. Genellikle çeldirici üçüncü sözcükte saklanır. 1

SOR1. Örneğin bir söz için parantez içinde “etkisini azaltmak” denmiş olsun. Hedef söz sözlükte bu anlama gelebilir; ancak cümlede “tamamen ortadan kaldırmak” anlamında kullanılmışsa açıklama yanlıştır. Bu sorularda öğrencinin kendine soracağı soru: “Bu açıklamayı sözün yerine yazsam cümlenin söylediği şey değişiyor mu?” Değişiyorsa orada sorun vardır. ÇÖZÜM PUSULASI SÖZ varlığımız 2 “Parantezdeki açıklama uyuşmuyor” sorularında: Sözcüğe değil cümleye güven1 “Zamanı parçalıyor.” “Romanın nabzını tutuyor.” “Dilin pasını siliyor.” Böyle sözlerde görüntünün peşinden gitmek yerine hangi düşüncenin görüntüye dönüştürüldüğünü bulmak gerekir. “Zamanı parçalamak” kronolojik sırayı bozmak “Romanın nabzını tutmak” temel hareketini/dinamiğini yakalamak “Dilin pasını silmek” kullanılmayan imkânlarını canlandırmak Kısa formül: Mecazı düz cümleye çevir. “Altı çizili sözle anlatılmak istenen” sorularında: Görüntüyü düşünceye çevir2 Deyimlerde en tehlikeli hata, kelimelerin gerçek anlamına kapılmaktır. “Bağrına taş basmak” Taşla ilgili değildir  acıya katlanmak. “Başına çorap örmek” Çorapla ilgili değildir  gizlice kötülük hazırlamak. Öğrenci şu soruyu sormalı: “Bu deyimi kullanan kişinin başına nasıl bir durum geliyor?” Deyimin anlamı çoğu zaman oradadır. Deyim sorularında: Kelimeleri sustur, durumu konuştur3

ÇÖZÜM PUSULASI SÖZ varlığımız 2 SOR1. “Eleştiriler onu yaraladı.” Fiziksel bir yara yoktur. “Yaralamak”, bedensel alandan duygusal alana taşınmıştır. “Yağmur çatıyı yaraladı.” Burada fiziksel zarar söz konusu olabilir; mecaz olmak zorunda değildir. Bu nedenle yalnız “soyutluk” değil, anlamın başka bir alana taşınması aranmalıdır. Mecaz anlam sorularında: Sözcüğün alan değiştirdiğini yakala4 Özellikle iki boşluklu sorularda seçeneklere hemen bakmak yerine boşlukların ne istediğini belirleyin: “Araştırma önceki görüşü ----; bu sonuç yeni çalışmaların gerekliliğini ----.” İlk boşluk: destekliyor mu, çürütüyor mu, sınırlandırıyor mu? İkinci boşluk: gösteriyor mu, azaltıyor mu, engelliyor mu? Önce anlam yönünü, sonra kelimeyi seçmek çeldiricileri büyük ölçüde etkisizleştirir. Boşluk doldurmada: Kelimeyi değil, ilişkiyi ara5 “Ağır taş batman döver.” Taştan ya da ağırlıktan söz etmiyor, ağırbaşlı ve güçlü kişinin değerini anlatıyor. Atasözlerinde şu dönüşümü yapmak çok işe yarar: Somut olay  Genel insanlık durumu Balık, ağaç, taş, tarla, kurt, su… Bunlar çoğu zaman yalnızca düşüncenin taşıyıcısıdır. Atasözü sorularında: Hikâyeyi değil hükmü bul6

SOR1.Bir sözcüğün her kullanımında aynı eş anlamlı çalışmaz. “Ağır bir çanta” fazla ağırlığı olan “Ağır bir eleştiri” sert “Ağır bir insan” ciddi/ağırbaşlı “Ağır ilerleyen süreç” yavaş Bu nedenle: Önce cümledeki anlamı bul, sonra başka cümlede onun ikizini ara. ÇÖZÜM PUSULASI SÖZ varlığımız 2 Aynı anlamı karşılayan kullanım sorularında: “Eş anlamlı” tuzağına düşme7 Kelimenin verilen dört anlamı varsa seçenekleri zihninizde etiketleyin: A 1. anlam B 3. anlam C 4. anlam D 2. anlam E hiçbiri Bu yöntem özellikle düşmek, çıkmak, çekmek, sürmek, vurmak, sarmak, yaşamak, bakmak gibi çok anlamlı fiillerde son derece etkilidir. “Bu anlamlarından biri değildir” sorularında: Eleme tablosu kur8 “taşımak – ince – kurmak” gibi üç sözcüğün de belirli anlamlarda kullanılmasının istendiği sorularda seçeneği bütün olarak sezgiyle değerlendirmeyin. Örneğin A) taşımak “özellik bulundurmak” ince “ayrıntılı” kurmak “oluşturmak” Üçü de ise seçenek ayakta kalır. Bir tanesi olduğunda o seçenekle uğraşmayı bırakın. Söz Varlığı için tek cümlelik “altın kurallar” Sözcüğün sözlükte ne demek olduğunu değil, cümlede ne iş yaptığını sor. Çeldirici çoğu zaman yanlış anlam değil, doğru kelimenin yanlış bağlamdaki anlamıdır. Deyimin kelimelerini değil, oluşturduğu sahneyi oku. Atasözünde olayı değil, olayın öğrettiği kuralı ara. Mecazda sözcük yerinde durur, anlam başka bir alana taşınır. Boşluk sorusunda kulağa hoş gelen değil, iki tarafla da anlaşan kazanır. Üç sözcük sorusunda iki doğru yetmez; üç kilidin üçü de açılmalıdır. Aynı kelimeyi görmek, aynı anlamı görmek değildir. Üç sözcüklü sorularda: “İlk yanlışta çık”9

Türkçede kullanılan “melankoli” teriminin kaynağı Eski Yunanca “melankholia”. Bu dilden geç dönem Latincesine geçince yazımı “melancholia” olmuş. Melano kara, siyah; kholia da safra yani safra kesesinin salgıladığı sıvı demek. Orta Çağ tıbbına göre kara safra, insan vücudunun salgıladığı dört sıvıdan biriydi. Kan, balgam, sarı safra ve sevda yani kara safra. Eski tıpta insan sağlığının bu dört unsurun dengeli olmasına bağlı olduğuna inanılıyordu. Bunlardan herhangi birinin normal seviyenin üstüne çıkmasıyla sağlığın bozulacağına; kara safranın fazlasının da insanın beden ve zihin sağlığını bozup çöküntüye yol açacağına inanılıyordu. Melankoliyi günlük dilde hüzünlü bir ruh hâli anlamında kullanırız. İngilizcede melancholy, on dördüncü yüzyıldan önce aşkın, özellikle umutsuz aşkın yol açtığı “ıstırap, gam, kasvet” anlamında kullanılmış. On sekizinci yüzyılda tıptaki eski anlamı hafızalardan silinir gibi olmuş, “uzun zaman süren, huy hâline gelmiş kasvetli ruh hâli” anlamı öne çıkmış. Türkçedeki “malihülya” da Yunanca melankholia teriminin seslerine benzetilerek Arapça birimlerle karşılanması yoluyla ortaya çıkmış uydurma bir kelime. Melankoli terimi bugün modern psikiyatride de kullanılıyor. Kişiyi derin bir karamsarlığa sürükleyen, insanın kendini hor görmesine ve ağır bir ruhsal çöküntüye yol açan depresyon durumları bu terimle ilişkilendiriliyor. Freud da 1917’de yayımladığı “Yas ve Melankoli” başlıklı ünlü denemesinde melankoliyi yasla karşılaştırarak inceler. “Kara sevda”nın Türkçede iki anlamı var. Şiddetli, umutsuz aşk anlamını biliriz. Teknik anlamıyla ise belli başlı bir neden olmadan insanın ruh çöküntüsü geçirip çevresinden gelen uyarılara kayıtsız kalması, suçluluk duygusuna sürüklenmesi hâli yani melankoli demek. “Sevda” da Türkçede iki anlamlı. Arapçadan geçmiş Türkçeye. Buradaki anlamı “kara, siyah”. Aşk anlamındaki “sevda”nın ise Türkçeye Farsçadan geçtiği belirtiliyor. Zamanla bu iki anlamın birbirine yaklaşmış olması ilginç. Öyle görünüyor ki aşkın akla mantığa aykırı düşmesi ile kara safranın kişinin ruh hâlini normallikten uzaklaştırması arasında bir bağlantı kurulmuş. Umutsuz aşk anlamındaki “kara sevda”nın “kara”sını biz eklemişiz. Sevda zaten kara demek olduğuna göre burada söylenenin tekrarı var. “Sevda”nın Türkçedeki “sevmek” fiiliyle herhangi bir bağlantısı bulunmadığı anlaşılıyor. Sevda kelimesini bugün yalnızca aşk anlamında da kullanmıyoruz; anlam genişlemesiyle heves, merak, istek anlamlarına da gelebiliyor. Osmanlı Türkçesinde sevdazede (sevdaya uğramış), sevdaperest (pek düşkün, tutkun) gibi birleşimlere de rastlanıyor. Kelimelerin Dünyasında Gezintiler, Bülent Aksoy KELİMELERİN HAFIZASI MELANKOLİ

Maiyet aslında soyut bir ad “birliktelik, bir arada olma” demek. “Ma’a” Arapça “beraber, ile” anlamında edat. Maa-l-esef (esefle), maa-aile (aileyle beraber), ma-ma-fih (bununla beraber) gibi deyimlerde karşımıza çıkıyor. “Maiyet” de “ilelik” anlamında, edattan yapılmış isim. Türkçe eski metinlerde hep bu anlamda geçiyor. “Maiyyetle dergâhı şahe gelürlerdi” yani grup olarak, topluca gelürlerdi. “Hem Rum iline hem Anadoliye maiyyetle kazasker idi.” yani ikisine birden bakıyordu. “Abdi Paşa’nın maiyyetine memur edildi.” yani beraberinde bulunmakla görevlendirildi. “Bir amirin refakatinde bulunan heyet” anlamına ilk kez 19. yüzyılın en sonunda, Şemseddin Sami’nin Kamus-ı Türki adlı sözlüğünde yer verilmiş. Şemseddin Sami Bey “maiyyetile beraber geldi,” örneğini de vermiş. (Eski kullanımda “beraberliğiyle beraber geldi” gibi bir dil yanlışı sayılması lazım.) Şimdi sadece bu anlamda kullanılıyor, o da kırk yılda bir. Mahiyet başka, alakasız kelime. Nitelik ya da daha doğrusu “nelik” demek. Kelimebaz, Sevan Nişanyan KELİMELERİN HAFIZASI MAİYET

Bir iş, uğraş veya yatırım sonucunda elde edilen para, gelir ya da başka bir getiridir. Maddi olabileceği gibi manevi veya toplumsal bir kazanımı da ifade edebilir. Genç araştırmacının ekibe katılması, bilim merkezimiz için önemli bir kazanç oldu. Elde edilen karşılık Bir ekonomik faaliyette elde edilen gelirden ilgili maliyet ve giderler çıkarıldıktan sonra kalan olumlu farktır. Karşıt anlamlısı zarardır. Kitapçı, fuarda yaptığı satışlardan masraflarını çıkardıktan sonra beklediğinden yüksek bir kâr elde etti. Giderlerden sonra kalan fazlalık İNCEANLAMIN KAZANÇ KÂR Bir şeyin belirli bir amaca uygun olması, işe yaraması veya olumlu sonuç doğurmasıdır. Özellikle bir kişi ya da topluluk lehine gerçekleştirilen eylemlerde kullanılır. Kütüphane yararına düzenlenen sergi, gönüllü sanatçıların katılımıyla gerçekleşti. İşe yararlılık ve olumlu etki Bir şeyin sağladığı iyi sonuç, katkı veya olumlu etkidir. Özellikle bir uygulamanın, bilginin ya da davranışın kişiye sağladığı somut veya soyut kazanımı belirtir. Düzenli okuma alışkanlığının düşüncelerini daha açık ifade etmesinde büyük faydasını gördü. Elde edilen olumlu sonuç YARAR FAYDA Bir kişinin, kurumun veya topluluğun kendisi için elde etmeyi amaçladığı yarardır. Maddi ya da manevi olabilir; kullanıldığı bağlama göre olumlu veya olumsuz anlam kazanabilir. Yönetici, kişisel menfaatlerini kurumun geleceğinin önünde tutmakla eleştirildi. Gözetilen kişisel veya kurumsal yarar Bir kişinin veya topluluğun kendisi lehine gözettiği yarardır. Özellikle kişisel kazancın başkalarının yararından üstün tutulduğu durumlarda olumsuz bir çağrışım kazanır. Eleştirilerini birdenbire geri çekmesi, bazı çevrelerce kişisel çıkarlarını koruma çabası olarak yorumlandı. Kişinin kendine sağladığı yarar MENFAAT ÇIKAR ÇİZGİLERİ KAZANÇ MI, KÂR MI, YARAR MI? Altı sözcük, elde edilen karşılığın ve sağlanan yararın altı farklı anlam inceliği... Günlük dilde birbirinin yerine kullanılabilen kazanç, kâr, yarar, fayda, menfaat ve çıkar sözcükleri arasında anlam ve kullanım farklılıkları vardır. Kazanç elde edileni, kâr giderlerden sonra kalan fazlalığı, yarar ve fayda olumlu etkiyi, menfaat ve çıkar ise kişinin gözettiği yararı öne çıkarır. Unutmayalım: Bir yayınevinin kitap satışlarından elde ettiği gelir, onun kazancıdır. Bu gelirden üretim, dağıtım ve diğer giderler çıkarıldıktan sonra kalan fazlalık ise kârdır. Yayınevinin öğrenciler yararına başlattığı ücretsiz kitap kampanyasından öğrenciler fayda sağlar. Yayınevinin ekonomik menfaatlerini korumaya çalışması doğal karşılanabilir ancak yöneticilerin kişisel çıkarlarını eğitim hizmetinin önüne koyması eleştirilere yol açabilir. Söz Varlığı | Kullanım İncelikleri Büyük kazanç: Maddi veya manevi bakımdan önemli getiri. Kâr etmek: Bir işten giderleri aşan olumlu sonuç elde etmek. Akıl kârı olmamak: Akla ve mantığa uygun düşmemek. Kamu yararı: Toplumun genel iyiliğini ve ortak çıkarlarını ilgilendiren durum. Fayda sağlamak: Olumlu sonuç veya katkı elde etmek. Ne fayda!: Gösterilen çabanın beklenen sonucu vermediğini anlatan söz. Menfaat gütmek: Kendi yararını elde etmeyi amaçlamak. Çıkar çatışması: Farklı kişisel veya kurumsal yararların birbiriyle uyuşmaması. Çıkarına bakmak: Kendi yararını ön planda tutmak. Anlamın Püf Noktası Sözcük Ayırt edici özellik Kazanç Bir uğraş sonucunda elde edilen getiri Kâr Gelirin giderleri aşan bölümü Yarar İşe yararlılık ve olumlu etki Fayda Sağlanan olumlu sonuç veya katkı Menfaat Kişinin ya da kurumun gözettiği yarar Çıkar Kendi lehine elde edilen veya gözetilen yarar

Belirli bir amaca ulaşmak için yılmadan, sabırla ve kararlılıkla çalışmaktır. Gayrette amaç, irade ve bilinç ön plandadır. Zihinsel bir yönü de bulunur. Yazar, romanını tamamlayabilmek için yıllarca büyük bir gayret gösterdi. Bilinçli ve kararlı uğraş Bir işi başarmak veya güçlüğü aşmak için ortaya konan enerji ve uğraştır. Özellikle zorlayıcı durumlarda kişinin bütün gücünü harekete geçirmesini anlatır. Fiziksel olabileceği gibi zihinsel de olabilir. Akıntıya kapılan çocuk, kıyıya ulaşabilmek için büyük bir çaba harcıyordu. Bir amaç uğruna harcanan güç Anlamın Püf Noktası İNCEANLAMIN GAYRET ÇABA Bir işin gerçekleştirilmesi için harcanan beden veya zihin gücüdür. Emekte çalışmanın getirdiği zahmet, yorgunluk, özveri ve zaman öne çıkar. Babasından kalan bahçeyi yıllarca emek vererek yeniden canlandırdı. Unutmayalım: Bir öğrenci, üniversiteyi kazanmak için düzenli ve kararlı biçimde çalışarak gayret gösterir. Anlamakta zorlandığı bir konuyu öğrenebilmek için yoğun çaba harcar. Yıllar boyunca derslerine ayırdığı zaman ve katlandığı zahmet ise onun emeğini oluşturur. Söz Varlığı | Kullanım İncelikleri Gayret göstermek: Bir amaca ulaşmak için kararlılıkla çalışmak. Can çabası: Güç bir durumdan kurtulmak için gösterilen yoğun uğraş. Emek vermek: Bir iş için zaman, güç ve zahmet harcamak. Emeği geçmek: Bir işin gerçekleşmesinde katkısı bulunmak. Zahmet ve alın teri EMEK ÇİZGİLERİ GAYRET Mİ, ÇABA MI, EMEK Mİ? Üç sözcük, bir amaca ulaşmanın üç farklı anlam inceliği... Günlük dilde birbirinin yerine kullanılan gayret, çaba ve emek sözcükleri, gösterilen uğraşın niteliği bakımından farklı anlamlar taşır. Bu sözcüklerden biri bilinçli ve kararlı çalışmayı, diğeri bir işi gerçekleştirmek için harcanan gücü, bir başkası ise ortaya konan zahmeti ve alın terini öne çıkarır. Sözcük Ayırt edici özellik Gayret Amaç, bilinç ve kararlılık Çaba Güçlük karşısında harcanan enerji Emek Çalışmanın getirdiği zahmet ve özveri

Bir kişinin veya nesnenin sahip olduğu üstün nitelik, önem ve saygınlıktır. Özellikle manevi anlamlarda kullanılır. Bir şeyin kıymeti, maddi karşılığından bağımsız olabilir. Bu eski saatin benim için kıymeti büyük; çünkü dedemden kalan tek hatıra. İçten gelen önem ve üstün nitelik Bir varlığın önemini, yararlılığını ya da maddi karşılığını belirten kavramdır. Belirli ölçütlerle yapılan karşılaştırma sonucunda değişebilir. Ayrıca toplumun benimsediği ahlaki ve kültürel ilkeleri de ifade eder. Tablonun piyasa değeri yıllar içinde artarken sanat dünyasındaki önemi de giderek büyüdü. Ölçülen, biçilen veya benimsenen karşılık Anlamın Püf Noktası İNCEANLAMIN KIYMET DEĞER Bir şeyin maddi bedelini, özellikle de yüksek fiyatını çağrıştırır. Mecaz anlamda ise bir amaç uğruna göze alınan fedakârlığı veya ödenen ağır bedeli belirtir. Yıllardır aradığı kitabı bulmuştu ama satıcı kitabı oldukça yüksek bir pahaya satıyordu. Unutmayalım: Bir koleksiyoncu için dedesinden kalan saatin kıymeti, taşıdığı hatıralardan kaynaklanır. Aynı saatin müzayedede belirlenen değeri, uzmanların değerlendirmesine ve piyasa koşullarına bağlıdır. Koleksiyoncu saati satın almak için yüksek bir paha ödeyebilir. Ancak saatin manevi kıymeti, maddi bedelinden çok daha büyük olabilir. Söz Varlığı | Kullanım İncelikleri Kıymet bilmek: Birinin veya bir şeyin önemini, üstün özelliklerini anlayıp takdir etmek. Kıymete binmek: Çok değerli duruma gelmek. Kayda değer: Dikkate alınmaya, üzerinde durulmaya layık. Değer biçmek: Bir şeyin maddi veya manevi karşılığını belirlemek. Yok pahasına: Gerçek değerine göre çok düşük bir bedelle. Yükte hafif, pahada ağır: Hacmine ve ağırlığına göre maddi değeri yüksek olan. Ne pahasına olursa olsun: Her türlü fedakârlığı veya kaybı göze alarak. Bedel ve karşılık PAHA ÇİZGİLERİ KIYMET Mİ, DEĞER Mİ, PAHA MI? Üç sözcük, bir şeyin önemini ve karşılığını anlatan üç farklı anlam inceliği... Günlük dilde birbirinin yerine kullanılabilen kıymet, değer ve paha sözcükleri arasında anlam ve kullanım farklılıkları vardır. Kıymet daha çok bir varlığın taşıdığı önemi ve üstün niteliği, değer belirli ölçütlere göre biçilen karşılığı, paha ise özellikle maddi bedeli öne çıkarır. Sözcük Ayırt edici özellik Kıymet Önem, üstün nitelik ve manevi anlam Değer Ölçütlere göre belirlenen karşılık ve önem Paha Maddi bedel, fiyat ve fedakârlık

Br şeyn zhnde anlam kazanma bçm Fark edp anlamlandırmak Olay veya durumların anlatıldığı yapı Br sürecn bölümlernden br Zamanla etksn veya değern azaltmak İk şey arasındak fark Br bütünden farklılaşarak uzaklaşma Br bütünü parçalarına ayırmak Uyumlu olmak Uyuşmama durumu Sözü anlamlandıran çevresel bütün Br konuyu değerlendrme bçm Kşnn kendsne lşkn blnç ve kmlk duygusu Benzerlk lşks Gerçeğn modeln oluşturma Yazılı metn, ktap algı algılamak anlatı aşama aşındırmak ayrım ayrışma ayrıştırmak bağdaşmak bağdaşmazlık bağlam bakış açısı benlk benzeşm benzetm betk Aynı tablo, zleyclern estetk algısına göre farklı duygular uyandırablyor. Çocuk, çevresndek değşm yetşknlerden farklı algılıyordu. Roman, doğrusal br anlatı kurmuyor. Araştırmanın lk aşamasında katılımcıların alışkanlıkları belrlend. Sürekl ynelenen klşeler esern etksn aşındırdı. Blg vermekle yönlendrmek arasındak ayrım önemldr. Grubun düşünceler gderek ayrıştı. Araştırmacılar çevresel etkler genetk etkenlerden ayrıştırdı. Bu davranış savunduğu lkelerle bağdaşmıyor. Söyledkleryle yaptıkları arasındak bağdaşmazlık dkkat çekyordu. Sözcüğün anlamı ancak bağlamdan anlaşılablyor. Olayı başka br bakış açısından değerlendrd. Roman, kahramanın parçalanan benlğn anlatıyor. Kent le nsan beden arasında br benzeşm kuruluyor. Depremn etkler blgsayar benzetmyle ncelend. Esk br betkte bugün unutulmuş sözcüklere rastlandı. pskoloj, sanat, reklam pskoloj, letşm roman, snema, edebyat blm, araştırma sanat, toplum, değerler eleştrel düşünme sosyoloj, syaset dışı toplumsal konular blm, ver yorumlama tutarlılık, kşlk tutum, eleştr dl, letşm paragraf, sanat pskoloj, roman blm, sanat, düşünce teknoloj, blm dl tarh, edebyat ÖSYM SINAVLARI Sözcük Havuzu Kelime Kısa anlamı Örnek kullanım ÖSYM’de kullanılabileceği bağlam

ÖSYM SINAVLARI Sözcük Havuzu Kelime Kısa anlamı Örnek kullanım betm betmlemek bezek bezemek bçmlendrmek bleşen bleşke blnç blnçdışı bllurlaşmak brkm bulgu bütünlemek çağrışım çelşk çıkarım çıktı damıtmak Özellkler gösteren anlatım Özellklern ayrıntılarıyla anlatmak Süsleme öges Süslemek Bell br ntelk kazandırmak Br bütünü oluşturan parça Brkaç etknn brleşmnden doğan sonuç Kendnn ve çevrenn farkında olma Blncn dışında şleyen zhnsel süreç Açık ve belrgn hâle gelmek Zamanla oluşan blg ve deneym Araştırmayla elde edlen sonuç Parçaları tamamlayıcı bçmde brleştrmek Br düşüncenn başka br düşüncey uyandırması Uyuşmayan k yargı veya durum Verlerden ulaşılan sonuç Br sürecn sonucu Özü ortaya çıkarmak Bu betm, köy yaşamının ayrıntılarını yansıtıyor. Yazar sokağı sesleryle brlkte betmlyor. Kapının üzerndek geometrk bezekler dkkat çekyor. Usta, yüzey btksel motflerle bezed. Çocukluk deneymler onun dünyasını bçmlendrd. Başarının öneml bleşenlernden br düzenl çalışmadır. Kentn kmlğ farklı kültürlern bleşkesdr. Çevre blnc yalnız blg vermekle gelşmez. Davranışı blnçdışı korkularla lşklendrld. Şarn düşünces son ktabında bllurlaştı. Yazar kültürel brkmn eserne taşımış. Yen bulgular esk görüşü tartışmalı hâle getrd. Son bölüm öncek düşünceler bütünlüyor. “Eşk” sözü değşm çağrışımı yaratıyor. Sözüyle davranışı arasında çelşk bulunuyor. Tek örnekten böyle br çıkarım yapılamaz. Programın çıktıları uzmanlarca değerlendrld. Yazar deneymlern brkaç cümlede damıtıyor. sanat, anlatım anlatım bçmler mmar, sanat tarh el sanatları, mmar pskoloj, kültür blm, sstemler kültür, sosyoloj pskoloj, çevre pskoloj edebyat, düşünce kültür, sanat blmsel araştırma paragraf yapısı şr, sözcük anlamı eleştrel düşünme paragraf, grafk teknoloj, eğtm deneme, edebyat ÖSYM’de kullanılabileceği bağlam

ÖSYM SINAVLARI Sözcük Havuzu Kelime Kısa anlamı Örnek kullanım dayanak deneym devngen devnm dışlamak dışsallaştırmak döngü dönüştürmek durağan dürtü edm ednm eğlm erek erekl eşk etklemek etkleşm etklenm Br düşüncey destekleyen temel Yaşantıyla ednlen blg Sürekl değşen, hareketl Hareket Br bütüne dâhl etmemek İçsel olanı dışarıya yansıtmak Ynelenen süreç Başka br bçme sokmak Hareket veya değşm göstermeyen Davranışa yönelten güçlü ç tk Davranış, eylem Sonradan kazanılan blg veya becer Bell br yöne yönelme Amaç Bell br amaca yönelmş Değşmn başladığı sınır Değşklğe yol açmak Karşılıklı etk Kşde kalan zlenm İddanın blmsel dayanağı bulunmuyor. Yolculuk düşünsel br deneyme dönüştü. Dl devngen br yapıdır. Ressam fgürlern devnmn çzglerle vermş. Gündelk hayatı ncelemenn dışında dışlayamayız. Ressam korkularını mgelerle dışsallaştırdı. Kuraklıkla başlayan döngü gderek güçlenyor. Sıradan olayı evrensel br hkâyeye dönüştürdü. Toplum dışarıdan durağan görünüyordu. Kaçma dürtüsü korkudan kaynaklanıyordu. Konuşmak toplumsal br edmdr. Dl ednm ezberden baret değldr. Kırsala yerleşme eğlm gderek artıyor. Sanatın tek ereğnn öğretmek olduğu söylenemez. Bu, rastlantısal değl erekl br davranıştır. İnsanlık teknolojk açıdan yen br eşğe geld. Kentleşme zaman algısını etklyor. Dl le kültür arasında güçlü br etkleşm vardır. Çocukluk etklenmler şrlernde görülüyor. tartışma, blm gez, pskoloj dl, toplum sanat, fzk toplum, kültür sanat, pskoloj ekoloj, byoloj sanat, teknoloj toplum, ekonom pskoloj dlblm, felsefe eğtm, dl toplum, yaşam bçm sanat, felsefe davranış, felsefe teknoloj, pskoloj toplum, blm kültür, letşm sanat, pskoloj ÖSYM’de kullanılabileceği bağlam

ÖSYM SINAVLARI Sözcük Havuzu Kelime Kısa anlamı Örnek kullanım evre evren gerekçe grd gönderge gönderm gözlem güdü güdülenme çselleştrmek mge rdelemek şlev şlevsel zdüşüm zlek kanıksamak kanıt Br gelşmenn belrl dönem Araştırmanın kapsadığı bütün Br yargının neden Ssteme verlen ver veya unsur Sözcüğün şaret ettğ varlık/kavram Başka br ögeye şaret etme Br durumu dkkatle nceleme Davranışı başlatan ç etken Br davranışa yönelme Br değer kend parçası hâlne getrmek Zhnsel tasarım Sorgulayıcı bçmde ayrıntılı ncelemek Br şeyn gördüğü görev Amaca hzmet eden Br olgunun başka alandak yansıması Eserde sürdürülen temel tema Olağan görmeye başlamak Doğruluğu gösteren ver Hastalığın knc evresnde belrtler değşt. Araştırmanın evrenn ünverste öğrencler oluşturdu. Görüşünü destekleyecek br gerekçe sunmadı. Modeln başarısı grdlern ntelğne bağlıdır. Zamrn gönderges öncek cümledek kşdr. “Bu durum” sözü öncek yargıya göndermde bulunuyor. Sonuçlar uzun sürel gözleme dayanıyor. Başarı güdüsü kşnn çabasını etkleyeblr. Öğrenme güdülenmes yükseldkçe başarı arttı. Kuralları ezberlemek yerne çselleştrd. Kırık saat mges, zaman duygusunu güçlendryor. Yazar konuyu farklı yönleryle rdelyor. Örneğn buradak şlev düşüncey somutlaştırmaktır. Grafk cevaba ulaşmada şlevsel kullanılmıştır. Toplumsal değşmn sanattak zdüşümler görülüyor. Yalnızlık zleğ bütün öykülere yayılmıştır. Gürültüyü zamanla kanıksamışlardı. Bu benzerlk kesn br kanıt değldr. blm, tarh statstk, araştırma paragraf, tartışma teknoloj dlblgs, anlam paragraf yapısı blm, doğa pskoloj eğtm, pskoloj eğtm, değerler şr eleştr, deneme anlatım teknkler görsel okuma sanat, sosyoloj edebyat pskoloj, toplum blm, eleştrel düşünme ÖSYM’de kullanılabileceği bağlam

ÖSYM SINAVLARI Sözcük Havuzu Kelime Kısa anlamı Örnek kullanım kapsamak katman katmanlı kırılma krstalleşmek köreltmek kült kültleşmek kültürel bellek kurmaca kuşatmak nesnel olanak olasılık ölçüt Ön yargı örgü örneklem örselemek İçne almak Br bütünün farklı düzey Brden çok anlam düzey taşıyan Sürekllğ değştren dönüm noktası Belrgn ve kesn hâle gelmek Gücünü azaltmak Özel ve güçlü hayran ktles oluşturan Özel ve kalıcı hayranlık kazanmak Toplumun geçmşe lşkn ortak brkm Tasarlanmış anlatı dünyası Her yönüyle kapsamak Kşsel yargıdan bağımsız İmkân Gerçekleşeblme htmal Değerlendrme kıstası Blgszce oluşturulan peşn yargı Parçaların bağlantılı düzen Bütünü temsl eden seçlmş grup Yıpratmak, zarar vermek Çalışma farklı yaş gruplarını kapsıyor. Romanın tarhsel katmanının altında ale hkâyes var. Yalın görünen ama katmanlı br şrdr. Matbaa kültür tarhnde br kırılma yarattı. Düşünces zamanla krstalleşt. Tekdüzelk merak duygusunu körelteblr. Flm yıllar çnde kült br yapıta dönüştü. Eser zamanla kültleşt. Masallar kültürel belleğn taşıyıcılarıdır. Yazar gerçek olaylardan özgün br kurmaca oluşturdu. Eleştrmen eser bütün yönleryle kuşatıyor. Rapor nesnel verlere dayanıyor. Djtal arşvler araştırmacılara yen olanaklar sağlıyor. Yen verler bu olasılığı güçlendrd. Satış sayısını tek başarı ölçütü saymak yanlıştır. İlk zlenmler ön yargıya dönüşeblr. Olay örgüsü k zaman dlmn brleştryor. Örneklem beş yüz öğrencden oluştu. Sürekl eleştr özgüven örseler. blm, toplum edebyat, kültür edebyat tarh, teknoloj fkr, sanat eğtm, pskoloj snema, edebyat popüler kültür folklor, tarh roman, öykü eleştr blm, anlatım teknoloj, eğtm blm, çıkarım sanat, karar verme sosyal pskoloj roman, paragraf araştırma, grafk pskoloj, eğtm ÖSYM’de kullanılabileceği bağlam

ÖSYM SINAVLARI Sözcük Havuzu Kelime Kısa anlamı Örnek kullanım örüntü örüntülemek öykünmek öykünmec özdeş özdeşleşmek özdeşlk özgül / özgüllük özgün öznel özsaygı özümsemek pekştrmek sağaltıcı sağaltım sapma saptama saptamak Tekrarlanan düzen Unsurları lşkl br düzende kurmak Brn örnek alarak ona benzemeye çalışmak Başkasının üslubunu taklt eden Her bakımdan aynı Kendn başka bryle br tutmak Aynılık lşks Bell br şeye özel olma Kendne özgü Kşsel değerlendrmeye dayanan Kşnn kendsne verdğ değer Blgy kend düşünce yapısına katmak Daha güçlü ve kalıcı kılmak İyleştrc Tedav, yleştrme Genel düzenden uzaklaşma Belrleme, tespt Belrlemek Verlerde benzer br örüntü görüldü. Öğrencler blgler neden-sonuç lşksyle örüntüled. Şar lk dönemnde ustalarına öykündü. İlk romanını fazla öykünmec buldu. İk kavram brbrne yakın ama özdeş değldr. Okur kahramanla özdeşleşyor. Dl le düşünce arasında tam özdeşlk yoktur. Bu sanatçının özgüllüğü dl kullanımında belrgnleşr. Gelenekten beslenen özgün br anlatım gelştrd. Bu değerlendrme oldukça özneldr. Sürekl onay arama özsaygıyı zedeleyeblr. Blgy özümseyerek yen durumlara aktardı. İknc örnek lk yargıyı pekştryor. Doğanın sağaltıcı etksnden yararlanıyor. Müzk ruhsal sağaltımda kullanılablyor. Ölçümlerde küçük sapmalar oluştu. Araştırmanın en öneml saptaması buydu. Değşmn nedenn saptamaya çalıştılar. grafk, blm yapılandırma edebyat, sanat sanat eleştrs kavram ayrımı roman, pskoloj felsefe, dl sanat, blm sanat, edebyat anlatım özellkler pskoloj eğtm paragraf, pskoloj pskoloj, sanat sağlık, sanat blm, grafk blmsel metn araştırma ÖSYM’de kullanılabileceği bağlam

ÖSYM SINAVLARI Sözcük Havuzu Kelime Kısa anlamı Örnek kullanım sav savlamak sezdrm sezg slkleşmek söylem söyleyş süreç toplumsal bellek törpülemek tutarlılık tutum uyarlamak uyarlanmak varsayım varsaymak ver yabancılaşma yadsımak İler sürülen düşünce Br düşünce ler sürmek Dolaylı bçmde hssettrlen anlam Akıl yürütmeden kavrama Belrgnlğn kaybetmek Br düşüncey taşıyan anlatım düzen İfade edş bçm Brbrn zleyen gelşmeler bütünü Toplumun ortak hatırlama alanı Sertlğn, etksn azaltmak Kend çnde çelşmeme Br duruma yönelk yaklaşım Yen koşullara uygun hâle getrmek Yen şartlara göre değşmek Geçc olarak doğru kabul edlen düşünce Doğru kabul ederek hareket etmek İncelemeye temel olan blg Kendne veya çevresne uzaklaşma Doğruluğunu veya varlığını kabul etmemek Yazarın temel savı teknolojye lşkndr. Araştırmacı tek br neden bulunduğunu savlamıyor. Son cümlede güçlü br sezdrm vardır. Sanatçı teknkten çok sezgsne güvend. Anılar gderek slkleşt. Roman egemen başarı söylemn sorguluyor. Şarn söyleyş çağdaşlarından ayrılıyor. Öğrenme uzun br süreçtr. Anıtların toplumsal bellekte öneml yer vardır. Deneymler keskn yargılarını törpüled. Metnn tutarlılığı örneklerle sağlanıyor. Geçmşe karşı eleştrel br tutumu var. Romanı günümüze uyarladı. Canlılar yen koşullara uyarlanablyor. İlk varsayım sonuçlarla doğrulanmadı. Bütün okurların aynı tepky vereceğn varsayamayız. Yen verler değerlendrmeye alındı. Roman modern nsanın yabancılaşmasını şlyor. Değşm yadsımak mümkün değl. tartışma, deneme düşünce yazısı paragraf, edebyat sanat, pskoloj bellek, pskoloj medya, edebyat üslup eğtm, blm tarh, sosyoloj kşlk, pskoloj paragraf yazar tavrı snema, edebyat byoloj, toplum blm eleştrel düşünme grafk, araştırma sosyoloj, edebyat tartışma, pskoloj ÖSYM’de kullanılabileceği bağlam

ÖSYM SINAVLARI Sözcük Havuzu Kelime Kısa anlamı Örnek kullanım yanılgı yanılsama yansıma yansıtmak yaklaşım yapı yoğrulmak yordam yönelm Yanlış düşünce veya değerlendrme Gerçeğn farklı algılanması Br durumun başka alandak sonucu Br özellğ başka bçmde göstermek Br konuyu ele alma bçm Br bütünü kuran lşkler düzen Etklenerek bçmlenmek Br ş gerçekleştrme yolu Bell br yöne doğru eğlm Bu, oldukça yaygın br yanılgıdır. Görsel br hareket yanılsaması oluşturuyor. Değşmn kültürel yansımaları görülmeye başladı. Sözcük seçm dönemn kaygılarını yansıtıyor. Araştırmacının yaklaşımı öncek çalışmalardan farklıdır. Metnn yapısı genelden özele lerlyor. Sanatçının dl farklı kültürlerle yoğruldu. İzlenen yordam sonucun güvenlrlğn etkler. Romanlarda breysellğe doğru br yönelm görülüyor. eleştrel düşünme sanat, pskoloj toplum, sanat edebyat, sanat blm, eleştr paragraf, yapılandırma kültür, edebyat blm, problem çözme sanat, toplum ÖSYM’de kullanılabileceği bağlam

40 KELİME SÖZ varlığı için Mülahaza Müktesebat Mahiyet Keyfiyet Tezahür Temayül Teamül Tebellür Mübrem Münferit Münhasır Muteber Müstağni Safderun YÜKSEK ÖNCELİKLİ Feraset Yeis İnfial Galeyan İştiyak Karine Saik Amil Veçhe Minval Mesnet Nüve Mihenk Sirayet İntibak İktisap Tahrif Tazammun Tevarüs Tevessül İzale İhdas İkame Yadsımak Kanıksamak İndirgemek

Kelime Kısa anlamı Kelime Kısa anlamı mülahaza müteakp mukabl mukayese münfert münhasır muteber müstakl mükerrer müteferrk mütenasp mütemadyen muvakkat müspet menf mütefekkr müktesebat mefhum mahyet keyfyet salahyet kfayet ehemmyet zaruret teferruat Düşünme, değerlendrme, görüş Ardından gelen, sonrak Karşılık o larak; karşı, karşıt Karşılaştırma Tek başına olan, ayrı, breysel Br şeye ö zgü, yalnız ona at Saygın, geçerl, güvenlr Bağımsız, ayrı Tekrarlanmış, ynelenmş Dağınık, ayrı ayrı bulunan Uygun, orantılı Sürekl, durmadan Geçc Olumlu Olumsuz Düşünen, düşünür Ednlmş bl g ve brkm Kavram Br şeyn özü, ntelğ Ntelk, durm Yetk Yeterllk Önem Zorunluluk Ayrıntılar Anlamı bağlamdan sezdirilmeye çok elverişli kelimeler teşekkül tezahür temayül teamül tasavvur tahayyül tefekkür tetkk tahll telkn telf tevl teşml tecrt tahkm tahdt tekâmül terakk nhsar Oluşma, bçmlenme Belrme, ortaya çıkma Eğlm Yerleşmş uygulama, alışılmış yöntem Zhnde canlandırma, düşünme Hayalde canlandırma Dern düşünme İnceleme, araştırma Çözümleme Br düşüncey benmsetme Uzlaştırma; eser meydana getrme Br sözü farklı bçmde yorumlama Kapsamına alma, yayma Ayırma, soyutlama Güçlendrme, sağlamlaştırma Sınırlama Gelşme, olgunlaşma İlerleme Br şeye özgü olma, tek elde toplanma Kelime Kısa anlamı Kelime Kısa anlamı mülahaza müteakp mukabl mukayese münfert münhasır muteber müstakl mükerrer müteferrk mütenasp mütemadyen muvakkat müspet menf mütefekkr müktesebat mefhum mahyet keyfyet salahyet kfayet ehemmyet zaruret teferruat Düşünme, değerlendrme, görüş Ardından gelen, sonrak Karşılık o larak; karşı, karşıt Karşılaştırma Tek başına olan, ayrı, breysel Br şeye ö zgü, yalnız ona at Saygın, geçerl, güvenlr Bağımsız, ayrı Tekrarlanmış, ynelenmş Dağınık, ayrı ayrı bulunan Uygun, orantılı Sürekl, durmadan Geçc Olumlu Olumsuz Düşünen, düşünür Ednlmş bl g ve brkm Kavram Br şeyn özü, ntelğ Ntelk, durm Yetk Yeterllk Önem Zorunluluk Ayrıntılar Anlamı bağlamdan sezdirilmeye çok elverişli kelimeler teşekkül tezahür temayül teamül tasavvur tahayyül tefekkür tetkk tahll telkn telf tevl teşml tecrt tahkm tahdt tekâmül terakk nhsar Oluşma, bçmlenme Belrme, ortaya çıkma Eğlm Yerleşmş uygulama, alışılmış yöntem Zhnde canlandırma, düşünme Hayalde canlandırma Dern düşünme İnceleme, araştırma Çözümleme Br düşüncey benmsetme Uzlaştırma; eser meydana getrme Br sözü farklı bçmde yorumlama Kapsamına alma, yayma Ayırma, soyutlama Güçlendrme, sağlamlaştırma Sınırlama Gelşme, olgunlaşma İlerleme Br şeye özgü olma, tek elde toplanma

Kelime Kısa anlamı melal yes meyus hcran elem ızdırap teessüf sükutuhayal ştyak hasret hcap nfal galeyan vecd meftun müptela perestş teveccüh nefret hddet kasvet melankol Hüzün, ç sıkıntısı Umutsuzluk Umutsuz, ümtsz Ayrılık acısı Acı, üzüntü Dern acı, sıkıntı Üzüntü duyma Hayal kırıklığı Güçlü özlem, stek Özlem Utanma, mahcubyet Gücenme, öfkelenme sonucu oluşan tepk Coşma, taşma; duyguların şddetlenmes Büyük coşku, kendnden geçme Tutkun, büyülenmş Br şeye aşırı derecede düşkün Aşırı sevg ve bağlılık İlg, yakınlık, beğen Güçlü hoşnutsuzluk Şddetl öfke İç sıkıntısı veren karanlık hava Dern, süreğen hüzün hâl Duygu ve ruh hâli sorularında güçlü kelimeler

Kelime Doğru anlam çekirdeği srayet ntbak ktbas ktsap nkıta ntkal tezat tevatür tahrf tahrk tahakküm tahakkuk tazammun tekerrür tevarüs tezkye tasdk tekzp tasvp teşvk tenkt tavzh zale hmal hlal fşa hya ma rdeleme yadsıma kanıksama özümseme çselleştrme Yayılma, bulaşma Uyum sağlama Alıntı yapma Ednme, kazanma Keslme, sona erme Geçş, aktarılma Karşıtlık Yaygın bçmde aktarılma Aslını bozma Harekete geçrme, kışkırtma Baskı kurma Gerçekleşme İçerme, kapsama Yenden gerçekleşme Mras yoluyla geçme Temze çıkarma Doğrulama, onaylama Yalanlama Uygun bulma, onaylama Özendrme Eleştr Açıklığa kavuşturma Ortadan kaldırma Gereken lgy göstermeme Bozma, çğneme Gzly açığa çıkarma Canlandırma, yenden şler hâle getrme Dolaylı bçmde sezdrme Ayrıntılı ve sorgulayıcı nceleme Varlığını/doğruluğunu kabul etmeme Sürekl karşılaşılan durumu olağan görme Ednlen kend düşünce yapısına katma Br değer kend parçası hâlne getrme Güçlü yanlış çağrışım “ortaya çıkma” “taklt etme” “uyarlama” “tüketme” “azalma” “değştrme” “uyumsuzluk” “kanıtlanma” “açıklama” “zor kullanma” “etkleme” “doğrulama” “çağrıştırma” “hatırlanma” “öğrenme” “övmek” “kanıtlama” “eleştrme” “destekleme” “ödüllendrme” “reddetme” “kanıtlama” “azaltma” “unutma” “yok etme” “duyurma” “yenleme” “kanıtlama” “özetleme” “unutma” “benmseme” “ezberleme” “öğrenme” Özellikle “anlam kaydırması” çeldiricisi üretmeye uygun kelimeler rdelemek yadsımak kanıksamak özümsemek çselleştrmek pekştrmek perçnlemek körüklemek baltalamak örselemek törpülemek beslemek gölgelemek kuşatmak deşmek ddklemek damıtmak süzmek bllurlaştırmak krstalleştrmek aşındırmak köreltmek slkleştrmek ayrıştırmak bütünleştrmek temellendrmek gerekçelendrmek sınırlandırmak pekştrmek dönüştürmek bçmlendrmek ötelemek dışlamak araçsallaştırmak meşrulaştırmak görünür kılmak teklleştrmek genelleştrmek ndrgemek soyutlamak somutlaştırmak katmanlandırmak katmerlenmek çarpıtmak saptırmak kışkırtmak beslenmek nüfuz etmek Fiil hâlinde soru üretmek için çok güçlü sözcükler

Kelime Kısa anlamı Kelime Kısa anlamı mütevazı müstağn müsamahakâr mütecesss müteşebbs mütevekkl müsterh mağrur rnd safderun hodbn bencl hamyetl Sınavlarda kişilik, tutum ve yazar tavrı sorularına çok uygun kelimeler Gösterşsz, alçak gönüllü Elndeklerle yetnen, başkasına htyaç duymayan Hoşgörülü Merak eden, araştırmaya hevesl Grşken, grşmde bulunan Olup bten kabullenp güvenen İç rahatlığı çnde olan Gururlu, kendn üstün göreblen Dünya kaygılarını fazla önemsemeyen Temz yürekl, kolay nanan Yalnız kendn düşünen Kend çıkarını önceleyen Onurlu, yardımsever, yurtsever cevval ferasetl bastmeşrep mütehasss müteharrk cüretkâr mütecesss naf naçz müeddep mülaym müteşekkr Hareketl, atılgan Sezgs ve kavrayışı güçlü Yüzeysel, haff tabatlı Duyarlı, duygulanan Hareketl Cesur, çeknmeden davranan Öğrenmeye, araştırmaya meraklı Saf, doğal, yapmacıksız Değersz, önemsz; alçakgönüllü söyleyşte kullanılan Edepl, terbyel Yumuşak huylu Mnnettar

Kelime Kısa anlamı paradgma argüman v arsayım öncül çıkarım olgu örüntü zdüşüm nüve sacayağı mhenk eşk çeper mecra mnval veçhe sak aml merhale safha seyr Akademik ve düşünsel metinlerde çıkma potansiyeli yüksek kelimeler Br alanın düşünme model Br görüşü destekleyen gerekçe Doğruluğu geçc olarak kabul edlen düşünce Br sonuca ulaşmada temel alınan yargı Verlerden ulaşılan sonuç Gerçekleşmş, gözleneblr durum Tekrarlanan düzen veya lşk bçm Br olgunun başka alandak yansıması Çekrdek, temel unsur Br yapıyı ayakta tutan temel unsurlar bütünü Ölçüt, değerlendrme aracı Br değşmn başladığı sınır Dış sınır, çevre Br şeyn lerledğ yol veya alan Bçm, tarz, doğrultu Yön, görünüş, boyut Br davranışa ten neden Etken, sebep Aşama Evre Gdş, lerleyş Kelime Kısa anlamı Dayanak, temel oluşturan ortam Dayanak Br sonuca götüren belrt, pucu Belrt Savunulan temel görüş Karşı sav Farklı unsurları brleştren yen bütün Karşıtlıkların etkleşmyle lerleyen düşünme bçm Olması gereken belrleyen Deney ve gözleme dayalı Yararı ve sonucu önceleyen Bell br düzene göre yürütülen Tartışma Akıl yürütme İnceleme sonucu oluşan görüş Grş, başlangıç bölümü zemn mesnet karne emare tez anttez sentez dyalektk normatf amprk pragmatk sstematk münakaşa muhakeme mütalaa mukaddme

Kelime TYT için kısa anlam çekirdeği müphem grft mücerret telakk tenakuz basret aklıselm muvazene Belrsz, açık seçk olmayan İç çe geçmş, karmaşık, çözülmes güç Somut varlığı bulunmayan, soyut Br şey bell br bakış açısıyla anlama, değerlendrme bçm Düşünce veya sözler arasındak çelşk Br durumun gerçeğn ve gdşn kavrayablme, öngörü Doğruyu yanlıştan ayırmaya yarayan sağlıklı yargı gücü Denge, denklğn sağlanması En uygun soru bağlamı Bağlamdan anlam, karşıt anlam Söz yorumu, mecaz kullanım Somut-soyut anlam ayrımı Cümlede anlam, görüş yorumu Mantık, tutarlılık Kşlk, çıkarım Tutum, değerlendrme Mecaz anlam, kavram yorumu Anlamı çözümlemeye çok uygun kelimeler Kelime TYT için kısa anlam çekirdeği müstehz mütereddt müşkülpesent vakur bedbn ketum dğerkâm muhters malumatfuruş Alaycı, küçümseyc br tavır takınan Karar vermekte zorlanan, kararsız Zor beğenen, sürekl kusur bulan Ağırbaşlı, ölçülü ve temknl Olaylara olumsuz yönden bakan, kötümser Az konuşan, sır saklamayı blen Kendsnden önce başkalarını düşünen, özgec İsteğ ölçüsüzleşmş, aşırı hırslı Blgsn gösterş amacıyla sergleyen, blmşlk taslayan En uygun soru bağlamı Yazar tavrı, ton Davranış yorumu Kşlk özellğ, söz yorumu Karakter/tutum Karşıt anlam, karakter Bağlamsal kşlk çıkarımı Değer/tutum yorumu Karakter analz Üst düzey tutum sorusu Kişilik ve tutum sorularında çok güçlü kelimeler Kelime TYT için kısa anlam çekirdeği yeknesak peyderpey sarfınazar muallak htyat rehavet netamel müteessr Değşmeden aynı bçmde süren, tekdüze Aşama aşama, parça parça, brbr ardınca Br şey göz ardı etme, ondan vazgeçme Kesnleşmemş, karara bağlanmamış, askıda Olası br tehlkeye karşı tedbrl davranma Gevşeklk, ağırlık ve stekszlk hâl Güven vermeyen, çnde gzl br tehlke sezlen Br olaydan etklenmş, üzülmüş En uygun soru bağlamı Eş anlam, bağlam Süreç ve zaman anlamı Söz grubu anlamı Mecaz kullanım Davranış ve çıkarım Mecaz/gerçek anlam Bağlamdan anlam çn çok güçlü Duygu ve bağlam yorumu Paragraf içinde bağlamdan sezdirilmeye elverişli Kelime TYT için kısa anlam çekirdeği müptezel hoyrat münzev herca gıpta drayet zeyrek haslet ehvenşer Çok kullanılarak değern ve saygınlığını ytrmş; bayağılaşmış Kaba, nctc, hırpalayıcı İnsanlardan uzak durup yalnızlığı seçen Kararlılığı olmayan, değşken Başkasındakne kıskançlık duymadan mrenme Hızlı kavrama ve değerlendrme yeteneğ Anlayışı güçlü, uyanık ve zek En uygun soru bağlamı Mecaz anlam çn çok y İnsan veya davranış ntelemes Kşlk/yaşam bçm Mecaz ve karakter yorumu Gıpta–haset ayrımı çn deal Kşlk, çıkarım Bağlamdan kşlk belrleme Kavramsal anlam Karar verme / bağlamsal çıkarım “Sürpriz kelime” havuzu

Atasözü Anlamı Sınavda Kullanılabileceği Bağlam Havuzu ATASÖZÜ Acele şe şeytan karışır. Ak koyun kara koyun geçt başında bell olur. Ak koyunun kara kuzusu da olur. Akıl akıldan üstündür. Aklın yolu brdr. Al elmaya taş atan çok olur. Araba devrlnce yol gösteren çok olur. Arpa eken buğday bçmez. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Bn tasa br borç ödemez. Balık baştan kokar. Br mıh br nal kurtarır, br nal br at kurtarır. Çıkmadık candan umut keslmez. Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar. Damdan düşen damdan düşenn hâlnden blr. Denze düşen yılana sarılır. Düşünülmeden aceleyle yapılan şten y sonuç alınmaz. Kmn nasıl br olduğu gerçek br sınama sonunda anlaşılır. İy br alenn çocuğu kötü de olablr. Brnn düşünemedğ çözümü başka br bulablr. Sağlıklı düşünen kşler aynı doğru sonuca ulaşablr. Değerl ve başarılı kmseler çokça eleştr ve sataşmayla karşılaşablr. İş şten geçtkten sonra verlen öğüdün değer yoktur. Kötü davranışın sonucu y olmaz. Küçük belrtler öneml br durumun varlığına şaret edeblr. Borçlu ne denl üzülürse üzülsün borç sıkıntısından kurtulamaz. Br ştek bozukluk çoğu zaman yönetenden kaynaklanır. Küçük görülen ş ve ayrıntılar önemsenmeldr. Tamamen kaybedlmemş br şey çn umut ve çaba sürdürülmeldr. Aşılmaz görünen güçlüklern de üstesnden gelneblr. Aynı sıkıntıyı yaşamış kş başkasının durumunu daha y anlar. Çaresz kalan kş kurtulmak çn uygun olmayan yollara ble başvurablr. planlama, karar verme, dkkatszlk yetknlk, sınanma, performans kalıtım le karakter arasındak fark ş brlğ, problem çözme muhakeme, ortak sonuç başarı, kıskançlık, eleştr sonradan eleştr, öngörü davranış–sonuç, etk belrt–sonuç, çıkarım kaygı-eylem karşıtlığı yönetm, sorumluluk ayrıntı, tedbr, sstem umut, mücadele azm, problem çözme empat, deneym çareszlk, karar verme

Atasözü Anlamı Sınavda Kullanılabileceği Bağlam Havuzu ATASÖZÜ Dost acı söyler. El eln eşeğn türkü çağırarak arar. Güneş balçıkla sıvanmaz. Keskn srke küpüne zarar. Taş yernde ağırdır. Terz kend söküğünü dkemez. Yel kayadan ne koparır. Yalnız taş duvar olmaz. Yuvarlanan taş yosun tutmaz. Zararın neresnden dönülse kârdır. Züğürt olup düşmektense uyuz olup kaşınmak yeğdr. Gerçek dost, kşnn kusurlarını çeknmeden söyler. Başkaları nsanın kend sorunlarına onun kadar önem vermeyeblr. Herkesçe blnen gerçek nkâr edlerek gzlenemez. Aşırı öfkel ve sert davranan kş en çok kendsne zarar verr. İnsan veya şey, kend çevresnde daha fazla önem taşır. Kş başkalarına sağladığı yararı bazen kendsne sağlayamaz. Sağlam karakterl kşler, sağlam temele dayanan şler önemsz etklerle sarsılmaz. Büyük şler ş brlğ ve dayanışma gerektrr. Sürekl olarak ş değştren br kmse başarı kazanamaz. Yanlış veya zararlı br şe ne kadar erken son verlrse kayıp o kadar azalır. Uyuz olup kaşınmak nsanı çok rahatsız eder ama züğürtlükten dolayı ne yapacağını düşünmek daha çok rahatsız eder. eleştr, dostluk sorumluluk, kşsel çıkar gerçek–nkâr lşks öfke yönetm, kşlk adyet, toplumsal değer ron, öz değerlendrme dayanıklılık ş brlğ, dayanışma sürekllk ve kararlılık karar verme çalışkanlık

İKİLEMELER İkileme Anlamı Örnek Kullanım Sınavdaki Bağlamı Havuzu İKİLEMELER abuk sabuk ağır ağır allak bullak apar topar aşağı yukarı az buz az çok azar azar baş başa bell belrsz brer brer bol bol boy pos boylu boyunca çala çala çer çöp Anlamsız, tutarsız Yavaşça, acele etmeden Çok karışık, düzensz Büyük br aceleyle Yaklaşık olarak Azımsanamayacak kadar çok Br ölçüde, yaklaşık olarak Küçük mktarlarda, yavaş yavaş Yalnızca k kş brlkte Güçlükle fark edlecek kadar haff Tek tek, sırayla Çokça Br şeye verlen değer Bütün uzunluğuyla Sürekl çalarak Değersz ufak tefek şeyler Toplantıda konuyla lgs olmayan abuk sabuk önerler ler sürdü. Ss, vadnn üzernden ağır ağır çeklyordu. Beklenmedk haber bütün planlarını allak bullak ett. Haber alınca eşyalarını toplayıp apar topar yola çıktı. Kazının tamamlanması aşağı yukarı üç ay sürdü. Bu proje çn harcadığı emek az buz değld. Bölgenn tarhn az çok blen br bu yapıyı tanıyablr. Brkmn azar azar artırarak gerekl parayı topladı. Sorunu konuşmak çn müdürle baş başa kaldılar. Ufukta bell belrsz br ışık görünüyordu. Esk dükkânlar brer brer kapanmaya başladı. Yolculuk boyunca bol bol fotoğraf çekt. İşlernzn boyu posu br süre sonra ortaya çıkar. Ağaç gövdes yolun ortasına boylu boyunca uzanmıştı. Aynı ezgy çala çala sonunda ezberled. Rüzgâr avludak çer çöpü kapının önüne yığmıştı. tutarsızlık, söz yorumu hareket, betmleme ruh hâl, düzen bozulması acele, hazırlıksızlık yaklaşık değer mktar, vurgu sınırlı blg süreç, brkm sosyal lşk betmleme, sezdrme aşamalılık, süreç mktar ntelk mekânsal betmleme tekrar, sürekllk değerszlk, somut ayrıntı

İKİLEMELER İkileme Anlamı Örnek Kullanım Sınavdaki Bağlamı Havuzu İKİLEMELER çoluk çocuk derme çatma doğru dürüst döne döne düşe kalka eğr büğrü el gün enne boyuna eş dost esk püskü gece gündüz gzl gzl güzel güzel çl dışlı nce nce ler ger rl ufaklı ş güç Çocuklarla brlkte ale halkı Özensz, dayanıksız bçmde yapılmış Gereğ gb, yeterl ölçüde Tekrar tekrar Güçlükler yaşayarak, zamanla Düzgün olmayan, çarpık Yabancılar, başkaları Bütün yönleryle, ayrıntılı bçmde Yakın çevre, tanıdıklar Eskmş, yıpranmış Sürekl, durmaksızın Başkalarına sezdrmeden Sakn ve uygun bçmde Çok samm, yakın Haffçe; ayrıntılı bçmde Ölçüsüz, yersz bçmde Farklı büyüklüklerde Günlük uğraşlar, yapılacak şler Bayram günü çoluk çocuk köye gttler. Dere kenarında derme çatma kulübeler vardı. Son günlerde doğru dürüst uyuyamadığı çn yorgundu. O şr yıllar boyunca döne döne okudum. Mesleğn düşe kalka öğrenmşt. Kasabanın eğr büğrü sokaklarında saatlerce dolaştık. El gün ne der dye hayatını başkalarına göre düzenlyordu. Teklf kabul etmeden önce konuyu enne boyuna düşündü. Sergnn açılışında eş dost br araya gelmşt. Sandıktan brkaç esk püskü defter çıktı. Araştırmasını yetştrmek çn gece gündüz çalıştı. Çocuk, masadak ktaba gzl gzl bakıyordu. Meseley güzel güzel konuşup çözeblecekken tartışmaya başladılar. Yen çalışma arkadaşlarıyla kısa sürede çl dışlı oldu. Yağmur sabahtan ber nce nce yağıyordu. Konuyu blmeden ler ger konuşması herkes rahatsız ett. Kıyıda rl ufaklı onlarca tekne sıralanmıştı. İş güç derken dostlarını uzun zamandır görememşt. ale, toplumsal yaşam mekân, ntelk yeterllk tekrar deneym, gelşme fzksel betmleme toplum baskısı rdeleme, karar verme sosyal çevre betmleme yoğun çaba davranış, nyet letşm sosyal lşk betmleme söz, tutum çeştllk, betmleme günlük yaşam

İKİLEMELER İkileme Anlamı Örnek Kullanım Sınavdaki Bağlamı Havuzu İKİLEMELER ıvır zıvır karman çorman kırık dökük kıyı bucak konu komşu koşa koşa kör topal mal mülk palas pandıras paldır küldür parça parça peş peşe pırıl pırıl saçma sapan sağ salm sallana sallana Önemsz, değersz küçük şeyler Çok karışık, düzensz Esk, yıpranmış; eksk kusurlu Her taraf, ücra yerler Yakın çevredek komşular Büyük stekle ve aceleyle Güçlükle, eksk gedk de olsa Madd varlıkların bütünü Büyük br telaş ve düzenszlkle Gürültülü ve dkkatsz bçmde Bölümler hâlnde Ardı ardına Çok parlak; mecazen canlı, temz Tutarsız, anlamsız Zarar görmeden, esenlkle Salınarak, ağır ve rahat bçmde Çekmecey gereksz ıvır zıvırdan temzled. Belgeler masanın üzernde karman çorman duruyordu. Evde brkaç kırık dökük eşya dışında br şey yoktu. Araştırmacılar kayıp belgey kıyı bucak aradılar. Haber kısa sürede bütün konu komşu duydu. Haber alınca annesnn yanına koşa koşa gtt. Proje bütün sorunlara rağmen kör topal lerlyordu. Bütün malını mülkünü çocuklarına bırakmıştı. Alarm çalınca palas pandıras evden çıktık. Merdvenlerden paldır küldür aşağı nd. Anılar zhnnde parça parça belryordu. Kentte peş peşe yen kültür merkezler açıldı. Çocuğun pırıl pırıl br zekâsı vardı. Kanıta dayanmayan saçma sapan ddalarla tartışmayı uzattı. Zorlu yolculuğun ardından sağ salm köye ulaştılar. Çocuk yol boyunca sallana sallana yürüyordu. değerszlk düzenszlk yoksulluk, mekân kapsam, arama toplumsal çevre stek, hareket aksayan süreç madd değer telaş, plansızlık hareket, ses bellek, bütünlük zaman, sıralılık mecaz anlam tutarlılık sonuç, tehlke Hareket betmleme

İKİLEMELER İkileme Anlamı Örnek Kullanım Sınavdaki Bağlamı Havuzu İKİLEMELER sessz sedasız sık sık sıkı sıkı tek tük trl trl ufak tefek uzun uzadıya yalan yanlış yarım yamalak yavaş yavaş yer yer yorgun argın zar zor zaman zaman Kmseye duyurmadan, dkkat çekmeden Çok kez, aralıklarla Güçlü bçmde, gevşetmeden Sayıca çok az Tertemz Küçük çaplı, önemsz Çok ayrıntılı ve uzun bçmde Doğru olmayan, güvenlmez Eksk, yetersz Aşamalı bçmde Bazı yerlerde, zaman zaman Çok yorulmuş durumda Büyük güçlükle Ara sıra Yıllarca yaşadığı kentten sessz sedasız ayrıldı. Çalışmanın sonuçlarını sık sık kontrol edyordu. Dosyayı kaybetmemek çn çantasını sıkı sıkı tuttu. Kışın sokakta tek tük turst görülüyordu. Evn her köşes trl trl oldu. Yolculuk sırasında brkaç ufak tefek aksaklık yaşandı. Konunun geçmşn uzun uzadıya anlatmaya başladı. İnternette dolaşan yalan yanlış blgler panğe neden oldu. Konuyu yarım yamalak öğrenp tartışmaya katılmıştı. Esk mahalle dokusu yavaş yavaş ortadan kayboluyor. Duvarların boyası yer yer dökülmüştü. Akşam eve yorgun argın döndü. Dar patkadan zar zor lerleyebldk. Sanatçı yapıtlarında zaman zaman mzaha başvuruyor. gzllk, tutum sıklık yoğunluk azlık temz olma küçüklük, önemszlk ayrıntılı anlatım blg krllğ blg yeterszlğ değşm, süreç dağılım, betmleme fzksel durum güçlük sıklık, üslup

İKİLEMELER SÖZ varlığı için az buz az çok belli belirsiz doğru dürüst enine boyuna ileri geri kör topal parça parça sessiz sedasız tek tük YÜKSEK ÖNCELİKLİ ufak tefek yalan yanlış yarım yamalak yer yer zar zor derme çatma allak bullak palas pandıras karman çorman düşe kalka

AYAKDeyim Anlamı Örnek Kullanım ayak dremek ayak bağı olmak ayak sürümek ayak oyununa gelmek ayakları yere değmemek ayakları üstünde durmak Tutumundan vazgeçmemek, drenmek Br şn yapılmasına engel olmak Br ş stekszce ve ağırdan almak Hleyle kandırılmak Çok sevnmek Başkasına htyaç duymadan şlern yürüteblmek Herkes projenn değştrlmesn sterken o esk tasarımda ayak dred. Gereksz ayrıntılar araştırmacının asıl meseleye ulaşmasına ayak bağı oldu. Raporu teslm etmemek çn günlerce ayak sürüdü. Sözleşmey okumadan mzalayınca rakbnn ayak oyununa geldğn anladı. Öyküsünün yayımlanacağını öğrennce sevnçten ayakları yere değmyordu. Ünversteden sonra ekonomk olarak kend ayakları üstünde durmayı başardı. GÖZDeyim Anlamı Örnek Kullanım göz ardı etmek göz atmak göz boyamak gözden düşmek göz dkmek göz doldurmak göze almak Dkkate almamak Kısaca ncelemek Gerçek durumu gzleyerek y zlenm yaratmak Değern, saygınlığını ytrmek Br şey elde etmey stemek Görünüşü veya başarısıyla beğen toplamak Br tehlkey veya güçlüğü kabul etmek Verlerden br kısmını göz ardı ederek sağlıklı br sonuca ulaşamayız. Toplantıdan önce rapora şöyle br göz attı. Bnanın yalnız ön cephesn yenlemeler braz göz boyamaktan barett. Tutarsız davranışları yüzünden kısa sürede arkadaşlarının gözünden düştü. Şrket uzun süredr rakbnn pazar payına göz dkmşt. Genç oyuncu lk maçındak performansıyla göz doldurdu. Araştırmayı tamamlamak çn aylarca yalnız çalışmayı göze aldı.

BAŞDeyim Anlamı Örnek Kullanım baş eğmek baş göstermek başı göğe ermek başına çorap örmek başından savmak başı taşa değmek Boyun eğmek, drenmekten vazgeçmek Ortaya çıkmak, belrmek Çok sevnmek, büyük br mutluluk duymak Brn kötü duruma düşürmek çn gzlce düzen kurmak İlglenmeden uzaklaştırmak Kötü br deneym sonunda gerçeğ anlamak Bütün baskılara rağmen haksızlığa baş eğmed. Yağışların azalmasıyla bölgede su sıkıntısı baş gösterd. Ödülü alınca başı göğe ermş gb davranmasına gerek yoktu. Arkadaşının arkasından şler çevrp onun başına çorap örmeye çalışıyordu. Öğrencnn sorusunu k genel cümleyle başından savdı. Defalarca uyarılmasına rağmen ancak zarar ednce başı taşa değd. KAFADeyim Anlamı Örnek Kullanım kafa tutmak kafa yormak kafa patlatmak kafası almamak kafasına takılmak kafadan atmak Boyun eğmemek, karşı gelmek Br konu üzernde çok düşünmek Yoğun bçmde düşünmek Anlayamamak, kavrayamamak Br düşünce zhnn sürekl meşgul etmek Blmeden, ncelemeden uydurarak söylemek Tek başına güçlü rakplerne kafa tutmaktan çeknmed. Sorunun nedenn bulmak çn günlerce kafa yordu. Bu bulmacanın çözümü çn saatlerce kafa patlattık. Aynı hatanın neden tekrarlandığını br türlü kafası almıyordu. Öğretmenn söyledğ son söz bütün gün kafasına takıldı. Verler görmeden rakamları kafadan atmak blmsel br yaklaşım değldr.

ELDeyim Anlamı Örnek Kullanım el atmak el çekmek el ele vermek el üstünde tutmak eln taşın altına koymak elne yüzüne bulaştırmak Br şle lglenmeye, onu çözmeye başlamak İlgsn kesmek, uğraşmaktan vazgeçmek Güçler brleştrmek Çok değer ve saygı göstermek Sorumluluk üstlenmek Br ş becerememek Beledye yıllardır bekleyen soruna sonunda el attı. Yaşı lerleynce tcaretten el çekt. Köylüler tarh yapıyı kurtarmak çn el ele verd. Usta sanatçıyı gttğ her yerde el üstünde tutuyorlardı. Sorunu yalnız eleştrmek yerne herkes braz eln taşın altına koymalı. Hazırlık yapmadan sunuma başlayınca ş elne yüzüne bulaştırdı. HAVADeyim Anlamı Örnek Kullanım hava atmak hava basmak havadan sudan konuşmak havaya grmek havada kalmak havasını almak Üstünlüğünü göstererek böbürlenmek Büyüklenmek, gösterş yapmak Önemsz, sıradan konulardan konuşmak İçnde bulunduğu durumun etksne kapılmak Sonuçlanmamak, temellendrlememek Brnn gururunu, aşırı güvenn kırmak Yen telefonunu herkese gösterp hava atıyordu. Başarısını anlatırken braz fazla hava bastığı bellyd. Asıl meseleye gelmeden yarım saat havadan sudan konuştular. Alkışları duyunca yce havaya grd. Kanıt sunulmayınca bütün ddaları havada kaldı. İlk yenlgs braz havasını aldı.

CANDeyim Anlamı Örnek Kullanım can atmak can kulağıyla dnlemek canına tak etmek canından bezmek canı burnuna gelmek canını dşne takmak Br şey yapmayı çok stemek Büyük br dkkatle dnlemek Dayanamayacak duruma gelmek Yaşadığı güçlüklerden bıkmak Çok sıkıntı çekmek, dayanma gücü azalmak Büyük br güçlük çnde bütün gücüyle çalışmak Çocuk, kazı çalışmalarına katılmak çn can atıyordu. Yaşlı ustanın anlattıklarını can kulağıyla dnled. Gürültü artık mahallelnn canına tak etmşt. Sürekl ertelenen şlemler yüzünden canından bezd. Yokuşun sonuna vardığında canı burnuna gelmşt. Sınava kalan son ay canını dşne takıp çalıştı. YÜREKDeyim Anlamı Örnek Kullanım yüreğ ağzına gelmek yüreğ burkulmak yüreğ cız etmek yüreğ daralmak yüreğne su serplmek yüreğ yanmak Çok korkmak veya aşırı heyecanlanmak Dernden üzülmek Acımak, ç sızlamak Sıkılmak, bunalmak Kaygısı azalmak, rahatlamak Büyük acı duymak Çocuğun yola fırladığını görünce yüreğ ağzına geld. Esk evnn yıkıldığını görünce yüreğ burkuldu. Üşüyen çocuğu görünce yüreğ cız ett. Kapalı odada saatler geçtkçe yüreğ daralmaya başladı. Kayıp çocuğun bulunduğunu duyunca annesnn yüreğne su serpld. Yıllarca emek verdğ bahçenn yok oluşuna yüreğ yandı.

BURUNDeyim Anlamı Örnek Kullanım burun bükmek burnu büyümek burnundan solumak burnunda tütmek burnundan getrmek burnunun dkne gtmek burnundan kıl aldırmamak Beğenmemek, küçümsemek Kbrlenmek Çok öfkel olmak Çok özlemek Brn yaptığına pşman etmek Öğüt dnlemeden kend bldğn yapmak Kendsne söz söyletmemek Başlangıçta küçük yayınevlerne burun büküyordu. İlk başarısından sonra brden burnu büyüdü. Toplantıdan burnundan soluyarak çıktı. Yıllar sonra çocukluğunun geçtğ köy burnunda tütüyordu. Tatl öyle zorlaştırdılar k gezy onun burnundan getrdler. Bütün uyarılara rağmen yne burnunun dkne gtt. En küçük eleştrde gerldğ çn burnundan kıl aldırmıyordu. DİRSEKDeyim Anlamı Örnek Kullanım drsek çevrmek drsek çürütmek Önceden brlkte olduğu kşden uzaklaşmak, onu dışlamak Uzun yıllar okuyup çalışmak; br alanda uzun süre emek vermek İşler düzelnce esk ortaklarına drsek çevrd. O, bu arşvlerde yrm yıl drsek çürütmüş br araştırmacıydı.

GÖNÜLDeyim Anlamı Örnek Kullanım gönül almak gönül bağlamak gönül koymak gönül kırmak gönül vermek gönlünü çelmek Kırılan brn hoşnut etmek İçten sevmek, bağlanmak Gücenmek, darılmak Brn üzmek, gücendrmek Brne veya br şe çtenlkle bağlanmak İlgsn kendne çekmek, etkleyp kend yanına almak Sert konuştuğunu anlayınca arkadaşının gönlünü almaya çalıştı. Genç yaşta tyatroya gönül bağlamıştı. Toplantıya çağrılmadığı çn bze gönül koymuş. Br anlık öfkeyle yıllardır yanında olan kşnn gönlünü kırdı. Hayatını Anadolu ağızlarını araştırmaya gönül vermşt. Esk ktapların kokusu daha lk günden onun gönlünü çelmşt. DİLDeyim Anlamı Örnek Kullanım dl dökmek dl sürçmek dl tutulmak dlnde tüy btmek dlnden düşürmemek dl varmamak İnandırmak çn çok ve tatlı söz söylemek Yanlışlıkla stenmeyen br söz söylemek Şaşkınlık, korku vb. nedenyle konuşamamak Aynı şey söylemekten bıkmak Brnden veya br şeyden sürekl söz etmek Br şey söylemeye gönlü razı olmamak Onu gezye katılmaya razı etmek çn saatlerce dl döktüler. Konuşurken dl sürçünce saklanan gerçeğ de açıklamış oldu. Karşısında yıllardır görmedğ arkadaşını görünce dl tutuldu. “Dosyanızı zamanında teslm edn.” demekten dlmde tüy btt. Yen okuduğu romanı günlerce dlnden düşürmed. Yaşlı adama kötü haber vermeye dl varmadı.

KAPIDeyim Anlamı Örnek Kullanım kapı aralamak kapı kapı dolaşmak kapılar yüzüne kapanmak kapısını aşındırmak kapısını çalmak kapıyı göstermek Br gelşmenn gerçekleşmesne mkân hazırlamak Br ş çn brçok yere gtmek Başvurulan yerlerden olumlu sonuç alamamak Br yere çok sık gdp gelmek Yardım veya br ş çn brne başvurmak Brn kovmak Bu keşf, hastalığın tedavsnde yen yöntemlere kapı araladı. Ktabına yayıncı bulablmek çn aylarca kapı kapı dolaştı. Bütün kapılar yüzüne kapanınca kend şn kurmaya karar verd. Belgesn alablmek çn günlerce kurumun kapısını aşındırdı. Çaresz kalınca esk öğretmennn kapısını çaldı. İş arkadaşlarına sürekl hakaret ednce yönetc ona kapıyı gösterd. YÜZDeyim Anlamı Örnek Kullanım yüz bulmak yüz çevrmek yüz vermek yüzü gülmek yüzü kızarmak yüzüne bakmamak Gösterlen hoşgörüden yararlanıp ölçüyü aşmak İlg göstermemek, lşksn kesmek Gereğnden fazla lg gösterp şımartmak Sevnmek, şler y gtmek Utanmak İlşky kesmek, lg göstermemek Öğretmenn y nyetnden yüz bulunca sorumluluklarını yce aksattı. Başarısız olduğu günlerde brçok esk dostu ona yüz çevrd. Çocuğa her stedğn yaparak bu kadar yüz vermek doğru değl. Yıllardır bekledğ haber gelnce sonunda yüzü güldü. Yaptığı haksızlık hatırlatılınca yüzü kızardı. Yalan söyledğn öğrennce aylarca onun yüzüne bakmadı.

barkod BRANŞ DENEMESİ SORU BANKASI ETKİNLİK KİTABI5 6 7 8 11 T Y T TA Y 910 MEB Gİbi, ÖSYM Gİbi, Akademi Gİbi. akademigibi